Mesut YEĞEN
Cumhur ittifakını ve Erdoğan’ı yenmeyi değil, yeni bir Türkiye inşa etmeyi taahhüt eden bir koalisyon kurmak: Bugün Erdoğan’ı ve Cumhur ittifakını yenip demokrasiye dönmenin formülü bu gibi görünüyor.
Doğruya doğru: Bugünün CHP’si ne 2007’nin “Gül’ü cumhurbaşkanı yaptırmamaktan başka amacım, laiklikten de başka derdim yok” diyen CHP’sine benziyor ne de Erdoğan’ı Ekmeleddin İhsanoğlu’yla alt etmeye kalkan 2014’ün CHP’sine. Bugünün CHP’si 2007’nin katılığını da, 2014’ün hesap bilmezliğini de geride bırakmış görünüyor.
CHP’nin 2007’de ve/ya 2014’te çakılıp kalmadığının en somut işareti herhâlde 2019 yerel seçimlerinde aldığı sonuçlar olsa gerek; daha doğrusu bu sonuçları alabilmek için yapabildikleri. Alınan sonuçları sonrasında ne kadar iyi kullandığı ayrı bir mesele, lakin CHP neredeyse on yıllardır kazanamadığı İstanbul ve Ankara da dahil, Türkiye’nin büyük şehirlerinin aşağı yukarı tamamında belediye başkanlıklarını kazandıysa, 2007’de ya da 2014’de takılıp kalmakta ısrar etmediği için olsa gerek. 2019 seçimlerine Erdoğan’ın yapmak istediği gibi “size karşı biz” mantığıyla girmeyi kabul etmek yerine, bir yanına İYİ Parti’yi bir yanına HDP’yi aldığı bir ‘imkânsız koalisyonla’ girmek gibi bir esnekliği gösterdiği için olsa gerek ki, CHP sadece büyükşehirlerde seçimleri kazanmakla kalmadı, Erdoğan’ın yenilebileceğini de göstermiş oldu.
Demokrasiye Dönmek: Mümkün ama Mukadder Değil
CHP’nin CHP’yi geride bırakmasıyla gelen bu seçim başarısıyla beraber Türkiye siyaseti artık Erdoğan rejiminden, 2015’le birlikte içine düşürüldüğümüz cendereden kurtulabileceğinin işaretlerini veriyor. Güvenilir bütün kamuoyu yoklamaları Erdoğan’ın ve Cumhur ittifakının siyasi desteğinin yüzde ellinin altına inmiş olduğunu ve Türkiye’nin demokratik bir parlamenter rejimi mevcut rejime yeğlediğini gösteriyor.
Özetle, önümüzdeki ilk genel seçimde mevcut rejimden kurtulmak mümkün görünüyor ve bu durumun ortaya çıkmasında CHP’nin 2019 seçimlerinde gösterdiği esnekliğin, ortaya koyduğu kurmaylık becerisinin payı büyük. Gösterilen kurmaylık becerisinin derecesini, önemini anlamak için tek bir şeye, Kılıçdaroğlu’na “milli güvenlik meselesidir” yakıştırmasının yapılabilmesine bakmak bile yeterli.
Öte yandan şu da ortada: 2019 seçimleri ve ardından beliren işaretler mevcut rejimden kurtulmanın mümkün olmakla birlikte mukadder olmadığını gösteriyor. Malum, Cumhur ittifakının seçmen desteği hâlen yüzde 45 civarında ve muhalefet partilerinin Erdoğan’ı dengeleyebilecek bir başkan adayında ortaklaşabileceği kesin değil. Bu durum, değişen bütün şartlara rağmen Erdoğan’ın başkanlığının ve mevcut rejimin bir-iki manipülasyonla devam ettirilebileceğini gösteriyor. Başta İYİ Parti olmak üzere muhalefet partilerinin her biri şu ya da bu enstrüman vasıtasıyla manipüle edilebilir olduğundan, azalan desteğine rağmen Erdoğan’ın başkanlığı ve rejim bir-iki manipülasyonla sürdürülebilir görünüyor.
Bu çerçevede, 2019 seçimlerinde takip ettiği esneklik ve gösterdiği kurmaylık becerisi sayesinde bugünkü rejimden kurtulmanın mümkün olduğunu gösteren CHP açısından durum şu: Demokrasiye dönmek mümkün ve fakat mukadder değil. Dolayısıyla CHP’nin önündeki büyük soru da belli: Bu “mümkün ama mukadder değil” durumunda ne yapılacak? İlk genel seçimlerde Erdoğan’ı yenmek ve demokrasiye dönmek için bu mümkün ama mukadder değil durumunda ne yapmak gerekir?
Bir Araya Gelmek, Bir Yere Gitmek
CHP’nin önünde kabaca üç seçenek var görünüyor. İlk seçenek, bir açıdan bakıldığında en cazip görüneni: 2019 seçimlerinde alınan başarıyı getiren siyasetin kurmaylığını yapmış ve en büyük muhalefet partisi olmanın verdiği meşruiyete dayanarak merkezinde CHP’nin olduğu bir muhalefet cephesiyle Erdoğan’ı ve Cumhur ittifakını yenmeye çalışmak.
Cazip görünmekle beraber CHP’nin önündeki seçenekler arasında işe yarama ihtimali en zayıf olanın bu olduğuna şüphe yok. Gerek CHP’nin en başarılı olduğu anda en fazla yüzde 25 civarında oy alabilmiş olması, gerekse de Cumhur ittifakı karşısında bir araya getirilecek muhalefet aktörleri arasındaki benzemezlik CHP’nin önderlik ettiği bir muhalefet cephesiyle Erdoğan’ı yenme stratejisinin başarıya ulaşma ihtimalinin hemen hemen imkânsız olduğunu gösteriyor. Hem CHP henüz Ak Parti ve Erdoğan’ı dengeleyebilecek bir büyüklüğe erişmemiş, hem de Ak Parti ve MHP arasında Cumhur ittifakını ortaya çıkaran uyumun bir benzerini CHP ve diğer muhalefet partileri arasında tesis etmek imkânsız olduğundan, muhalefet partilerinin CHP’nin liderliğine razı olması epey zor.
Hülasa, Erdoğan’ı yenmenin mümkün olduğunu gösteren bir kurmaylık beceresini göstermiş olmasına rağmen CHP muhalefet partileri nazarında ‘önderliğine teslim olunacak’ parti olmanın hâlen çok uzağında olduğundan CHP’nin başını çektiği bir koalisyonla Erdoğan’ı yenmek, çekiciliğine rağmen, çalışabilir bir seçeneğe benzemiyor.
CHP’nin önündeki ikinci seçenekse şu: 2019 yerel seçimlerinde takip edilen “muhalefet partilerinden mümkün olan en geniş koalisyonu oluşturmak” siyasetinin bir türeviyle Erdoğan’ı yenmeye çalışmak. İstanbul ve Ankara başta olmak üzere büyükşehirlerin pek çoğunda belediye başkanlığı seçimlerinin kazanılmasını sağlayan bu stratejiyi tekrar ederek başkanlık ve parlamento seçimlerinde Erdoğan’ı ve Cumhur ittifakını yenmeye çalışmak hiç de fena bir seçenek gibi durmuyor. Hele de Ak Parti’de kurmaylık yapmış isimlerin de aralarında olduğu figürler tarafından kurulan Gelecek Partisi ve Deva Partisi de bu türden bir koalisyona ikna edilebilirse. Cumhur ittifakının seçmen desteğindeki erimeyi artırabileceğinden bu iki partinin sahne alması, 2019 seçimlerinde çalışmış görünen, Erdoğan’ı aralarından birinin öne çıkmadığı bir büyük partiler koalisyonuyla yenmek seçeneğini çalışır kılabilir.
Öte yandan, ilkinden daha çalışabilir görünmekle beraber, bu ikinci seçenek de işlemeyebilir, işlese bile Erdoğan’ı yenmeye yetmeyebilir. İşlemeyebilir, çünkü bir köşesinde içeriden ya da dışarıdan destek verecek HDP’nin, diğer köşesinde İYİ Parti’nin, diğer köşelerinde de Davutoğlu ve Babacan gibi kuvvetli aktörlerin olacağı bir koalisyonu kurmak kadar yürütmek de pek kolay olacağa benzemiyor.
HDP alerjisi yüksek İYİ Parti’yle, yerel seçimlerde gösterdiği tavizkârlığı göstereceği şüpheli HDP’yi aynı koalisyonda bir araya getirmek zaten zor olacakken, kendisini merkez siyaseti yeniden kurmaya aday bir hareket olarak gören Deva Partisi’ni ve iddialı lideriyle Gelecek Partisi’ni bu kadar büyük bir koalisyonda bir araya getirmek iyice zor olacaktır.
Öte yandan, bütün bu zorluklar aşılsa ve bu türden bir benzemezler koalisyonu Erdoğan’ı yenmek türünden bir motifle bir araya getirilse bile işe yaramayabilir, çünkü Erdoğan’ı yenmeye yetmeyebilir. Şundan: Bu türden bir benzemezler koalisyonunu Erdoğan’ı yenmek türünden genel ve gevşek bir motif üzerinden bir araya getirmek tam da Erdoğan’ın arayıp da bulamadığı şey olabilir; çünkü Türkiye seçmeninin yüzde ellisi “Erdoğan yenilsin de ne olursa olsun” türünden bir duyguya kapılmış olmadığı gibi, Erdoğan’ı yenmeyi esas alan bir koalisyon Cumhur ittifakının ve Erdoğan’ın desteğini konsolide edebilir ve Ak Parti ve MHP’den Deva ve Gelecek Partilerine beklenen oy kayması gerçekleşmeyebilir.
Türkiye’nin mevcut şartlarında görülen şu: “Erdoğan gitsin” diyenlerin oranını yüzde ellinin üzerine çıkarmak ancak bir miktar seçmenin Erdoğan gidince işler daha iyi olacak fikrine ikna olmasıyla mümkün olacağa benziyor. Kötüleşen ekonomik şartlara, çöken adalet sistemine, fiyaskoyla sonuçlanan Suriye siyasetine rağmen seçmenlerin hâlen yüzde ellisine yakını Erdoğan’dan ve Cumhur ittifakından vazgeçmiyorsa, bu galiba muhalefetin Erdoğan’dan sonrasının bugünkünden daha iyi olacağına dair bir güveni verememesiyle ilgili. Hülasa, 2019 yerel seçimlerinde çalışan “benzemezler koalisyonuyla Cumhur ittifakını yenmek” stratejisinin önümüzdeki parlamento ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinde çalışmaması epey muhtemel görünüyor.
Yeni bir Türkiye Taahhüdü
Birinci ve ikinci seçeneğin sözünü ettiğim bütün bu açmazları, CHP’nin önündeki üçüncü seçeneğin ne olduğuna işaret ediyor: Erdoğan’ı Erdoğan sonrasına dair güvenilir, pozitif bir programı taahhüt eden bir koalisyonla yenmeye çalışmak. Bütün olan bitene rağmen desteği hâlen yüzde elliye yakın seyreden Cumhur ittifakının ve Erdoğan’ın bir iki manipülasyonla iktidarda kalmasının önüne gerçekten geçilmek isteniyorsa, CHP’nin seçmenlere Erdoğan’ı yenmekten fazlasını taahhüt eden bir büyük koalisyonu inşa etmesi gerekiyor.
Görünen o ki, Erdoğan ve Cumhur ittifakı ancak ekonomi, adalet, dış siyaset, eğitim ve Kürt sorunu gibi temel sorun alanlarında mevcuttan daha ferah bir durumu temin edecek bir tür ön sözleşme, kısa bir ortak program ve buna matuf bir anayasa reformu etrafında bir araya gelmiş bir koalisyonca yenilebilir. Cumhur ittifakını ve Erdoğan’ı yenmeyi değil, yeni bir Türkiye inşa etmeyi taahhüt eden bir koalisyon kurmak: Bugün Erdoğan’ı ve Cumhur ittifakını yenip demokrasiye dönmenin formülü bu gibi görünüyor. 2019 seçimlerinde olduğu gibi muhalefet partilerini yan yana getirmek, muhalefet partilerine verilen desteğin aritmetik toplamını elde etmeye çalışmak değil.
CHP’nin önündeki üçüncü seçenek bu. Peşine düşüldüğünde “Türkiye’yi çok partili demokrasiye taşıyan” CHP’nin özgeçmişine, “Türkiye’yi demokrasiye döndüren parti” olma ibaresini de ekleyebilecek bir seçenek.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları





























































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
20.01.2026
28.12.2025
13.12.2025
17.10.2025
7.10.2025
5.09.2025
24.08.2025
9.08.2025
19.07.2025
13.07.2025