Ümit KARDAŞ
22 yıldır Türkiye’yi yöneten AKP iktidarı, 31 Mart yerel seçimleri sonucu seçmenden ilk kez esaslı bir uyarı aldı. İtirazın ağırlığı en azından ekonomik krizin vurduğu kitlelerde bıçağın kemiğe dayandığını göstermekte. Devlet Bahçeli’nin denetimi ve yönlendirmesi altında uygulanan tek adam rejiminin ülkeyi hukuksuzluk, yolsuzluk ve yoksulluk batağına sürüklediği açık.
Seçmenler sadece ekonomik sıkıntıların yarattığı çaresizlikle mi bir itirazda bulundular yoksa ekonomik krizin esas nedenlerinin bilincinde olarak mı hareket ettiler. Bunu bilemiyoruz. Nevi şahsına münhasır partili cumhurbaşkanlığı sisteminin yarattığı sakıncaların farkındalar mı? Denetimsiz ve sınırlanamaz gücün keyfiliğe, despotizme, otokrasiye kayarak demokrasi, hukuk-=adalet, özgürlük eksikliğine, hukuksuzluğa, çeteleşme, yoksulluk, yoksunluk ve refah kaybına neden olduğunun bilincindeler mi?
İtirazını oy verirken bilinçli yapanlar heyecan içinde geleceğe umutla bakmaya başladılar. Ancak sadece ekonomik sıkıntıları nedeniyle uyarı mahiyetinde oy verenlerle, sandığa gitmeyen küskün seçmenin görece bir iyileşme karşısında otokrasiyi desteklemeye devam edip etmeyeceği meçhul.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, cumhuriyetin dayanağı olan milli iradeyi belli bir oy üzerinden otoriter iradesinin bir aracı, hukuk dışı bir inşanın dayanağı haline getirdi. Yine genç cumhuriyette olduğu gibi ötekileştirici, kutuplaştırıcı dil, söylem ve uygulamalarla inkar edilmiş ve eşit olmayan yurttaşlar yaratmaya devam etti.
Toplum kutuplaştırılıp parçalandı, etik değerler yitirildi, demokrasi kavramının içi boşaltıldı, hukuk adalet işlevini yerine getiremez oldu. Ekonomide tek yetkili cumhurbaşkanının ekonomist olduğunu beyan ederek irrasyonel politikalar uygulamasının çok ağır olan bedeli alt gelir grubuna ödettirildi.
Dünyada Arjantin’den sonra en yüksek ikinci enflasyon oranıyla paranın alım gücü düşerken, milli gelir dağılımında uçurum oluştu, orta sınıf fakirleşti, zengin daha zengin hale geldi.
Çoğunluğun yoksullaşmasının da önemli bir bölümünün açlık sınırı altında hayatta kalmaya çalışmasının da tamamen siyasi tercihlerle ilgili olduğu görülmekte. Toplumsal-siyasal birliği ve barışı uzlaşma üzerinden sağlayamayan Türkiye, güvenlik eksenli politikalara dönme sonucu silahlanmak, yurt içi ve yurt dışı askeri operasyonlar yapmak için para harcamaya başladı, refahı sağlama yerine savaş tercihinde bulundu.
Türkiye, savunma sanayiinde yerli üretim yapmanın yanısıra ihracat yapmaya başlasa da; üretimde yüksek oranda ithal girdi kullanılması, gelişmiş silahların ithalinin yüksek maliyeti ve gerçekleştirilen askeri operasyonların ekonomik bedelleri cari işlemler dengesinde ciddi bozulmalara neden olmakta.
Buna dış politikadaki tutarsızlıklar sonucu gereksiz yere alınan savunma silahlarının maliyeti eklendiğinde durum daha da ağırlaşmakta. Türkiye, Rusya’dan S-400 Hava Savunma Sistemi satın aldığından bu yana dış politikada ciddi bir kırılma yaşadı. Türkiye’nin F35 programından çıkarılması ve CAATSA yaptırımlarına maruz kalması S-400 alımı nedeniyle oldu.
SIPRI ( Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Ensttitüsü ) raporuna göre, Türkiye 2022 yılında 10,6 milyar dolar ile dünyanın en çok savunma harcaması yapan 23'üncü ülkesi oldu. Türkiye, savunma ve güvenlik sektörü için 2024 yılında 1 trilyon 133,5 milyar lira ödenek ayırdı.
İnsanın ve doğanın sömürülmesinin derinleşmesi olgusuyla silahlanma-savaş sarmalının bağlantılı olduğu açık. Bu nedenle Dünya çapında ve Türkiye’de yoksulluk yaygınlaşıyor. Savunma-silahlanma ödeneğinde yapılacak % 10’luk bir kesinti yoksulluğu aşmada kullanılabilir.
Askeri harcamalarla ilgili tespiti yaptıktan sonra Diyanet İşleri Başkanlığı’nın varlığına, bütçesine, harcamalarına bakıp yoksulluk-açlık sonucuyla ilgili bağlantıyı görmek gerekir.
DİB yapısı, bağlı vakıfları, bağışları, bütçesi ,lüks makam araçları nedeniyle de eleştirilmesi gereken bir noktada. DİB’in 2023 yılı bütçesi 36,4 milyar TL iken, 2024 yılında yüzde 151’lik artış ile 91,8 milyar TL’ye çıktı. Son beş yılın verilerinde, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bütçe oranının Enerji ve Tabii Kaynaklar, Sanayi ve Teknoloji, Kültür ve Turizm, İçişleri, Dışişleri, Ticaret gibi bakanlıkları geride bıraktığı görülmekte..
DİB, bütçeden aldığı milyarlarca liralık pay, sahip olduğu binlerce taşınmaz, yurt içinde ve dışında yaptığı yatırımlar, 100 bini aşan istihdamı ve yönettiği vakıflar ile adeta devasa bir holdingi andırmakta. Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün 2018 yılında yaptığı tahsisler ile Diyanet’in toplam taşınmaz sayısı 2 bin 17’ye yükselmiş durumda.
Bütçeden aldığı devasa ödenek dışında Hac ve Umre'den, yurt içi ve yurtdışındaki kurban kesimlerinden ve sahip olduğu vakıflar üzerinden yaptığı yatırımlardan elde ettiği gelirler de hesaba katıldığında, DİB’in devasa bir ekonomik büyüklüğü yönettiği anlaşılmakta.
Bu kadar büyük bir ekonomik yapıyı yöneten DİB’in gelir ve giderlerinin yeteri ölçüde denetlenemediği, şeffaflık ve hesap verebilirlik kriterlerinin uzağında olduğu da bir gerçek. Ayrıca kapitalist bir ekonomiyle ve otokratik bir siyasi rejimle bütünleşmiş bir devlet kurumunun İslam adına söz alması uygun değil.
DİB bünyesindeki en büyük yapılardan biri de Türkiye Diyanet Vakfı. Diyanet İşleri Başkanı tarafından yönetilen Vakıf, dünyanın 145 ülkesinde eğitim, kültür ve yardım faaliyetleri yürütüyor.1977’de Bakanlar Kurulu tarafından alınan bir kararla Vakfa 'vergi muafiyeti' getirilirken, 2005 yılında yapılan bir düzenleme ile de Vakıf "izin” almadan yardım toplayan kuruluşlar" arasına alınmış durumda.
Vakıf tarafından işletilen ülke genelinde 13 adet sosyal tesis bulunurken, özellikle vakıf bünyesindeki KOMAŞ A.Ş. hem yurt içinde hem de yurtdışında yüzlerce anahtar teslim cami, müftülük hizmet binası, Kur’an kursu, öğrenci yurdunun yanı sıra okul, iş merkezi, misafirhane, hastane ve otel inşaatları yapıyor. Vakfın iştirakleri arasında RTÜK’ten yayın lisansı almış bir TV kanalı ve matbaa da bulunuyor.
DİB gibi bir kurumun ayrımcılık gütmeyen, çoğulcu, katılımcı, laik bir demokraside yerinin olmadığı açık. DİB’in bütçesinin ve malvarlığının makul ölçülere çekilmesi de önemli bir kaynak yaratabilir.
Ayrıca cumhurbaşkanından başlayarak siyaset ve bürokraside şatafat, gösteriş ve savurganlıktan kaçınılması gerekmekte.
Muhalefet partilerinin ülkenin getirildiği noktada; siyasi-hukuki-ekonomik-kültürel-ahlaki çöküntünün yarattığı krizin gerçek nedenlerinin farkında olup olmadıklarını, farkındalarsa ne gibi çözümler düşündüklerini bilmiyoruz.
Bildiklerimizle, yaşadıklarımızla, deneyimlerimizle kötümser olsak bile, iyimser düşünmeye, umutlu olmaya, direnmeye gayret edelim.
Yazarlar
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları




























































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
22.01.2026
13.12.2025
4.11.2025
17.10.2025
1.10.2025
7.09.2025
1.09.2025
27.08.2025
7.08.2025
4.06.2025