Sezin ÖNEY
2005’te Türkiye ile beraber AB tam üyelik müzakerelerine başlayan Hırvatistan, “an itibariyle” Birlik’in bir parçası. Ekonomik durgunluk yaşayan Hırvatistan’da AB üyeliğine destek de düşük; ama “bardağın dolu” tarafı ön planda. Zira asıl kazanım, adaylık sürecinde yaşanan toplumsal ve siyasi değişim oldu. Türkiye’nin çıkaracağı dersler mi? Belki de bazen, “büyük adımlar attığını sanırken” yerinde saymak değil, bir arpa boyu yol gidip, onu da hakkıyla kat etmek önemli.
Türkiye’de Mısır’daki gösterilerdeyken gözler, Avrupa’da bir şey oldu.
Başta başkent Zagrep’teki kutlamalarla, Hırvatistan bir dönemi kapattı, yenisine adım attı.
Hırvatistan, artık Avrupa Birliği üyesi; 30 Haziran’ı, 1 Temmuz’a bağlayan gece, komşu AB ülkeleri İtalya, Slovenya ve Macaristan ile olan sınırlar açıldı. Yeni "AB vatandaşları" olan Hırvatistan yurttaşları dün geceliğine sınırlardan ellerini kollarını sallayarak geçti.
Tıpkı, 2004’te, ülkeleri AB’ye girdiğinde, Avusturya sınırından içeri, üyelik gecesi "durdurulmadan" adım atan Macaristan vatandaşı arkadaşlarım gibi, “sınır tanımadan” bir ülkeden diğerine adım atma deneyimini yaşadılar.
Bir not düşmek gerekirse, Avrupa Birliği içinde, Schengen Anlaşması kapsamındaki üyeler arasında bir ülkeden diğerine, kimlik dahi göstermeden gidip gelmek, bunca yıl sonra bile beni etkileyen bir deneyim. Elbette, Türkiye de, komşularıyla bu yolda adımlar attı ama Schengen deneyiminin yarattığı “sınırsızlık duygusu” biraz daha farklı; arada güvenlik kontrolünün, koridorunun, kimlik sorgusunun bile olmaması, bazen bir ülkeden diğerine geçildiğinin farkına bile varılmaması Türkiye çevresinde yaşanabilenden farklı bir "özgürlük" duygusu yaratıyor.
Schengen Anlaşması’nın bir parçası olmak, henüz Hırvatistan’ın gerçekleştirmek için beklemesi gereken bir hedef; ülkenin, tahminlere göre 2015’te komşu AB ülkeleriyle tamamen açık sınırları olacak. Ülkenin en yaygın okunan gazetesi Novi List’e göre, Schengen Anlaşması’nın bir parçası oluncaya kadar alınmasına gerek olan çok tedbir var. Yaklaşık 4,5 milyon nüfuslu ülkede, 750 kadar yeni polisin işe alınması, sınır güvenliği konusunda eğitim görmeleri ve Hırvatistan sınırları üzerinden, AB’ye “göçmen akınını” engellemek için helikopter, kamera ve sınır güvenliği için gerekli diğer ekipmanlar alınmalı.
Aslında, son aylarda Hırvatistan, üyeliğe en büyük hazırlığını da, Bosna-Hersek, Karadağ ve Sırbistan üzerinden ülkeye geleceklerin pasaport kontrollerine yönelik güvenlik önlemlerinin alınması yönünde çaba sarf ederek yapıyor.
Hırvatistan’daki "üyelik kutlamaları", AB bürokrasisi ve siyasi temsilcilerinin katılımıyla, biraz “resmi” bir havada geçti desek yanlış olmaz. Zagrep’te, Cumhurbaşkanı Ivo Josipoviç ve Avrupa Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso’nun konuşmalarıyla başlayan kutlama merasiminin en popüler fon müziği, "AB Marşı" diye de bilinen, Beethoven’in Neşe’ye Övgü bestesiydi.
Schiller’in dizelerinden AB "marşına" uzanan neredeyse 350 yıllık macerası olan Neşe’ye Övgü şöyle diyor;
"Kim başarırsa, bir dostun dostu olmayı...Kim başarırsa, kutsal bir eş bulmayı...Ya da tek bir kalp bulduysa bile…Onundur bu mutlu dünya…"
Türkiye’nin bu aralar "Balkanlar üzerinden gelen OTPOR dalgasıyla" arttırıldığı iddia edilen, mevsim normalleri üzerindeki kutuplaşma ortamında bu sözlerin biraz ürpertici bir etkisi oluyor insanın üzerinde.
Hele ki, bundan 20 yıl önce, Yugoslavya’nın dağılışı, Bosna Savaşı gibi, Avrupa’nın yakın geçmişinin en kanlı çatışmalarını yaşayan insanların, o gece birbirleriyle son derece sorunsuz, Türkiye’de pek çok kesimde olduğundan daha dostça bir arada olduğunu görünce…
İsveç Dışişleri Bakanı Carl Bildt’in, Zagrep’ten kutlamalardan yazdığı Twitter mesajlarında dedikleri çok da yanlış sayılmazdı; "Bu gece, Zagrep’te gerçekten yeni bir Balkan ruhu var. Sırplar ve Kosovalılar konuşuyor. Bosnalılar ortama karışıyor. Herkes yeni bir şanstan söz ediyor. AB’nin yumuşak gücü diyebileceğimiz bir şey gerçekten de var. Bazen yavaş çalışıyor. Ama sonunda, güçlü çalışıyor. Barışı, adım adım inşa ediyor."
BBC muhabiri Guy de Launey’e konuşan Hırvatistan Başbakan Yardımcısı Vesna Pusiç de, AB’nin kendileri için en önemli kazanımının "barış ve siyasi istikrar" olduğunu söylüyordu. Pusiç, "Hayat boyu yaşadığımıza alternatif bir geleceğin mümkün olduğunu biliyoruz. Bizim için olay budur; bu Birlik içinde kurulduğundan beri savaş olmadı, çatışma yaşanmadı ve bir şekilde siyasi istikrar var."
Başbakan Zoran Milanoviç, törendeki konuşmasında, "Bu gece şerefe kaldırdığım bardağın dolu tarafına bakıyorum" diyordu. Açıkçası, Hırvatistan’da, bardağın boş tarafına bakan epey de bir kitle var.
Hırvatistan, ekonomik bakımdan yüzde 20’leri aşan işsizlik gibi sorunlar yaşayan, beş yıldır ekonomik durgunluğun pençesinde bir ülke ve AB üyeliğinin de büyük heyecanla karşılandığı söylenemez. Geçen yılki referandumda, yüzde 66 çıkan “AB üyeliğine destek”, bugün yüzde 50’leri zor buluyor. Hatta bu desteği yüzde 38 seviyesinde gösteren kamuoyu araştırmaları var.
O zaman, Hırvatistan’ın AB üyeliği, neden Türkiye için önemli; Hırvatistan’ın bu dönemeci dönmesinden Türkiye ne ders çıkarmalı?
Belki de bazen, "büyük adımlar attığını sanırken" yerinde saymak değil, bir arpa boyu yol gidip, onu da hakkıyla kat etmek önemli.
Hırvatistan, AB üyeliğine yönelik bugünkü "umursamazlığını", büyük ölçüde AB’ye üyelik sürecine borçlu. AB’ye üye olma sürecinde yaşanan siyasi ve toplumsal değişim, Hırvatistan’a bardağın dolu tarafından çok boş tarafını görebilme lüksünü verdi. Herşeyden önce, Hırvatistan, en büyük iki sorunu, "yolsuzluk" ve "milliyetçiliği" aşma konusunda, 2000’lerin başıyla karşılaştırıldığında, konusunda büyük aşama kaydetti.
Eski Yugoslavya’nın dağılma sürecinde yaşanan savaşta vebali büyük olan Hırvat savaş suçlularının, "ulusal taassuba" rağmen, Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde (ICTY) yargılanmak üzere Lahey’e yollanması, Mahkeme’ye güvenilir bilgi akışı sağlanması yolunda büyük adımlar atıldı. ICTY’nin eski yargıçlarından Carla Del Ponte’ye göre, "Hırvatistan, şimdi savaş suçları konusunda uluslararası kurumlarla tam bir dayanışma içinde."
Hırvatistan’ın AB sürecinde diğer "sessiz devrimi", yolsuzluk konusunda kamuoyunda büyük bir hassasiyet oluşması ve bunun da, siyasete baskı olarak yansımasıydı. 2003’ten 2009’a başbakanlık yapan, merkez sağ lideri Ivo Sanader, "rüşvet almaktan" yargılanıp suçlu bulunması ve 10 yıl hapse mahkûm edildi. Dönüşüm döneminin bir numaralı siyasetçisi, şimdi "yolsuzluk yaptığı" için hapiste.
Bir Hırvat dostumun, geçen yıl Avrupa Birliği kurumlarının birçoğunun merkezinin bulunduğu Brüksel’de söylediğinde haklılık payı var gibi gözüküyor, "Hırvatistan için şeffaflık, artık siyaset üstü ve kamuoyunda kimsenin vazgeçemeyeceği bir değer. Onun için de, şeffaflığın kurumsallaşmasına yönelik büyük bir çaba var. AB sürecinde, bu gibi bazı ahlaki ön kabulleri toplumca edindik ve bunlardan vazgeçemeyeceğimizde anlaştık."
O zaman, AB üyeliği süreci, Hırvatistan için "küçük çaplı bir devrim" olmuş bile denebilir mi?
Türkiye, son yıllarda, "model" ülke olmaya değil, kendi hatalarını samimiyetle temize çeken ülke olmaya çalışsa, hem Doğu-Batı-Kuzey-Güney her yönüne aynı ilgi, merakla, komplekslere ve büyüklenmelere kapılmadan baksa, nitelikli eleştirmeyi ve nitelikli eleştirinin kıymetini bilse…dün gece Türkiye’de neler farklı olurdu acaba?
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları



























































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.10.2025
28.09.2025
25.04.2025
3.02.2025
29.01.2025
17.01.2025
7.11.2024
6.11.2024
24.10.2024
27.06.2024