Yavuz BAYDAR
Duruma ve Millet İttifakı’nın iki bileşeninin - CHP ve İyiP - son davranış kalıplarına bakılırsa bu soru bir yandan acil bir hal alıyor ve göstergeler “evet, bir ‘Değişim İttifakı’ şart” cevabına doğru evriliyor.
Millet İttifakı’nın seyri, dalgalı kur misali. Bir oraya savuluyor bu iki parti, bir buraya. Bunu üreten merkezcil kuvvetin orta noktasında bir olgu olarak seçim sosyolojisinin itici gücü haline gelmiş Kürt hareketi, kapatma davasına hedef olan HDP ve esas olarak da HDP’nin seçmeni var. Her iki parti de “ne seninle oluyor ne de sensiz” şarkısının tonal dalgalanmaları ile bir bu kıyıya vuruyor, bir öbürüne.
Çok değil kısa bir süre önce HDP’ye çiçek atan CHP liderliği, savaş tezkeresine de “hayır” diyerek değişim kapısını daha da aralamış, iktidarı az da olsa ürpertmişti. Derken, ne olduysa oldu, bu hava birdenbire Kemal Kılıçdaroğlu’nun ağzından “Kandil’i de yerle bir etmezsem namerdim”e dönüştü.
Öbür yanda, bir Kürt seçmenin - ona göre son derece doğal olan - Kürdistan’lı sorgulamasını kibarca ve uygarca dinleyen İyiP lideri Akşener’in, gözaltına alınan seçmenin ifade özgürlüğüne ve haysiyetine sahip çıkmak yerine, eski güfteye çark edip “HDP, PKK’dir” mealindeki çıkışmasını da hep beraber izledik. Bunu, asker oğlu çatışmada ölen bir başka seçmene İyiP’nin bir üst düzey temsilcisi tarafından ana avrat küfredilmesi gibi “gayet medeni” bir manzara daha eklendi.
Bu “dalgalı kur”un sona ereceğine dair bir emare yok. Olmayacak da.
Millet İttifakı, ince buzdan bir zeminde yürüyen bir beraberlik. Stratejik bir kader birliği değil, çıkarların alt akıntı halinde sürüklediği, “Erdoğan’ın ne pahasına olursa olsun gitmesi ve ondan sonrası "allahkerim"e dayalı bir "taktik ittifakı". Seçim havası iyice kızıştığında işler her an değişebilir ve seçmen aniden daha büyük bir boşlukta kendisinşi bulabilir.
Akşener’in rüzgarı arkasına aldığı, bir gerçek. Partisi hızla yükseliyor ve bu gidişle, şu anda değmiş olduğu yüzde 19-20 oranından daha da yükselip, habire yerinde sayan CHP’nin yüzde 23-25 oranını aşarak, “biz fiili ana muhalefet partisiyiz” özgüveniyle tavrını “üstün güç”e endeksleyebilir.
Parti içi kaynaklar, Akşener’in özel sohbetlerde “Ben Türkiye’nin Merkel’i olacağım” dediğini aktarıyorlar. Parti orta ve üst kadrosunun önemli ölçüde MHP türevi milliyetçi ve “iç devlet” erbabından oluştuğu ve ortak paydasının onulmaz bir Kürt alerjisi olduğu düşünülürse, “Merkel’lik projesi” sadece AKP’nin saadet zinciri ve nemalanma şemasından kopmakta olan ve “aklanma” telaşına düşecek iş, siyaset ve bürokrasi çevreleriyle ortak yol haritasıyla, temel hakları dışlayan bir “restorasyon” planıyla sınırlı kalabilir.
Kaldı ki, eğer İyiP’ye milliyetçi-merkez sağcı akışı sürerse, Akşener’in kendi başına cumhurbaşkanlığı adaylığını ilan etmesi de gayet muhtemel. O zaman CHP ve onun hakim olmaya çalıştığı iki belediye başkanı ne yapar? Burası da belirsiz.
Bu ittifakın - ve onlara katılan dört sağ partinin - “Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem” (GPS) programında eğer Kürtler, Sol seçmen tabanı ve Türkiye’nin “temiz sayfa” açmasından başka görmeyen demokrat-reformist-seküler-şehirli kesimler kendilerine dair ikna edici bir şey bulamıyorlarsa, haklı olabilirler.
Bu ittifakın, “dağılmadan” Anayasa değişikliğini referanduma götürüp evet alarak parlamenter sisteme geçebilmesi için yüzde 68 küsur oranında oy alması gerekiyor. Seçimde 54 milyon küsur seçmen oy kullanacak. Katılım oranını yüzde 80 olarak baz alırsak, referandum için gerekli olan 360 sandalye için oylarına neredeyse 10 milyon eklemeleri gerekiyor. HDP seçmeninin desteği ve sandığa ilk kez gidecek 3 milyon gencin bir kısmının oyu olmadan bu mümkün değil.
Hal böyle iken, özellikle İyiP, aynen 31 Mart yerel seçimlerinde olduğu gibi HDP’ye seçmenine “bize uzak durun, istemeyiz, oyları yan cebimize koyun” mu diyecek? Mevcut “Millet İttifakı dalgalı kuru” bunu gösteriyor. Peki, yerel seçimler ardından kenara itilen Kürt seçmen bu teklife bir kez daha evet der mi?
Merkez sağ ve sözde “merkez sol”da (Kürtleri ve solu dışlayıcı) güçlenmeye oynayarak, 2023 ve sonrasında siyasete yeni bir “milliyetçi simetri” getirme amacında oldukları anlaşılan iki partinin ekranı bulanık gösteren GPS’i dışında, toplumu belli idealler etrafında toparlayıcı bir “seçim zaferi vizyonu” konusunda derinleşen şüpheler var. Bunu özellikle KONDA araştırmaları ve Bekir Ağırdır’ın verilere dayalı uyarılarından da anlıyoruz.
Türkiye seçmeninin yüzde 20’ye yakını ya kararsız ya da siyasete küskün, kızgın. 2023’te, yani Cumhuriyet’in 100’üncü yılında eğer bir değişim, bir “yeniden başlangıç” konusunda CHP ve beşli sağ muhalefette ciddiyet varsa, dört temel konuda mutabakata dayalı bir vizyon gerekiyor:
-
Yeni anayasa
-
Genel Siyasi Af
-
Ekonomik reform
-
İklim krizine karşı seferberlik.
Belki erken denebilir, ama şu ana kadar bu partilerde kararsız seçmeni kıpırdatacak somut bir belirti bu konuların hiçbirinde yok.
Bu da şu konudaki şüphelere şüphe ekliyor:
“Son 20 yılın siyaset hikayesi, AKP ve lideri Erdoğan’ın alternatifsizlik ve tutucu muhalefetteki ayak direme nedeniyle kendi dinamikleriyle yükselişi ve şimdi de yine muhalefetin hiçbir dahlinin, etkisinin olmadığı bir süreçle kendi kendisini batırması hikayesidir. Bu hikayede muhalefet seyircidir.”
Merkez seküler ve merkez sağ muhalefet 2002’de iktidarı teslim ettiğinde, topluma vereceği hiçbir şey yoktu. Şimdi var mı?
Öyle bir manzara söz konusu ki, bu partiler hiçbir şey yapmadan bir çöküşü bekliyor ve bir anlamda “hazıra konmaya” çalışıyorlar.
Seçmenin küskün kesiminde ve genç seçmende algı eğer böyleyse, Türkiye için iyi haber değil. Belli ki Millet İttifakı, oy oranı yüzde 10-13 aralığında duran Kürt seçmene de güven vermiyor, hatta kendinden soğutuyor.
Bu durağanlık nedeniyle belki de Üçüncü İttifak gerekli hale gelmiştir denilebilir.
Şu da aynı ölçüde önemli: Seçimlerde ilk defa veya ikinci kez oy kullanacak olan genç seçmen, şu anki çirkin, dünyadan kopuk, kayıkçı kavgası gibi siyaset söyleminden bir şey anlıyor mu, ilgileniyor mu, orası da belirsiz.
Bu kesim, iddia edilebilir ki, ne Cumhur ne de Millet İttifakları içinde kendisine ait bir hikaye, bir umut bulacaktır.
Baksanıza, hangi “dahice” iletişim stratejisi ise, CHP’nin lideri okurunun yaş ortalaması 50-55 üstü olan, üstelik düşük tirajlı bir gazeteyi seçiyor, gençlere “hitap” için! En çok iklim kriziyle dertlenerek, yaşlılardan kopuk yaşayan şehirli genç seçmen kitlesine, bu yazıda, çevreyi daha da çok kirletecek “her yere fabrika” vaat eden bir ana muhalefet partisi var!
Evet, belki de şartlar giderek daha fazla bir “Değişim İttifakı’nı zorlayabilir.
Bu ittifak, mağdurları, olanları bir yapısal sorun olarak gören tüm memnuniyetsizleri, kentli kadın ve genç seçmeni ve elbette HDP ile Yeşil ve Sol partileri bünyesine alıp Türkiye’ye, onun ilelebet hükümdarı olan “Gerontokrasi”ye (yaşlılar yönetimi) açık bir mesaj verir, ortaya çıkacak siyasi tabloda hak ve söz sahibi, müzakere paydaşı olur, geleceği inşa etmeye de tabandan başlar.
Kolay mı? Elbette çok zor. HDP baştan beri bu girişimlere açık, ama Türk solu içindeki paramparçalanma hali, aşılması gereken bir mesele. Yeşiller Partisi’nin açılmasına izin verilmemesi de çabaları zorlaştırabilir.
Yine de “Üçüncü İttifak”, bataklığa sürüklenmiş, ahalisi çürümeye terk edilmiş bu ülkenin “güvenli çıkışı” için bir seçenek olabilir.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları






















































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
4.01.2022
10.11.2021
2.08.2021
13.07.2021
6.05.2021
28.04.2021
24.01.2021
20.01.2021
5.01.2021
25.12.2020