Münir AKTOLGA
A.Selvi’nin 25.5.2015 tarihli-dünkü-yazısından bahsediyorum. “Yarın geç olmadan uyarayım istedim”[1] diyor sayın Selvi. Bence bir köşeyazısı olmanın ötesinde çok önemli bir mesaj bu. Adeta derin AK Parti’nin çığlığı!..
Önce onu bir dinleyelim:
“Seçimlere 13 gün kaldı ama bazı ciddi sıkıntılar ve belirsizlikler var.
Bunlar;
1-Seçim startı verildiğinde kararsızların oy oranı yüzde 15'ti. Seçimde son düzlüğe girilince bu oran yüzde 5'ler seviyesine gerilerdi. Ama bu kez yüzde 14'ler düzeyini koruyor. Asıl önemli olan, kararsızların önemli bir kısmı AK Parti seçmeni. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sürprizlerle dolu bir seçim olacak” diye buna işaret etti.
2-HDP'nin barajı aşıp aşmayacağı konusu önemini koruyor. Son araştırmalar ve sahadaki gözlemler HDP'nin barajı aştığı yönünde.
3-AK Parti'nin alacağı oy oranı ve çıkaracağı milletvekili sayısı.
HDP'nin barajı aşması halinde oy oranından ziyade milletvekili sayısı önem kazanıyor.
Başbakan karınca gibi çalışıyor. Kılıçdaroğlu'nun iki, Bahçeli'nin üç katı miting yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan meydanlara indi. Peki AK Parti seçmenindeki bu kararsızlık nereden kaynaklanıyor? İkili görüntü bir kafa karışıklığına mı yol açtı?
Önceki seçimlerde AK Parti'ye oy veren ama şimdi partisiyle ilişkisini sorgulayan kitle yeniden kazanılmazsa, Türkiye 8 Haziran sabahı koalisyon hükümetine uyanma tehlikesi ile karşı karşıya kalabilir.
AK Parti, tüp geçitle denizin altından Boğaz'ın iki yakasını bir birine bağlamayı başardı. Ama görünen o ki seçmenlerinin bir bölümüyle gönül köprülerinde bir sorun var. AK Parti'nin bu seçimlerde en büyük rakibi yine AK Parti. Seçimi kazanmasının yolu ise AK Partilileri kazanmaktan geçiyor... AK Parti son 2 haftada bu konuya bir çare bulmak zorunda.
Üçüncü köprüyü, üçüncü havaalanını yaparsınız, İstanbul'un altında üç katlı tüp geçit geçirir, denizin ortasına havaalanı kurarsınız ama bazı söylem ve tavırlarınız kendi tabanınızda rahatsızlık meydana getirmişse burada bir sorun var demektir.
AK Parti'ye oy veren dindarların ve batıda yaşayan Kürtlerin bir kısmının böyle bir sorgulama içinde olduğu anlaşılıyor.
Uludere, Kobani ve “Kürt sorunu yoktur” söylemiyle, batıdaki Kürtlerde duygusal bir kopuşun başladığı anlaşılıyor. Ayrıca partisiyle arasına mesafe koyan ama başka bir yere gitmeyen yüzde 14'lük bir kitle var. İlk kez bu seçimlerde böyle bir yapı ortaya çıktı. Bunları AK Partili kararsızlar olarak kavramlaştırıyoruz. Geçen seçimlerde AK Parti'ye oy veren ve bu seçimde başka bir partiye oy vermeye eli gitmeyen bir kesim. Burada milletvekili listelerinde yapılan yanlışlıkların payını da görmek gerekiyor.
AK Parti'nin bu durumu fark edip, kendisini ikna etmesini bekliyor.
Biz vaaz kürsüsünde, konferans salonlarında ya da miting meydanlarında sahabeden örnekler vermeyi severiz.
Hazret-i Ömer, “Seni kılıçlarımızla doğrulturuz” diyen cemaatin karşısında Allah'a şükrettiğini anlatırken gözlerimiz yaşarır.
Sahabe, atalarının dini yerine Hazreti Peygamber'in dinini seçtikleri için zulme uğruyor, hicret etmek zorunda kalıyorlardı. O yüzden, ”Anam babam sana feda olsun ya Resulallah” diyorlardı.
Buna rağmen, ulema arasında bunun şirke neden olmayacağı tartışılmış Peygamberimiz'e karşı sadece sahabeye has bir hitap şekli olduğu sonucuna varılmıştı.
Bugün ise edep ve erkân düsturlarını bir kenara bırakarak, ”Erdoğan için diyorum ki ona; anam, babam, eşim çocuklarım feda olsun” denilebiliyor.
Yetinilmiyor.
“Solculuk dönemimde Mevlânâ ile Şems'in arasındaki aşka anlam veremiyordum. Tanıdıktan sonra gördüm ki, böyle bir ilâhî aşk iki erkek arasında olabiliyor” türü konuşmalar yapılıyor.
An itibariyle ne Mevlânâ var ne Şems. Ne de kimse sahabi konumunda…
Bunlar Erdoğan'a ve AK Parti'ye bir fayda sağlamıyor. Gönül köprülerini zedeliyor, davamız zarar görüyor.
Biz tevazumuzla, sadeliğimizle ve fakir sofralarındaki yerimizle bilinirdik.
Recep Tayyip Erdoğan bu ülkeye ve İslam alemine lazım.
Çok büyük hizmetleri oldu.
Ülkeyi en az 5 kat büyüttü. Askeri vesayeti geriletti. Başörtülüler birinci sınıf vatandaş oldu.
Meclis'e sokulmayan başörtülüler, milletvekili oldu.
İmam-Hatiplerin orta kısımları açıldı, okullara Kur'ân-ı Kerim ve Siyer dersleri konuldu. Çözüm süreci başlatıldı.
Hizmetleri saymakla bitmez.
Tek kelime ile Allah ondan razı olsun. Her sabah dualarımın arasında ismen saydığım iki kişiden birincisidir.
Ancak, “İki tabancam var. Bolca da mermim var. Ben ölmeden, beni vurmadan, ben asılmadan bu ülkenin seçilmiş Cumhurbaşkanına kimse elini süremez” şeklindeki yaklaşımlar fayda sağlamıyor. Tam aksine Erdoğan'a zarar veriyor.
Evet iki tabanca var. Ama namluları Erdoğan'a çevrilmiş durumda.
Ayağı tökezlediğinde Erdoğan'ı ilk terk edecek olanlar da bunlardır. Özal'da, Çiller'de görmedik mi? Yeni efendiler bulunca sırtından hançerlediler. Menderes, Yassıada'da soyadını verdiği Ethem Menderes'in günlüklerinden yargılandı.
Erdoğan da, AK Parti de, Davutoğlu da bu ülke için gerekli.
Lütfen küçük menfaatleriniz uğruna Erdoğan'a kıymayın efendiler!
Yarın geç olmadan uyarayım istedim“.
Sayın Selvi, iyi güzel yazıyor bunları da, bence artık mesele bu aşamayı geride bıraktı!.. Son iki yıldır AK Parti içinde ideolojik bir virüsün hızla yayılmakta olduğunun altını çizerek, “yedirmeyeceğiz, yedirmeyeceğiz derken siz bu adamı yedireceksiniz” diye yazıp duruyorum! Ama kimse önemsemedi, kimse duymak istemedi bunları!.. Şimdi öyle anlaşılıyor ki, vakit biraz geç artık, çünkü artık süreç başka bir kulvarda gelişmeye başladı... Artık AK Parti’nin silkinip kendine dönmesi, onu vareden değerlere sahip çıkması gerekiyor!..
O "Danışmanlar", o kendini Şems yerine koyup Erdoğan’ı da Mevlana ilan ederek "ilahi aşk" kavramını politikaya alet edenler, kimden nereden cesaret bularak bu kadar yüksek sesle konuşabiliyorlar ki!.. Tamam, “bunlar tapınmak için bir mesih yaratmaya çalışıyorlar” diyebilirsiniz, ama ortada bir de buna sesini çıkarmayan bir “lider” var artık!..
Açıkça, "AK Parti biziz", “Türkiye'nin dizginlerini de biz ele alacağız” diye bas bas bağırarak medyada-ortalıkta dolaşan, kendilerini-“lideri”- "Ertuğrul dizisindeki" misyonun sahibi olarak gören, bu amaçla tarih mühendisliği yapmaya çalışan jakoben bir kanat var ortada. bunu görmüyor musunuz?
Bu mudur peki AK Parti, daha doğrusu bu mu idi?.. Başkanlık sistemine tamam, onun ayrı bir gerekçesi var, ama o, "Töremize geleneklerimize uygun Türk tipi Başkanlık" söylemleri ne ki? Neye, nasıl bir gelecek vizyonuna işaret ediyor bunlar, insanlar bunu anlamıyor mu sanıyorsunuz? AK Parti bu türden ideolojik söylemlerle mi iktidara gelmişti?
Geleceğe ilişkin "yeni"-“Türk tipi” ideolojik vizyonlarını TRT de yaptırdıkları "Ertuğrul" dizisiyle açığa vuranlar, küreselleşme çağında yaşadığımızı unutarak, “stratejik zihniyetimize” dönüş sloganı altında 750 yıl öncesine özgü bir dünya görüşüyle Don Kişot gibi küresel dünyaya meydan okumaya kalkarlarken, insanlar bütün bunların farkına varmayacak mı sanıyordunuz?
Bugün "paralel devlet" hevesinde olanların sadece "Paralelciler" olmadığı apaçık ortada değil mi? Bunların dışında bir de, "Devletin kurtarıcısı" rolüne soyunan yeni tipten jakoben-Devletçi bir kanadın ortaya çıktığını kimse farketmiyor mu sanıyorsunuz?... Hiç mi gazete okumuyorsunuz!! O “Danışmanların” nasıl-neden danışman yapıldıklarını göremiyor musunuz?
Tamam, dereyi geçerken at değiştirilmez... ama olay budur!.. AK Partiye bulaşan bu virüs açığa çıkarılmadan artık ne AK Parti düze çıkabilir, ne Türkiye!... (http://www.marmarayerelhaber.com/munir-aktolga)
Evet, Devrim, AK Parti’nin başı çektiği demokratik halk devrimi-burjuva devrimi herşeye rağmen halâ kendi yolunda ilerliyor, bu açık, ama artık yeni bir kulvarda!.. Bir önceki sürecin “devrimcileri” şimdi yeni jakoben- ideolojik kimlikleriyle ikinci aşamanın önündeki engeller halini aldılar artık!.. Halkımız bunu hissetmiyor mu sanıyorsunuz?.. (http://www.aktolga.de/a64.pdf)
Daha önce küresel rüzgarları da arkasına alarak yükselen AK Parti’nin artık küresel akışa karşı kürek çekmeye başlar hale getirildiğini kimse farketmiyor mu sanıyorsunuz?... Söylemler bile değişti, bunu görmüyor musunuz?... Daha önce, küresel sermayeyi ülkeye çekmek için “demokratikleşmeden” bahsedenlerin, şimdi nasıl "küresel odaklara karşı mücadeleden” bahseder hale geldiklerini, hergün yeni bir komplo teorisi yaratarak hayalet taşlar-taşlatır hale geldiklerini, “kapitalizme alternatif yeni sistemler” arayışı içine girdiklerini görmüyor musunuz?... “Demokratik bir anayasa” falan derken, birden bire, bunun yerini, ne olduğu daha kimseye anlatılamayan bir “Törelerimize uygun Türk tipi Başkanlık” sloganının aldığını göremiyor musunuz?
Halkımız Devlet sınıfına karşı mücadele içinde keşfetti ve yükseltti AK Parti bayrağını!... Ne oldu peki sonra, bütün o Balyoz-Ergenekon Davaları falan ne oldu? Yani bütün o darbe söylemleri, darbecilik falan hep boşmuş, bunlar hep o “paralelcilerin” işiymiş öyle mi?.. O zaman neyin mücadelesiydi o verilen, ne idi o “kefen giymeler” falan, ne idi o 27 Mayıs, Menderes, idam söylemleri!!... “Madem ki ortada darbe-darbeciler falan yokmuş, o zaman hayalet mi taşladınız siz, hayalet taşlatarak mı oy aldınız bizden” diye sormuyor mu bu millet sanıyorsunuz?..
Bir yandan "Kürt sorununu" çözmek için uğraşıyorsun, ama öte yandan da damdan düşer gibi bir anda "Kürt sorunu falan yoktur" deyip çıkıyorsun işin içinden!! AK Parti ve hükümet dımdızlak kala kalıyorlar ortada!.. Bu nedir şimdi! Kendi elinde bitiriyorsun partinin iradesini!... E, şimdi nasıl, kime güvenerek oy verecek ki millet o partiye? Yani sen bütün bunları yap, “başkanlıkta başkanlık” diyerek herşeyi bir “Başkana” bağla, örgütü- AK Parti’yi kendisini inkara yönelik tamamen farklı bir yola sok, ama kitleler de bunun farkında olmasınlar öyle mi!!... Yoksa siz de ötekiler gibi "halk nasıl olsa cahil", anlamaz bunları diye mi düşünmeye başlamıştınız!!...
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları






















































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
16.11.2024
9.11.2024
31.07.2024
3.06.2024
9.04.2024
20.07.2023
18.07.2023
17.07.2023
20.06.2023
18.06.2023