Cengiz AKTAR
Dünyanın her bucağındaki kolonisi sayesinde üstünde güneş batmayan imparatorluk olarak yakın zaman tarihine geçen şanlı Birleşik Krallığın dağılışını izliyoruz. United Kingdom “Disunited Kingdom” olarak geçiyor artık. Burnundan kıl aldırmayan İngilizler darmadağın.
Akla gelmeyecek tarihî bir hatâ sayesinde kendini Avrupa kıtasından tecrit etmekle kalmıyor, farklı etnik gruplardan oluşan Krallığın dağılmasına da neden oluyor. Ekonomisi ve para birimi sterling günü gününe alınan tuhaf kararların etkisinde yalpalıyor. Brexit’e isyan bayrağı açmış genç ve eğitimli nüfusu geleceğini başka ülkelerde arıyor. Memleketin dünya çapında siyasetçiler yetiştirmiş ünlü siyaset sanatı beşinci sınıf politikacıların elinde perperişan.
Muhafazakâr Partinin 92.153 delegesi tarafından, yani hepi topu 92.153 Britanya vatandaşınca seçilen ve başbakan olan Boris Johnson 60 küsur milyon vatandaşın istikbalini belirleyecek ve büyük olasılıkla dağılışın mimarı olarak tarihe geçecek.
Hazret seçilir seçilmez âdeti üzere ipe sapa gelmez, birbirleriyle çelişkili demeçler vermeye, dağılmakta olan devleti toparlamaya çalışmaya başladı. “İngiltere’ye karşı bahse giren insanlar donlarını kaybedecek çünkü demokrasiye olan güvenimizi yeniden kazanacağız” buyurmuş. Çabaların beyhude olduğunu görmek zor değil. Halâ pek çok gözlemci İngiltere’nin kendini kurtaracağını hayal etse de bir devlet gözümüzün önünde intihar ediyor.
Yeni Başbakan sorunların ana nedeni olan Brexit’e halâ sahip çıkıyor ve halâ bunun sorunsuz geçeceğini iddia ediyor. Kurduğu hükümet ne pahasına olursa olsun Avrupa’dan kopma yanlısı radikal Brexitçilerle dolu. Diğer demagoglarla birlikte memleketinin başına ördüğü çoraplara ısrarla sahip çıkıyor: “Ülkeyi Avrupa Birliği dışına çıkaracağıma söz verdim ve biz milletvekillerinin halka verdiği sözleri yerine getirip Avrupa Birliği dışına çıkacağız. 31 Ekim’de olsun ya da olmasın.”
Britanya’nın başına gelen bu tarihî felâketin hem sorumlularından olmak, hem de bu felâketi küçümsemek herhalde ruhbilimin alanına girer. Gerçeklerden kopukluğun geldiği aşamaya birkaç örnek verelim.
Selefi Theresa May’in Avrupalı yetkililerle aylar boyunca müzakere ettiği ve bütün Avrupa kurulları tarafından kabul edilmiş olan, buna mukabil Avam Kamarası tarafından üç kez üst üste reddedilmiş olan 585 sayfalık Çıkış Anlaşmasını yeniden müzakere etmekten dem vuruyor. Avrupalı muhataplarıysa ısrarla böyle bir şeyin sözkonusu olmadığını dile getiriyor.
İkinci hayal İskoçya ile ilgili. Johnson başbakanlık koltuğuna oturur oturmaz İskoçya’ya gitti. İskoçya Başbakanı Nicola Sturgeon tarafından buz gibi karşılandı ve öfkeli göstericilerden kaçmak için Edinburgh’taki makam evini arka kapıdan terk etmek zorunda kaldı.
Sturgeon “İskoçya halkı bu Tory hükümetine oy vermedi, bu yeni başbakana oy vermedi, Brexit'e oy vermedi ve kesinlikle Boris Johnson'ın da istediği anlaşmasız Brexit'e oy vermedi” dedi. Britanya’nın Avrupa’dan anlaşmalı ya da anlaşmasız çıkışı, zaten ayrılma eğiliminde olan İskoçya’nın yeni bir bağımsızlık referandumu yoluyla Birleşik Krallık’tan ayrılmasını hızlandıracağı konusunda gözlemcilerin ekseriyeti hemfikir.
Bugüne kadar pek işitilmemiş şekilde Galler bölgesi de ülkenin bile bile içine düştüğü tuzağa tepki verir hâle geldi. İskoçya’dan sonra ertesi gün Galler’de Johnson, tıpkı Sturgeon gibi endişeli ve rahatsız bir Galler Başbakanı ile görüştü. Muhalefetteki İşçi Partisi üyesi olan Galler Başbakanı Mark Drakeford, Guardian mülâkatında Johnson’un kafasındaki Brexit’in, Galler’in tarım ve sanayi sektörlerini tehlikeye atacağını ve yüzyıllardır var olan bir yaşam biçimini etkileyeceği konusunda uyardı.
Drakeford “Birleşik Krallık’ın bugün azamî risk altında olduğunu düşünüyorum” derken hem İskoçya hem de Kuzey İrlanda'nın ezici bir şekilde Avrupa Birliği’nde kalmak için oy kullandıklarına işaret etti. Bu anlamda Brexit referandumu sonuçları Krallığı oluşturan halkların dolaylı olarak Krallık’ta kalmama iradelerini de faş etti.
Çarşamba, çıktığı turun son ve en nazik durağı olan Belfast’ta ne daha iyi karşılandı ne de herhangi bir şey elde edebildi. Aksine İrlanda Cumhuriyeti Başbakanı Leo Varadkar anlaşmasız bir Brexit durumunda Kuzey İrlanda’nın İngiltere ile bağlarını koparma ihtimalini ima etti ve Kuzey İrlanda’daki soydaşlarına hitaben “sanırım gittikçe daha fazla kendilerini nerede hissettiklerini sormaya başlayacak liberal Protestanlar ve Krallık taraftarı görüyoruz artık” dedi. O Kuzey İrlandalıların bugüne kadar hiç ayrılma ve İrlanda Cumhuriyeti’ne bağlanma gibi bir gündemleri olmadığını hatırlatalım.
İskoçya’nın ayrılma hazırlıkları, Galler’deki derin rahatsızlık, Kuzey İrlanda’nın İrlanda Cumhuriyetine bağlanması Avrupa Birliği tarafından kabul görecek gibi duruyor. Zira ayrılıkçı Katalunya’nın ayrılmak istediği İspanya Krallığı Avrupa’dan çıkmıyordu. İngiliz Krallığı ise çıkıyor. İngiliz diyoruz çünki İngilizler tek başlarına kalmış durumdalar. İrlanda’nın facialarla dolu İngiltere ilişkisinde elinin hiçbir zaman şu sırada olduğu kadar güçlü olduğunu söylemek abartı değil. İskoçya daha farklı değil.
Geçmiş başbakanlardan Gordon Brown’un geçenlerde Londra’daki bir etkinlikte Johnson’un “Birleşik Krallığın 55. başbakanı olarak değil, İngiltere’nin ilk başbakanı” olarak anılacağını söylemesi boşuna değil.
İngiltere’nin intihar sürecini okurken bizim memleketi düşünmüşsünüzdür. Her iki ülke de imparatorluk bakiyesi ve mirasçısı. Her ikisi de geçmiş şanının esiri. Her ikisi de sabık imparatorluklarının hasretinden kurtulup Avrupalı olamamış.
İngiltere, ne kuruluşunda, ne üye olduğunda Avrupa Birliği’nin iktidarları paylaştıran federal yapılarına asla ayak uyduramadı. Türkiye’de öyle. Birliği batıdan ve doğudan kıskaca alan bu iki irice ülke 21. yüzyılda tek başlarına yollarına devam etmeye çalışacaklar.
İngiltere’nin durumu Türkiye’ninkinden hallice, ama Birlik dışında kalması yukarıda anlatılan riskleri beraberinde getiriyor. Önü karanlık.
Siyasî İslâm’ın boyunduruğundaki Türkiye de Birlik normları dışında hareket etmeye başladığından bu yana bocalıyor, yalpalıyor, su alıyor. Üstelik İngiltere’nin aksine var olan sistemi yıkıp yerine hiçbir şey kuramamış bir rejimin tasarruflarıyla debeleniyor.
Türkiye’de devletin intiharını ilk kez 19 Şubat 2016’da dile getirmişim. Rejim, kontrolü altına almak isterken kadim devlet kurumlarını yerle bir etti. Avrupa Birliği ivme ve teşvikiyle 2001’den itibaren doğru istikamette dönüşmeye başlayan temel devlet kurumları Adliye, Askeriye, Hariciye, İlmiye, Maliye ve Mülkiye 2010’dan itibaren itibarsızlaştırıldı. Kurumsal hafızaları boşaltıldı, kurum olmaktan çıkarıldılar.
Erdoğan’ın “davul bizim boynumuzda, tokmak onların elinde” mecazıyla diline doladığı tüm denge ve denetleme sistemleri yok edildi.
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi denilen ucubeyle yargı ve yasama rejime tabi kılındı.
Zaten çağdışı olan 1982 Anayasası dahî âtıllaştırıldı.
Sivil toplumun kolu kanadı kırıldı, denetleme araçları elinden alındı.
Bağlı bulunulan uluslararası sözleşme ve anlaşmaların sağladığı denge ve denetleme mekanizmaları, uluslararası sistemi takmayan, aksine her önüne gelene ayar veren rejim tarafından etkisizleştirildi.
Sonunda devlet çökme aşamasına geldi. Çatırtı sesi gelmiyor mu?
Yazarlar
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMABD’de bir şeyler oluyor: Nick Fuentes 30.11.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP modernizmi ve faşizmi... 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Ali TürerÇÖZÜM, BARIŞ VE KARDEŞLİK GETİRECEK Mİ? 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYAİmamoğlu'na istenen 23 asırlık tarihi ceza: Roma İmparatorluğu kurulduğunda hapse girseydi hala ceza 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDEN"Arananlar" zulmü ne zaman son bulacak? 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunYazmak, ciddi bir iştir 28.09.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNÖcalan, Erdoğan’a “Seni yine başkan yaptırırız” sözü mü veriyor? 11.09.2025 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANTürkiye’de ve Yunanistan’da Aleviler – Yeni Bir Tablo 1.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakKadife eldiven zamanı 10.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Selami GÜREL“Adı belirsiz” süreç hızlı ilerliyor 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELOtoriter Nasyonal-Kapitalizmin Yeni Eşiği: II. Trump Devri 5.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları















































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
4.01.2022
18.05.2021
10.05.2021
24.04.2021
24.03.2021
23.02.2021
20.01.2021
12.01.2021
28.12.2020
22.12.2020