Mehmet TIRAŞ
Soma Maden ocağında 301 işçinin göz göre göre nasıl katledildiğini, cinayet ekonomisinin nasıl uygulandığını,katliamın insan kanını donduracak bir şekilde işlendiği gün ağardıkça üzerinden o duygusal acı ve ateşin dumanı kayboldukça her şey ortaya bir bir çıkıyor hem de insanın küçük dilini yutacak şekilde,301 işçinin nasıl ölüme gittiğini ölümden kurutulan işçilerden dinliyoruz.
Bugüne kadar Türkiye’nin en güvenilir maden ocağı dedikleri hem de bunu bir maden profesörü televizyon kanallarında söylüyor adı da Orhan Kural öve öve ocağı yere göge sığdıramadı, en güvenilir bir ocak diye tanımladı koca profesör,insan biraz utanır be..Halbuki ocağın hiçbir işçinin can güvencesi ve kaçış odalarının olmadığı ortaya çıktı, resmi yetkililerin ocakta yangının trafo patlaması yalan balonu da patladı.
Bir başka yalanın ise kamuoyuna yapılan açıklanan ocağın düzenli denetlenmesi olayı..Denetçilerin ocağın içine girmeden masa başında imzaladıklarını ocaktan sağ çıkan işçilerden öğreniyoruz,hiçbir denetçiyi yeraltında görmediklerini söylüyorlar.Denetim de yalan..
Ocakta taşeron sisteminin olmadığı yalanın ortaya çıkmasıyla bu faciada ocağın sahibi şirket ortakları kadar,o maden de söz de örgütlü diyorum sadece 2992 işçinin bir günlük yevmiyesinin netini alan Türk-İş’e Bağlı Maden-iş Sendikası da bu cinayetin ve katliamın ortaklarından olduğu ortaya çıktı.
301 işçinin ölümüne giden yolu hazırlayan sendika hakkında işçilerin söyleidkleri, yenilir yutulur cinsten değil:
İlk önce şu Soma madenlerinde sözde örgütlü gözüken aslında işçiler tarafından değil de işveren tarafından yetki verilen,Türk-İş’e bağlı Maden-İş sendikası bir sendikadan öte tam bir işverenin isteklerini yerine getiren ,üyelerini köle gibi çalıştırmadan öte ölüme yollamaktan kaçınmayan 301 işçinin ölümüne ortak sebebiyet veren sendika olarak karşımıza çıkıyor.
Düşünebiliyor musunuz 301 işçinin öldüğü bu madende tam 2992 işçi çalışıyor ve işçilerin tamamı bu sendikaya üye ve aidat ödüyor,bu üyelerden bir tanesi çıkıp ta sendikasının olumlu bir şey yaptığını söylemiyor,bizlere sahip çıkmadıkları gibi ocaktaki olumsuz çalışma şartlarını ve can güvenliğimizin tehlikede olduğunu kaç kere bildirdiğimiz halde bir şey yapmadılar,hatta basın aracılığıyla kamuoyuna açıklama zahmetinde bile bulunmadıkları gibi,sendika yönetimine muhalif olanları ve işyerindeki sorunları sendikaya bildirenleri işten attırıyorlar diyor,hangi işçiye mikrofonu uzatsanız aynı şeyler söylüyor sendika hakkında.
Sendikanın Maden-İş Sendikasının Genel Başkanı Nurettin Akçul CNNTÜRK’te Ahmet Hakan’ının ”Tarafsız Bölge” programında canlı yayında Somadaki facia olan Maden ocağında çalışan işçilerin yılda 4 ikramiye alıyorlar demesi ya; işçilerin böyle bir ikramiyeyi hiç almadık diye sendika başkanını yalanlamalarına ne demeli?
Daha vahimi madende ölen bir işçi için,hastaneye götürülürken yaralı olarak kurtuldu ve yolda öldü diye rapor alınarak açıklamalar yapılıyor denmesi,insanın tüylerini ürpertiyor,bundan sendikanın haberi olmasına rağmen sesini çıkartmıyor, bunu söyleyen işçiler madenden sağ çıkan yetkili olan sendikanın üyeleri,insan kulaklarına inanamıyor ama maalesef gerçek.
Yine sendika yöneticilerinin bilmesi gereken dünyanın gelişmiş ülkeleri olarak bilinen ABD ve Almanya ve AB üyesi ülkelerinde 40 yıldır maden kazasında işçilerin ölmemsinin nedeni konusunda işverene ve siyasi iktidara bir baskı yapmadığı gibi bir önerisi de olmuyor.Nasıl olsa sendikaya kesilen aidatlar işçilerin bordolarında kesilerek sendikanın hesabına aktarılıyor..Eğer işveren sendika aidatlarını sendikanın hesabına bir ay aktarmasın kıyameti koparır sendika yöneticileri işçileri ayaklandırır, üretimi durdurur ve direnişe geçirirdi.
Ya sendikanın Uluslar Arası Çalışma Örgütü(İLO)’nun 176.maddesine Türkiye Cumhuriyeti hükümetlerinin neden imzalamadığını bilmesine rağmen, hiçbir girişimde bulunmayışı ve ocaklarda kaçış odası veya başka bir adla yaşam odalarının olmayışı konusunda, duyarsız olması bu toplu işçi katliamlarının ortaklarından işveren ve siyasi iktidar kadar sendika da suçlu değil mi?
Almanya ve gelişmiş ülkelerde madende çalışacak bir maden işçisinin 3 yıl eğitim alması zorunlu olurken, bunun Türkiye’de sadece ve sadece 40 saat olması, ölen 30 işçinin 10 gündür maden de çalışıyor olması ne kadar çarpıcı ve düşündürücü değil mi,bundan sendikanın habersiz olması düşünülebilir mi?
Maden ocaklarını denetleyenlerin ücretlerini işverenin ödemesi de ayrı bir soruşturulması ve üzerinde durulması gereken bir konu..Ücretini ödeyen işveren ceza çıkartır mı akıl var mantık var!.
17 Ağustos depreminde 20 bin insanın ölümünden sonra bu ülkede zemin etüdü kanunu çıkartıldı,İLO’nun 176.Maddesinin imzalanması için daha kaç işçinin katledilmesi bekleniyor..
AKP’nin 12 yıllık iktidarında tam 14 bin işçi uygulanan cinayet ekonomisiyle hayatlarını kaybetmiş(Umur Talu, HABERTÜRK gazetesi 21 Mayıs 2014.)
Sendikaların bu ülkede söylediği iki şey var taşeron sistemi olmamalı,KİT’ler özelleştirememelinin dışında başka bir şey söylemiyorlar ama Avrupa’nın en gelişmiş ülkeleri madenleri özelleştirilmiş ama işçi ölümler yok gibi, buna ne diyeceksiniz?
Burada profesyonel sendikacıların büyük bir oranı sendikanın en tepesine geldikten sonra kendilerine siyasette yer arıyorlar sendikayı atlama tahtası olarak kullanıp, kendilerini parlamentoya atmanın yollarına giriyorlar.
Soma maden ocağındaki 301 işçinin katliamının aydınlatılmasının gündemde tutmak için maden ocaklarının ilkel işletme durumlarıyla birlikte, var olan sendikaların yapıları tartışmaya açılmalı ve sendikacılığın bir hizmet sektörü olmaktan çıkıp geçim kapısına nasıl dönüştüğünü tartışmalıyız.
Mevcut sendikal yapıda erişilmez bir sendikal bürokrasi var,işçinin sendikanın genle merkezine ve konfederasyon yöneticisine ulaşması imkansız gibi bir şey.
Gerçek özgürlüğün sahiplerinin sendika yönetimine getirmeyen delege sitemini kaldırmadan,söz ve yetkinin üretimden gelen gücün yönetime yansıması mümkün olmadığı gibi,delege olamayan işçilerin kurullara aday olamadığı sendika seçimi yapılıyor, profesyonellerin birbirini seçtiği sistem işliyor.
Nasıl 12 Eylülün faşist 82 anayasasıyla ülke yönetiliyorsa aynı sistem içinde sendikalar kanunu da darbeci generallerin yasalarıyla kendilerini konumlandırıyorlar,mevcut sendikal yapıdan beslenip de görevde olan ve şikayetçi olan bir tane sendikacı gördünüz mü?
AKP’nin 12 yıllık iktidarında 14 bin işçi ölüyor üç tane işçi konfederasyonundan sadece DİSk’in öncülüğündeki eylem ve tepki gösteren bir ki sendikanın dışında bir ölüm sessizliği hakim ülkeye..
19 Mayıs 2014 tarihinde düzceyerelhaber sitesinde yayınlanan “Ahreti düşünmeden dünya işlerine fırsat kalmıyor” başlıklı yazımın son paragrafından sendikacıların ve gazetecilerin siyasette yer aradığı ülkede toplumsal sorunların ve olayların,toplu katliamların önlenmesi ve aydınlanması çok zor demiştim..
Örgütsel potansiyelinden ve üretimden gelen gücünden bahseden,işçi sınıfının örgütleri sendikalar bugün değilse ne zaman ortaya çıkacak,daha kaç işçinin ölmesini bekliyorlar?
Başbakanın 25 Aralık’ta yargıya yaptığı darbeyle yargının yürütmeye bağlanmasının sonuçlarını yaşıyoruz.
Başbakan 20 Mayıs 2014 Tarihinde TBMM grup toplantısında Soma faciasından ölenlerin karanlıkta kalmayacağını,suççuluların mutlaka ortay çıkartılacağını söylerken,Erdoğan’ın Hırant Dink cinayetinde ve Roboski katliamında da aynı şeyi söyledikleri kulağımda yankılandı, ,Hıratn Dink cinayeti ve Roboski katliamı içinde şöyle demişti Erdoğan: ”Bunlar Ankara’nın karanlık dehlizlerinde kaybolmayacak diyordu” ama çoktan kayboldu.
Yalandan kimin başı ağrımış, kim ölmüş ki?
Soma da katledilen 301 işçi için AKP hükümeti şehitlik yasası düzenleyecekmiş,Başbakan ve onun havuz medyasından nemalanan tetikçi esnaf takımından birilerinin yakınlarına niye nasip olmuyor da bu şehitlik,fakir halk çorcuklarının kaderi oluyor şehitlik mertebesi?
Yazarlar
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları




















































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2026
26.01.2026
19.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
29.12.2025
22.12.2025
15.12.2025
8.12.2025
1.12.2025