Ömer F. Gergerlioğlu
"Barış" deyince "PKK destekçiliği" diye anlamaları büyük problem. Çok düşündüm "Niye böyle" diye. İki tarafa da yaptığım barış çağrısını "PKK'ya destek" diye anlamak büyük patoloji, bir iletişim kusuru mu var, bu konuyu biraz tahlil etmek ve barış isteyenlerin niyetini daha ayrıntılı anlatmam lazım.
Ben sosyal medyada barış adına yazdığım sözlerden dolayı son 10 gündür büyük bir linç ve haksızlık yaşarken iyi niyetli sözlerimin niye yanlış anlaşıldığını düşünüyordum. Sonunda bana gelen bir mail bunu açıkladı. Dindar bir arkadaşım bana gönderdiği mailinde "İnsan hakları ve barış diyerek adeta terör yapanları meşrulaştırıyorsunuz" demiş. Bu sözler nasıl bir toplumsal akıl tutulması yaşadığımızı gösteriyor. Savaş anında barışı gündeme getirmenin zafere az kaldığı bir anda ihanet olduğunu düşünüyorlar. Oysa ben ve tüm barış yanlıları tüm hesaplardan uzak bu sözleri sarf ediyoruz. 35 yıldır akan kanın durmasını istemek mi kötü? Dünyanın başka ülkesinde barış sözünü ansanız ve insanların "Çocuklar ölmesin, analar ağlamasın" dediği için haksızlığa uğratıldığını söyleseniz size gülerler. Türkiye'de "vur, kır, parçala" sloganları atsaydık altın madalya takılacaktı ama barışı gündeme getirdiğimiz anda lince uğruyoruz. Ben kimsenin hatırı için doğruları gündeme getirmiyorum. Doğru olduğuna inandığım için söylüyorum. Bir barış gösterisindeki mizanseni bile anlayamayan veya anlamak istemeyenlere insan hakları ve barış çabamızı tekrar anlatalmaya çalışalım.
Adalet ve barış isteğimi kendimi bildim bileli dile getiriyorum. Bir insan hakları kuruluşu MAZLUMDER'de çalışmaya başladığımda "Tam bana göre yer, yerimi buldum" diye düşünmüştüm. 2003 yılında dahil olduğum bu değerli dernekte arkadaşlarımla beraber halen gurur duyduğum çok güzel işler yaptık. Çocuk hakları konusunda paneller, kadına yönelik şiddet konusunda sergiler, imza kampanyaları, yaptığımız sağlık taramaları ve bilimsel çalışmalarla TBMM'ye sunduğumuz "Dilovası çevre gözlem raporu", düşünce özgürlüğü sergileri, imza kampanyaları, soykırımlara karşı ve katillerin cezalandırılmasına yönelik Lahey'e gönderdiğimiz imza kampanyaları, Roman mahallelerindeki gözlem, söyleşiler ve konferanslar, Filistin, Türkistan ve dünyanın dört bir tarafındaki zulümlere karşı gösteriler, imza kampanyaları, FAX çekme eylemleri, cezaevleri ihlal raporları, mülteci hakları çalışmaları,Türkiye'nin en geniş ve sonra kitaplaştırılmış dini ve etnik ayrımcılık saha çalışması ve sempozyumu, başörtüsü yasağı zulmüne karşı 2005'ten itibaren aksatmadan her hafta yıllarca sürdürdüğümüz basın açıklamaları, yürüyüşler, Türk, Ermeni, Kürt, Arap ve diğerleri tüm vatandaşlarımızın hakkı hukuku için yaptığımız çalışmalar, Hrant Dink davasındaki sahte mahkeme sonuçlarını kabullenmeyişimiz, Kürt meselesindeki yoğun takibimiz, insan hakları kurullarının her aşamasını zorlamamız, binlerce açıklama...
Bu çalışmalar arasında bir ikisini anlatayım. 2003 yıllarıydı. O günün ajitasyonlarıyla yurt çapındaki kiliselere yapılan saldırılar gündemdeydi. İzmit Protestan Kilisesi'ne de bir saldırı yapılmış, taşlanmış, molotof atılmıştı. Bunun üzerine Kocaeli şube başkanı olarak hemen olayı kınayan bir açıklama yapmıştım. Kilise Pastörü W.H beni arayarak "dindar bir Müslümanın bu açıklamasına şaşırdığını ve sevindiğini" bildirmişti. Ardından Pastör W.H ile görüşerek hukuki destekte bulunmuştuk. Aradan yıllar geçti. Şahsımın barış mesajından sonra bana yapılan haksızlıklara karşı gelen ilk mesaj ise şimdi başka ildeki Pastör W.H'nindi, kendisi bana yapılan haksızlığı kınıyor, çok üzüldüğünü ve bana duacı olduğunu bildiriyordu. İnsan haklarından haberi olmayanlar bunu anlayamaz. İşte, haksızlığa karşı birbirine destek olan farklı din mensuplarının dayanışmasıdır insan hakları. Farklı kimliklerin bir diğerine üstünlük sevdası yerine kimliklerin bir arada yaşamını savunmaktır insan hakları.Yine bir defasında şubemize bir müracaat gelmişti, Darıca'da bir vatandaş evinin çok yakınındaki bir hoparlörden gelen ezan sesinin kendisini bilhassa sabah ezanında aniden uyandırmak suretiyle çok rahatsız ettiğini bildirmişti. Psikolojisinin bozulduğunu ve derdini kimseye anlatamadığından bahisle bizden yardım istemişti. Biz de mahalle sakinleri, muhtar, müftülük yetkilileriyle konuyu çözmüştük. Tabanı çoğunlukla dindarlardan oluşmuş bir derneğin dini anlamda tepki çekecek bu girişiminden hiç çekinmemiştik. İnsan hakları mücadelesi ön yargısız yapılır, ideoloji ve siyasi taktik anlayışıyla yapılan bir savunuculuk değildir. Barış mesajımızın altında buzağı arayanların biraz analiz yapmasına yardımcı olmak istiyorum sadece. Kim ne derse desin insan hakları ve barış çağrısı yapmak insan hakları savunucularının ilk işidir, konjonktüre bakmazlar. İnsan hakları savunucuları hangi kesimden ve etnisiteden olsa da her zaman Kürt meselesinde çözümün, hakların iadesi, adalet ve barış yoluyla olmasını söyler.
Kocaeli Barış Platformu'nu çözüm sürecinin 5. ayında "Bu konuyu ne devletin ne PKK'nın insafına bırakalım, onlar bıraksa da biz barış söylemini yükseltelim" diyen farklı kimliklerden ve STK'lardan oluşmuş kişilerle kurduk. Çözüm sürecinde barışı korumaya çalışan açıklamalar, etkinlikler yaptık. Süreç bozulduktan sonra ise yeniden barış imkanı oluşturabilmek için yeni zemin arayışlarına giriştik. Bu toprakların çocuklarının kamplara ayrılarak birbiriyle savaşmasının nefreti körüklemekten başkasına yaramadığını , devamının bugünden kötü günlere götüreceğini düşündüm hep. Filipinler'den Kolombiya'ya kadar tüm barış süreçlerini ayrıntılı inceledim, o ülkelerin çilekeş barış savunucularından dinledim ve bu topraklardaki barıştan umudumu kesmedim. Ne kadar kötü koşullar olursa olsun sosyal medya ve her yerde sürekli barış cümlelerini hatırlattım, bu mu yargılanacak çaba? Barış sözünü gündem etmemle itham edildiğim "PKK propagandisti" iddiası iddiacıların ne kadar çözümü gerçekleştirmekten uzak olduğunun bir delilidir.
Barış platformu olarak sürekli hem PKK'ya silahı bırakması ve devlete de müzakereleri bırakma çağrısı yaptım. Bu 15 yıldır hiç değişmedi, (http://www.kocaelibarisplatformu.com/Turkiye-Toplumu-Savas-Istemiyor-Baris-Istiyor) konjonktüre göre davranmamanın faturası mı bu linç kampanyaları? Kocaeli'de akil heyetinin mihmandarlığını ben yapmıştım, o zaman bugünkü sözlerimin benzeri ifadeler kullanan devlet adamları şimdi değiştiyse suç bizim gibi barışı savunanların mı? İnsan haklarından fersah fersah uzak olan, başka ırkın üzerinde hakimiyetinin hakkı olduğunu düşünenlerin her isteğinin gerçekleştirilmesi en büyük yanlıştır.
Ben söz konusu Facebook mesajımın arkasındayım. Hayatım boyunca barış mesajı verdim. Çözüm süreci öncesinde de, çözüm sürecinde de, çözüm sürecinden sonra da aynı şeyi söyledim, benim söylediklerimde değişen bir şey yok. 2006 yılında başlayan süreçte devlet gizlice Öcalan'la konuşur ve sahnede ona lanet yağdırırken de, çözüm sürecinde Öcalan göğe çıkarılırken de, silahların konuştuğu şu anda da aynı şeyleri söyledim ve yine tüm sözlerimin arkasındayım.
Ben barış çağrımdan vazgeçmem, vazgeçemem, çünkü Türk ve Kürt analarına söz verdim. Kocaeli Barış Platformu olarak çözüm süreci sonrası başlayan çatışmalarda toplumsal yarıkları önlemek ve barış çağrımızı kuvvetlendirmek istedik, asker taziyelerine gittik. Orada çok üzgün asker anaları bize "Yeter ki başka çocuklar ölmesin, ocaklara ateş düşmesin" diyordu, onlara barış çabamızı sürdüreceğimize dair söz vermiştim, vazgeçemem. Sur'daki çatışmalar sırasında Diyarbakır'daydım. Hendek barikat siyasetini şiddetle eleştiriyor ve iki tarafa da durmalarını söylüyorduk. İlk sokağa çıkma yasağının bitişinde Sur'a girmiştik. Ortalık felaketti, 51 yıllık hayatımın en sarsıcı, kötü günüydü o gün. Dışarıdan geldiği belli birisi olarak analar beni perişanlığı görmem için evlerine çağırıyordu. Çare gibi sarılıyorlardı bana ama ben çaresiz ve yıkılmış durumdaydım. 80 yaşındaki N.K amca ve eşi ninemiz, çatışmaların arasında kaldıklarını aç, susuz büyük perişanlık yaşadıklarını anlatıyordu. "4 gün banyoda çıplak betonun üstünde yatmak zorunda kaldık, sen bizim ne çektiğimizi bilir misin evlat" diyordu N.K amca. Bu hale rağmen duvarda asılı olduğu için ortasından kurşun geçmiş Kur'anı Kerimi bana gösteriyor "en çok üzüldüğümüz de bu" diyorlardı. "Bizim sesimiz ol, çektiğimizi anlat" diyen o dedelere, ninelere, analara sözüm var, barış demekten vazgeçmeyeceğim. 12 yaşında çatışmaların arasında kafasından tek kurşunla vurularak ölen, ara sokakta iyi temizlenmemiş kan ve kemik izlerinin başında Helin Şen'e bu sözü verdim, barışın sesini hep yükselteceğim. Helin Şen'in annesinin yürekler yakan feryatlarını gözyaşları içinde dinlerken bu sözü verdim, vazgeçmemi istemeyiniz, üstümdeki duygusal ağırlığı çok fazla.
Ben Türk'üm ama bu yanlış Türkçülük politikalarını eleştiremeyeceğim anlamına gelmez. Dindar ve demokrat olmaya çalışıyorum, bunun sonucudur merhameti, kardeşliği, eşitliği ve barışı hep gündem etmem. Hekimim, hayattan, yaşatmaktan yanayım, insan hakları savunucusuyum, adaletten ve yaşam hakkından yanayım. Acılara sağır bir hayat yaşamaktansa, bedeli olan ama tüm insanlığın mutluluğunu sağlayacak gayretleri devam ettireceğim inşaallah.
Bırakın bu kadar savaş çığlığının atıldığı günlerde naif bir barış sesi yükselsin, size zarar etmez, belki kalplerde bir beyaz leke oluşturur, onu da köşeye sıkıştırarak boğmayın. Tüm barış yanlılarının çektiği sıkıntılara son verin.
Yargılanacak bir konu var, evet ama bu, ben değilim. Yargılanacak olan yıllardır Kürt meselesini bir ırkın diğer ırk üzerinde hakimiyetini kuran devlet politikalarıyla gerçekleştiren ve insanların ölümüne rağmen bu konuda kalıcı çözüm ve barışı gerçekleştiremeyenlerdir. Barış çığlığını savaşçı çığırtkanlıkla örtmeye çalışanlardır bunlar. En basit bir barış mesajını bile çarpıtanlardır bunlar.
Gelin bu boğucu ortamdan hep birlikte bir barış iklimi oluşturalım, acıları büyütmenin, kin, nefreti artırmanın kimseye faydası yok.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları



































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
26.08.2020
26.08.2020
9.02.2018
5.02.2018
3.02.2018
25.06.2018
23.06.2018
18.06.2018
12.06.2018
11.06.2018