Hakan AKSAY
Putin sürpriz bir hamle yaparak Suriye’den Rus askerî güçlerinin çıkarılacağını açıkladı.
Kafalar karıştı.
Ne oldu, savaş bitiyor mu?
Rusya Esad’ı terk mi ediyor?
Gücü tükendi, parası bitti de sahadan çekiliyor mu?
Yoksa Moskova ile Washington gizlice anlaştı mı?
Sakın işin içinde başka bir iş olmasın?
Bu ve benzeri soruların haddi hesabı yok.
Rusya, 30 Eylül 2015’te “aniden” Suriye’deki savaşa girmişti. Aradan 5,5 ay geçtikten sonra yine “aniden” savaştan çıkma hamlesi yapıyor.
Peki, ne oldu bu süre içinde?
Özetlemeye çalışalım.
5,5 ayda gelinen aşama
1. Kendi açıklamalarına göre, Rusya Hava Kuvvetleri bu sürede 9 bini aşkın sorti yaparak 10 bin kilometrekarelik bir alanda 400 kadar yerleşim yerinin kurtarılmasını sağladı.
2. Eylül ayında koltuğu sallanmaya başlayan Esad’ın konumu ülke içinde ve uluslararası siyasette pekişti; Suriye Ordusu silah ve moral bakımından gücünü toparladı.
3. Rusya, Tartus (deniz) ve Hmeymim (hava) üslerinde büyük bir askerî bir potansiyele sahip oldu.
4. IŞİD tehlikesi yok edilemedi, ancak zayıflatıldı. Özellikle de finans kaynaklarına, petrol üretim ve satış imkânları ile silahlanma kanallarına önemli darbe indirildi.
5. “Ilımlı” oldukları söylenen muhalefet büyük ölçüde dağıtıldı; bunların bir kısmı “radikalleşti”, ötekiler de Esad birliklerine yöneldi veya pasifize oldu. “Ya IŞİD ya Esad” seçeneği öne çıktı.
6. Radikal İslamcıların saflarında savaşan 2 bin kadar Rusya vatandaşının öldürüldüğü bildirildi.
7. Rusya bu 5,5 ayda minimum kayıp verdiğinin altını çiziyor: Sadece 4 ölü (Bunlardan ikisi Türkiye’yle ilgili: Düşürülen uçağın pilotu ve kurtarma ekibinden bir kişi) (Bu arada Sina Yarımada düşürülen Rus yolcu uçağını hatırlatalım. Geçenlerde düşürülen MİG-21 uçağıyla ilgili soru işaretlerini de bir kenara yazalım).
8. Moskova açısından öne çıkan bir başka konu da, Suriye savaşı sırasında kazanılan deneyim ve yeni kuşak Rus silahlarının (askerî becerilerinin dışında ticari değerleri de önemli) başarıyla denenmiş olması.
9. Ekonomik sıkıntılar yaşayan ve savunma bütçesini yüzde 10 daraltmak zorunda kalan Rusya’nın, savaşın her günü için 2,5 milyon dolar harcadığı söyleniyor.
10. Kremlin, savaşa girerken bunun “geçici bir harekât” olduğunu söylemişti. ABD başta olmak üzere birçok ülkede “Suriye’nin Rusya açısıdan yeni bir Afganistan olacağı” beklentisi yoğun(du).

‘Çekilme’ mesajı kimlere ne diyor?
11. Ukrayna-Kırım anlaşmazlığında Batılı başkentler ile ilişkileri gerginleşen Moskova, Suriye’de – zaman zaman yine anlaşmazlıklar yaşasa da – ABD başta olmak üzere Batı ile diyalog ve işbirliği fırsatları yaratmasını bildi.
12. Rusya’nın son dönemde Suriye’de yaşanan gelişmelere ağırlığını koyduğu ve askerî-siyasi açıdan büyük ölçüde belirleyici olduğu kabul gördü. (Kimilerine göre, Putin gelecek Temmuz ayında ekonomik yaptırımların hafifletileceğini veya kaldırılacağını umuyor).
13. Sıkıntılı bir şekilde ilerleyen Cenevre görüşmelerinin tam da yeniden başlama aşamasında Rusya’nın bu “çekilme” açıklaması, onun konumunu güçlendiren ve barış çabalarına desteğini ifade etmesi açısından altı çizilen bir jest olarak algılanıyor.
14. Bir başka mesaj da “dostlara”. Kısa süre önce Esad’ı aleni olarak eleştiren Moskova, yeri geldiğinde Rusya'nın çıkarlarını koruyacak bir başka Suriye lideriyle ilerleyebileceğinin sinyalini veriyor. Bu, aynı zamanda Esad’a daha sıcak bakan ve son dönemde Rusya’dan farklı açıklamalar yapan İran’a ve Hizbullah’a yönelik bir uyarı.
15. Savaşın önemli bir bileşeni de “enformasyon ve propaganda cephesi”. Putin şu anda, minimum kayıpla savaş bölgesinden çıkma kararı alarak bunu hem uluslararası alanda hem de ülke içinde bir “zafer” olarak gösterme şansına sahip (Suriye’den ilk olarak dönen uçaklardan inenlerin Rusya’da nasıl karşılandığını görseydiniz, meselenin “içeride” getireceği puanları hissedebilirdiniz).
Rusya, Suriye’den çekiliyor mu?
16. Putin’in açıklaması Rusya’nın tümüyle Suriye’den çıkacağı anlamına gelmiyor. Sadece orada sahip olduğu askerî gücün bir bölümünü geri çekeceği anlamına geliyor. Üstelik dün başlayan geri çekme operasyonunun takvimi henüz belli değil. Herhalde günler ve haftalar değil, aylar alacak (yıllar alması, “Afganistanlaşma süreci” olurdu). Dahası iki Rus üssü (Tartus ve Hmeymim) kalıyor. Muhtemelen S400 füze savunma sistemi de. Bir adım daha atalım: “Gerektiğinde” Rus uçaklarının Suriye’ye dönmesi an meselesi. 2-3 saatlik uçuş mesafesi.
17. Putin’in bu kararı ABD için bir sürpriz mi oldu, yoksa bekleniyor muydu? Rus liderini tanıdığımız kadarıyla açıklamasının Washington’u da şaşırtmış olması ihtimalini var sayabiliriz. Bununla birlikte Moskova’nın bu kararında sadece yukarıdaki bazı maddeler değil, aynı zamanda Batı ile yaptığı pazarlıklarla anlaşmalar (veya anlaşma süreci) etkili olmuş olabilir. Hangi konuda? Bilmiyoruz. Belki Suriye ile ilgili bir paylaşıma uygun olarak. Belki ekonomik yaptırımların geleceğiyle ilgili. Belki Ukrayna’da verilecek bir taviz karşılığı. Belki Suriye’ye girmek isteyen Türkiye’nin ABD tarafından engellenmesi sözü karşılığında. Ya da başka bir konuda.

Rusya, Türkiye ile savaştan kaçındı mı?
18. Dün internette, özellikle de Rus sitelerinde Putin’in bu kararı neden aldığı ve neden şimdi açıkladığı üzerine belki de yüzlerce yorum ve tahmin yayımlandı. Bunlar arasında Türkiye ile ilgili olanlar da vardı. Belki de en önemlisi (geçen haftaki yazımda da dile getirdiğim gibi) gelişmelerin Rusya ile Türkiye arasında savaş tehlikesi doğurmasıyla ilgiliydi. Erdoğan yönetiminin Ankara’daki terörü bahane ederek Suriye’ye gireceğini, bunun Rusya’yı yalnızca Türkiye ile değil NATO blokuyla karşı karşıya bırakabileceğini vurgulanlar vardı. Üstelik Ukrayna’daki savaşın sürdüğü, diğer yandan Polonya ve Baltık ülkeleri ile ilişkilerin gerginleştiği koşullarda... İddiaya göre, Putin artıları eksileri değerlendirdikten sonra “Suriye’den çıkış” açıklamasını yaptı.
19. Rusların yaptığı açıklamalarda, IŞİD’e indirilen darbelerle ilgili olarak “Türkiye ile iletişiminin kesilmesi” ve “petrol ticaretinin engellenmesi” özellikle vurgulandı. Ayrıca Rusya, izlediği siyasi ve askerî çizgiyle Türkiye’nin Suriye politikasının çökertildiğini kaydediyor. Uçağın düşürülmesi anından itibaren benzer bir askerî hamle ile “intikam” alınması isteği Rus medyasında çok dile getirildi. Ancak yukarıdaki iddianın sahipleri, şu anda Türkiye ve arkasındaki NATO’yla çatışmanın doğru olmayacağı, ayrıca olası bir savaş ortamında Türkiye’nin bütünlüğüne yönelik bir tehdidin uzun vadede Moskova’nın çıkarına hizmet etmeyeceği görüşünde. Üstelik Rusya bir adım geri çekilerek Suriye Kürtlerine saldırmak isteyen Türkiye’nin, yakın müttefiki ABD tarafından yola getirilmesinin şartlarını yaratmış da olabilir. Tekrar ediyorum, bu, bazı Rus sitelerinde dile getirilen bir iddia.
20. Son olarak kendi görüşümü ekleyerek bitireyim. Bu 5,5 ayın en büyük kayıplarından biri de, kuşkusuz, Türkiye-Rusya ilişkilerinin bozulması oldu. Putin’in “Suriye’den çıkma” kararı, bu açıdan kendiliğinden bir değişme yaratmıyor. Ama Erdoğan-Davutoğluyönetiminin Suriye’ye saldırarak “gerekirse Rusya ile kapışma”eğilimi içine girmesini zorlaştırıyor. Arkalarına bir şekilde ABD’yi almanın yollarını bulduklarını düşünüyorlarsa bile. Çünkü ne olursa olsun Putin’in açıklaması savaştan değil barıştan yana bir adım. Dünyada da böyle okunuyor bu karar.
Eğer Suriye’de barış süreci güç kazanırsa, her alanda maceracı ve provokatif girişimlerden uzaklaşılması ve diyalog yoluna girilmesi için uygun bir ortamın oluşması kolaylaşır. Türk-Rus krizinin çözümü için her iki tarafın da artık daha fazla gecikmeden atması gereken adımlar vardır. Bu adımları da bir başka yazıda ele alalım.
Yazarlar
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları




















































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
1.08.2025
17.07.2025
26.06.2025
22.06.2025
11.05.2025
10.05.2025
13.04.2025
29.03.2025
20.03.2025
6.03.2025