Tanıl Bora
Tatlı bir Napoli atasözü var: “Yarın yine borçlarım olacak ama bu akşam ben bir kralım.” Bu seçimlerin, muhalifler, hoşnutsuzlar, yılgınlar üzerindeki duygusal etkisini, bununla tarif edebiliriz. Evet, yarın yine -düz ve mecazi anlamıyla- borçlar olacak, ama bir akşam, krallık…
***
“Türkiye toplumunu bir arada tutan nedir?” 2010’da Toplum ve Bilim’de bu soru etrafında bir tartışma yürütmüştük. Suç ortaklığı, şiddet, klientalizm, borç-borçluluk üzerinde durulmuştu. O zaman yeterince işlenmeyen cevap adaylarından biri de, seçimdi. Bu yerel seçimlerde, bunun bir teyidini gördük. Bu toplumu, yani asgari bir müşterek sorumluluğa dayanan, asgari bir eşitlik içinde birlikteliği, -olduğu kadarıyla, diye eklemeliyiz-, tutan ‘şeylerden’ biri, hem de önemli birisi, seçimdir. “Sistemin” güvencesidir, işleyen bir supaptır. Bir gelecek tasavvurunu, umutları kısık ateşte tutar; sonunda dip tutsa da, iştahlandırıcıdır. Olduğu kadar’ı, hep eklemeliyiz.
***
Seçimin gözde mefhumlarından biri: Dip dalga. Aslında şöyle böyle on yıldır, yerleşik siyasetin kavrayamadığı ve onu alt üst edecek büyük bir toplumsal değişim infilâkının, onun beklentisinin mecazı olarak kullanılıyor. (Yanılmıyorsam ilkin, Cumhuriyet mitingleri arifesinde ulusalcı akım içinde dillendirilmişti bu terim.) Geçen yıl Cumhurbaşkanlığı seçiminde bir dip dalga anons edilmişti, ancak işte şimdi kopup geldiği söyleniyor; bu gecikmenin nedenleri de şimdiden tartışılmaya başladı.
Dip dalgayla kastedilen, yüzeyde görülmeyen, alttan alta muazzam bir güçle akıntıdır. Okyanusta, derin suda, öyle akar gider. Suyun sığlaştığı koşullarda, kıyıya yıkıcı bir şiddetle vurur.
Dip dalgayı beklemek veya ‘bilmek,’ takdir edersiniz, siyasi bir eylemi tarif etmiyor. Hatta, siyaseti sosyolojiye (sosyolojizme) havale etmek demektir. Teşbihimizi son haddine vardırırsak, sığda beklemektir ve tsunamidir, yıkımdır. Machiavelli, Prens’in maharetini, seli seylabı kontrol etme kabiliyetine teşbih ederdi. Dip dalgayı karşılamak, önlem almak veya dalgadan enerji üretmek (teşbihi sürdüreceksek: dalga enerjisi santrali diye bir teknoloji var) - işte o siyasi bir eylemdir. Siyasal muhalefetten, dip dalgası kutlaması yapmaktan veya yeni dalga ve dalgalar beklemekten fazlasını yapmasını beklemeli.
***
Yorumcular, galiba her zamankinden de büyük bir şevkle, “seçmen ne mesaj verdi?”yi anlatmaya giriştiler. Daha çok iktidar havuzlarında ve jakuzilerinde serinleyenler meşgul bununla; çünkü “seçmen mesajı” tefsirciliği, esasen bir hayra yorma, bir hüsnütabir işidir. Fakat muhalifler de, yine hayra yorma meyliyle, bundan geri kalmıyor.
Seçmen, tekil bir özne veya bileşke vektör değil. Farklı saiklerle, farklı çıkarların peşinde, farklı önceliklerle hareket eden seçmen grupları var. Bu saikleri, bu çıkarları, bu öncelikleri ve onların karşılaşmalarını, etkileşimlerini “okumak,” daha yararlı olmaz mı?
Seçmen, mesaj vermez. Seçmen, mesajlara reaksiyonlar verir. Mesajı, partiler verir. Vermesi gerekir. İhtiyacımız, partilerin, daha fazla ve daha açık mesaj vermesi.
***
1989 yerel seçimlerinde SHP’nin (Sosyaldemokrat Halkçı Parti) birinci parti olmasından beri ilk kez seçimlerden birinci çıkan CHP’nin, tarihî denebilecek bir başarı kazandığını teslim etmek gerek.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, seçim gecesi konuşmalarında, önce örgüte teşekkür etti, hatta en çok parti emekçilerine şükranını dillendirirken hislendi. Parti kongresinde Kılıçdaroğlu’na karşı kazanmasında da, örgütün gönlüne hitap etmesi, danışmanlardan, anketçilerden önce örgütün önemli olduğunu vurgulaması etkili olmuştu. Gerçekten, bu seçim başarısında örgütün payı ne kadar oldu? Sahici meraktır.
CHP ‘kültüründe’ örgütü, dışa dönük bir siyasal ilişki olarak örgüt ve bir iç evren olarak örgüt diye ikiye ayırabilir miyiz? İç evren olarak örgüt, -kim aday olacak, kim ilçe başkanı olacak-, CHPlilere asıl neşe veren, onların enerjilerini soğuran, birçok zaman paralel evreni andıran bir âlemdir. Örgütün dışa dönük veçhesi ise, ahaliyle, “sokak”la, kitle örgütleriyle ve kendi soluyla temaslı bir ilişki ağı... Örgütleme faaliyeti… Yani, siyasetin medya-odaklı hale gelmesine, ideolojisizleşmesine bağlı olarak bütün dünyada geçersizleşen bir siyaset medyası (aracı) olarak örgüt… Geçersizleşmesi, iyi bir şey değil! İllâ eski usullere sıkışmadan, canlandırılması, tazelenmesi, esaslı bir demokratikleşme meselesidir. CHP’nin şimdi yerel yönetim olanaklarıyla bir iç âlem olarak şenlenen örgütünün; bir örgütlenme derdi, heyecanı olacak mı? CHP örgütünün iyice iç evrene ve paralel evrene dönüşmesine büyük katkısı olmuş eski bir CHP genel başkanının sevdiği ifadeyle: “ummak isteriz”!
***
Özgür Özel’in seçim gecesi konuşmasında, sıcağı sıcağına ve açıkça, DEM Parti’yi alt etme amacıyla, “kolluk kuvvetlerini” seferber eden oy taşımacılığını tel’in etmesi, önemliydi. “Kent uzlaşıları” da öyle… Fakat “Kürt meselesi,” CHP’nin bir muamması olmaktan çıkmış değil.
İki Kürt büyükşehrinde, Diyarbakır ve Van’da, DEM Parti silkindi ve toplamda iniş seyrinde olan oylarını artırdı; AKP 2019’a kıyasla iki haneli rakamlara varan kayba uğradı. İşte bu, güçlü bir “mesaj.” Şimdi, ana iktidar ve ana muhalefetin müştereken tebrik ettiği “demokrasimiz”in imtihanı, bir sürekli olağanüstü hal yöntemi olarak kurumlaşan “kayyım”[1] uygulamasıdır. Kayyımsız olacaksa; özellikle Van ve Diyarbakır belediyelerinin, “Kürt siyaseti”nin çehresinde belirleyici bir etki yaratmaların “ummak isteriz”… diye yazdıktan birkaç saat sonra, Van Büyükşehir’e (% 55,4 oyla) seçilen Abdullah Zeydan’ın “seçilme yeterliliği olmadığına” hükmedilerek, mazbatanın (% 27,1’le ikinci gelen) AKP adayına verildiği haberi geldi.[2] İktidar partisinin bizzat kayyımlaşması…
***
Kadın belediye başkanı sayısındaki bariz artış, bir “yarın yine borçlarım olacak ama bu akşam ben bir kraliçeyim” sevinci veriyor.
CHP’nin, 2014’te emekli müftüyle zorladığı alamadığı (yabana atılmayacak bir ihtimal: sayımlara yapılan bir “müdahale” sonucu kaybettiği) muhafazakar “sosyolojili”[3] Üsküdar’ı, mühendis bir ‘açık’ genç kadınla kazanması da; kimlik, sosyoloji ve sembol siyaseti ezberleri üzerine bir durup düşünmeye çağırmıyor mu?
***
CHP’nin yeni kazandığı belediyeler arasında, özellikle “muhafazakâr” mührü vurulmuş yerler, iri ve ufak taşralar, uzak ve yakın taşralar (biliyorsunuz, bir bakıma İstanbul’dan hariç her yer taşradır ve biliyorsunuz, İstanbul içinde de nice taşralar vardır), ayrı bir ilgiyi celp ediyor. Taşraları, -İslamcı-dindar muhafazakarlıkla sınırlamıyor, milliyetçi-muhafazakarlığı da, cumhuriyetçi-muhafazakarlığı da katıyor, en çok sıradan-muhafazakarlığı kastediyorum-,[4] “muhafazakarlık”la eşanlamlı sayılmaktan uzaklaştırmaya dönük bir arayış görebilecek miyiz? (Çok şey istiyoruz!) Hiç yoksa, biraz ufuk açmaya, biraz hava aldırmaya, biraz başka-türlü-bir-şeye açılmaya dönük bir arayış, görecek miyiz? Şehirlere, kimlikleriyle (veya “marka” olarak) değil de, karakterleriyle değer kazandıran bir yerel siyasetin uç vermesini ummak isteriz.
[2] Işıl Kurnaz, bunun “hukukunu” sıcağı sıcağına yazdı: Kışa Dönmeden Yazımız
[4] https://birikimSıradan Muhafazakarlıkdergisi.com/haftalik/11538/siradan-muhafazakarlik
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları




























































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
6.02.2026
22.01.2026
14.01.2026
27.12.2025
13.12.2025
26.11.2025
13.11.2025
30.10.2025
17.10.2025
5.10.2025