Nermin ALPAY
AKÇAKOCA KENT KONSEYİ;
KURULUŞUNDAN KADIN MECLİSİ SEÇİMLERİNE
KADAR UZANAN HATALAR DİZİNİ İLE YOLA DEVAM
EDEBİLECEK Mİ?
Kent Konseyleri İçişleri Bakanlığının 08/10/2006 tarihli,26313 sayılı resmi gazetesinde yayınlanan kararına göre; “belediye teşkilatı olan yerlerde, mahalli idareler ve genel seçim sonuçlarını izleyen 3 ay içinde kurulması zorunlu olan” kurumlar arasında yer almaktadır.
Belediye Başkanımız Fikret Albayrak, Kent konseyi çalışmalarını başlatarak önemli bir adım atmıştır. Çalışan insanın tabii ki eksiklikleri, hataları olacağını kabul ediyor, verilen emekleri önemsiyoruz. Fakat, seçimlerde önemli hatalar yapılmıştır; Akçakoca’nın daha iyisine layık olduğunu düşünüyorsak, “herkesin elini taşın altına koymasını” istiyorsak alınganlık göstermeden, birbirimize küsmeden eksiklerimizi düzeltmek için çaba göstermeliyiz;
Akçakoca Kent Konseyi kuruluşunun, tüm iyi niyetli çabalara rağmen eksik başlamasının en önemli nedenlerinden biri, Akçakoca’da sivil toplum örgütlerinin varlık gösterememesi ve bu nedenle delege sayısının yeterli olmamasıdır. Bir deyişle; Demokratik katılım, zamanla yapılan yarışa feda edilmiştir. Seçimlerde düşünceler değil, kafa-kol ilişkileri ile önceden belirlenmiş adaylar etkili olmuştur…
Yani, demokratik katılım, eşit seçim, bir şekilde rafa kaldırılmıştır. Oysa, geniş katılımlı ön toplantılar yapılabilseydi, bu toplantılarda kente ilişkin öneriler tartışılabilseydi, bu tartışmaların sonunda ön seçimle delegeler seçilebilmiş olsaydı, her şey çok daha farklı olabilirdi.
Yapılan en büyük yanlışlık da Belediye Başkanı’nın Kent konseyinin başkanlığına aday olmasıydı. Başkan, buna gerekçe olarak; “ oluşumun yeni olmasını, çalışmalara bizzat destek olmak istemesini” gösterdi. Başkan’ın Kent Konseyi’nin başında olmadan verimli olmayacağını düşünmesinde kendince haklılık payı olsa da, oylamaya katılan delegeler, Kent konseyinin başında olmak isteyen Başkan’a “ hayır” diyemeyerek bu hataya ortak oldular. Başkan’ın bizzat içinde yer almadığı, Kent konseyinin projelerini dikkate almamasından çekinerek, sivil toplumu temsil eden delegeler; demokrasi adına “Hayır” demekten çekinerek “EVET” demeyi tercih ettiler. Oysa, Başkan’ın Kent Konseyinin alacağı kararları ve projeleri dikkate alacağına, maddi ve manevi desteklerini esirgemeyeceğine söz vermesi yeterli olmalıydı. ( Maalesef ben de evet, diyenlerdenim.)
Çocuk toplum, baba devlet…
Belediye Başkanı Fikret Albayrak, Kent konseyinin başına; “yeterli tecrübeye sahip, projeler üretecek ve insanları aktif olarak çalışmalara dahil edecek, lider olmaya uygun adayların eksik olduğunu” düşünerek, iyi niyetle aday olmuştur.
Başkan’a göre 2 yıl içinde, insanlar kent konseyinin çalışmalarına katılarak, öğrenecekler, gelişecekler ve yönetime aday olabilecek kişileri tanıma fırsatı bulacaklar. Kendisi de, oturmuş bir kent konseyini gönül rahatlığıyla yeni adaylara teslim edebilecektir. Bu anlayış, toplumumuza yabancı olmayan, çocuklar büyüyüp, kendileri çoluk çocuğa karıştıklarında bile onlar adına karar veren ebeveyn anlayışıdır. Bu anlayış tüm iyi niyetine rağmen çocukların büyümesine asla izin vermez. Büyümemiş insanlardan oluşan toplum da karar verme süreçlerinde kendi adına başkası karar versin diye bekler. Kurtarıcı bekler… Godot’u bekler…Hamisini bekler…. Bekler de bekler…Her şeyi başkalarından bekleyen toplum, itaat edilene de büyük bir yüktür. Her iki tarafta özgür değildir.
KADINLAR KENT İÇİN BİRŞEY YAPMADAN ÖNCE TEDAVİ EDİLMELİDİRLER.
Kadın Meclisi Yürütme Kurulu seçimlerinde ise; kadına bakış açısı ve yapılan yanlışlar
Meclise katılan kadınları ve izleyicileri hayal kırıklığına uğratmıştır. Bir daha yapılmamasını dileyerek bu hataların neler olduğunu sıralamak istiyorum;
1- Belediye Başkanı iki adayı desteklediğini açıklayarak seçimlere müdahale etmiş, Eşitlik ilkesi çiğnenmiştir. Kadınlar, sonucu belli olan seçimde, aslında atanan adaylarla eşitsiz bir yarışa sokulmuştur.
Adaylardan ikisi Başkan’ın önerdiği insanlardan oluşuyordu. Diğer adayların, projelerini ve kent için neler yapabileceklerini anlatmalarına izin verilmediği için seçilmiş ve güveni henüz kaybedilmemiş Başkan’ın önerisi karşısında hiç şansları yoktu.
Başkanın önerdiği adaylardan birisi Üniversitemizde eğitimci, diğeri Psikolog olan,
Değer verdiğimiz genç arkadaşlarımız olsa da, bu şekilde şeçime sokulması diğer adayların tepkisine neden oldu.
Alanlarında iyi olduğunu düşünülerek önerilen bu arkadaşlarımıza karşı olmadığımızı, seçilmeseler de danışma kurullarımızda görmekten mutlu olacağımızı belirtmek isterim.
Ayrıca, Başkan neye dayanarak diğer adayların daha değersiz olduğuna karar vermiştir? Diğer adayların projeleri konuşuldu mu? Tartışıldı mı? Başkan, sapla sapanı karıştırmış, uzmanlardan destek almak ile Kadınların, kadın meclisinde gönüllü çalışmalarını sağlayacak, örgütlü çalışmayı hiçe saymıştır.
Kadınların psikolojik sorunlarının olduğu ileri sürülerek; bu nedenle psikolog olarak eğitim almış birinin kadın meclisinin başında olmasının uygun görüldüğü düşüncesi, kabul edilebilir bir durum değildir. Asıl bu anlayış psikolojimizi bozmuş, kent konseyi ve kadın meclisi için çalışma isteğimizi yok etmiştir.
Maalesef, Bu anlayışla yapılan seçimlerden çıkan sonuç;
“%60 ‘ı anti-depresan kullandığı ileri sürülen Akçakocalı kadınların, psikolojik destek almadan kent yönetiminde söz sahibi olmalarının sakıncalı olduğudur. “
2- Kadın Meclisi Delegeleri oluşturulurken, önyargılı davranılmıştır.
Eğer kentimize hizmet etmeye gönüllü kadınların sayısını arttırmak istiyorsak, delege sistemi yerine, kadınların doğrudan seçimlere katılması daha doğru olurdu.
Kentimize hizmet etmeye gönüllü kadınlar olarak; Seçime katılmak için tek ölçünün Kadın olmak ve daha önce yapılan Kadın Meclisi bilgilendirme toplantılarına düzenli katılmak olduğunu düşünüyoruz. Örgütlerden, muhtarlardan delegeler seçilerek gönderilirken, örgütsüz olan gönüllü kadınlar dışlanmıştır. Daha ilk genel kurulda, kadın meclisi yönergesinin 6. maddesinde katılımcı olarak kabul edilen ev kadınları ve gönüllü katılımcılar seçme hakkından mahrum bırakılmıştır.
Delege sistemi, o toplantılara hevesle katılan kadınların hevesini kırmıştır. Kadın meclisi yürütme kurulu seçimlerinde, bir kere bile kadın meclisi bilgilendirme toplantılarına katılmamış kişilerin delege olması ( ister bir parti adına, isterse dernek adına olsun ) büyük bir haksızlıktır. Hiçbir vasfı olmayan ev kadını, toplantılara katılıyor ama sıra seçmeye gelince seçemiyor. Bu sakat anlayışla çalışmamız ve kentteki kadınların en geniş katılımını sağlamamız mümkün değildir.
Mahalle Muhtarlarının gönderdiği kişiler kasıtlı seçilmiştir. Kimi gönüllüler Parti üyesi oldukları gerekçesiyle ret edilirken, aynı şartlara sahip diğeri kabul edilmiştir.
Burada eşit bir ölçü olmadığı gibi, delegeler seçilmiş yerel yöneticilerden oluşmamıştır.
3- Kadın adaylara kendilerini ve projelerini tanıtmak için söz hakkı verilmemiştir.
Kadın Meclisi yürütme kurulu seçimlerinde yapılan diğer bir yanlışlık da adaylara yeterince söz verilmemesidir. Sivil toplum kuruluşu oluşturulurken, sadece seçimlere odaklanmak doğru değildir. Adayın adını, soyadını, doğum tarihini söylemesi seçilmek için yeterli değildir. Adaylar, neden aday olmak istediklerini, çalışmalara yapacakları katkıyı anlatamadıkları için, güzellik yarışmasına katılır gibi kendilerini tanıttılar. Oysa, Genel kurullar, başlı başına bir okuldur. Bu fırsat kaçırılmıştır.
Kadın Meclisi genel kuruluna katılanların sadece seçime odaklanmaları istenmiştir. Seçmek ve seçilmek için aday olmak, öne çıkmayı göze almak, kürsüden görüşlerini ifade edebilmek kadınlar için iyi bir deneyim olabilirdi.
Eksik katılımla da olsa, kentimizde ilk kez seslerini duyurabilecekleri, sorunlarını konuşabilecekleri bir oluşuma katılma şansını kaçırdılar. Bu nedenle; toplantının aceleye getirilmiş, “toplantı bitsin de işimize bakalım” anlayışına kilitlenmiş, özensiz düzenlenmiş bir toplantı olduğu görüşü katılımcılar ve izleyiciler tarafından da paylaşılmaktadır.
4- “Kadınlar, siz işinize bakın!”
Fikret Başkan, Kadın Meclisi Seçimlerinin en büyük gafını yaparak;
Kadınları, “ kadın meclisinin; sadece kadınlarla ilgili proje yapabileceği ve kent konseyini ilgilendiren projelere karışmaması gerektiği “ konusunda uyarmıştır. (!) Bu bize göre, Kadın meclisinin en talihsiz cümlesidir. Kadınların, kent konseyini ilgilendiren hangi projeyi üretmemeleri gerektiğini anlamakta güçlük çekiyoruz. Hangi alan bize göre değil. Çevre mi? Turizm mi? İstihdam mı? Eğitim mi? Kadınların hazırlayacağı bir çevre projesi tüm kenti ilgilendirmez mi?
Kadınlar hayatın her alanında var olmadırlar. Kadınların kente ilişkin yapacağı hiçbir çalışma kent konseyinin çalışmalarına sekte vurmaz, sadece katkı sağlardı. Kadınlar, nasıl bir çevrede yaşamak istediklerine, neyi ne kadar yapabileceklerine kendileri karar vermelidirler. Başkanın bu sözleri çoğu kadın tarafından “ Kadınlar, siz kendi işinize bakın!” olarak algılandı.
5- Adayların toplu olarak listeye yazılması hatalıdır.
Seçim yöntemi değişmeli, daha sağlıklı formül bulunmalıdır. 14 kişinin asil ve yedek olarak yönetimde yer almasını isteyerek 7 kişiden fazla isim yazıldığında iyi niyetle
Yazılan her fazla isim seçmenlerin yönetimde görmek istedikleri kişilerin önüne geçebiliyor. ( Adayların oy pusulalarındaki sıralamaya bakarsanız, kendi rakiplerine de
Oy verdiklerini görebilirsiniz.) Öneri : Listeler 7 asil, 7 yedek üye olarak düzenlenebilirdi.
Özetle; Tüm eksiklerine rağmen, kentte yaşayan insanların kent konseyine sahip çıkması, Kent Konseyi çalışmalarına gönüllü olarak katılmasını sağlamak için altı ay sonra seçimler yenilenmeli, insanlara eşitliğin gözetileceği, demokratik katılıma özen gösterileceği konusunda güvence verilmelidir. Diğer kent konseyinden gelen konuklarımızın da altını çizdiği gibi, çalışarak, birbirimizi dinleyerek, hatalar yaparak ama hatalarımızdan ders almasını bilerek Kent Konseyini kentimiz için görünür kılmanın bir yolu da budur. Kent konseyi çalışmalarının sağlıklı yürümesi açısından iki yıl beklemek ciddi bir kayıp olacaktır.
Gelişmeye ve hizmet etmeye açık biri olarak seçilen genç Belediye Başkanımız, eleştirileri dikkate alacak mı? Yoksa, “ben atadıklarımla yoluma devam ederim” diyerek bize küsecek mi? Bunu zaman gösterecek… Amacımız kimseyi suçlamak, incitmek, “bağcı dövmek değildir.” Tek dileğimiz, kentimizin iyiliği için hep beraber barış içinde bir şeyler yapmak; tartışmak, eleştiri ve özeleştiri kültürünü yerleştirmektir. Kimseye haksızlık etmek istemiyoruz. Herkes için sabır, haksızlıkların en iyi ilacıdır.
Yazan : Nermin Alpay
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları



























































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
27.11.2019
23.03.2017
18.07.2016
4.09.2014
28.07.2014
23.06.2014
6.04.2014
2.04.2014
6.03.2014