Hakan AKSAY
Tanya'ya mektup: Bugün senin ölümünün dokuzuncu günü...
19.11.2018
1440
Sevgili Tanya,
Arkadaşım, meslektaşım, bir dönem birlikte televizyon programı sunduğum iş ortağım.
Bugün senin ölümünün dokuzuncu günü.
Buralardan çok uzakta ve taze kazılmış bir Ortodoks mezarının içinde, başındaki bir sürü insanla bir kez daha vedalaşıyorsun.
Muhtemelen kar yağıyordur şimdi Belarus’ta.
Ablan gömüldüğün günün karlı fotoğraflarını yollamış, “Doğa bile Tanya’nın arkasından ağladı” diye yazmış altına...
* * *
Ne kadar oldu görüşmeyeli?
Sanırım 1 Kasım 2017’de, senin Rejans’taki 38. doğum gününde düzenlediğin şiir dinletisinde görüşmüştük en son.
Davetiyen işte burada:
“Tatyana Krasovskaya Yavuz... 1.11.2017, 16.30...” “Her şey hakkında ve ölümün kıyısında birazcık da hayat hakkında” diye yazmışsın davetiyende...
“Ölümün kıyısında...”
Ne kadar uzun süre geçirdin sen “ölümün kıyısında”, benim güzel arkadaşım?
Yedi yıl mı? Daha mı fazla?
Hayatta kalmak için neredeyse her yöntemi denedin. “Modern tıbbın yanı sıra alternatif tıptan da, hatta şarlatanlardan bile medet umdum” demiştin bana bir keresinde. Yaşamdan ve iki kızından ayrılmamak için öylesine direndin ki! Ben senin kadar mücadeleci birini görmedim, belki de hiç göremeyeceğim.
Sen tanıdığım birçok insandan ve bu arada benden çok daha fazla seviyordun hayatı...
Kaç ülkeye ve kaç kente gittin kanseri yenebilmek için...
Gündüz kemoterapi alıp gece dönüş yolunda bindiğin Tel-Aviv-İstanbul uçakları seni hatırlar mı acaba?
* * *
Sevgili Tanya,
Öylesine uzun zaman geçti ki görüşmeyeli...
Yok, hayır, aslında geçen gün ben seni gördüm.
Altı gün önce.
Sen açık tabutun içinde uyuyordun.
Ne kadar küçülmüş, ne kadar zayıflamıştın...
Ve çektiğin acılar nasıl da teslim almıştı yüz ifadeni...
Galiba sonunda kurtulmuştun.
Ama biz geride kalıp hâlâ yaşamaya devam edenler, bir türlü anlayamadığımız ölümün sadece tek bir cephesinden bakarız gidenlere. Ve onları bir daha göremeyecek olma duygusuna tutsak oluruz. Biraz da kendimiz için ağlarız sizlerin arkasından...
Ben de birkaç kez ağladım pazartesi günü İstanbul’un ucube bir sokağında seninle vedalaşırken.
O eski halim yok artık; kurşunlandığında ve bıçaklandığında gülüp geçen delikanlı ben miydim!
Şimdi neredeyse dokunsan ağlıyorum.
Ve gücümü toplayıp dokundum. Senin babana dokundum. Bana döndü. Birkaç kelime söylemeye çalıştım. Beceremedim. Birkaç dakika sonra onun beni yatıştırmaya çalıştığı bir yerden devam ettim hayata.
Ablanla da benzer bir sahne olmak üzereydi, zor atlattım.
Annene başsağlığı dilemek için törenin sonuna kadar bekledim. Pek konuşmadan onun ellerini avuçlarıma alıp sonra yine saçmalamadan hızla oradan kaybolmayı seçtim.
Arkama bakmadan hızla Beyoğlu’na doğru koşturdum.
* * *
Beyoğlu’nda beni seninle tanıştıracak olan Olga’nın belirlediği saate yetişebilmek için koşturuyordum.
Sanırım 4-5 yıl önceydi.
Sohbet ettik. Seninle ilgili ilk izlenimlerimden birini çok net hatırlıyorum: “Bu kız, gerçek gazeteci!”
Ve ondan birkaç yıl sonraki o “iş görüşmemiz” canlanıyor gözümde.
Tele1’de Rusya odaklı bir televizyon programı yaparken yayın sürem artınca çoktandır aklımdaki bir şeyi gerçekleştirme kararı almıştım: Yanıma Türkçe konuşabilen bir Rus gazeteci alarak programı birlikte sunmak.
Tanıdıklarım içinde en uygun aday sendin.
Teklif ettiğimde şaşırdın. Sevindin. Hemen konsantre oldun.
Ve ilk ayrıntılı görüşmemizde bana “laf arasında” sorunundan bahsettin: Kanserdin. (Hem hastalık, hem de hastalığa yakalanan insan için aynı kelimeyi kullanmak ne kadar vahşi!)
Ben de hangi aşamada olduğunu, doktorların sana ne kadar şans verdiğini anlamaya çalıştım.
Merakımı hissettin ve gülerek cevapladın: “Doktorların dediğine bakarsan 2-3 yıl önce ölmem gerekiyordu.”
Ben de güldüm. Sonra bir sesizlik oldu. Ne diyeceğimi bilemediğimden dolayı sana teşekkür etmeyi denedim, “samimiyetin için”...
Seninle birlikte çalışmak da çok güzeldi, dertleşmek de.
“Gerçek gazeteci”, gerçek bir insan ve dost olmuştu benim için. Ve iç dünyasına, inceliğine, fedakârlığına, inanılmaz manevi gücüne hayran olduğum “gerçek bir Rus kadını”...
* * *
Ölümünden sonra Whatsapp yazışmalarımızı okudum tekrar. Bana gönderdiğin sesli mesajları dinledim. O zamanlar göremediğim bir şeyler aradım.
Ne kadar çok şaka varmış o yazışmalarda... “Ölümün kıyısında” olan birisi için ne kadar şakacıydın, Tanya!..
Son aylarda birkaç kez görüşmek istemiştim. “Pek görüşecek halde değilim” diye kibarca reddediyordun beni.
Bir şeyler söylemenin ve yazmanın dışında senin için hiçbir şey yapamamak bana kendimi suçlu hissettiriyordu.
En son 17 gün önce, 1 Kasım’da yazmıştım sana:
“Doğum günün kutlu olsun, sevgili arkadaşım. Seni çok özledim.”
Kaç gün geçti, “okundu” işareti bir türlü belirmedi bu mesajımın yanında.
Sonra o cumartesi dört hecelik kısa haber geldi:
“Tanya öldü.”
Pazartesi vedalaştık seninle.
Ve “okundu” işaretinin yeşili yandı birden. Telefon baban Valera’daydı artık.
Ertesi gün vasiyetinde istediğin gibi, ninenin ve dedenin mezarına komşu olman için memleketine götürdüler seni.
Karlı bir havada gömdüler.
Ve bugün senin ölümünün dokuzuncu günü...
Belarus’un Mogilev kentinde taze kazılmış bir mezar başında sevdiklerin seninle vedalaşıyor.
Ve belki de yine kar yağıyor.
* * *
Bense önümde senin Facebook sayfan açık, öyle oturuyorum saatlerdir...
Her bir kelimeyi ağır bir taş gibi yüreğimden sökerek bilgisayar ekranına aktarmaya çalışıyorum.
Ve her tıkandığımda, senin sayfanın tepesine yerleştirdiğin fotoğrafa bakıyorum:
Karlar içinde bir çiçek...
Kardelen...
Kara, kışa, soğuğa aldırmadan mücadele etmesini, toprağın içinde boy verip yaşamasını, yüzünü güneşe dönmesini becerebilen, narin görünümlü ama çok güçlü bir çiçek...
Facebook’ta sahiplerinin ölümlerine aldırmadan varlıklarını sürdüren kimsesiz sayfalara biri daha eklendi.
* * *
Yazı bitti.
Sen öldün.
Sayfa kaldı.
Son noktayı koymadan sayfada seninle ilgili notlardan biri çarptı gözüme. İçinde senin yazdığın bir şiir vardı. Bir yerinde şöyle diyorsun (umarım çok fazla yüzüme gözüme bulaştırmadan Türkçe’ye çevirebilirim):
Ölüme 100 öpücük
Doktor kelimeleriyle yaylım ateşi açıldı üzerime,
Telefondan isabet aldım.
Bu ruhsuz ses tonuyla yola çıkan ölüme
Hiç de hazır değildi yüreğim.
Kafamda bir uğultu hissettim.
Yanağımda ise ebediyete kadar kalacak
O ilk öpücüğünü ölümün...
Kaçmaya çalışmadım, tartışmadım.
Sadece gözlerinin içine baktım ölümün.
Karanlığa direnmedim, bir ışık yaktım.
Geriye bakmadım.
O zamandan beri hep yanımdadır benim.
Şimdiyse artık omuz omuzayız.
Bazen kulağıma fısıldar ısrarla:
Haydi artık gidelim, kalksana!
Galiba arkadaş olduk biz ölümle.
Hatta söyleyebilirim onu sevdiğimi bile.
Onun da öpücükleri eskisinden şefkatli, hissediyorum.
Sanki onda en yakınımı görüyorum.
Ondan daha sadık ve dirençli kimseyi bilmiyorum.
Belki de onun ardından gölgelere karışma vaktidir?
Kim bilir, belki de o benim ışığımla birleşir...
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
























































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
1.08.2025
17.07.2025
26.06.2025
22.06.2025
11.05.2025
10.05.2025
13.04.2025
29.03.2025
20.03.2025
6.03.2025