Ahmet AY
Geçtiğimiz Çarşamba günü TODAY’S ZAMAN adında paralel ihanet çetesine ait İngilizce gazetenin yaydığı bir iğrençlik vardı. Bu iğrençlikle ilgili söylenecek tek söz“Allah sizi de kızlarınızla imtihan etsin” olmalıydı. Ama onların kızlarının bu konuda masum olduklarını düşününce vazgeçiyorsun.
Beni Mahmut Tanal adındaki mikrop torbası ilgilendirmiyor.
Beni gencecik kızı olan tiyatrocu şarlatan da ilgilendirmiyor.
Aslında beni FETÖ’nün iftira üretim merkezi de ilgilendirmiyordu. Ancak iki nedenden dolay ihanet ve iftira çetesini konu ediniyorum.
İlki, -daha sonra ihanet ve alçaklık dışında hiçbir hassasiyetlerinin olmadığı ortaya çıksa da- önceleri İslami hassasiyetlerini vurgulayan bu yapının Kur’an-Sünnet-edep-ahlak dışı işlerde İblisi sollayan yayınlarının boyutlarını yazmak ve yaymak gerektiğine inandım.
Sonra da kendi ailelerini halkın küfür ve hakaretlerine açık hale getirdiklerini –velev ki tınmasalar da- hatırlatmak için yazmam gerekti.
Bu yapı ve basını 2013 Aralık’ından itibaren yeryüzünde daha önceleri görülmemiş şekilde ahlaksız ve izansız yayınlarıyla tanındı. Öyle ki bunlar, Allah cc. ve onun pak Resulü SAV dâhil bütün dini ve insani değerleri FETÖ adlı terör ve ihanet şebekesi için istismar ettiler.
Bunu defalarca yazdık, ama en son bu örgüt, bir insanın düşebileceği en düşük seviyeden (esfeli safilin) de aşağı bir seviye olduğunu bizlere gösterdi.
Meseleyi biliyorsunuz,
FETÖ’nün yayın organı TODAY’S ZAMAN, kendilerine yakınlığı ile tanınan ve paralel örgütle iftiralarda paslaşan CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal referanslı, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın kızları Sümeyye Erdoğan için “Lazika İslam Emirliği tarafından Sümeyye Erdoğan'a evlilik teklifinde bulunulduğu”nu yazmıştı.
Tabi, bu iğrençliğin tek amacı var, kendilerinin gırtlağına kadar battıkları pisliği Sayın Erdoğan ve ailesine de bulaştırmaya çalışmak.
Zerre-i miskal akıl taşısalar bu yayınların battıkları pisliği arttırmaktan öte bir işe yaramayacağını görürlerdi.
Bakınınız,
İki yıldır paralel ihaneti anlattığım, ama bir türlü inandıramadığım bir tanıdık Perşembe sabahı aradı, ağlamaklı ve acılar içinde kıvrandığı belli bir ses tonu ile aynen şunları söylüyordu:
“Ahmet abi, ben ve eşim bu gece sabaha kadar ağlayıp tevbe ve istiğfarda bulunduk. 19 yaşındaki biricik kızımızın adının bu meselede geçtiğini varsayarak iğrenç haberi değerlendirdik. Sonunda Allah’ın laneti bunların üzerine olsun dedik. Evet, Allah bu insanlara lanet etsin ve biz bugünüden itibaren okullarımızla ile ilişkimizi sonlandırdık, Allah bizi afv etmezse mahv etmiştir.”
Buyurun, kendi itirafıdır, “ben ve eşim Hocaefendiyi peygamberlerle eş tutuyorduk, CHP’ye oy verin dediler verdik, HDP’ye oy verin dediler verdik, bütün kazancımızı BANKASYA’ya yatırmamızı istediler yatırdık, ama artık benim ve eşim için o basit ve sahtekâr bir insandır.”
Bu derecede bir alçaklığı kendilerine iman edercesine bağlı olan bir aile söylüyor.
Sahi,
“Neden bu kadar alçaldılar”sorusunu birkaç eski şakirtten daha duydum. Cevap olarak inanın bir cümle kuramadım. Dedim ya, yeryüzü daha önce böyle bir örgütle kirlenmemişti, bu yüzden bu yapının amacını bilsek de izaha benim nefesim yeterli gelmiyor.
Elli yıldır Filistinlilere her türlü ölümü reva gören, onbinlerce Filistinli ailenin evini başlarına yıkan Siyonist Yahudi Israil, amansız düşmanı Müslüman Filistinli hiç kimse için böyle bir ahlaksızlığı aklından bile geçirmedi. Anlaşılan Yahudileşmek bunlara yeterli gelmemiş.
Nasıl bu hale düştüklerini söyleyeyim mi?
Siz Hocaefendi dedikleri mahlûka uyup,
Uluhiyet ve Rububiyeti
Risalet ve Nübüveti
Dünya ve ahireti hiç dikkate almadılar. Allah'ın hududunu kendilerine uygun düşecek şekilde yeniden belirlediler, O’nun cc. “Tilke hududullah...” diyerek gösterdiği sınırlarını çiğnemekten zerre kadar geri durmadılar.
Resul'i Ekrem’i SAV by-pass etmeyi, örgütün menfaatleri için onu küçük düşürmeyi örgütün en temel kuralı yaptılar.
O kadar kibirlenip ve küstahlaştılar ki Allah'ın “El-Emin” dediği en büyük Melek Hz. Cibril ‘i AS güvenilmez bir siyasetçi gibi dillerine doladılar.
Bu cümlemi anlayacak kadar dürüstlükleri kalmış ise dikkatlice dinlesinler:
Siz Allah’ı çok rahatsız ettiniz, gayretullaha dokundurma falan hiç kalır.
Geçen gün eskiden komşum olan bir Fetullah’çıyı gördüm, içini dökmek istediğini söyledi. Dünyası yıkılmışçasına “Hocam artık komşularımızdan tuz isteyemez hale gelmişiz, eskiden sohbetlerimize katılmak için can atan aileler kapıları yüzümüze kapatıyorlar” diyor. Neden bu hale düştüğünüzü biliyor musunuz dedim, cevabı çok eksik kalsa da ibretlikti: “Kendimizi çok abarttık…”
Bu anlayışta olanların basını da fitne üretim merkezi olur, hatta Fitne ve Pislik Üretim Merkezi.
Başka bir ülkede böyle yayın yapan bir medya ilk gününde ebediyen kapatılır. Bizde hala bu medyaya dokunulmaması izzeti nefsime dokunuyor ve bu ülke yargısına hakkımı helal etmiyorum.
Müfteri, muzır, casus, hainliği pik yapmış bir basın olsa olsa İblisistanda basılır. Orada da ne kadar yayınlanır bilemem.
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- Arzulanan AK Parti
22.04.2019 - Beka meselesi gerçeği
13.04.2019 - Sonuçları değil, başlangıçları değiştirmek gerek
8.02.2019 - İttifakların ABC'si
27.03.2019 - Bir seçim kazanmak için
25.03.2019 - Pakistan ve Hindistan’a tuzak var
6.02.2019 - Suriye ile diyalog meselesi
21.02.2019 - FETÖ, algılar, doğrular, yanılgılar
6.02.2019 - Venezuela ile sınırlı olmayacak
4.02.2019 - Demokraside mi yoksa Batı’da mı bir terslik var?
26.01.2019
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları






















































































































hamdi şahin
Sayın Yağcı, Yirmi birinci yüzyılın ilk çeyreğinde, geriye dönük en az yüz- yüz elli yıllık deneyimleri de hesaba katarak, sol ve şiddet konusunda bugün ne düşünüyorsunuz? Bu konuda, Türkiye Solunda tutarlı ve kapsamlı bir analize çok ihtiyaç var. En azından benim görebildiğim kadarıyla böyle... Bir yanda dillerden düşmeyen Barış Söylemi, öte yandan ne kazandıysa silah ve şiddetle kazanmış üstelik bundan hiç de rahatsız görünmeyen PKK güzellemeleri...Bu asla bir araya gelmez, dikiş-yama tutmaz çelişkiyi bir ben mi görüyorum? Benim dışımda bunu görüp, aklı başında, tutarlı bir açıklaması olan yok mu Allah aşkına! Bir ses verin.
Ad Soyad Giriniz...
HDP’nin kararı kesinleştiğine göre (yeni bir karar olmadıkça), bu kararın doğruluğunu yanlışlığını tartışmak anlamlı olmayacaktır. Aynı şekilde, barajı aşıp aşamayacağını tartışmak da öyle. Benim kanıma göre barajı aşmak, imkânsız değildir, mümkündür ama çantada keklik de değildir, en az hata ve çok ciddi çaba gerektirir. Önemli olan şu ki; barajı aşma hedefi eski anlamında değildir artık. Bu hedef salt Meclise daha fazla milletvekili sokmak olarak algılandığında, göze alınan riske değmez. Zira 35 yerine 50-60 milletvekiliyle Meclise girmek elbette önemsiz sayılamaz, bir başarıya işaret eder ama Meclisin siyasi dengelerinde stratejik bir değişim yaratamaz. Seçimlere parti olarak girme kararını alan HDP yönetiminin düşüncesinin de farklı olduğunu sanmıyorum. Riski en iyi hesap edebilecek olanlar riski üstlenenlerdir. HDP’nin aldığı kararı ben de riskli ama doğru ve desteklenmesi gereken bir karar olarak görüyorum.
Ad Soyad Giriniz...
Turkiye partisi HDP!.... Bir utopyadan ote gidemez...Yagciya katilmiyorum..
Ad Soyad Giriniz...
ya kardeşlik Nabi, ve dillerinden düşürmeyen kimi yazar, çizer; allahaşkına çoğunlukçu olmayan çoğulculuk ne menem bir şey; şayet bir karar almak gerekirse; ki hayat kararlar manzumesidir bir manada, çoğulcu "vizyon"da nasıl alacaksınız kararı? biraz mantık, biraz aritmetik yahu; %100 olmayan her "karar", çoğunluğun kararıdır. yazında demişsin ya, bakkaldan çakkala her kişinin, kesimin bir anayasa öngörüsü var; peki çoğulcu anayasa nasıl bir karar matığıyla hayat bulacak; şayet "sürekli tartışma" iyidir, karar önemli değil deniliyorsa; bu ülkeyi "sürekli" bir sürüklenişin girdabında seyir midir gaye. vallahi şu liberal bulaşığı orijinal fikirlerden bir şey anlamak, tat bulmak ne zor. adeta kendiniz pişirip; kendinize benzeyen müzmin azınlık sofrasında yiyip içip hoşça vakit geçiriyorsunuz. tek kelimeyle ilahi. hadi.
Ad Soyad Giriniz...
Sorun olan egemenlerin insanların beyinlerinde ve zehinlerinde var ettikleri algı duvarını yıkmakdır.
Nurettin yörük
Sayın Nabi Yağcı ya Katılıyorum ayrıca alt metinde yer alan yazıyıda benimsiyorum HDP’nin kararı kesinleştiğine göre (yeni bir karar olmadıkça), bu kararın doğruluğunu yanlışlığını tartışmak anlamlı olmayacaktır. Aynı şekilde, barajı aşıp aşamayacağını tartışmak da öyle. Benim kanıma göre barajı aşmak, imkânsız değildir, mümkündür ama çantada keklik de değildir, en az hata ve çok ciddi çaba gerektirir. Önemli olan şu ki; barajı aşma hedefi eski anlamında değildir artık. Bu hedef salt Meclise daha fazla milletvekili sokmak olarak algılandığında, göze alınan riske değmez. Zira 35 yerine 50-60 milletvekiliyle Meclise girmek elbette önemsiz sayılamaz, bir başarıya işaret eder ama Meclisin siyasi dengelerinde stratejik bir değişim yaratamaz. Seçimlere parti olarak girme kararını alan HDP yönetiminin düşüncesinin de farklı olduğunu sanmıyorum. Riski en iyi hesap edebilecek olanlar riski üstlenenlerdir. HDP’nin aldığı kararı ben de riskli ama doğru ve desteklenmesi gereken bir karar olarak görüyorum.
Ali Mirzaoğlu
Elinize sağlık her birimizin aktif hale gelmemiz gerektigi şu günlerde bu tür motuvasyona ihtiyaç var sorumluluklarımız gereği devam diyorum.
hamdi şahin
HDP konusunda kafamda yanıtlanmamış pek çok soru ve endişe var. Ancak Nabi Yağcı gibi çok özel bir solcu ve aydın her ne yazarsa çok özel bir ilgiyle okunması gerekir diye düşünüyorum.O, Türkiye solundaki bunca çapsızlık ve seviyesizlik arasında gerek hiç kimseye nasip olmayan deneyimleri,gerekse bunları kimsenin kafasına kakmayan paylaşma üslubu ile daha Taraf yazıları döneminde ilgimizi çekmiş ve saygımızı kazanmıştır. Daha sık yazmasını rica ediyorum.Çünkü tam da onun sözüne ihtiyacımız olan bir konu şu HDP meselesi... Her şeyden önce HDP ve şiddet meselesi ...Bir türlü yerli yerine oturmuyan bir şeyler yok mu? Solcular Söz konusu Kürtler ve PKK olunca Şiddeti ya onaylıyor ya da görmezden geliyorlar. İşte ben de her yerde bunu soruyor , bunu hazmedemiyorum.