Ömer F. Gergerlioğlu
Anayasa değişikliği referanduma gidiyor. Ya "evet", ya da "hayır"çıkacak. Peki sonuç ne olacak?
Bu seçim Türkiye demokrasisi için çok önemli. Ya demokrasi ya da tek adam yönetimi çıkacak, bu açık. Peki istediğimiz sonucun çıkması için ne yapmalıyız?
İlginç olan, sonradan "evet" diyenin bile pişman olabileceği bir demokrasiden uzaklaşma eğiliminin şu anda önde görünmesi. Ak Parti'nin ağır topları teklifin son derece demokratik olduğunu ispat gayreti içinde, zira demokratik bir değişiklik olduğunu göstermek gerçekten üstün bir gayret ve performans gerektiriyor. Taraftarlaşmış Ak Parti tabanı ise "evet" denmesi gerekiyorsa "evet" deme eğilimi içinde. Peki bu kolektif "demokrasiden uzaklaşıldığını görmeme hastalığı" nasıl tedavi edilecek?
Tedavisi zor, uzun yılların doktoru olarak kronik bir durumla karşı karşıya olduğumu görüyorum. Ancak bazı hususlara riayet belki vicdanları harekete geçirebilir, iyice uzaklaştığımız demokrasiye dönüşü sağlayabilir.
Önce genel duruma bakalım. Her parti mensubu liderinin tavrına göre şekillenme durumunda, genel temayül bu, “evet”çıkacak. Ancak her partinin seçmeni 1 Kasım 2015 seçimlerindeki gibi oy kullanacak diye bir kaide yok. Seçmen tabanlarında önemliye varacak parti tercihi dışında kaymalar olabilir. Parti oyları da bir yelpazenin çeşitliliğini aktarır, ikna edilebilecekler ve edilemeyeceklere kadar önemli bir farklılık grubu içerebilir. Bu durum etkili kampanyanın her iki taraf için önemini gösterir. Peki etkili kampanyanın şansı ne derecedir, nasıl yapılır?
Cumhuriyet tarihindeki çok seçimin aksine sonucu belirleyecek aralığın etrafında oldukça geniş, yumuşak bir seçmen kitlesi olduğunu düşünüyorum. Bu kritik aralığın böyle geçişkenliğe açık olması mantıklı bir propagandanın önemini gösteriyor. Sonucu belirleyecek aralığın daralmış, kemik bir alan olmaması aslında seçimin sürpriz sonuçlara çok açık olduğunu gösteriyor. Tarafların yapacağı etkili ve başarılı bir kampanyayla ya şu andaki tahminin üstünde bir "evet" çıkacak, ya da şu andaki tahmin üstünde bir "hayır" çıkacak.
Vatandaş bu değişikliklerin içeriğini iyi bilmiyor. Teknik bir konu olduğu için konuya vakıf değil, fısıltı gazetesinin söyledikleriyle idare ediyor. Başkanlıkla tek adam yönetiminin hakim olacağı endişesi aslında "evet" diyecek kesimin önemli bir kısmının da endişesi ancak taraftarlık durumu şu anda daha baskın, bu, ikna çabasının etkili olmayacağı anlamına gelmiyor.
Bir kesim de otoriter bir yönetim işaretlerinden iyice rahatsız olsa da ülkenin iç ve dış siyasi karışıklıklarının üstesinden ancak güçlü bir liderin geleceğini düşünüyor ve tercihini çok gönülden olmasa da "evet "yönünde kullanma düşüncesinde.
Aslında Türkiye siyasi tarihinin genel tablosuna baktığımız zaman "evet"in çıkması kuvvetle muhtemel çünkü yüzde 70'e, yüzde 30 gibi klasik sağ, sol dengesinin olduğunu biliyoruz ve Ak Parti, MHP koalisyonu sağ kesimin oranını işaret ediyor gibi. Ama MHP içindeki tartışmalar da önemli bir husus. Bu tartışmaların önemli bir itirazın yükselmesine neden olacağına pek katılmıyorum. MHP, içindeki tartışmaları yine de lider karizmasının hakim olduğu bir parti geleneği nedeniyle "evet" yönünde sonuçlandıracak gibidir. HDP oyları da tek blok değildir, başkanlık meselesinden dolayı çözüm sürecinin bozulduğunu düşünüp başkanlığa destek verecek bir Kürt seçmen kitlesi de vardır. CHP kitlesi içinde az bir oran olsa bile "evet"e yönelebilecek bir kitle olduğunu anketler gösteriyor. Bu kadar “evet “yönündeki genel bir durumu gösterdiğine göre hala niye yazıyorsun, “hayır”ın şansı olduğunu nasıl söyleyebileceksin dediğinizi duyar gibiyim. Bu durum "evet "oyları için bir avantajı gösterebilir ama yine de referandum "evet"çi cephe için çantada keklik değildir. Peki bu kadar "evet" yönündeki eğilime göre sonucun yine de çantada keklik olmadığını nereden çıkarıyoruz?
Cumhurbaşkanlığı seçiminde Erdoğan'a destek veren SP'nin bu sefer "hayır" tercihi önemlidir, demek ki SP yöneticileri ciddi bir demokrasi zaafiyeti olacağı öngörüsünde. SP'nin bu tercihi dindar, muhafazakar kitlenin çantada keklik olmadığını da gösteriyor. Önceki cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Erdoğan'ı desteklemiş SP seçmen kitlesinin bu sefer aksi istikamete yönelmesi sadece küçük oy oranlarıyla konuyu hafife almanın doğru olmayacağını, muhafazakar kitlenin az çok olan tek adam tedirginliğinin de hesaba katılması gerektiğini göstermektedir.
Ak Parti artık yükselen bir parti değildir. Kutuplaşma, yozlaşma, vicdan sızlatan uygulamalar nedeniyle büyük buz dağı daha da büyümemekte, yavaş yavaş erimektedir. Bu erimenin süresinin ne kadar olacağı bilinmez ancak hızlandırıcı faktörlerin çıkarcı ve dili bozulmuş fanatik köşe yazarları eliyle hızlandırıldığı da göze çarpmaktadır. Erdoğan'ın çevresindeki çıkarcı gruba bakıyorum da, tökezlese ilk tekmeyi onlar atacaktır. Yerellerdeki yozlaşmış yöneticilerin vicdan sızlatan uygulamalarının Ak Parti için bir iniş ivmesi göstergesi olduğu bellidir. Ayrıca haksız ve zalim uygulamalarla işinden ihraç edilmiş önemli bir KHK mağduru kesim ve etkileyebileceği kesim, vicdani değerlerin seçimin kaderini belirlemede asıl önemli faktörler olduğunu göstermektedir. Seçim vicdan eksenine oturtulmalıdır.
"Evet" kampanyasının kişi odaklı olacağı bellidir. Erdoğan'ın yüksek popülaritesine güvenen Ak Parti referandumu muhtemelen çok açıkça ifade etmese de Erdoğan üzerinden götürecektir. Lider sıkıntısının yaşandığı Türkiye'de karizmanın ağır basacağını düşünerek lider ağırlıklı bir kampanya yapacaklardır ki bu çok mantıksız değildir zira son tahlilde seçim kişiselleştirilecektir. "Hayır"cı kesimin bunun aksine kişi odaklı olmayan bir kampanyaya ağırlık vermesi gerekir. "Anti Erdoğan "bir kampanya şeklinden ziyade temel demokratik değerlerin öne çıkarıldığı bir "hayır" kampanyası ancak başarılı olabilecektir.
"Hayır"cı kampanya eğer var olan şansını yok etmek istiyorsa dini değerleri aşağılayan bir kampanyaya sarılmalıdır!.. Dini ve dindarları incitecek bir dilin, sonucu önemli oranda etkileyeceğini düşünüyorum.
Son tahlilde mesele Ak Parti tabanındaki muhafazakar kitlenin ikna edilmesiyle olabilecektir. Sonucu belirleyecek ana, kritik kesim burasıdır, kaymanın sonucu etkileyeceği kesim burasıdır. Bu kitleye karşı yapılacak dini, siyasi değerlerdeki tek adamcılığı engelleyici ikna usulleri sonucu belirleyecektir.
Mesela dindarlara yaklaşımda "hayır" cı kampanya şu örneğe bakarak bir değerlendirme yapabilir. Dini değerler üzerinden yaklaşıma şu konu, örnek verilebilir. Ayetler, hesap gününde hatalı insanların Allah'a "biz liderimiz yüzünden bu yanlışı yaptık, bizi mazur gör" demesinin net bir şekilde kabul edilmeyeceğini hatırlatır, bunu anlatmak sanılanın üstünde önemlidir. Her kesimden insanın çok sevdiği liderinin her sözünü sorgulaması, putlaştırmaması gerektiğini hatırlatmak önemlidir. O liderin yanlışına uymanın öte dünyada kimseyi kurtaramayacağı vurgusu önemlidir.
Referandumu kazanabileceği kriterler üzerinden mantıklı bir kampanya yürüten kazanacaktır, en önemli husus göz ardı edilirse istenmeyen yönde sonuçla birlikte önemli bir umutsuzluk da oluşacaktır.
@gergerliogluof
www.omerfarukgergerlioglu.com
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları


































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
26.08.2020
26.08.2020
9.02.2018
5.02.2018
3.02.2018
25.06.2018
23.06.2018
18.06.2018
12.06.2018
11.06.2018