Pelin CENGİZ
Geçen hafta Türkiye’nin Paris Anlaşması ile ilgili yaptığı açıklama büyük yankı uyandırdı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, New York’ta gerçekleşen Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda Paris İklim Anlaşması’nı TBMM’de onaya sunacağını açıklaması, iklim krizi mücadelesi veren kesimler tarafından önemli bir adım olarak değerlendirildi.
Çünkü bu gerçekten çok tarihi bir açıklama…
Türkiye, Aralık 2015’te Fransa’da kabul edilen Paris Anlaşması’nı Nisan 2016 yılında imzalamış ancak onaylamamıştı. Ekim ayında Meclis’in açılmasıyla gündeme alınacak olan anlaşmanın milletvekillerine sunulup kabul edilmesiyle, karar UNFCCC (Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi - BMİDÇS) Sekreteryası'na iletilecek ve böylece Türkiye resmen anlaşmaya taraf olacak.
Türkiye'nin 22 Nisan 2016'da 175 ülkeyle birlikte imzaladığı anlaşma, 4 Kasım 2016'da yürürlüğe girdi. BMİDÇS'e taraf 197 ülkenin imzası bulunan anlaşmaya şimdiye kadar Eritre, Irak, İran, Libya, Yemen ve Türkiye taraf olmadı.
Türkiye'nin BMİDÇS'in gelişmiş ülkeler kategorisini oluşturan Ek-1 listesinden çıkarılmayı ve gelişmekte olan ülkeler kategorisinde yer almayı talep etmesi, anlaşmanın bugüne kadar onaylamamasının nedenlerinden biri olarak gösterildi.
Fosil yakıtların kullanımında azalma olmaması halinde doğaya, insan sağlığına ve diğer canlılara geri dönülemez zararlar verileceğini, Paris Anlaşması'nın küresel sıcaklık artışını 1,5 dereceyle sınırlandırma hedefinin de hızla ulaşılamaz hale geleceğini artık hepimiz biliyoruz.
Her ne kadar bu anlaşmanın 1,5 derece hedefini yakalama yönünden eleştirilecek pek çok yanı olsa da, bu anlaşma küresel iklim diplomasisinin önemli bir kazanımıdır, şimdiye kadar üzerinden ortaklaşılmış en önemli iklim anlaşmalarından biridir. Dolayısıyla, hem anlaşmaya hem de Türkiye’nin iklim hedefsizliklerine rağmen, Türkiye gibi hem OECD ülkesi hem G20 ülkesi bir ekonominin bu anlaşmayı onaylamasıyla iklim müzakerelerinde masada önemli bir aktör olması önemlidir.
Temel olarak Paris Anlaşması’nın felsefesi, 2050’ye kadar sera gazı emisyonlarının sıfırlanması doğrultusunda ülkelerin ortak çalışmasını sağlamak ve iklimi artık değiştirmeyen bir dünya inşa etmek üzerine kurulu. Türkiye, anlaşmayı Meclis gündemine alma kararıyla, yeni dünya düzeninin inşası için küresel işbirliğine katılma şansını tekrar yakalayabilir.
Türkiye’nin pozisyonuna geçmeden önce BM Genel Kurulu’nda Türkiye’nin Paris Anlaşması’na katılımının ötesinde iki önemli açıklama daha oldu, kısaca onlardan bahsedelim.
Bunlardan biri, - Türkiye’yi de ilgilendiriyor - Çin lideri Xi Jinping’in, iklim kriziyle mücadele taahhütlerini güçlendirmek için Çin’in yurtdışında yeni kömür yakıtlı enerji projeleri inşa etmeyeceğini söylemesiydi.
Bu konuya daha önce şu yazıda (https://artigercek.com/yazarlar/pelincengiz/ulkesinde-karbon-notr-hedefi-olan-cin-niye-adana-da-termik-santral-finanse-ediyor) değinmiştik. Çin tarafından finanse edilen ve yapımı devam eden Adana’daki Hunutlu Termik Santrali’nin derhal durdurulması gerekiyor.
Diğer açıklama ise ABD’de geldi. ABD Başkanı Joe Biden, gelişmekte olan ülkelerin iklim değişikliği ile başa çıkmasına yardımcı olmak için 2024 itibarıyla bütçesini iki katına yani yılda 11.4 milyar dolara çıkarmak için Kongre ile birlikte çalışacağını dile getirdi.
Türkiye, Paris Anlaşması’nı onayladıktan sonra ne olacak?
Cumhurbaşkanı Erdoğan, en son geçen yıl, “Anlaşmayı Meclis'ten geçirmeyi düşünür müsünüz?” sorusu üzerine, bu konuyla ilgili dönemin Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande ve Almanya Başbakanı Angela Merkel'in, “Gelişmekte olan ülkeler statüsünde size yapılması gereken destekleri yapacağız” şeklinde söz verdiklerini ancak bu sözü tutmadıklarını söylemişti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın altı yıl aradan sonra, Paris Anlaşması'nı Meclis'e sunacaklarını açıklama kararında Dünya Bankası ile Fransa Kalkınma Bankası (AfD) ve Almanya Kalkınma Bankası’nın (KfW) iklim projeleri için Türkiye'ye vermeyi taahhüt ettiği 3 milyar dolarlık kredi paketinin etkili olduğu kaydedildi.
Türkiye, bu 3 milyar dolarlık krediyi aldıktan sonra ne yapacak?
Türkiye, Batı’ya karşı sürekli koz olarak kullandığı sığınmacılar için tamamı aktarıldığında 6 milyar euro olacak bir fondan faydalanıyor.
Ankara'nın tek hesabı Batı ile olan ilişkisinde elinde koz olarak kabul ettiği her şeyi paraya tahvil etmek mi? Sığınmacı politikalarında bunu farklı örneklerle gördük.
Şimdi sıra iklim kriziyle mücadele mi onu da gelecek günlerde göreceğiz.
Anlaşmayı onaylamakla her şey bitmiyor, hatta tam tersi. Türkiye açısından bu anlaşmayı onaylamak bir son değil, zorlu, kararlılık gösterilmesi gereken, belki sancılı yeni bir başlangıç demek.
Anlaşmanın hedeflerine uygun bir şekilde sera gazı emisyonlarının sınırlandırılması, belli bir tarihten sonra Türkiye’nin de karbon nötr bir ekonomiye dönüşmesi demek.
Bu da başta enerji olmak üzere birçok sektörde yapısal değişiklikler yapılması demek.
Yol uzun, yapacak iş çok, yola köklü bir zihinsel değişimle çıkmak gerekiyor.
Türkiye, 3 milyar doları bu dönüşümü gerçekleştirmek için mi yoksa mevcut alışkanlıklarını Beşli çeteler eliyle devam ettirmek için mi ayıracak, onları da takip edeceğiz.
Türkiye, şu anda en fazla sera gazı emisyonuna sahip ülkeler arasında 16’ncı sırada.
Türkiye her yıl 500 milyon ton sera gazı salıyor.
Küresel sera gazı emisyonlarının yüzde 1’inden sorumlu.
Kişi başına sera gazı salımı 6 ton.
Türkiye’de sera gazı salımının yaklaşık üçte biri kömür kaynaklı.
Türkiye, AKP iktidarları döneminde doğal, tarihi, kültüren pek çok varlığına geri dönüşsüz zararlar verdi, havasını, suyunu, toprağını umarsızca kirletti, orman varlığı, tarım arazileri azaldı, dağları delindi, akarsuları, göller kurudu, ülke betona, kömüre, petrole teslim oldu.
3 milyar dolar kredi verilmiş onca zararın günahını affeder mi?
Türkiye, iklim krizi konusunda üzerine düşeni yapmaya hazır bir ülke olduğunu göstermek istiyorsa, bu sözleşmenin çizdiği çerçevede ilerlemeli, ne zaman ne kadar sera gazı emisyonu azaltacağına yönelik kesin taahhütlerini NDC’sini (Ulusal Katkı Beyanı) güncelleyerek açıklamalı, bundan sonra başta kömür olmak üzere hiçbir fosil projesine geçit vermeyeceğini söylemeli.
Çünkü, yeni iklim rejiminin samimi ve kararlı bir ortağı olmak buradan geçiyor.
Paris Anlaşması’nın herhangi bir yaptırımı ya da belli bir emisyon azaltım seviyesini zorunlu tutma gibi bir mekanizması yok. Ancak 1,5 derece hedefini tutturmak için herkesin yapabilirliği ölçüsünde katkı sunması kaçınılmaz.
Paris Anlaşması’nın 1,5 derece hedefine ulaşması için ülkelerin iklim çabalarını acilen iki katına çıkarması gerekiyor.
Küresel fosil yakıt sübvansiyonları 2020 yılında 6 trilyon doları bulmuş durumda. Bu veri IMF’ye ait. IMF tarafından yapılan açıklamaya göre, bu küresel gayrisafi yurtiçi hasılanın (GSYH) yüzde 6,8'ine eşit. Bu muazzam ve katiyen kabul edilemez bir oran. Yaşanabilir bir dünya için bu devam ettirilemez.
Öte yandan, AB üyesi toplam 18 ülke bugün itibariyle kömürden tamamen çıktı ya da tamamen çıkma taahhüdünü duyurdu. Türkiye de kömürden çıkışı planlayarak, bu konuda lider ülkeler arasına girebilir.
Türkiye, OECD ülkeleri içinde inşaat öncesi planlama aşamasında olan kömürlü santral projelerinin yüzde 73'üne (12,14 GW) ev sahipliği yapıyor. Her ne kadar Türkiye, dünyada yeni kömürlü termik santral planlayan 5'inci ülke olsa da 2015'ten bu yana planlanan projelerin 69 GW kapasitelik kısmı, 8 GW’ı 2021'in ilk yarısında olmak üzere iptal edildi.
Dünyanın vazgeçtiği kömürlü termik santraller, Türkiye’nin enerji üretimi planlarında halen yüksek bir paya sahip. Hatta geçici faaliyet belgeleriyle ömrünü tamamlamış zehir saçan termik santrallere çalışma izni veriliyor ve bu sayede santraller üretime devam edebiliyor.
Bunlar artık kabul edilemez.
Türkiye’de şu anda inşaatı süren tek proje Çin tarafından gerçekleştirilen Hunutlu Termik Santrali. Tüm dünyada finansman kömürden çekilirken Türkiye de geniş kömür planları için Afşin C gibi kamu-özel ortaklığı modeli projeler Çin sermayesine güveniyordu. Ancak, Çin’in bu kararı Türkiye’nin yeni kömür hayallerini ortadan kaldıracak, kaldırmak zorunda...
Hızla iklimle uyumlu politikalara geçişi bekliyoruz.
Atılacak adımlardan ilki iklim krizinin en önemli nedenlerinden biri olan kömür madenciliği ve kömürlü termik santral yatırımlarından vazgeçilmesi olmalı.
Türkiye’nin Paris Anlaşması’nın onaylanacağını belirtmesi, Türkiye’nin iklim politikaları doğrultusunda fosil yakıtlardan çıkabileceği umudu verdi. Umutların boşa çıkmaması için sivil toplum da üzerine düşeni elbette yapacak.
Bu kez gerçekten umut etmek istiyoruz.
Artık çok daha yüksek sesle kömürden kurtul, hatta hızla kurtul demenin tam zamanı…
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları



















































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.03.2025
29.12.2024
14.10.2024
27.09.2024
23.08.2024
26.07.2024
21.05.2024
13.02.2023
10.02.2023
15.11.2022