Zekeriya Kurşun
BRICS toplantısı vesilesi ile Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Afrika ziyareti Türkiye’nin görünürlülüğüne bir kere daha ciddi katkılar yapacaktır. Cumhurbaşkanı’nın İslam İşbirliği Teşkilatı dönem başkanı sıfatıyla Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika’dan oluşan BRICS devlet başkanları onuncu zirvesine davet edilmesinin, taraflar arısından oldukça önemli olduğu anlaşılmaktadır. Yükselen ülkeler kategorisinde olup bir araya gelen BRICS ülkeleri hedefleri bakımından Türkiye ve Sayın Cumhurbaşkanının en iyi muhatap olduğunun farkındadırlar. Ekonomide ve yönetişimde Batı egemenliğini (aslında ABD egemenliğini) kırmayı amaçlayan BRICS ülkelerinin onuncu devlet başkanları zirvesinin Trump’ın başlattığı ticaret savaşının gölgesinde yapılmasının ayrı bir önemi bulunmaktadır.
TÜRKİYE MUHATAPTIR
BRICS ülkelerinin hemen her birinin Türkiye’nin parçası olduğu İslam dünyasında önemli projeleri, yatırımları ve yüksek hacimli ticaretleri bulunmaktadır. Bu yüzden İİT dönem başkanı sıfatıyla Sayın Cumhurbaşkanı da konunun taraftarı ve muhatabıdır.
Daha önceki zirvelerde de ortaya koydukları gibi dünyada mevcut Batı egemenliğini yumuşak bir geçişle daha paylaşılabilir hale getirmeyi ve bu ülkelerin global yönetişimde daha fazla söz sahibi olmalarını sağlamayı amaçlayan BRICS ülkeleri, sayılarını arttırmak zorundadırlar. Kuşkusuz Türkiye’nin de yükselen ülkeler ligine aday olduğu, bütün yaşananlara rağmen bugün de adaylığının devam ettiği bir gerçektir. Bu açıdan dünyada BRICS ülkelerinin hedeflerine en yakın duran ülke sıfatıyla Türkiye ve onun başkanı Sayın Erdoğan’ın böyle bir toplantıya davet edilmesinden daha anlaşılabilir bir durum yoktur.
Son yıllarda genel olarak İslam dünyası ve özel olarak Afrika’da ortaya koyduğu performans, insani ve kalkınma yardımları alanlarında sunduğu katkılar Türkiye’nin görünürlülüğünü arttırmıştır. THY’nin Afrika’nın hemen her yerine uçmasının, Afrika’nın her tarafında büyükelçilikler ve temsilciliklerin açılmasının bu görünürlülüğün ortaya çıkmasında büyük payı vardır. TİKA, Yunus Emre Enstitüsü, son zamanlarda Maarif Vakfı, AFAD ve Kızılay’ın çalışmaları, YTB aracılığı ile Afrikalı öğrencilerin Türkiye’de eğitilmesi de Türkiye’yi özellikle Afrika’da BRICS ülkelerinin nazarında önemli bir yere oturtmuştur.
TÜRKİYE’NİN RAKİPLERİ
Ancak unutulmamalıdır ki söz konusu BRICS ülkeleri İslam dünyasında ve Afrika’da aynı zamanda birbirlerinin ve daha önemlisi Türkiye’nin de rakipleridir. Şu anda Afrika’da Çin ve Hindistan kıyasıya rekabet halindedirler. Brezilya varlık göstermek için her türlü seferberliği yapmaktadır. Rusya’nın sadece İslam ülkeleri ve Afrika ile sürdürdüğü savunma işbirliği ve silah ticareti ona bölgede ciddi bir imtiyaz sağlamaktadır.
Bu ülkeler birlikteliklerinin gücünü hem ekonomilerinin ve hem de uluslararası ilişkilerde, davranışlarındaki benzerliklerden almaktadırlar. Türkiye için yeni bir fırsat olan on birinci zirvenin BRICS T şeklinde gerçekleşmesi için ciddi hazırlıkların yapılması zarureti bulunmaktadır. Türkiye’nin önündeki bu fırsatı değerlendirmesi mevcut aktivitelerini daha yukarıya çekmesi ile mümkün olabilecektir. Söz gelimi Çin onuncu, Hindistan ise dördüncü Çin-Afrika düşünce kuruluşları toplantıları yaparak bölgesel işbirliği imkanlarını tartışmış iken böyle bir teşebbüs Türkiye’de sadece bir kere yapılabilmiştir.
Türkiye devlet kurumları ve STKlarıyla Afrika’da görünürlülüğünü sağlarken, BRICS ülkeleri birçok yatırım ve projeleri ve büyük ticaret hacimleri ile varlık göstermektedir. Elbette Türkiye’nin tercihlerinin diğerlerinden farklı olması anlamlıdır. Ancak bu farkın anlaşılabilmesi ve sürdürülebilir olabilmesi için Türkiye’nin de BRICS ülkeleri ile benzeri davranışlar sergilemesi zaruridir. Bu maksatla öncelikle yıllardan beri söylediğim gibi bölgeyi iyi analiz eden uzmanların yetiştirilmesi şarttır. Bölgede Türkiye’nin hangi şartlarda nasıl sonuçlar alabileceğini sürekli takip eden, bu maksatla bilgi üreten ve uygulayan veya uygulayıcılara zemin hazırlayan araştırma merkezlerine acil ihtiyaç vardır. Ancak bunlar tabela merkezleri değil, gerçekten uzman istihdam eden iş üreten merkezler olmalıdır.
Türkiye’de Afrika sevdası vardır. Fakat zirvenin yapıldığı Afrika ile ilgili bir birikim yoktur. Elbette bugüne kadar gösterilen gayretler ve alınan mesafe küçümsenmemelidir. Ancak bunun BRICS ülkeleri ile kabil-i kıyas bir durum arz etmediğini de bilmekte yarar vardır. Bugün ne topyekün İslam ülkeleri ve ne de Afrika bütünüyle bir uzmanlık alanı değildir. Bu birlikleri oluşturan ülkelerin her biri ayrı ayrı uzmanlıklar gerektirdiği gibi, her birinin ayrı yönleri için de uzmanların yetiştirilmesine ihtiyaç vardır.
Sözgelimi Afrika kıtası elli dört ülkeden meydana gelmektedir. Bu durumda bizim en azından bu sayıda Afrika uzmanımız olması gerekmiyor mu? Oysa Türkiye bırakın bu brikimi, Afrika’nın bölgesel dağılımı sayısında bile uzmanı bulunmamaktadır. Nerede Kuzey Afrika, Doğu Afrika, Sahraaltı, Batı Afrika ülkeleri; Anglofon, Frankofon ülkeleri uzmanlarımız?
Bu feryadı bir tenkitten bir eksikliğin tespitinden ziyade bir teklif olarak anlamalısınız. Türkiye’nin siyasi iradesinin güçlü olmasını istiyorsanız öncelikle bunu bilgi ile desteklemek zorundasınız. Daha öce bu sütunlarda bu konulardaki feryadımı dile getirmiştir. Tekrar ediyorum. Sayın Cumhurbaşkanına destek verecek BRICS uzmanlarımız var mıdır? Afrika politikalarımızı el yordamından çıkarıp, rasyonel ve bilimsel temellere oturtacak yapılanmamız var mıdır?
Yazarlar
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları





































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
4.06.2020
1.02.2019
18.03.2019
18.02.2019
4.02.2019
10.01.2019
3.02.2019
17.12.2018
22.11.2018
12.11.2018