Kemal ÖZTÜRK
Karanlık ortadan kalktıkça ve gün ışıdıkça, dağların, yeşilin ve muhteşem… nehrinin güzelliği ortaya çıktı. Dağların arasında sürecek uzun yürüyüş, bu güzelliklerin eşliğinde, arınma yolunda olacaktı.
Neredeyse 550. Yüzyıl boyunca bu yolda ruhunu arındırmak için yürüdü İnkalar. 'Pacamama' (Toprak Ana'nın) kollarında, onun evinde, onun güzelliğini izleyerek yürüdüler. Yürüdükleri yer, onlar için kutsal olan Macchu Picchu'ydu.
ATALARININ İZİNDE BİR YERLİ, ELIZABETH
Atalarının onlara öğrettiği gibi, güneşin, ayın, Samanyolu'nun ve toprak ananın arasında, günahlardan, kötülüklerden arınıp, ruhlarını arındırdılar.
And Dağları'nın yamacında, coşkulu Urubamba Nehri'nin kıvrımını takip ederek tırmanılan yol, iki kişinin yan yana ancak yürüyeceği genişlikte bir patika. Burada 7 saat boyunca, sürekli yokuş yukarı yürüyeceğiz.
Rehberimizi gördüğüm anda çok sevdim. Adı Elizabeth…
Bakmayın adının Avrupalı ismi olduğuna. Tam bir Peru yerlisi. Siyaha yakın esmer, kısa boylu, burunu kemerli, elmacık kemikleri çıkık, siyah saçlı ve güler yüzlü.
Tüm yürüyüş boyunca, onun için kutsal olan bu yolda ve varacağımız yerde, onu izledim, onu konuşturmaya çalıştım.
Çünkü İspanyolların Peru'yu işgal ettikten (1450'li yıllar) sonra, zorla Katolik yapılıp, ana dilini unutturduğu insanlardan değildi. Atalarının dinine inanıyordu ve atalarının dilini konuşabiliyordu.
Yeşilin her türlüsünü seyrederek yürürken Elizabeth anlatıyor:
“İspanyollarla ilgili büyüklerimden çok acı hikayeler dinledim. Bir kısmını unutmak istiyorum. Fakat büyük büyük ninemin, Cusco şehrinde bir prenses olduğunu, İspanyol biriyle evlenmemek için dağa kaçtığını anlatırdı ninem bize.
Bizim insanlarımız arasında İspanyolca öğrenmek istemeyenler dağlara kaçmıştı. Bugün eğer biz kendi dilimizi konuşuyorsak, o dağa kaçan insanların sayesindedir. Onlar unutturmadı bu dili.”
DOĞANIN ÖĞRETTİKLERİ
Yol hiç durmadan tırmanıyor. 2500 metre yükseklikteyiz. Neyse ki Cusco şehri gibi 3400 m değil. Orada yüksek basınç ve oksijen azlığından neredeyse felce uğradım, hareket edemedim. Burada daha iyi durumdayım.
Dağların zirvesine doğru tırmandıkça, bulutların size eşlik ettiğini görüyorsunuz. Bazen altınızdan geçiyor, bazen karşı yamaçta şaşırtıcı şekillere bürünüyor, bazen her yanınızı kucaklayacak kadar yakınınıza geliyor.
“250 çeşit Orkide türü var bu civarda” diyor Elizabeth, bir tanesine şefkatle dokunup bize gösterirken. Tabiatla temaslarında şaşırtıcı bir doğallık var. Öyle, sonradan çevreci olanlar gibi yapmacık, aşırı tepkisel değil. Doğanın bir parçası gibi, onunla birlikte yaşayan ve onu seven biri gibiler.
Sakinlik, sükunet, içtenlik bu bölgede yaşayan ve modernizme bulaşmamış herkeste gözüküyor. Ne acıdır ki, insanların çoğu, geçinmek için Turizm sektöründe çalıştığından, o sektörün doğalarına aykırı usulleri yüzünden perişan haldeler.
“Pacamama bize her şeyi verir. Ondan öğrendiğimiz çok şey var. En başta sakinlik, sevgi ve iyilik yapmayı öğrendik. Bizim dinimize göre, birisine iyilik yapmak ve yaptığın işi severek yapmak çok önemlidir. O zaman herkes mutlu olur”
And Dağlarının yamaçlarına açılmış, zaman zaman parça taşlar döşenmiş yol ilerledikçe ve masalsı tapınak Macchu Picchu'ya yaklaştıkça heyecanımız artıyor.
Sun Gate (Güneş Kapısı), sanırım o uzun ve yorucu yürüyüşümüzün sonunda gördüğümüz en güzel ve en mutlu edici yer oldu. Zira orası görmek için heyecandan öldüğümüz, Macchu Picchu yerleşkesinin en güzel görüldüğü yerdi.
İSTİLADAN SAKLANAN TAPINAK
'Güneş Kapısı' denmesinin sebebi, güneşin oradan doğuyor olmasıdır. Güneş ışıklarının süzülmesi, yansıması, bir yere çarpması, oradan bir gölge oluşturması onlar için çok önemlidir. Bu nedenle mimari tasarım çok gelişmiştir. Tasarım dediğimiz şey, taşların oyularak ya da yontularak yapılmasıdır. Sanırım onlar kadar taşları çok iyi kullanan bir başka medeniyet Mısır medeniyeti olmuştur. Aralarında bir geçişkenlik olduğunu söylerler.
2500 metredeki Güneş Kapısı'na vardığımızda, terden ıslanmış elbiselerimizin rüzgarla temasıyla oluşan üşüme hissi bizi etkilemedi. Zira gördüğümüz şey bizi büyülemişti.
And Dağlarının çok sayıdaki uzantılarından birinin (yüksekliği 2650 m) en tepesine, taştan bir yer yapmışlar. Burasının tam olarak nasıl isimlendireceğini bilemiyorlar. Yani tapınak mı, yerleşim yeri mi, tören alanı mı? Bunlara cevap bulamamışlar, zira hepsinden bir parça var.
O yapının tamamının taştan olması, taşların ağırlığı, düzgünlüğü ve geometrisi uzaktan bile bakıldığında insanı etkiliyor. Ancak asıl etkileyici olan, tarım yapmak için o yalçın dağı, kademe kademe taraçalandırması ve üretime açması olmuş. İnkalar toprak ananın bereketini o dağların başında bile görmüşler. Ektikleri her şey misliyle büyümüş.
“Neden bu kadar canlı ve düzgün bu yapı biliyor musunuz. Çünkü İspanyollar Peru'yu işgal ettiğinde burayı bulamadı. Bizim krallarımız ve din adamlarımız işgal başladığında, kutsal yerimiz zarar görmesin diye, Macchu Picchu'yu saklamaya karar verdiler. Buraya gelen yolları kapadılar ve ulaşımı kesitler. O zaman İspanyollar burayı bulup yağmalayamadı.”
Elizabeth bunları anlatırken hüzünlendi. Artık Macchu Picchu içindeydik ve eliyle bir duvara dokunuyordu. “Bu duvarın yarısı mükemmel düzlüktedir. Diğer yarısı ise o kadar mükemmel değildir. Sebebi de, İspanyolların Peru'ya gelmesiyle birlikte çalışmaların yarım kalmasıdır. Burayı çalışmaları bitirmeden terk etmek zorunda kalmışlar.”
BİR BÖCEĞİ EZMENİN IZDIRABI
Dünyanın en gözde mekanlarından biri Macchu Picchu. Yılda 5 Milyon turist buraya geliyor. Aşırı yoğunluk nedeniyle buraya çıkışı sıraya koyuyorlar. Yakında bulunan bir kasabada ise yatılıyor ve yemek yeniyor. Kasabadan Macchu Picchu girişine ise otobüsle servisler yapılıyor.
İkinci günün sabahında otobüsle yukarı çıkarken, yan koltukta bulunan İsrailli turist, bağırarak bir uçan böceği gösterdi. Korkmuştu. Sonra yere düşen böceği ezdi.
Yanımda duran Elizabeth, çaresiz bir sesle, “Sinyora, neden öldürdün onu?” dedi. İbranice bir şeyler söyledi turist, umursamadı.
Bir rehber olarak fazla da söyleyeceği bir şey yoktu. Hüzünlü bir yüz ifadesiyle önüne döndü, kendi dilinde bir şeyler mırıldandı. Acı çektiği belliydi.
Sanırım bizim için her gün gördüğümüz, elimizin tersiyle vurup öldürdüğümüz böceklerin, hayvanların, kopardığımız ağaçların onlar için anlamı çok büyüktü.
Ben ise Elizabeth'in, çektiği acıları, ninelerinden duyduğu dertli hikayelerin peşindeydim. Ancak fazla anlatmadı. Anlatmak istemedi.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
5.05.2024
20.04.2024
20.04.2024
12.04.2024
25.01.2024
9.05.2022
7.04.2021
26.03.2021
19.03.2021
11.03.2021