Abdurrahman Dilipak
Aman dikkat! Bu dönemde belediye başkanlığına ve belediye meclisi üyeliğine seçilecekler var ya, onlar bir sonraki başkanlık ve milletvekili seçimlerinin neticesinin belirlenmesine vesile olacaklardır icraatları ile.
Yani bu seçim, sadece yarınki yerel yöneticileri değil, bir sonraki seçimde, başkan ve milletvekillerini seçecek seçmene yol gösterecektir.
Havayı kokluyorum, soruyorum, ortalıkta birçok isim dolaşsa da, Veysel Eroğluadı özellikle bugünkü şartlarda tabanda en fazla gönül rahatlığı ile oy verilecek isim gibi görünüyor.
Hayırlısı olsun. Ben sadece üzerimize düşen görev açısından doğru bir tercihte bulunma adına bir görüş sahibiyim. Gerisi de beni ilgilendirmiyor.
Başkaları kötü, daha kötü olduğu için “siz” değil, siz zaten hakkınız olduğu için tercih edilmelisiniz..
Evet yaptıklarınız, yapacaklarınızın teminatıdır, ama şunu şunu yaptık diye çok fazla tekrarlamayın.
Oğlunuza, kızınıza bile aynı şeyi tekrar tekrar söyleseniz sıkılırlar. Hatta bir süre sonra bu sözleri “başa kakma” şeklinde anlamaya başlarlar..
Yaptığınız iyilikleri çok tekrarlamayın. Bir de insanlar, “tamam yaptın ama, kaça maloldu” diye soruyor artık. “Kime yaptırdın” diye soruyor.
Tamam AK Parti döneminde insanlar daha yüksek refah seviyesine kavuştu. Serçe otomobili alanlar ya da dün 90 m2lik bir kooperatif dairesinde başını sokacak bir ev sahibi olduğu için şükür secdesine kapananlar, bugün jeep taksidini, yazlık taksidini ödemekte zorlandıkları için ağzına geleni söylüyor.
Bu işler böyledir. İnsanoğlu kan dökücü, nankör ve unutkandır. Çabuk unutur. 40 gün hep kazanmıştır, birkaç gün işleri ters gitsin, ağzına geleni söyler..
Daha fazla veriyorsunuz ya, o çok daha fazlasını ister. Eskiden alttakilere bakıp şükredenler, bugün üsttekilere bakıp kıskançlık krizine giriyorlar.. Artık herkes diplomalı ya, ağzını kapatamazsınız artık. Ağzı olan konuşur. Bu işler böyledir.. Parası olan aklınca “akıllıdır”.. Para “aklın, çalışmanın ödülüdür” ona göre, nasıl kazandığına bakmadan. Karun da öyle diyordu Hz. Musa’ya, oysa o, Tevrat’ı Hz. Musa ve Harun aleyhisselamdan sonra en iyi bilen kişi idi.
Siyaset biraz da “şöhret”dir. Defterdar Sarı Mehmet Paşa der ki: “Nola tutsa cihanı kibr-ü riyâ / Halk-ı alem esir-i şöhrettir. / Sakın ey zinete tefahur eden / Gâfil olma ki, şöhret âfettir”. (Kibir ve riyâ yayıldığında, Halk şöhrete esir olur. Ey ziynetiyle (Süsü, markası, zenginliği ile) övünen kişi, Aldanma! Şöhret felâket getirir) Reklam Ajansları, Lobiciler, PR şirketleri, Meddahlar yandı!
Seçime giderken, bütün partiler için söylüyorum: Ankara’da durum nedir? Kibir ve ikiyüzlülük ile ilgili manzara, yani nazar ettiğinizde / baktığınızda gördüğünüz şey nedir?
Eskiden “Beni bana bırakma Rabbim” diye dua eden dervişlere ne oldu? Devlet malını “yetim malı” gören, “Yaklaşma!” emri karşısında durup düşünen, “yaklaşacaksan” uyarısı ile yapacağı işin zahmetine ancak ilahi rıza karşılığı tahammül edebileceğini düşünenler nereye gittiler.
Şimdi şöhreti yakalamak için lobicilik yapan, PR yapan, trollerle anlaşan, kesret için arama motorları ya da sosyal mediadaki “follow”larını artırmak için 40 takla atanlar kimler.
Şöhret bazıları için hakedilmemiş, bazıları için aslında taşınması zor bir yükten başka bir şey değil.
Önünde eğilenen politikacı, kapısında beklenen bürokrat, alkış bekleyen sanatçı, serveti ile övünen zengin, yeryüzünde kibirlenerek yürüyen herkes aslında hem bu dünyada, hem de ahirette kendilerini yiyip tüketecek bir yanlışın peşinde koşuyorlar.
“Kamu görevi istenmez verilir” kuralı görev verecek olan için de geçerli olacak mı? O görevi onlara kim verdi? İlahi bir görevlendirme mi sözkonusu? Tamam, her şey Allah’ın iradesine bağlı da, olan şey O’nun rızasına uygun mu? Yani kıral aynı zaman da kutsal mı? Yok canım. Kıral ne tanrının kılıcını taşır, ne de onun yeryüzündeki temsilcisi ya da gölgesidir. Bana Peygamberim bile “ümmetim” derken, beni “kul”u gören kimse ona “LA” diyorum. Allah’a kul olan kula kulluk etmez! Emreden Kıral da olsa masiyette itaat yoktur. İslam tarihinde de, kamuda bir göreve talip olmak edep meselesi olarak görülmüştür. “Kamu görevi istenmez verilir” kuralı, MÖ’sinde de vardı. Bu kural Eflatun’nun “Devlet” kitabında da var.. Ona göre kişi kendi ve ailesinin bile sorunları ile başetmekten aciz iken, bir başkasının sorumluluğunu üslenmek konusunda nasıl istekli ve cür’etkar olabilir ki! Yoksa insanlar üzerinde hüküm koymak ve onları terbiye etmek için olmasın, kamu malına ve makama, silaha ve güce olan zaafı ve ihtirası onu böyle bir şeye meylettirmesin. Ya da cahilliğinden olmasın sakın. Eflatunbunu sorar ve ekler, kimi Kamu alanında bir sorumluluk üslenecekse, yaş ve tecrübe itibarı ile dünya umurunu kalmamış kişilerin, halkın tercih ve teveccühü ile ücret almaksızın, geçici bir süre için bu işi yapması ve cam evde oturup, yaptığı her şeyin, söylediği her sözün hesabını vermesi gerekir. Bu Eflatun’un görüşü. Eflatun, Tarih-i Taberi’ye göre, bu toprakların çocuğudur ve İskender-i Zülkarneyn’in hocasıdır.
Geçen gün Nihat Genç bir Cengiz Han taktiğini yazdı: Kurtlar saldırmadan önce sürülerin hareket kabiliyetini yavaşlatacak kadar yemelerini beklermiş. Rantiye şişti. Onları avlamak zor değil artık. İnanın ihtiyaç duyduğumuz dolardan daha fazlası, şu bizim sırtımızdan semiren, yakın çevredeki dost görünen rantiyecilerin kasasında mevcuttur. Bugün onlar “bize”, çok yakın!? Hep dışarıdaki “düşman”dan söz ediyoruz da, içeridekileri beslemeye devam ediyoruz ama. Hem unutmayalım ki, Şeytanın varlığı günah işlememizin bahanesi olamaz. Yine aynı şekilde, bizim talebimiz, Allahın rızasının tecellisinin vesilesi olmaktan başka bir şey de olamaz.
BİR DEFA DAHA SÖYLEYEYİM: “Def-i mazarrat celbi menafiden evladır.” İyiliklerinizi anlatmadan önce, onları değersiz kalan kötülükleri önleyin. Önce ADALET. Yargıda sorun var. Bir AK Parti il başkanı vardı. MÜSİAD başkanı bir işadamı. FETÖ’cü olmadığı halde hâlâ yargılanıyor. Hapis yattı, işkence gördü. Ona tuzak kuranlar ise terfi ettirildi. ADALET MÜLKÜ TEMELİDİR. Yılardır tutuklu hâlâ iddianamesi hazırlanmayan işadamları var. “O kadar tutuklu kaldı, şimdi bir ceza vermezsek biz zor durumda kalırız diye” düşünen adalet fukarası insanlar var. Hakkını almak için rüşvet vermek zorunda olanlar var. Bunlar 1-3-5 değil. Rüşvet, torpil, suiistimal yapanların yaptıkları yanlarına kâr kalmamalı. İtirafçı olmuş, bir sürü itirafı var, onlar soruşturulmuyor. Ama suçsuz insanların da ismini vermiş, onları perişan etmişler. Suçsuz oldukları halde suçlananlar hakkında delil de bulamıyorlar. Ama suçsuz insanlar mağdur. Ben biliyorum, FETÖ’nün üzerine gittiği, onları ihbar ettiği için görevden alınan var. Hapis yatan var, davaları hâlâ sürüyor. Bir üst düzey siyasi tarafından bir ilçenin belediye başkanı yapılmak istenen birine engel olmak için partilerine mektup yazanların (ki bunların içinde biri Tayyib beyin yakından tanıdığı biri) işyerlerine, maliyeden, Çalışma Bakanlığından müfettiş gönderiliyor. Gönderilsin de, ne oluyoruz arkadaşlar. Yabancıların içerideki adamları, Örgütçüler ve onları himaye edenler, FETÖ’cü olmayıp, onları taklit eden, onların ayak izinden gidenler, helali haramlarını gizlemek için istismar edenler, rüşvetle ve torpille bir yerlere gelenlerle bir yere varamazsınız. Yıllardır belli seviyede bir yere çakılıp kalan bir bürokrat diyor ki, “Hatırlı birinin bir yakını geliyor, yeni mezun olmuş, ona işi öğretiyoruz, yetiştiriyoruz, adam iki kursa gidiyor şef oluyor, sonra bir başka yere yükselip gidiyor, biz bu adamlardan artık randevu bile alamıyoruz.” FETÖ’cüleri kınıyorduk, şimdi birileri de onların ayak izinden gidiyor” diyor. FETÖ’cü olup terfi edenler de var, FETÖ olmayıp, hâlâ FETÖ’cü olmadığını ispatlamak için çabalayanlar da. Bunları temizlemek gerek önce.
3 dönemi tamamlayan 80 belediye başkanının gözü Erdoğan’da. Bunların küçük bir kısmının yine aday olması bekleniyor. Seçim manifestosunda hesap verebilir, şeffaf, istişareye dayalı, ekip ruhu ve kolektif çalışma öne çıkan ilkelerden olacak. Bu güzel. Verilen sözler de öyle, bunların ne kadarının listelere yansıyacağını göreceğiz. Bugünlerde aday listelerine son şekli veriliyor sanırım. İnşallah korkulan olmaz. İnşallah uyarılar karşılığını bulur.
Bu konu burada bitmeyecek gibi, yarın da bu konuya devam edelim..
Selâm ve dua ile.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları

























































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
18.01.2026
18.12.2025
7.09.2025
3.08.2025
26.08.2024
5.08.2024
4.06.2024
27.05.2024
20.05.2024
5.05.2024