Alper GÖRMÜŞ
Sağlıkta Şiddete Karşı Yasa Tasarısı dün (8 Kasım) ilgili komisyonda kabul edildi. Tasarının beşinci maddesi tartışılırken komisyonda çok şiddetli kavgalar yaşandı. Bu madde, kanun hükmünde kararnamelerle (KHK) kamu hastanelerinde çalışmaları men edilen doktorların özel hastanelerde de çalışamayacaklarını hükme bağlıyordu.
O tartışmaları yansıtan on iki dakikalık bir video kaydı izledim. O videoda beni en çok Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) milletvekillerinin vücut dilleri etkiledi: Haksız, hukuksuz, vicdansız bir iş yaptığını bilen ve fakat buna direnme gücü olmayan insanlara has, izleyende onlar adına utanma duygusu uyandıran bir vücut dili... O kadar ki, aralarından biri bile savundukları tasarı lehine konuşma hakkını kullanmamıştı.
İki yıl önce: ‘Özel hastanelerde çalışabilirler...’
Halkların Demokratik Partisi (HDP) milletvekili ve komisyon üyesi Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun tartışmalar sırasında hatırlattığı bir nokta var ki, getirilen yasağın hukuksuzluğunu katmerli hale getiriyor:
“(...) Zaten böyle bir teklifi Sağlık Bakanlığı’nın getirmesi de çok gariptir, çünkü öncesinde, OHAL döneminde, Sağlık Bakanlığı, hekimlerin özel hastanelerde çalışması için genelge yayımlamıştır. Ne oldu da şimdi özel hastaneleri yasaklamaya çalışıyorlar? Ne yaptı bu hekimler? Bir buçuk, iki yıldır özel hastanelerde çalışıyorlar. Ne gibi bir kötü fiilleri oldu? Tek bir tane bana göstersinler nasıl bir kötü, olumsuz bir fiil oldu da korkan ve KHK’lı doktor çalıştırmak istemeyen o özel hastaneler için genelge yayınlayan Bakanlık, kalkıp bu hekimler için ‘Özel hastanede çalışamaz’ diye yasa teklifi getiriyor ve bunu savunuyor; bunu anlamak mümkün değil.”
Ben, ilk dinlediğimde Gergerlioğlu’nun bu sözlerinden pek bir şey anlamadım. Gerçekten de, dediği gibi OHAL döneminde Sağlık Bakanlığı, kamu hastanelerinde çalışmaları men edilen doktorların özel hastanelerde çalışabileceklerine dair görüş mü açıklamıştı? OHAL kalktıktan çok sonraki bir tarihte “KHK’dan atılan doktorlar özel hastanelerde de çalışamaz” diye bir yasa maddesi hazırlayan Sağlık Bakanlığı, hem de OHAL koşullarında böyle ‘şefkatli’ bir davranışta bulunmuş olabilir miydi?
Tuhaf bir kronoloji
Merak edip geriye doğru gittim ve gerçeğin tam olarak öyle olduğunu şaşkınlıkla tespit ettim. İşin kronolojisi şöyleymiş:
Hükümet, 1 Eylül 2016’da, yani 15 Temmuz darbe girişiminden bir buçuk ay sonra yayımladığı 672 sayılı KHK ile,
“Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan” kamu personelinin, “başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarıldığını” duyurmuştu.
Bu kararnamenin ekindeki listelerde çok sayıda sağlık personeli ve doktor da vardı. Bir gecede işsiz kalan bu kişiler doğal olarak iş bulmak umuduyla özel hastanelere akın ettiler. Ne var ki, devletin gazabından korkan özel hastaneler bu kişileri işe almadılar.
Bunun üzerine Sağlık Bakanlığı iki ay sonra, 28 Ekim 2016’da 81 ilin valilerine bir genelge gönderdi. Genelgenin konu kısmının karşısında aynen şu ifade yer alıyordu: “Kamu Görevinden İhraç Edilen Sağlık Meslek Mensuplarının, Özel Sağlık Kuruluşlarında İstihdam Edilmeleri...”
O günlerde bu genelgeyi alıp da “konu” kısmını okuyan valiler herhalde şöyle düşünmüşlerdir: Demek ki kamudan atılan sağlık personelini istihdam eden özel hastaneler var ve Sağlık Bakanlığı bizi, o kişilerin oralarda (da) istihdam edilmelerinin önüne geçmek için göreve çağırıyor...
Fakat öyle değildi, tam tersiydi: Bakanlık, bu kişilerin özel hastanelerde çalışmalarında bir sakınca olmadığını söylüyor, özel hastaneleri cesaretlendiriyordu. Genelgenin son cümlesi aynen şöyleydi:
“672 Sayılı KHK ile kamu görevinden ihraç edilen tabib, diş tapibi ve diğer sağlık mensuplarının özel sağlık kuruluşlarında istihdam edilmelerine engel bulunmamaktadır.”
Sayıları binlerce kişiyi bulan sağlık personeli, işte Sağlık Bakanlığı’nın bu genelgesi sayesinde özel hastanelerde iş buldular ve iki yıl boyunca istihdam edildiler; ta ki Sağlıkta Şiddet Yasası’na kadar...
Komisyondan geçen yasa Meclis’ten de geçerse, bu kişiler bundan böyle Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ile bağlantılı çalışan hiçbir özel hastanede görev yapamayacaklar. Bu tanımın dışında kalan özel hastanelerin toplamın yüzde 1’i kadar olduğu söyleniyor.
Kronoloji ve tablo böyle... Şimdi siz bu tabloda bir nebze olsun hukuk, bir nebze olsun hakkaniyet, bir nebze olsun vicdan görebiliyor musunuz?
AK Parti’nin büyük konforunun bir başka veçhesi
“İktidarın büyük konforu: Sıfır siyasi riskle hak çiğneme hakkı...”
Bu yazının başlığı, bazı okurlara aşina gelecektir... Geçtiğimiz aylarda kaleme aldığım iki yazıda yine “iktidarın büyük konforu”ndan söz etmiş, bununla anlatmak istediğim şeyi şöyle ifade etmiştim:
“(...) Belki de dünyada eşi olmayan, istisnai bir konfor bu. Öyle ki, AK Parti bazı temel politikalarını eleştirenleri ihanetle suçlayınca da, koşullar değişmediği halde o politikadan vazgeçince de ‘haklı’ oluyor. Kendisine oy verenler bunda bir problem görmediği gibi, muhalefetin, AK Parti’nin ‘çelişkileri’ üzerine yürüttüğü propaganda da hiçbir etki yaratmadan sönümlenip gidiyor.”
Toplumsal kutuplaşma ve şeytanlaştırma sayesinde...
Sağlıkta Şiddet Yasa Tasarısı’nın beşinci maddesi, AK Parti’nin kullandığı büyük konforun bir başka veçhesini gözler önüne seriyor.
Normal bir ülkede, bu örnekte olduğu gibi tümüyle hukuksuz ve hatta düpedüz zorbaca bir hak ihlaline başvuran bir iktidar, bunu ancak seçmen desteğinin hiç değilse bir bölümünü kaybetmeyi göze alarak yapabilir. AK Parti ise bu türden hak ihlallerine zerrece aldırış etmeyen tabanı sayesinde büyük bir konfor kullanıyor: Sıfır siyasi riskle hak çiğneme hakkı!
İktidarın, böyle yelpazesi geniş bir konfora sahip olmasında toplumsal kutuplaşmanın çok büyük bir rolü var.
Toplumun biribirine düşman kamplara bölündüğü, her kampın kendi siyasi temsilcilerinin iktidarda olmasını kendi bekasının vazgeçilmez koşulu olarak gördüğü bir vasatta, ‘bizimkilerin’ iktidarının yanlışlarını ve çelişkilerini ‘görmemek’ siyasi rasyonalitenin en temel gereklerinden biri haline gelir.
Toplumsal kutuplaşma, bu yönüyle AK Parti’nin özne olarak yapıp ettiklerinden bağımsız bir biçimde ‘konfor’ üreten, onu öyle yaptığında da, tam tersini yaptığında da ‘haklı’ kılan bir rol oynuyor.
Sorabilirsiniz: Madem öyle, muhalefet neden toplumsal kutuplaşmayı ortadan kaldıracak bir dil kullanacak yerde, AK Parti’nin tabanını birbirine kenetleyen bir dil kullanıyor?
Bu sorunun cevabı belli: Çünkü toplumsal kutuplaşma ana muhalefet partisi için de benzer bir konfor üretiyor. O da o sayede hiçbir yeni şey söylemeden tabanını konsolide edebiliyor ve oylarını koruyabiliyor.
Pazartesi günü “CHP’nin büyük konforu” üzerine yazacağım.
Alper Görmüş
Yazarlar
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları



























































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
21.07.2025
14.07.2025
23.06.2025
19.06.2025
17.06.2025
8.06.2025
1.06.2025
11.05.2025
8.05.2025
4.05.2025