Alper GÖRMÜŞ
Gelen mektuplardan anladım ki, salı günü bu köşede yayımlanan “E. Özkök’ün ‘Ortadoğu’ya dalalım’ yılları” başlıklı yazıya okurların çoğu çok şaşırmış.
Bazı okurlar da El Kaide’nin 11 Eylül 2001’deki saldırılarının ardından Ortadoğu’yu yeniden dizayn etme kararlılığını ortaya koyan ABD’yi öbür merkez medya gazetelerinin de destekleyip desteklemediğini; operasyonun Afganistan’la sınırlı tutulmayıp mutlaka Irak’ı ve Ortadoğu’yu da kapsaması ve Türkiye’nin de ABD ile birlikte buralara girmesi gerektiği hususlarında Hürriyet’vari bir heyecan taşıyıp taşımadığını merak etmişler... Bu okurlar bir yandan da bunları da örnekleyip örnekleyemeyeceğimi sormuşlar.
Memnuniyetle... Zaten ben de o dönemde sadece Ertuğrul Özkök’ün ve Hürriyet’in performanslarını sorgulayan bir yazı yazmış olmaktan biraz rahatsızdım... Gerçi Özkök yazdığı “Ortadoğu bataklığı”yazısıyla buna kendisi davetiye çıkarmıştı ama ben yine de rahatsızdım.
Şimdi, sizden gelen isteklerle benim rahatsızlığım birleşti ve ortaya bundan sonra okuyacaklarınız çıktı...
Bakalım, dönemin Hürriyet’ten sonraki en etkili üç merkez gazetesi (Dinç Bilgin’in Sabah’ı, Cem Uzan’ın Star’ı ve Aydın Doğan’ın Milliyet’i) o günlerde neler yapmışlar...
“Düellocu” Batı, “pusucu” Ortadoğu...
Perdeyi Star gazetesi ve onun yayın yönetmeni Fatih Çekirge açtı... Star gazetesi, İkiz Kuleler’e saldırıdan sadece iki gün sonra topun ağzındaki ülkeleri “TÜRKSAT 1C uydumuzdan” alınan bir fotoğraf üzerinde işaretledi... Kimler yoktu ki: Filistin, İran, Irak, Sudan, Afganistan, Suriye...
Aynı gün genel yayın yönetmeni de “Pusu ve düello” başlıklı bir yazı yazdı. Çekirge’ye göre ABD“düellocu”, Ortadoğu “pusucu”ydu... ABD mutlaka cevap verecekti ve bunu bir pusucu gibi gizlenerek değil, bir düellocu gibi göstere göstere yapacaktı.
Gerçi tek başına “Amerika’nın savaşı” dahi Türk basınının adrenalin düzeyini yükseltmeye yetiyordu ama Türk basını daha fazlasını istiyordu... “Biz” de işin içinde olmalıydık...
15 Eylül 2001’de Sabah gazetesi, bu doğrultuda kotarılmış bir umut aşılama, bir “olacak inşallah”haberiyle çıkageldi: “Ankara’ya büyük övgü...”
Fakat habere haber demeye bin şahit isterdi:
“‘İyi ki varsınız’ diyen dünya basını ve finans çevreleri Türkiye’yi alkışlıyor... Daily Telegraph (İngiliz gazetesi): Böyle bir dönemde Türkiye’nin varlığı büyük şans... Schwartzkopf (Körfez Savaşı komutanı): Gerçek dost Türkiye yine bizimle elele... J. P. Morgan (Yatırım bankası): Türkiye’nin önemi artacağı için Türk tahvillerini öneriyoruz... Eurasia Group: Türkiye yeni bir sıkıntı yaşarsa, finans kuruluşları yardıma koşar...”
“24 saatte Bağdat...”
17 eylülde Sabah’ta yayımlanan “Mekanize Amerikan ve Taliban askeri” başlıklı “haber”, Türk basınında cılız da olsa görülmeye başlayan “Afganistan ve Ortadoğu bataklığından uzak duralım” çağrılarının çanına ot tıkamak ister gibiydi... “Bataklık” falan palavraydı... Gazete, okurlarını buna ikna etmek için, yan yana koyduğu “mekanize Amerikan” ve “mekanize Taliban” fotoğraflarını kıyaslama yolunu seçmişti. Sabah, tatlı tatlı dalgasını geçiyordu “mekanize Taliban” askeriyle: Çorabı yoktu ama “çatışma ânında hızlı hareket etmek için” bisikleti vardı!
O günlerde basının temel uğraş alanlarından biri de Türkiye’nin Irak’a girmesi yönünde heyecan pompalamaktı. Hatırlayacaksınız, 17 eylülde Hürriyet “Biz de Irak’a gireceğiz” haberiyle bu işin öncülüğünü yapmıştı. 19 eylülde Star, “24 saatte Bağdat” başlıklı haberiyle adeta “öyle girilmez, böyle girilir” deyip Hürriyet’i solladı. Gazetenin isimleri belirtilmeyen “askerî uzmanlar”a dayandırdığı habere göre “Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Irak planı hazır”dı. “Bir gecede 100 bin asker sınırı geçecek, yedi üsten havalanan uçaklar hedefleri vuracak, 24 saatte Bağdat’a girilecek”ti...
Hızlı ulusalcının Amerika aşkı
Ne var ki basının bütün gayretine rağmen halkta “Amerika’nın savaşı”na asker yazılma yönünde en küçük bir arzu bile yaratılamıyordu. Gerçi Milliyet’in başyazarı Güneri Cıvaoğlu, böyle durumlarda halkın eğilimlerine pabuç bırakılmaması gerektiğini yazmıştı (“Halk savaşa karşı, ama bu yöndeki kararlar halkın duygusal eğilimleri doğrultusunda değil, Türkiye’nin stratejik çıkarları doğrultusunda alınmalıdır”), fakat yine de halkta düşük seviyeli de olsa bir rıza yaratmak gerekiyordu.
Bu amaç doğrultusundaki en yaratıcı fikirlerden biri, günümüzün en hızlı ulusalcılarından biri olanAydınlık yazarı Sabahattin Önkibar’dan geldi. O sırada Star gazetesinin Ankara temsilcisi olan Önkibar’ın fikri, İstanbul’daki yönetimi o kadar çok etkilemiş olmalı ki, bu pür yorumu alıp haber diye gazetenin manşetine yerleştirdiler: “Bosna’da, Kosova’da Müslüman’ı kim kurtardı?”
Yazı-manşette da bu sorunun cevabı da vardı... Tabii ki Amerika. Yazıda şöyle tesbitler de vardı:
“ABD’nin terörle mücadele bağlamında Ladin ve Taliban’a savaş ilan etmesini İslam’a tavır şeklinde yorumlamak eğer kasıt yoksa ahmaklıktan başka bir şey değildir.”
“Figüran, pısırık Türkiye istemiyoruz”
Mesele sadece halkta rıza yaratmak değildi... Siyaset de “Türkiye’nin çıkarlarının ABD’nin yanında Afganistan’a, Irak’a dalmakta olduğunu” göremiyordu ve bu merkez medya yöneticilerini çıldırtıyordu.
Milliyet gazetesinin genel yayın yönetmeni Mehmet Y. Yılmaz “pısırık Türkiye” istemediğini yazdı:
“(...) Pısırıklığı temel alan politikaları bu nedenle eleştiriyoruz. Rol dağıtımında Türkiye seyirci olmamalı.” (Milliyet, 25 Eylül 2001)
Sabah gazetesi başyazarı Güngör Mengi de Washington’a koşturmakta gecikip Türkiye’yi savaşta figüran derekesine indiren hükümete veryansın ediyordu:
“(...) ABD’nin başını çektiği kampanyanın en ön safında yer tutması gereken Türkiye niçin figüran rolüne razı oluyor? Terör saldırısından hemen sonra müttefik ülke devlet ve hükümet başkanlarının doluştukları Washington’a Türkiye, neden iki haftalık gecikme ile ve Dışişleri Bakanı düzeyinde temsilci gönderdi?” (Sabah, 28 Eylül 2001)
Hem de küstah, ırkçı bir üslupla...
Merkez medyanın zaten tahammülfersâ bir boyuta varan savaş çığlıkları, bu işi yaparken tutturdukları üslupla ve ırkçılığa varan yorumlarıyla mide bulandırıcı bir hâl alıyordu...
9 Ekim 2001 tarihli Star gazetesi bu nitelikteki birden fazla “haber”iyle eline kimsenin su dökemeyeceğini bir kez daha gösterdi.
Bir gün belki tamamını da aktarırım, bugün sadece “Ağzınızla yiyin” başlıklı “haber”i dikkatinize sunacağım...
Haber, ABD’nin Afganistan’a bombalarla birlikte yiyecek paketleri de attığına dair... Paketlerin üzerinde “nasıl açılır”ın değil, “nasıl yenilir”in tarifi varmış. Başına bombalar yağmakta olan bir halkla şöyle eğleniyordu Star’cılar:
“Paketin nasıl açılacağı değil, içindekilerin nasıl yeneceği tarif ediliyor. ‘Kaşığı ağzınıza götüreceksiniz ve yiyeceksiniz’ manasında... Pakette suşi yok. İşte bunlar var... Menü idare eder...”
Sabah’ın da hakkını yemeyelim... Aynı gün o da “Taliban’dan karşı ateş... Süpersonik uçağa kurşun sıktılar!” haberiyle katılıyordu eğlenceye...
“Sadece Türkler gelsin”
O günlerde Türk basını öyleydi ki, manipülasyon ve dezenformasyon kaynaklarının bu basına “bir koyup üç almaları” işten bile değildi. Örnek, 17 Ekim 2001 tarihli Milliyet’ten...
Milliyet o gün manşetten, Afganistan’daki Barış Gücü’nün “Sadece Türkler”den oluşacağı müjdesini veriyordu: “Taliban’la savaşan Kuzey İttifakı’nın tercihi: Afganistan’da operasyon bitince kurulacak Barış gücü sadece Türk askerinden oluşsun...”
Bu kadar kesin yani: Kuzey İttifakı’nın Washington’daki temsilcisi Amin “Sadece Türkler” demişti. Ne var ki haberin son paragrafında okurları hoş bir sürpriz bekliyordu:
“(...) Amin, bir an evvel toplanabilmesi açısından, sözkonusu gücün sadece bir ülkenin askerlerinden oluşturulmasını tercih etiklerini de söyledi. Amin’in, bu sözlerle, muhtemel barış gücünün en azından ilk aşamada sadece Türk birliklerinden oluşmasını yeğlediği tahmin ediliyor...”
Hürriyet dışı merkez medya da işte böyleydi o günlerde...
Peki, bu günlerde “Ortadoğu bataklığı”na dikkat çeken merkez medyanın o günlerdeki hâlini nasıl yorumlamalıyız?
İki şıktan biri: Ya Ortadoğu o zaman “bataklık” değildi ya da gazetecilik o zaman bir bataklıktı.
Yazarlar
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları

























































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
21.07.2025
14.07.2025
23.06.2025
19.06.2025
17.06.2025
8.06.2025
1.06.2025
11.05.2025
8.05.2025
4.05.2025