Yıldıray OĞUR
Arjantin’in yeni devlet başkanı testereli aday Javier Milei oldu. Onu elinde meydanlara çıktığı testeresinden daha iyi anlayan bir ideolojik tabir yok.
Köpeklerine Milton (Milton Friedman), Murray (Murray Rothbard), Robert ve Lucas (Robert Lucas) adlarını verecek kadar liberteryen, aşı, kürtaj, iklim değişikliği, feminizm, siyahi haklar hareketine karşı olacak kadar aşırı sağcı, eşcinsel evlilikleri destekleyecek kadar liberal, Merkez Bankası’nı havaya uçurmayı vaad edecek kadar anarko kapitalist…
Ama her neyse olduğun şeyin de ‘deli’si olduğu açık
Ama bu profilin en ilginç kısmı Milei’nin aşırı İsrailciliği.
7 Ekim’den sonra mitinglerine İsrail bayrağıyla çıktı, seçilirse Arjantin’in İsrail’deki elçiliği Tel Aviv’den Kudüs’e taşımayı vaad etti. Bir ara Yahudi olmak istediğini bile açıklamış.
Seçildikten sonra bizdeki KKTC-Bakü ziyaretleri gibi ABD’den sonra gideceği ikinci ülke de İsrail olacak.
Genel olarak bizim kafamızdaki aşırı sağcı profiline uymuyor bu hararetli İsrailcilik.
Onun İsrailciliği, Latin Amerika solunun Filistinciliğine bir tepki. Yoksa Latin Amerika’nın İslamofobiye neden olacak bir tarihi ya da Müslüman mülteci meselesi yok.
Batılı aşırı sağcı denince aklımıza dazlak kafalı, Nazi bayraklı, Hitler selamı veren sinirli adamlar geliyor.
Onların Yahudileri sevmediğini anlamak için konuşmalarına bile gerek yok.
Ama artık bu epeyce demode bir aşırı sağcı karikatürü.
Mesela Avrupa’nın en meşhur ve ilk modern zamanlar aşırı sağcısı olan Jean Marie Le Pen, 80’ler ve 90’larda Holokost’u “2. Dünya Savaşı’nda önemsiz bir ayrıntı” diyen antisemitik bir siyasetçi olarak kötü bir şöhret yapmıştı. Ama yaşlanan ve artık epeyce saçmalayan babasını deviren kızı Marienne Le Pen, 7 Ekim’den sonra Fransa’daki dev Filistin yanlısı gösterilere tepki olarak Sarkozy, Hollande gibi isimlerin öncülük ettiği antisemitizme karşı yürüyüşe katıldı.
Le Pen Fransa’da en pro-İsrail çizgisindeki siyasetçilerden biri.
Avrupa’da aşırı sağcılık denince ilk akla gelen yüzlerden biri olan ve Türkiye’de nefret objesi olmaktan büyük haz olan uzun sarı saçlı, haza beyefendi kılıklı Geert Wilders de o kadar ileri derecede bir İsrail yanlısı ki Hollanda istihbaratı AVID İsrail ile olan bağlarının ülkesine olan sadakati hakkında soruşturma yürütmüştü.
Bugün yapılan Hollanda seçimlerinin favorisi olan Wilders, İsrail’i defalarca ziyaret etmiş, askeri karargahlarda generallerle bile görüşmüştü.
Aşırı sağ denince akla ilk gelen Almanların aşırı sağcıları daha da kararlı İsrail destekçisi.
Almanya’da aşırı sağcı Almanya için Alternatif AfD, İsrail’e açık destek veriyor, kendileri antisemitizmle suçlanırken, hükümeti Müslüman göçmenlerden gelen “ithal antisemitizmi” önlemek için harekete geçmeye çağırdılar.
Nazilerin devamı olmakla suçlanan AfD, Merkel’e karşı Kudüs’ün İsrail’in başkenti olarak tanınması için coşkulu bir kampanya da yapmıştı.
İtalya’nın Mussolinici gençlik hareketleri içinde yetişmiş aşırı sağcı Başbakanı Giorgia Meloni de 7 Ekim’den beri sıkı bir İsrail taraftarı. Ondan daha aşırı sağda olan koalisyon ortağı Salvini ise Erdoğan’ın Hamas açıklaması yüzünden Türkiye’den elçinin geri çekilmesini savunacak kadar İsrailci.
İngiltere’de iktidardaki Muhafazakâr Parti’nin İsrailciliği ülkedeki protesto gösterilerine “nefret çeteleri” diyip, yürüyüşleri yasaklatmaya çalışmaya kadar vardı. Muhafazakarlıkla- Hintli İslamofibinin birleştiği Başbakan Sunak ve aşırı İsrailci refleksleriyle sınırı aşınca görevden alınan Suella Braverman’ın pro-İsrail tavırlarındaki aşırılığı BBC bile eleştiriliyor.
İngiliz aşırı sağı ise Filistin yanlısı gösterilere saldıracak kadar İsrailci artık.
Tabii Avrupa’nın açık ara en İsrailci iktidarı Macaristan’da.
Dünyadaki sağ popülizmin sembol isimlerinden biri haline gelen Başbakan Victor Orban, Netanyahu’nun Avrupa’daki en iyi müttefiki.
Macaristan, BM oylamalarında ABD ve golf arabasına oylarını değiştirecek kadar küçük bazı ada devletleriyle birlikte her oylamada İsrail ile birlikte elini indirip kaldırdı.
Halbuki, aynı Orban koca bir seçim kampanyasını “Müslüman göçmenlerin Avrupa’ya gelmesini fonlayarak Avrupa’yı İslamlaştırıp, Hristiyansızlaştırmaya, kimliksizleştirmeye çalışan Yahudi küreselci Soros’a karşı mücadele üzerine kurmuştu.
Avrupa yakın tarihinin 1933 Nazilerin seçim kampanyasından sonra zengin, dejenere Yahudi nefreti üzerine kurulmuş en güçlü kampanyasını yürütmüş Orban, İsrail’in ve Netanyahu’nun da güçlü bir müttefiki.
Çünkü Netanyahu ile Soros karşıtlığı başta olmak üzere neredeyse aynı dünyayı paylaşıyorlar.
Yine bütün tezlerini anti-Soros, Yahudi küreselci güçler karşıtlığı üzerine kurmuş Steve Bannon, Richard Spencer gibi beyaz üstünlükçüsü, Amerikan aşırı sağı ve o çizginin Mesih gibi gördüğü Trump’ın İsrailciliği İsrail’de bile aşırı sağ kalabilir.
Tabii Hint aşırı sağı Modi ve Hindutwa ideolosine yakın Hintlilerin İsrail’e destek gösterileri yapacak kadar fanatik İsrailciği hem ari, üstün ırklardan oldukları fikriyle hem de geleneksel İslamofobileriyle ilgili.
Diğer Avrupa ülkelerinde de aşırı sağ partiler İsrail destekçiliğinde en önde koşuyorlar. İstisnası yok.
Peki bu nasıl olabiliyor?
En başta yaygın bir hatayı düzeltmekte fayda var.
Naziler, Hitler ya da Mussolini, Yahudilere dinlerinden dolayı karşı değillerdi.
Yahudiliği, ari olmayan, ikincil sami bir ırk olarak görüyorlardı. Yahudilerin ari Alman ırkını bozduklarını, küçük kızların gizli ayinlerde kanlarını akıttıklarını, gizli örgütleriyle ülke yönetimlerini ele geçirdiklerini, ülkelerin kaynaklarını sömürdüklerini, ülkeye sadakatlerinin olmadığını düşünüyorlardı.
Yani meseleleri hiçbir zaman Yahudilerin İsa’yı öldürmesi olmadı.
O ekonomik krizde Yahudiler yerine Hindular Avrupa’da milyonlarca olsaydı ve sermayeye hakim olsalardı, dertleri Hindularla olurdu.
Peki, bugün bir aşırı sağcı için Batı’nın safiyetine, ariliğine, medeniyetine, homojinetesine en en büyük tehlike kim?
Avrupa’da nüfusları bir milyonun biraz üstünde olan Yahudiler mi?
Hayır, tabii ki nüfusları 45 milyona varan neredeyse Avrupa’nın yüzde 10’una yaklaşan Müslümanlar ve sayıları artan Müslüman göçmenler.
Batı medeniyetinin, modernitesinin, ırkının üstünlüğüne inanan bir aşırı sağcı için dünyanın başındaki en büyük tehlike ‘Batı’yı istila eden, çok çocuk doğuran, terör örgütleri kurup Batılı başkentlerde bombalar patlatan, kadınları ezen’ Müslümanlar ve İslam.
Bu İslam toplumlarının en büyük nefret objesi, düşmanı olan, karanlık Ortadoğu’da ‘modern, aydınlanmacı bir demokrasi adası’ gibi gördükleri, ‘Müslüman teröristlere hak ettikleri gibi’ davrandığını düşündükleri ülke de İsrail.
Bir aşırı sağcı, Batı üstünlükçüsü İsrail’e baktığında kendi ülkesinde iktidar olmasını istediği fikirleri görüyor.
Filistin’in 75 yıllık tarihi, Gazze’den her gün gelen çocuk cesedi görüntüleri o yüzden umurlarında olmuyor, onlar da empati hissi uyandırmıyor.
Onlar tarihin daha uzun bir dilimine bakıyorlar ve İsrail’in Gazze’yi temizlemesi ve Hamas’ı bitirmesini bu ilerici, batıcı tarih okumasında bir kazanım olarak görüyorlar. Eşit insan statüsünde görmedikleri Filistinli 5 bin çocuğun bu hayırlı iş için ölümü de onlara o yüzden dokunmuyor.
Yani aslında aşırı sağcılık uzaklarda olan, İkinci Dünya Savaşı’nda ucu kalmış, değişmez bir form değil.
Bugün bize de çok yakın yerlerden geçiyor.
Bir zamanlar 28 Şubatçılar da İsrail’i İslamcılara olan öfkeleri yüzünden çok seviyordu. Bugün Türkiye’de en temel duygusu “siyasal İslamcı” karşıtlığı olan çevrelerin içinde uyanan İsrailciliğin sebebi de bu.
Dünya da, aşırı sağcılık da, öteki de değişti.
Ama kalabalık bir ötekiyi düşman, insanlık için tehlikeli, yok edilmesi gereken olarak görmek değişmedi.
Dazlak kafalı aşırı sağcılar gitti yerine İsrail bayraklı aşırı sağcılar geldi.
Baki kalan aşırılık ve onun ürettiği yıkımlar oldu.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları





























































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
7.02.2026
2.02.2026
29.01.2026
25.01.2026
22.01.2026
19.01.2026
17.01.2026
13.01.2026
10.01.2026
7.01.2026