Osman CAN
Darbeye teşebbüs eden kodese tıkılacak, Hrant’ı öldürenler cezalandırılacak, Uludere faciasına yol açan sorumlular da istifa edecek. Vicdanımız süt liman... Peki, bunlar bir anayasal düzenin olağan refleksiyse ne olacak?
2012’ye Türkiye iyi bir başlangıç yapmadı. 20 gün önce savaş uçaklarının hata ile (öyle varsayıyoruz) bombalaması sonucu 34 Türkiye Cumhuriyeti Devleti vatandaşı öldürüldü.
Bir kopuş yaşanıyor ve hızla tedbirler alınmazsa, demokratikleşme sürecinde toplumun bir kesitini artık arkamızda bulamayabiliriz.
Birkaç kişinin, komutanın, alt veya üst düzey subayın ipinin çekilmesi yaşanan kopuşu tamir edemeyecek...
Hrant Dink’in ölümünün üzerinden 5 yıl geçti. Dava, Dink Ailesi’nin olağanüstü mücadelesine, kimi yargısal aktörlerin çabalarına ve kimi vicdanlı kalemlerin kamuoyu çalışmalarına rağmen, anlamsızlığa mahkûm olmuş görünüyor.
Demokratikleşme sürecinde toplumun diğer bir kesitini, özellikle intelijansiyayı da kaybetme riski yaşanıyor. Benzeri bir kayma sürecini diğer politik davalarda da yaşayabiliriz.
Milliyetçi duyguları kabarmış birkaç gencin mahkûmiyetiyle vicdanların rahatlaması beklenecek.
Peki, Türkiye’nin makûs talihini yenmiş mi olacağız?
Yüz yıllık sistem mi değişmiş olacak?
Ergenekon, Balyoz, Kafes ve benzeri davalar neden tarihi davalar, yüzyılın davaları dedik?
Birileri darbe girişiminde bulunmak istiyordu ve onların darbe girişimlerini atalete uğrattık diye mi? İyi de zaten darbe düzeninde yaşamıyor muyuz?
12 Eylül darbecilerini verilen onca mücadelenin ardından yargılama imkânına kavuştuk. Referandumda boyalı ve yumurtalı saldırılar altında meşum anayasanın meşum Geçici 15. maddesinin kaldırılması için mücadele ederken, 90 yaşında iki ex-generalin hâkim önüne çıkarılması ve bu şekilde yüreğimizin yağı erisin diye mi uğraştık?
Eğer böyle düşünüyorsak, yazık!
Vicdanlar süt liman
31 Mart Vakası’ndan başlayarak, 1915 Felaketine, oradan 1925 Takrir’i Sükun Kanunu ve İstiklal Mahkemeleri cinayetlerine, 1934 Trakya olaylarına, 1937-39 Dersim Katliamı’na, 1942 Varlık Vergisi zulmüne, 6-7 Eylül 1955 pogromuna, 27 Mayıs Darbesi’nin hazırlıklarına ve darbenin kendisine, 12 Mart 1971’e, Maraş ve Çorum Katliamları’na, 12 Eylül Darbesi’ne, oradan 1993 ile başlayan seri siyasi cinayetler dizisine, 28 Şubat’a kadar süregelen eylemler ve stratejiler neyin ifadesi?
Yazılı Anayasaya aykırıdır, amenna!
Anayasa nedir?
Anayasa yazılı bir metin ise, ki biz hukukçular bunun böyle olduğunu iddia ederiz, bu durumda, mesele kalmıyor. Darbeye teşebbüs edenler kodese tıkılacak, Hrant’ı öldürenler cezalandırılacak, Uludere faciasına yol açan sorumlular da istifa edecek mesele kapanacak. Vicdanımız süt liman...
Peki, yukarıda sıraladığımız yüz yıllık serüven bir anayasal düzenin olağan refleksiyse ne olacak?
Anayasa, Anayasa kitapçığı’nda yazılı olanın dışında ve ötesinde bir düzeni ifade eder. Bu nedenle yanlış bir tartışma içindeyiz, kendi kendimizi kandırmanın psikolojik alt yapısını hazırlıyoruz.
Türkiye’de her daim yazılı Anayasanın ötesinde derin ve kadim bir anayasa vardır. Kitapçık tartışmasını bırakın hukukçular yapsın. Ama toplum, entelektüeller ve siyasal aktörler yüz yıllık aygıta ve onun kadim anayasasına baksın.
27 Mayıs Darbesi’nin kadim anayasaya uygun olduğu görülsün artık. 1924’ten 1961’e geçerken demokratik işleyiş dışındaki devlet aygıtına neredeyse dokunulmadığını, 1961’den 1982’ye geçerken de aynı şekilde demokratik siyasal kurumların operasyona tabi tutulduğunu, onun dışındaki devlet aygıtının yalnızca bir “fine-tuning”e tabi tutulduğunu, yani rafineleştirildiğini anlayalım artık.
Beyhude çabalar
28 Şubat’ın bu derin anayasa bakımından bir suç olmayıp, aksine bir görev olduğunu, Ergenekon, Balyoz, Kafes ve daha nice uğursuz girişimin bu kadim ve derin Anayasa’nın bu kişilere sistem tarafından tanımlanmış misyonlar olduğunu anlayalım.
27 Nisan Bildirisi anayasaya uygundu. 367 Kararı anayasanın emriydi. Hrant’ın öldürülmesi de derin Anayasayı bilenler ve fark edenler için anayasal düzenin selameti için gerekliydi.
Hiç kimse kötü değildir, ama bazı kesimleri ötekilerine yabancılaştırmak, ardından onları vesayetçi sistemin taşıyıcısı haline getirmekle varlığını devam ettiren düzen kötüdür.
Son birkaç yıldır siyasi cinayetlerin işlenmemiş olması, bu düzenin yaşadığı kafa karışıklığı ve Ankara’ya gönderdiğimiz siyasi aktörlerin toplumdan güç alması, kadim anayasal iradede yaratılan güven sorunuyla açıklanabilir. Ama kadim anayasa önümüzdeki süreçte kendini yeniden yüklemeyi başardığında bizi neyin bekleyeceğini kestiremeyiz.
Türkiye esaslı bir anayasa tartışmasına kilitlenmiş durumda. Ama halen kimileri Anayasal düzenin sürekliliği içinde bir değişimden söz edebiliyor, kimileri anayasa değişim ihtiyacını yamalı bohça olması nedenine bağlıyor, kimileri Anayasa metnini daha az çelişkili, daha çok uyumlu bir şekilde yeniden yazmakla meşgul. Kimileri ise 1924, 1961 ve 1982 Anayasalarının metinlerini esas alıp, kuşa benzetmek suretiyle Anayasa metni hazırlayıp sunabiliyor.
Karanlık bir dükkânın vitrinini düzenleme çabası...
Beyhude bir çaba.
Beyhude bir diğer çaba da işte bu yargılamalarda dikkatimizi çekiyor.
Yukarıda ifade edilen yargılamalar, bu cinayetleri üreten derin ve kadim Anayasayı demokratik bir Anayasayla değiştirmenin parçası, onu önceleyen, takip eden, değişimin imkânını yaratan bir çabanın ürünü ise ve bu mantıkla yürütülüp takip edilirse anlamlıdır. Değilse kadim Anayasanın kendini sisteme yeniden yüklemesini sağlayan bir araçtan başka bir şey olmaz. Daha kötüsü neden olacağı zemin kaymaları nedeniyle demokrasi filizini gün yüzü görmeden boğulmasının imkânı da olabilir.
Bu topraklara etnik, kültür, din, mezhep, yaşam tarzı ve benzeri farklılıkların birlikte yaşayabileceği bir barış düzeni getiremiyorsak, yüz yıllık anayasal düzeni tüm toplumun iradesi üzerine inşa edilecek kucaklayıcı bir yeni düzenle ikame edemezsek hepimiz kaybedeceğiz.
Sermaye, Türk, Kürt, Alevi, dindar kaybedecek. AK Parti kaybedecek, CHP kaybedecek. Enerjimizi birbirimizi boğazlamakla tüketen bu sistemden kurtulmazsak, biz kaybedeceğiz.
Yol ayrımındayız!
Hrant Dink’in derin anayasa tarafından yok edildiği 19 Ocak (Perşembe) günü, Taksim’den Osmanbey’e “doğru tercih” için herkesi yürüyüşe davet ediyorum.
Hrant Dink davasında mahkeme karar verdi: Örgüt yok. Doğrudur, örgüt yok, kadim Anayasa var!
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları























































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
24.03.2021
9.01.2021
20.07.2020
12.07.2020
23.06.2020
20.06.2020
20.06.2020
24.04.2019
18.01.2017
1.02.2015