M.Şükrü HANİOĞLU
"Baskıcı iktidar-komplocu muhalefet" kısır döngüsü siyasetimizin önde gelen "tavuk-yumurta" sorunsallarından birisidir. Kim olduklarından bağımsız olarak "iktidar"ın "muhalefet"in komploculuğu, "muhalefet"in ise "iktidar"ın baskıcılığından kaynaklandığınısavunduğu bu kısır döngü, imparatorluktan günümüze uzanan süreçte kırmaya muvaffak olamadığımız bir sarmala dönüşmüştür.
Bu olgunun farklı lider ve örgütlenmeler altında, kesintisiz denilebilecek bir süreçte yeniden üretilerek günümüze taşınmış olması, onun yapısal bir sorun olarak tahlilini gerekli kılmaktadır.
Diğer bir ifadeyle Tanzimat'ın ilk evrelerinde ıslahatçılar ile muhafazakâr bürokratlar, sonrasında Âlî ve Fuad Paşaların liderliğindeki ricâl ile Yeni Osmanlılar, II. Abdülhamid ile Jön Türkler, İttihad ve Terakki Cemiyeti ile muhalifleri, Tek Parti ile muarızları, Demokrat Parti ile CHParasında yaşanan bu ilişki biçimi güncel siyasetimizde de gözlemlenebilmektedir.
Kutuplaştırıcı, çatışmacı ve son tahlilde otoriter siyasetin nedeni ve neticesi olan bu olgunun bir diğer özelliği ise iç aktörlerle sınırlı olmayan bir ilişkiye evrilmiş olmasıdır. Tanzimat sonrasında dış aktörlerin oluşum ve yeniden üretilmesinde önemli rol oynadıkları bu sarmal, yaşanan küreselleşme sonrasında daha da karmaşık bir ilişkinin şekillenmesine yol açmıştır.
Dolayısıyla siyasetimiz "baskıcı iktidarkomplocu muhalefet" ve bu ilişkiye taraf olarak katılan dış aktörlerden oluşan bir üçgen içinde yapılmaya başlanmıştır. Bunun ise demokratikleşme ve dış siyaset geliştirilmesi alanında ciddî sorunlara neden olduğu âşikârdır.
Modern tarihimiz süresince kırmaya muvaffak olamamamıza karşılık kişilikler üzerinden açıklamayı tercih ettiğimiz söz konusu ilişkinin siyasetin kavramsallaştırılma biçiminden başlayarak, onun kimlik vurgusu taşımasına ulaşan bir yelpazeye yayılan değişik nedenleri bulunmaktadır. Bunların başlıcaları arasında ise siyasetin "alanını sahiplenememesi" ve bu alanın "paylaşım biçimi"nin zikredilmesi anlamlı olur.
Siyaset ve alanı
Türkiye'de "iktidar ve muhalefet aidiyeti" üzerinde ve "kimlik savunusu yapmanın"ötesinde, "kendi alanının bilincinde," onu "kurum olarak" sahiplenen bir "siyaset sınıfı"ndan bahsedilmesi mümkün olamamaktadır.
Partilerin 1908 sonrasında ortaya çıkmasına karşılık siyasal örgütlenmelerin on dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısında gösterdiği yaygınlık da uzun bir süreçte böylesi bir "sınıf"ın oluşamamasının ve söz konusu "bilinç"in yaratılamamasının yapısal nedenleri olduğunu ortaya koymaktadır.
İktidar mücadelesinin Osmanlı'dan Cumhuriyet'e "ortak paydası güçlü" bir "siyaset sınıfı" yaratamaması, siyasetçilerin milletvekili özlük hakları düzenlemeleri dışında "iktidarmuhalefet" farklılığının ötesine geçen bir "alan"ı paylaştıklarını düşünememeleri, "siyaset"in "kazanan hepsini alır" kuralı ile işleyen bir "mega paylaşım mücadelesi" olarak görülmesinden kaynaklanmaktadır.
Dolayısıyla siyasetin kutupları, ortak bir alanı sahiplenmek bir yana, "karşıtlarına yâr etmeme kaygısıyla" haricî unsurların o sahayı işgaline dahi yardımcı olabilmektedir.
1960 sonrasında rakiplerini hedef aldığı müddetçe askerî müdahaleleri onaylayan siyasetçiler, geçtiğimiz yıl katılımcı siyaseti askıya almayı hedefleyen bir darbe girişimi karşısında dahi alanlarını sahiplenme "bilinci"ni sergileyememişlerdir.
Siyasal alan paylaşımı
Kırmaya muvaffak olamadığımız, oluşumunu ise karşıt kutbu suçlayarak açıklamaya çalıştığımız"baskı-komplo" sarmalının sürekli biçimde yeniden üretilmesinin bir diğer nedeni ise "siyaset"in seçimleri kazananın "hepsini aldığı" bir mücadele olduğunun varsayılmasıdır.
"Siyaset"in, son tahlilde, bir "iktidar" ve "paylaşım" mücadelesi olması onun "alanı" üzerinde dışlayıcı bir hegemonya kurulmasını zorunlu kılmamaktadır. Gelişmiş demokrasilerde seçim başarısı neticesinde "iktidar"a gelme, tüm siyaset alanına egemen olunması ve diğer tercihlerin buraya sokulmamasına neden olmamaktadır.
Söz konusu yapılarda da seçim başarısı şüphesiz siyasal alanda hatırı sayılır bir kontrolün elde edilmesi ile neticelenmektedir.
Ancak kuvvetler ayrılığının kalın çizgileri ve siyasal alan paylaşımını düzenleyen uygulamalar "muhalefet"in de söz konusu alanda, sınırlı da olsa, görünürlük kazanmasını mümkün kılmaktadır.
Örneğin, gerçekleştirmekte olduğumuz sistem değişikliğinin daha anlamlı karşılaştırmalar yapılmasını mümkün kıldığı Amerikan siyasetinde kuvvetler ayrılığı, dışlayıcılığı sınırlayan teâmüller ve kilit atamalar benzeri konularda karar alınmasını ağırlıklı çoğunluklara bağlayan düzenlemeler, siyasal alanda hegemonya kurulmasını ve muhalefetin bütünüyle "seyirci" rolüne indirgenmesini önlemektedir.
Üçüncü köşe
"Baskı-komplo" sarmalı "dış aktörler"in de "iç siyaset"e müdahalesine neden olmaktadır.
Stratford Canning'i "Küçük Sultan" haline getiren ıslahatçı bürokratlar, II. Abdülhamid'i tahttan indirebilmek için Papa'dan yardım isteyen Sabahaddin Bey, İttihad ve Terakki iktidarını sonlandırmak için İngiltere sefaretinin koridorlarını aşındıran muhalifler, "iktidar"a ancak Washington'ın onayı ile gelinebileceğini varsayan "siyasetçiler," "muhalefet"i yabancı istihbarat servisleri taşeronluğu olarak hayata geçiren kapalı yapılar, tahlile gayret ettiğimiz sarmalı tahkim etmişlerdir.
Yabancı aktörlerin "baskı-komplo" kısır döngüsünde oynadığı rol, dış siyaset yapımında da önemli bir sorun haline gelebilmekte ve demokrasimize yönelik yapıcı eleştirilerin dahi "kötü niyet"e yorulmasına neden olabilmektedir.
Ne yapılabilir?
"Baskıcı iktidar-komplocu muhalefet" kısır döngüsünün kırılması demokratikleşme alanında ciddî atılımlar gerçekleştirmemizi mümkün kılabilecektir. Dolayısıyla yapılması gereken, sorunun "yapısal" olduğunun bilincine varılarak, karşıt kutbu suçlama yerine çözüm üretmektir.
Bunun için "siyaset sınıfı"nın "iktidar- muhalefet" farklılaşmasının üzerinde bir "ortak alan" bilinci geliştirmesi ve bunun "paylaşımı"nı sağlayacak tedbirler alması gereklidir.
Kapsamlı bir sistem değişikliği içinde olduğumuz bu günlerde bir yandan yasama-yürütme ayrımını güçlendirecek düzenlemeler yapılırken diğer yandan da "siyasal alan" içinde muhalefetin de kendisine yer bulmasını sağlayacak önlemler alınmalıdır.
Sistem değişikliğini hayata geçirecek "uyum yasaları," kırmaya muvaffak olamadığımız kısırdöngünün yeniden üretilmesini önleyecek bir araca dönüştürülebilir. Söz konusu kanunlar ilekuvvetler ayrılığının zayıflatılması ve "siyasal alan tekeli"nin güçlendirilmesinin ise bu sarmalıtahkim edeceği açıktır.
"İktidar-muhalefet" ilişkisinin ileri demokrasilerdekine benzer bir şekil almasının, daha çoğulcu "siyaset" üretiminden, iç çatışmalardan etkilenmeyen dış politika yapımına ulaşan bir alanda olumlu değişikliklere neden olacağı şüphesizdir. Bu nedenle "uyum yasaları"nın sunacağı fırsatı iyi değerlendirmek gerekmektedir.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları





























































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
19.11.2018
12.11.2018
5.01.2018
29.10.2018
22.10.2018
15.10.2018
24.09.2018
16.09.2018