M.Şükrü HANİOĞLU
Resmî söylemin "kaynaşmış bir kitle" sloganının uzun yıllar tekrarlattırıldığı Türkiye'de, ideokrasinin dönüşümü ve logokrasinin de etkisini kaybetmesi sonrasında toplumun ne denli "kaynaşmamış" olduğu ortaya çıkmıştır.
İki "İki Türkiye"
Bu "kaynaşmamış" toplumda "sol," "sağ," "sosyal demokrasi," "muhafazakârlık" benzeri kavramsallaştırmalar altında gerçekte "kimlik siyaseti" yapılmaktadır. "Laik insan" şeklinde kavramsallaştırılarak, yaşam tarzının ritüellerini oluşturduğu, "dinî" karakter taşıyan bir kimliğin de dahil olduğu kimlikler üzerinden gerçekleştirilen bu siyasetler iki "İki Türkiye" yaratmış durumdadır.
Dolayısıyla Charles Renouvier'nin kavramsallaştırmasından hareketle "İki Fransa" olarak adlandırılan ve 1879-1905 arasında gerçekleşene benzer bir bölünmenin yanısıra, etnik eksen etrafında şekillenen bir diğer "İki Türkiye" toplumumuzu fazlasıyla "kaynaşmamış bir kitle" durumuna sokmaktadır.
Bunları yatay biçimde kesen ve Alman Katolikleri'nin uzun süre aydınlanma, sekülarizm ve milliyetçiliği Protestanlıkla özdeşleştirmelerine benzeyen mezhep ekseni ise bölünmeyi daha çetrefil bir hale sokmaktadır.
Yekdiğerini nefret söylemi kullanarak "Ötekileştiren," farklı kutsalları, sembolleri, tarihleri, rol modelleri olan, dünyadaki ve çevresindeki gelişmelere kimlikleri üzerinden tepkiler veren, "Ötekileştirdiği"nin "kıvanç" duyduğu gelişmeden üzüntüye garkolan, onun "tasası"ndan ise mutluluk çıkaran bu yapılar toplumdaki ciddî bölünmeyi yansıtmaktadırlar.
Burada söylenmeye çalışılan, bu "İki Türkiye"nin farklılıkların ortadan kaldırılması yoluyla "Türkiye"ye dönüştürülmesinin gerekliliği değildir. Bu yaklaşım zaten söz konusu bölünmelerin yaratıcısı olduğu gibi seksen yılı aşkın toplum mühendisliği deneyimimiz de bu yolla yaratılan "Türkiye"deki "birlik"in sadece ideokratik ve logokratik söylemlerde varolabileceğini ortaya koymaktadır.
Ancak bu gerçek, toplumun ortak paydaları ve tasavvuru olmasının gerekliliğini ortadan kaldırmaz.
Diğer bir ifadeyle "Türkiye"nin tektipleştirme, farklılığı yasaklama, gerekirse zor kullanarak ortadan kaldırma benzeri yollarla yaratılmaya çalışılmasının yanlışlığı "ortak payda" ve "ortak tasavvur"un anlamsız olduğunu, "Türkiye"nin anlamsız bir proje olduğunu kanıtlamaz.
Önümüzdeki sorun bunlara demokratik ve çoğulcu yollarla ulaşmaktır.
İthal çatışma
Ulus-devlet inşa edilmesi sürecinde Fransız Üçüncü Cumhuriyeti'nin Türk kopyasının yaratılmasına çalışılması uygulamada beklenmedik gelişmeler doğurmuştur.
Kavram ithaliyle ve yukarıdan aşağıya "aydınlatma" ile gerçekleştirilebileceği sanılan bu inşa sürecinin en önemli etkisi, topluma kendisinde varolmayan bir bölünme ve çatışma algısının yerleştirmesidir.
Gambetta, Ferry ve Berthelot'nun keskin söylemini Türkiye bağlamında yeniden üreten "Türk cumhuriyetçiliği" üstünkörü biçimde yaptığı kavram ithaliyle Fransa'da gerçekte yaşanandan daha derin bir çatışmanın insanlık tarihinin motor gücü olduğu tezini savunmuş ve bunu siyasallaştırmıştır.
Fransa'da zikredilen dönemde "İki Fransa Arası Savaş"ın sahneye konulduğu, Prusya Kulturkampf'ının da ötesine giden bir kültürel çatışmanın yaşandığı doğrudur. Buna karşılık Sudhir Hazareesingh'in ufuk açıcı çalışmalarıyla ortaya koyduğu gibi Fransa'da yaşanan çatışma daha sonra cumhuriyetçi tarih yazımının yeniden inşa ettiği türde bir "siyah-beyaz" tablo içinde gerçekleşmemiştir. Bu tarihçilik "İki Fransa" çatışmasını yeniden inşa ederken, "Cumhuriyetçilik" üzerinde etkili olan "dinî ve deist" akımları ve Katolik Fransa'daki "bilimle dini bağdaştırma girişimlerini" görmezlikten gelmiştir.
Dolayısıyla Erken Cumhuriyet liderleri, yaratmayı hedefledikleri "Üçüncü Cumhuriyet'in Türk Versiyonu"nu gerçekleştirmeye çalışırlarken, Fransız Cumhuriyetçi tarihçiliği tarafından inşa edilen "Cumhuriyet-bilimlaik düşünce" / "Katoliklikhurafât- dinî kimlik" siyahbeyaz eksenindeki çatışmanın toplumsal gerçeklik ve insanlık tarihinin "sonsuzluğa kadar sürecek" mücadelesi olduğunu varsaymışlardır.
Bunun sonucunda ise ithal ettiğimiz bir çatışma algısı varolandan daha keskin bir biçimde yeniden yaratılmış, Türk Cumhuriyetçiliği ise 1922 sonrası Türkiye'yi "Cumhuriyet-bilim-laik düşünce" ve "Sünnî İslâm-hurafât-dinî kimlik" arasındaki mücadele olarak yeniden inşa etmiştir.
Bu açıdan bakıldığında, birinci "İki Türkiye" ithal yoluyla yaratılmış suni bir çatışmanın neticesidir. Ancak yapay biçimde yaratılmış olması onun ciddî bir fay hattı doğurmasını önlememiştir.
Günümüzde bu fay hattının iki tarafında kullanılan söylemler ve "Ötekileştirme" girişimleri fazlasıyla ürkütücüdür.
Çatışır ama bölünmez
Kendi ellerimizle yarattığımız, tarihî değişimin motor gücü olduğunu düşündüğümüz bu çatışmanın toplumumuzu ne denli yorduğu ve enerjisini tükettiği ortadadır. Bu eksen etrafındaki çatışma daha da tırmanabilir, kutuplaşmaya neden olarak ağır toplumsal hasar yaratabilir; ama Türkiye bu eksen etrafında bölünmez.
Üçüncü Cumhuriyet'in militan "laik fikir" taraftarları ile ultramontanist Katoliklerinin diğerini ötekileştirmekle kalmayıp "canavarlaştıran" söylemleri, "okullar savaşları"nın sonrasında Renouvier'in de belirttiği gibi aralarında tek bir ortak paydanın kalmadığı "İki Fransa" 1945 sonrasında beklenmedik bir suhûletle "Fransa"ya dönüşmüştür.
Yaşanılan çatışmanın izleri halen görülebilir, mücadeleyi sonsuza kadar sürdürmek isteyen militanların seslerini yükselttikleri dönemler görülebilir; ama "İki Fransa" artık tarihçilere ait bir konudur.
1996'da Frank Kralı Clovis'in vaftizinin bin beş yüzüncü yıldönümü nedeniyle yapılan devlet törenleri şüphesiz pek çok Fransız vatandaşına bir asır önce taraflardan birisi kesin yenilgiye uğrayıp sahneden çekilmedikçe bitmeyecek gibi görünen bir çatışmanın pek de anlamlı olmadığını düşündürtmüştür.
Benzer şekilde birinci "İki Türkiye" de ne kadar çatışırsa çatışsın neticede ortak paydalarını yeniden keşfedecek, ortak tarihini inşa edecek, eğitim benzeri konularda uzlaşmaya varacak, kutsallarını çatıştırmamayı öğrenecek ve ortak bir tasavvur etrafında birleşecektir.
Yarattığımız gerçek dışı algılarla başlattığımız ve neticede bir tarafın zaferi ile neticelenmeyecek bu on dokuzuncu asır çatışmasını yaşamak kaderimiz değildir. Laikliğin laikleştiği, devletin dindarlıkla çatışmadığı buna karşın onu "tanımlayarak" yukarıdan aşağıya topluma empoze etmeye de çalışmadığı, din-bilim çatışması ekseninde siyasetler üretmediği, yaşam tarzlarına ve atheizmin de dahil olduğu bir yelpazedeki inançlara müdahale edilmeyen, kimliklerin siyaset yapımında etkisinin asgariye indirildiği bir Türkiye tasavvuru etrafında birleşmek eninde sonunda geleceğimiz bu noktaya kan kaybetmeden ulaşmamızı sağlayacaktır.
O noktaya çatışmadan gelmenin çok daha anlamlı olduğu ortadadır; bunun tek aracı ise demokratikleşmedir.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları






























































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
19.11.2018
12.11.2018
5.01.2018
29.10.2018
22.10.2018
15.10.2018
24.09.2018
16.09.2018