Mustafa PAÇAL
Daha önce Taraf ve diğer bazı gazetelerin yorum sayfalarında yazılar yazdım.
Ancak bu yazı Taraf gazetesinde ilk köşe yazım.
Takdir edersiniz ki, ilk yazılar zor yazılar olur.
Benim içinde bu böyle.
Bu köşede daha çok ekonomi ve toplumsal sorunlar ve konular üzerine haftada bir yazmaya çalışacağım.
Ama bu siyasi gündem üzerine de yazmayacağım anlamına gelmiyor.
Haydi, hayırlısı diyerek, Taksim/ Gezi’den başlayalım.
Taksim Gezi Parkı eylemi, aslında Gezi Parkı’na Topçu Kışlası yapılması dayatması, bence bardağı taşıran son damla oldu. Başbakan’ın içinde bulunduğu ruh hâli, 2011 genel seçimlerinden sonra yeni dönemin kendileri için “ustalık” dönemi olduğunu açıklamasıyla başlamıştı. O günlerde herkes bu “ustalık” döneminin ne anlama geldiğini, geçmiş dönemlerle bakarak “herhalde geçmişte olan kimi hataları” bir daha yapmayacak olarak anladı.
Ama öyle olmadı.
Tam tersi geçmiş hükümet dönemlerinde yapmadıkları ile bizleri karşı, karşıya bıraktı. Başbakan hızla bir tek adamlık psikozu içinde davranmaya başladı. Yani Başbakan tek devlet, tek bayrak, tek millet söyleminin yanına bir de tek adamı eklemişti. Ve arkasında “Türk tipi” başkanlık talebi geldi.
Oysa 2002’den bu yana özellikle ekonomide ve demokratikleşme yolunda önemli gelişmelere imza atmış bir siyasi liderin kendisini böyle zor durumlara düşürmesi, kendisine pek yakıştırılmıyordu.
Çünkü Türkiye’de demokrasinin önünde en önemli engel olan askerî vesayet son yıllarda tarihinde görülmedik biçimde geriletilmişti.
Anayasa ve yasalarda yeterli olmasa da önemli iyileştirmeler yine bu dönemde yapılmıştı.
Ekonomide yakalanan büyüme trendi, bunun dünyadaki ekonomik kriz sürecine rağmen sürdürülmesi, parmak ısırtacak cinsten önemli gelişmelerdi.
Ve barış/ çözüm süreci...
Erdoğan “baldıran zehrini içmeye hazırım” dedi.
Bu söz yıllardır süren kardeş kavgasının sona erdirilmesinde bir siyasi kararlılığın göstergesi oldu.
Hükümete-İmralı görüşmeleri sonucunda PKK sınırların dışına çekilmeye başladı. Silahlar sustu. Artık bölgeden cenazeler gelmiyor. Annelerin yüreğine su serpildi. Bu sürecin kuşkusuz en önemli siyasi aktörlerinden biri ve en önemlisi Başbakan Erdoğan oldu.
Bu umutlu genel gündemin yanı sıra Erdoğan, bir de kendine göre özel bir gündemi de bunun yanında sürdürüyordu.
Bu özel gündemde Taksime cami tartışması zaten vardı, buna bir de Çamlıca’ya cami tartışması eklendi. AKM kapatılacak mı, yıkılacak mı, İnci Pastanesi kapatıldı, Emek Sineması yıkıldı, helikopterden yeni havaalanı ve yeni köprünün yeri seçildi, Çılgın Proje diye takdim edilen Kanalet projesi açıklandı, yeni köprüye Yavuz Sultan Selim adı verildi, alkol düzenlemesi ile yaratılan özel yaşama müdahale algısının yaratılması ve son olarak Gezi Parkıyıkılarak Topçu Kışlası’nın yapılacağı gibi uzunca bir özel gündemi vardı Erdoğan’ın.
E, ne var bunda, Başbakan arkasında “kalıcı eserler” bırakmak istiyor denebilir...
Evet, bence de bir başbakanın ülkesi için bu tür “kalıcı eserler” yapmak istemesi anlaşılır bir şey.
Ancak sorun bu eserlerin arkasında yatan zihniyette ve bu eserlerin yapılması için verilen kararların yönteminde bulunuyor.
Verilen kararların arkasında “ecdat yadigarı, din-mezhep referansı” zihniyeti ile tek adam tasarrufu bulunmakta, sorunlu olan da bu ve bunun tezahürleri zaten.
Nasıl mı?
Hem medeniyetler ittifakı için uluslararası bir rol oynamak ve hem de “Taksim’de kilise varsa, cami de olacak” demek, AKM’yi kamuoyu tadilatta bilirken, şimdi yıkılacağını söylemek, İnci Pastanesi’ni kapatmak, Emek Sineması’nı yıkarak AVM yapmaya karar vermek, önceden belediye otobüsünün rengi ne olsun, Şehir Hatları vapurları hangi model olsun diye soran bir belediyecilikten,“biz arkadaşlarla konuştuk, yeni köprünün adı Yavuz Sultan Selim olacak” noktasına gelmek, çılgın proje Kanalet’i sosyo-ekolojik bir çalışma ortaya koymadan yapacağız diye açıklamak vegöstericilere bir avuç çapulcu demek...
Hayır, Sayın Başbakan hayır...
Yerel yönetim anlayışı bütün demokratik ülkelerde değişti, değişiyor. Yüzde 50 ile seçim kazanmak demek, her şeye tek başına karar verme hakkını, halktan almak demek anlamına gelmiyor.
Aksine kent yaşamını yakından ilgilendiren bu tür projelerde, kamuoyunun, STK’ların eğilimlerini almak ve bu eğilimler sonrası kararları oluşturmak, çoğulcu ve katılımcı yerel yönetim anlayışının temel özellikleri arasında yer almaktadır.
Şehirler ortak yaşam alanlarıdır ve alınacak kararlarda ortak alınmaya çalışılmalıdır.
Bunun anlamı şudur Sayın Başbakan, sabahın ilk saatlerinde Gezi Parkı’nı bekleyenlere, polis göndererek gaz sıkmak demek değil, oradaki göstericilere belediye başkanını göndererek, yapılmak istenenin ne olduğunu açıklamaktır. Ve onlarla uzlaşmanın yolunu aramaktır.
Sayın Başbakan, demokrasilerin kaliteleri, sadece çoğunluk haklarına bakılarak değil, aslında azınlık haklarına bakılarak ölçülüyor artık.
Sayın Başbakan, bu tek adamlık psikozundan lütfen çıkın, çoğunlukçu anlayışa dayalı ben yaparım olurcu yaklaşımı lütfen terk edin.
Çoğunlukçuluğun yerine çoğulculuk anlayışı ile davranın, tek adamlığın yerine katılımcı, modere edici bir anlayışla kararları oluşturun.
Bir ülkenin doğusunda barış, batısında çatışma olmaz. Bu dengesizlik olumlu giden barış sürecine de zarar verir.
Bu tür kent projelerinde “benmerkezci” tavrın, gerek barış sürecinde ve gerekse yeni anayasa sürecinde de olası sakıncalarını bir kez daha hatırlatmayı önemli görüyorum.
Türkiye, yıllar sonra hem toplumsal barışın sağlanmasında ve hem de demokrasi yolunda tarihsel bir fırsat yakaladı. Bu fırsatı hiçbir kimsenin siyasi hesaplarına ve kişisel egolarına kurban etmemesi gerekir. Bu kritik süreçte mümkün olduğu kadar daha fazla diyalog ve işbirliğine ihtiyaç duyulması kaçınılmazdır.
Başbakan Erdoğan şimdi daha kritik bir noktada duruyor.
Ya barıştan ve demokrasiden yana siyasi ve toplumsal çevrelerle daha fazla diyalog ve işbirliği yaparak bu tarihsel sürecin efsanevi siyasi lideri olacak, ya da çoğunluk bende diyen egosuna yenilerek, bu sürecin dışına düşmekle karşı,karşıya kalacaktır.
Karar kendisinin...
http://www.taraf.com.tr/mustafa-pacal/makale-baslarken-3.htm
Yazarlar
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları




















































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2026
26.01.2026
12.01.2026
3.01.2026
28.12.2025
21.12.2025
13.12.2025
6.12.2025
1.12.2025
17.11.2025