Mümtazer TÜRKÖNE
Anayasal sistemden değil, iktidarın ülkeyi yönetirken kurduğu düzenekten, üsluptan, tarzdan, yerleştirdiği alışkanlıklardan, öngörülebilir olmasından söz ediyorum.
Ortalık toz duman, göz gözü görmüyor ve sis yükselerek zirvelere bile yerleşiyor. Sistem gümbür gümbür çöküyor. Bu durumu iktidar cihazının durma noktasına gelmesi, devletin akıntıyla sürüklenmesi olarak görebilirsiniz.
Ekonomik kriz yüzünden kitlelerde yayılan öfkeyi, duygusal tepkileri bir kenara koyalım. İktidar sahibi iktidarda kalmak, muhalefet ise iktidara gelmek için her fırsatı, her imkânı zorlar. Hukuk, ahlâk, dürüstlük sadece iktidar terazisindeki ağırlığı nispetinde karşılık bulur. İktidarın hegemonyasında fiili işleyişe uygun beklentiler ağı oluşur. İşte iktidarın yıllardır uğraşarak inşa ettiği bu mimari çöküyor.
Hassas cihazlar önce dağılır. Ön safta çöken, iktidarın ince ayarlı algı düzeneği.
Sanal dünyada vücut bulan algılar:
TÜSİAD’ın iki önemli isminin savcılığa elleri cebinde girişi ile kollarında ikişer polisle savcılığa gidişi arasında devreye girenler, tam olarak bahsettiğim düzeneğin çökmüş halinin somut görüntüsü. İlk görüntü kimyalarını bozmuş. Adamların “hukuksuzluk yüzünden sistem çöktü” itirazlarını bir kenara koyun, bu manzaranın başından sonuna kadar kendisi iktidar düzeneğinin işlemediğini, küçük ayrıntılarda takılıp kaldığını gösteriyor. Abdestinden emin olan bir iktidar, gücünü bu kadar ayağa düşürmez. Kıskaca alınmış, çaresiz bir iktidar bu kadar ince ayarlı algılara tenezzül eder.
Siyasî manevralar, salt bir güç gösterisi olduğu zaman bile incelikli yapılır. Sulh Ceza Hakimliğinin TÜSİAD’lı iki isme getirdiği yurt dışı yasağının gerekçesi tek başına, içinde iktidara eleştiri barındıran en küçük bir düşüncenin bile açıklanamayacağı anlamına geliyor. Ancak zayıflamış, gücünü tüketmiş ve korkmuş iktidarlar bu kadar hukuku zorlayabilir, yargı kalkanını böyle yerli yersiz zorlayarak kullanır. Adamlar “hukuk yok”, diyor; muhatap “al sana hukuk” diyerek eleştiriyi kanıtlıyor.
İktidarın kendini koruma refleksiyle yarattığı gündemlerin tamamı iktidarın manevra alanını daraltıyor, “sistem çöktü” iddiasını doğruluyor.
Gerçekler dünyasından iktidar pratiğini kopartıyor ve kof algılara teslim ediyor.
Gerçekler:
Cumhurbaşkanı’nın “bölgemiz yeniden dizayn ediliyor” sözünün arkasına bakalım. Türkiye’yi derinden etkileyecek küresel ve yerel ölçekte birbiriyle uyumlu iki gelişme eş zamanlı gerçekleşiyor.
Erdoğan’ın Zelensky ile uzun görüşmesi çok önemliydi, hakettiği ilgiyi görmedi. Bu görüşmenin, Trump’ın Ukrayna devlet başkanına çok yersiz ve gereksiz şekilde “diktatör” aşağılamasına tesadüf etmesi arka planda global ölçekte hesapların yattığını gösteriyor. Trump, süngüsü düşmüş Rusya’yı yanına alıp Çin’e karşı uzun zamandır tasarlanan cepheyi oluşturacak. Türkiye, güvenilir müttefik olarak Ukrayna’yı hoş tutmakla görevli. İran zaten devre dışı kaldı.
Bu akış kendi mecrasında ilerlerse, Türkiye ABD’nin Orta Doğu’da aslî partneri olarak öne çıkacak.
Türkiye’de “Süreç” adında mutabık kaldığımız barış hamlelerinin ağırlık merkezi olan Kuzey Doğu Suriye’de işler yolunda gidiyor. SDG ile Şam yönetimi arasındaki pazarlıklar Türkiye’nin istediği istikamette ilerliyor. Kürt silahlı gücü Suriye ordusu ile entegre olacak. “Yabancı” silahlı güçler, yani PKK militanları ülke sınırları dışına çıkacak.
Her iki gündem de iktidarın algı gündemleri arasında yer almıyor.
Süreç konusunda, Tuncer Bakırhan’ın Bahçeli’ye şikayet ettiği gibi Erdoğan’dan gelen güçlü bir inisiyatif yok. Tren katarının önünde hala Bahçeli istikameti belirliyor. Küresel gelişmeler de kenarda duruyor.
Hukuk açığı:
İktidarı, muhalefeti, yani siyasetin ana aktörlerini bir kenara bırakıp nesnel şartlarda uzlaşmamız lâzım.
Mehmet Şimşek’in canhıraş çabalarına rağmen ekonomik krizden çıkış için bir ışık görünmüyor. Sebep herkesin üzerinde mutabık olduğu üzere hukuksuzluk. Ekonominin yarıdan fazlasını sırtlanan işadamları derneği, ekonomideki ağırlığına güvenip hukuksuzluktan şikayet edince hukuksuzluğa uğruyor. Ekonomi için tek başına bir felâket tablosu.
Yargı eliyle siyaseti düzenleme, muhalefeti sindirme stratejisi hiçbir dönemde netice vermedi. Tam tersine toplumdaki haksızlık algısını destekleyerek muhalefeti besledi. Bugün muhalefetin güçlü isimleri elimine edilse bile, ekonomik krizden bitap düşen halkın yorgun elleri iktidara destek vermez.
Aklından en uç senaryoyu geçirenler için söyleyelim. Nesnel şartları yüzünden Türkiye temel hakların askıya alındığı bir dikta rejimi ile yönetilemez.
İktidar hukuk açığının derinleştirdiği bir kısır döngünün içine hapsolmuş görünüyor. Ekonomik kriz yüzünden arkasındaki halk desteği eriyor. Destek azalınca aradaki açığı yargı tasarrufları ve güç gösterileri ile kapatmaya teşebbüs ediyor. Bunun için mülkiyet hakkının da garantisi olan temel haklar düzeni hasar alıyor. Hukukun azaldığı yerde ekonomik krizden çıkış çabaları netice vermiyor. Ekonomik kriz derinleştiği için halk desteği daha da azalıyor.
Bu kısır döngü halka, yoksulluktan kurtulabilmek için iktidarı değiştirmekten başka çare olmadığı inancını yerleştiriyor.
Kısaca sistem çöküyor.
TÜSİAD krizi, eli cebinde savcıya giden patronlardan daha keskin bir karşılık olarak kollarına giren polislerle bu kısır döngüyü hızlandırdı. Sırada HDK başlığı ile yeni kitlesel tutuklamalar olacağı dedikodusu ortalıkta dolaşıyor.
Demek ki iktidarın kendi kalesine atacağı yeni golü konuşacağız…
Yazarlar
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları


















































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
16.01.2026
13.01.2026
9.01.2026
31.12.2025
30.12.2025
28.12.2025
24.12.2025
23.12.2025
21.12.2025
21.12.2025