Mehmet TIRAŞ
Gündemimiz Cumhurbaşkanı seçim bandına takıldı ve seçim bitene kadar da değişecek gibi görünmüyor..
Sınırımızda ve bölgemizde tam bir savaşa yaşanıyor dinci terör örgütü IŞİD, Musul’u ele geçirdikten sonra IŞİD’in Musul Türk konsolosluğunu basıp 49 çalışanı ve görevlisini rehin alıp nerede olduğunu bilmediğimiz bir yerde rehine olarak elinde tutarken, bu rehineler için hiçbir şey konuşulmuyor soru dahi sorulmuyor,bunlar olmayınca da gündeme de gelmiyor.
IŞİD’in başka ülkelerin Musul’daki konsolosluk binalarına dokunmayıp sadece Türk konsolosluğunu hedef alması da son günlerin klişe deyimiyle manidar değil mi?
Bu konunun birinci muhatabı olan Erdoğan,konuyu kamuoyundan kaçırırcasına mahkemeden karar çıkarttırması,dinci terör örgütü IŞİD için haber ve yorum yapılmasını yasaklatmış,IŞİD’e terör örgütü bile diyemediği gibi dış politikada böyle bir açmazın içine girerken,dinci terör örgütü IŞİD’e bir yerde teslim olduk.
Gelelim Cumhurbaşkanı aday olanların demokratik bir ortamda yarışıp yarışmadığına ve aday olan kişilerin profilleri üzerinden yorumlara ve haberlere bir göz atalım.
İlk önce Erdoğan’dan başlayalım Başbakanlıktan Erdoğan istifa etmeyerek siyaseten etik davranmamış ve bu tutumu ile muhaliflerinden en az bir tur önde başlamıştır yarışa.
Nedenlerine gelince sıralayalım, Erdoğan seçim startını Samsun ilinden verdi ve bütün devleti temsil eden mülki amirler başta olmak üzere,yerel yönetimlerinde devreye girmesiyle miting yapılacak tüm illerde bütün devlet imkanlarını kullanılacağı kesin bir şey..Erdoğan’ın seçim platformunu TOKİ düzenliyor,O ilin bütün olanaklarını Erdoğan için sunan devlet yetkilileri,yerel yöneticiler ve emniyet teşkilatı aynısını diğer adaylara göstermesi mümkün mü?
Kesinlikle yapamazlar,Erdoğan yaptırmaz yapanı da görevden anında alır.
Erdoğan’ın ya medya imkanlarına ne diyeceğiz,TRT’nin 16 tane televizyon kanalı var başta TRT olmak üzere hepsi Erdoğan’ı veriyor ama rakiplerini ise görmezden geliyor.
İşte RTÜK’ün raporu TRT’nin üç günlük 5,6,7 Temmuz 2014 tarihlerinde Cumhurbaşkanı adaylarına ayrılan süreler..
TRT Türk 305 dakika Erdoğan’ı veriyor Ekmelettin İhsanoğlu’nu sıfır dakika,Selahattin Demirtaş sıfır dakika.
TRT Haber 204 dakika Erdoğan,İhsanoğlu 3 Dakika,Demirtaş Sıfır dakika.
TRT 1 Erdoğan 24 dakika,İhsanoğlu 2 dakika 5 saniye,Demirtaş 45 saniye o da baş sağlı haberi.
Birde TRT’nin dışında olan Erdoğan’a göbekten bağlı televizyon kanalların haberleri ve sayısının hesaba katın; bu kanalların sayısı sürüsüne bereket TRT ile toplamı 20 ile 25 arasında Erdoğan konuşmaya başladığı an,yayın akışlarını kesip canlı yayına geçip dakikalarca veriyorlar ama diğer adayları ise ana haber bültenlerinde birkaç saniye ile geçiştiriyorlar.
Bu eşitsizlik karşısında adaylar eşit şartlarda yarışıyorlar diyebilir miyiz?
Böylesi bir medya baskısıyla kendini seçilmiş cumhurbaşkanı(Başkan) ilan eden Erdoğan, nobran dilini muhaliflerine saldırgan bir şekilde kullanmaya devam ediyor.
Erdoğan,demokrasilerde muhalefeti olmayan iktidarın meşru sayılmadığını aklına bile getirmeden, kendine muhalif olanı toplumun her kesimini ayırt etmeden düşman gören bir dille, seçmen kitlesini canlı tutmaya çalışarak gerginlik üzerinden oy devşirmeye çalışıyor..
Dalkavuk yazılı ve görsel medyası da kraldan fazla kralcı bir yolda hız kesmiyor,AKP kadrosundan devlet gazeteciliği yapan tetikçi esnaf takımı ise, kusursuz hatta seçime bile gerek yok diyecekler ama utanıyorlar Erdoğan’ı şimdiden Cumhurbaşkanı(Başkan) ilan etmişler bile,ellerinde objektif olmayan Erdoğan ile çalışan araştırma şirketlerin rakamlarını vererek Erdoğan’ı seçimi kazanmış olarak gösteriyorlar.
En çok üzerinde durulması gereken ve başta Erdoğan’ın seçim giderlerini kimlerden karşılanacağını kamuoyu mutlaka merak ediyordur.
Neden Erdoğan diyoruz çünkü hala başbakan ve iktidarda,Erdoğan için havuz medyası oluşturan müttahait tayfası, Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı olmak için nasıl bir seçim havuzu oluşturdular bunu vatandaş olarak bilmek en doğal hakkımız olsa gerek.
Bir başka sıkıntı,Erdoğan 76 milyonun Cumhurbaşkanı olacağım diyor ama ardından onlar ve biz diyen ayrıştırıcı,bölücü ve öteleştiren dilinden vaaz geçmişte değil..Erdoğan, Cumhurbaşkanı olacak gibi değil de iktidarını Başkanlıkla taçlandırıp, taç takacak diktatör gibi seçim meydanlarında konuşmaya devam ediyor tam bir Putin ve İlhan Aliyev benzeri bir role hazırlıyor kendini.
Erdoğan 30 Mart seçimlerindeki yol,yöntem ve dili hiç değiştirmeden aynen uygulayacağını görüyoruz bunun işaretlerini vermeye başladı..
“17 ve 25 Aralıkta kendi bakanlarına,çocuklarına, yakınlarına başlatılan Yolsuzluk ve rüşvet operasyonuna yönelik yargıya yaptığı darbeyi,tersinden okutarak ve çarpıtarak kamuoyuna bir algı oluşturmanın peşinde olduğunu ve hız kesmeden sürdürüyor .”
Kendisi hakkında iddia edilen yolsuzluk ve rüşvet konusunda inandırıcı bir açıklama yapmaz iken,Erdoğan muhaliflerine özellikle de bir dönem kankası olan Hizmet hareketi için kavgada söylenmeyecek iftiralarda bulunuyor.
Cemaat için, Paralel devlet,Terör örgütü diye başlıyor,sahte peygamber,alim müsveddesi,haşhaşiler, vatan hainleri diyerek her türlü yaftalamayı yapıyor ama ortada bu iddialarını kanıtlayan bir belgesi yok peki bu nasıl olacak?
Evrensel Hukukta suçu aydınlatmak için delilden sanığa gidilirken, Erdoğan ise suçlu yaratıp sanıktan suça gitmeyi hedefliyor.
Erdoğan, üstünlerin hukukundan hukukun üstünlüğüne geçilecek diyordu iktidarının ilk yılarında ve AB görüşmelerinde..
Şimdi ise din ve mezhep üzerinden sosyal hayatı zapturapt altına alarak,neslimiz bozdular diyerek topluma format atmaya çalışıyor,İmam hatip okullarını sürekli gündemde tutması da bilinçli bir stratejisidir.
Diğer adaylara gelince..
Muhalefetin adayı Ekmelettin İhsan oğlunu kamuoyu daha yeni tanımaya başladı,şahsen bende yeni tanıyorum yazan çizen birisi olarak tanıyordum ama bu kadar derinliği olan saygıda kusur etmeden konuşan, konuşmasını kavram,kurum ve felsefi değerlendirerek akademik bir çerçeve çizen olayları koşulları içinde değerlendiren bir şahsiyet, hakkını teslim etmeliyim.
İhsanoğlu televizyon konuşmaları bizim toplumu heyecanlandıran bir konuşmalar yapmıyor bana Erdal İnönü’yü hatıraltıyor ama gerçekten topluma güven veren bir üslup ve tavırla kendini gösteriyor.Tam bir Orta Doğu uzmanı İhsanoğlu müthiş bir analizleri ve öngörüleri var bu coğrafya üzerine herkesin can kulağıyla dinlenmesi gereken bir bilim adamı.Bu oya dönüşür mü bunu da sandıklar açılınca göreceğiz
Burada CHP’nin içinden İhsanoğlu’nun adaylığına az bir grup karşı çıksa da, CHP genle başkanı ve partinin bütün üst kurulları ve parti teşkilatı yerel yönetimler arkasında duruyorlar açıkça da adayımız diye sahiplendiklerini görüyoruz.CHP Genel Başkanı çıktığı her televizyon kanalında kefilim diyor hatta AKP İhsanoğlu’nu Cumhurbaşkanı aday gösterseydi biz desteklerdik diyor.
İhsanoğlu’nu aday gösteren MHP’nin Genel Başkanı Devlet Bahçeli CHP genel başkanı kadar aktif olarak İnsanoğlu’nun arkasında durmuyor hatta çekinceli davrandığı da gözden kaçmıyor..
Bizim gözlemimiz MHP’nin kırmızı çizgilerini İhsanoğlu demode görüyor, ihsanoğlu AB normlarında özgürlüklerden ve demokrasiden, hukuktan bahsederken çözüm sürecine destek vermesi,ana dilde eğitimi savunması ,Kürt sorununun çözümü konusunda MHP’den ayrıştığı ortaya çıkıyor,MHP’nin YSK’luna baş vurarak Erdoğan ile Selahattin Demirtaş’ın adaylığını iptal edilmesini istemesini,İhsanoğlu ise Demirtaş’ın adaylığını saygı değer bulması, Bahçeli’nin İnsanoğlu’na tedirgin ve kerhen bir destek verdiğinin işareti değil mi bu?
Selahattin Demirtaş’a gelince gerçekten ayrı bir parantez açmak gerekiyor.. Demirtaş, son dönemlerde ülke siyasetinde nitelikli insan sıkıntısının çekildiği bir yerde, karanlıkta ışık gibi fark edilen bir şahsiyet.. Bilgisi,sakinliği ve gençliğinin de verdiği dinamizm ile demokrat bir kimlik profili çiziyor ve güven veriyor..Kazanır mı Cumhurbaşkanlığını, kazanmaması hiçte önemli değil ama ülke yönetiminde kısa bir sürede devleti yöneten ülkenin anahtar partisi olacak bir partinin temsilcisi bunu fazlasıyla hak ediyor Selahattin Demirtaş, kendisinin ve partisinin yolu açık olsun.
“30 Mart seçimlerinde 17 ve 25 Aralık rüşvet operasyonunu bu Erdoğan’a ve hükümetine karşı bir yargı darbesi diyen İmrallı ile ters düşerek,17 ve 25 Aralık bir yolsuzluk ve rüşvet operasyonudur,yargı darbesi değildir deyip,seçim meydanlarında yargıya yapılan darbeyi yüksek perdeden dile getirmiş,benim oyu mu almış bir siyasetçidir Selahattin Demirtaş.”
Birinci tur Cumhurbaşkanlığı seçiminde oyumu Selahattin Demirtaş’a vereceğimi de buradan beyan edeyim.
Yazarlar
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları




















































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2026
26.01.2026
19.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
29.12.2025
22.12.2025
15.12.2025
8.12.2025
1.12.2025