Yavuz BAYDAR
Rivayetlere inanmak gerekirse bir çatlama değil de camdakiler misali yavaştan yürümeye başlayan bazı ince çatlaklar var. Henüz belli belirsiz olan bazı emarelerden hareket edenler, buna yeniden bir “erken seçim” ihtimalini teşmil etmeye koyuldular bile.
Ama acaba perde arkasındaki gerçeklik de aynı şeyi söylüyor mu? Yoksa veriye dayalı tahminlerle uçuk temenniler gene birbirine mi karışıyor?
Aslına bakılırsa ülkeyi uzun süredir farklı kesitlerde güç, alan ve yetki paylaşımı ile yöneten Erdoğan ile Bahçeli arasında masa sandalye bardak sürahi devirecek bir durum yok.
Her iki liderin son zamanlarda peş peşe dile getirdiği “seçimler zamanında yapılacak!” vurgusunun tek bir anlamı var:
İktidarda bir nevi “yapışık ikizler” görüntüsü veren AKP ve MHP liderleri, kader birliğinde ısrarcı olmaktan başka bir çareye, seçeneğe sahip görünmüyorlar.
Hedef, 2017’de üstünde uzlaşmaya varılan başkanlık sistemi ve ultra-merkeziyetçi idare yapısının ne pahasına olursa olsun korunması için, iktidarın bileşenlerini “tepede baki kılacak” bir seçimin gerçekleşebilmesine pratik kolaylık ve yasal dayanak sağlayacak bir seçim düzenlemesinin su geçirmez - daha doğrusu “Kürt geçirmez” - bir şekilde yapılması.
Erdoğan’ı teknik çerçevesi Türk-İslam Sentezi iktidarını ebedi niteliğe kavuşturacak şekilde tanzim edilmiş müstakbel seçimlerin ittifak, blok veya siyasi partiler dağılımı açısından ne getireceğinden ziyade, başkanlık yarışını kazanma kaygısı yönlendiriyor.
Ocak ayı başında Bahçeli’yi ziyaretinin özü, mevcut iktidar koalisyonuna güven tazeleme idi. Ama sonradan Saadet Partisi ve Milli Görüş çerçevesindeki zemin yoklamaları nedense yanlış anlaşıldı, “başka ittifaklara mı yöneliyor? ” sorusuna yola açtı.
Oysa Erdoğan daha şimdiden var gücüyle en erken 2022 yaz veya sonbaharında yapılması için çalıştığı - ve muhtemelen de başaracağı - seçimlerde “şahsına” oy verecek seçmen tabanını, milliyetçi-muhafazakar kaygıları (“benden vazgeçerseniz davamız adına her şey çöker” söylemi ile) dile getirerek, şimdiden hazırlıyor. Yeni müttefik parti peşinde değil.
Tekrar vurgulamak gerek:
Olası müstakbel seçimde muhalif blok Meclis’in çoğunluğunu ele geçirse dahi, başkanlığı kazandığı andan itibaren Erdoğan’ın işinin kolay olacağı öne sürülebilir: Başkan olarak Meclis’i istediği zaman erken seçime götürme ve kararname yetkileri, muhalefetin dizginlerini tutmak ve altını oymak için yeterlidir.
Kaldı ki gayet içi dolu görünen “Parlamenter Sisteme Dönüş” tasarılarını son zamanlarda heyecanla kamuya açıklayan muhalefetin, bunun için Meclis’te “anayasal çoğunluğu” hangi oy desteğiyle elde edeceği son derece muğlak bir mevzu.
Parti desteğinde yaprakların kımıldamadığını, yani kimlik kilitlenmesinin sıfırın altında donmuşluğunu gösteren, siyasete güvensizliğin had safhada olduğu mevcut seçmen manzarası böyle bir teklifi referanduma götürecek çoğunluğun dahi muhalefet için bir serap olduğunu görmemiz için yeterli.
Bu durumu izleyen Erdoğan yerel seçimlerden beri sürdürdüğü Millet İttifakı’nı “parçalı tutma” stratejisinin başarıyla yürüdüğünü düşünüyor ise bunda haksız sayılmaz. HDP’ye fezleke yağmuru, hazine yardımının kesilmesi ve parti kapatma gibi söylemlerin MHP’den sertleşerek sürmesine açıkça itiraz etmemesi pek çok şeyi açıklıyor.
İktidar muhaliflerinin umduğu gibi HDP’nin kapatılması konusu AKP-MHP liderleri arasında ciddi bir ihtilafa dönüşmeyebilir.
Erdoğan için HDP üzerinde sürekli Damokles Kılıcı sallanması, verimli bir seçim taktiğidir. Bu kılıç sallandıkça, diye düşünüyor Erdoğan, Millet İttifakı’nın ürkekliği sürecek, meydan okuyucu bir seçmen çoğunluğuna erişmesi mümkün olmayacak.
AKP-MHP “yapışık ikizleri”nin birbirinden kopacağı öngörüsünde bulunanların Erdoğan’ın bundan sonraki oyun planları hakkında hafife alıcı bir bakışa sahip oldukları da öne sürülebilir.
Dananın kuyruğu, kopsa kopsa, nerede kopabilir? Seçim sistemi ve HDP konularında iki partinin liderleri uyumsuzluk içinde denemeyeceğine göre, adı var kendi yok “ekonomi ve hukuk reformu” konusunda mı?
Peki, yakın bir gelecekte böyle bir reform hamlesi olsa bile, bunun mahiyetini bilen var mı?
2020 yılını devletin güvenlik mekanizmalarını iktidara siper olacak şekilde tahkim edici icraatları yayarak geçiren, AİHM’i devre dışı kılan, en son olarak da STK’lere kayyım yetkisini Başkanlığa veren yasayla yılı bitiren Erdoğan, 2021’e Boğaziçi’ye “kayyım rektör” atayarak hoş geldin dedi. Kopan gürültü şimdi yatışıyor, muhalefet ve baroların “devletçi gasp” kararına itiraz edenlere sahip çıkamadığı bu ortamda bir müddet sonra bu atama da “normalleşecek”tir, şüpheniz olmasın.
Burada da hız kesilmesi yaşanmadı, absürt Gezi davasında verilen beraat kararları bozuldu ve Cuma gecesi sistem adına “altın vuruş” yapıldı: Anayasa Mahkemesi’ne (AYM), doğrudan AKP-MHP iktidarının adamı olan, savcı İrfan Fidan atanmış oldu.
Bu atama, tarihi nitelikte bir karar.
Yargının öteki kanatları gibi, daha da önemlisi, artık AYM, “sistemin bekası”nı kollayıcı dengeye kavuşmuş, en az 8-7 Saray lehine çoğunlukla Erdoğan’ın iktidarına en sağlam kaldıraç olmuştur. AYM atamasının sonuçları maalesef hukukun bundan sonraki iflasında an be an görülecek.
Devamı da gelecek olan bu “anti-hukuk” adımları, Erdoğan’ı istese bile - ki istemiyor, çünkü geri dönüşü olmayan bir yürüyüşte - somut içerikli bir “reform”a dönüşten alıkoyacak büyüklükte. En fazla dış ekonomik aktörlere, yabancı yatırımcılara hukuk güvencesi ile sınırlı bir “reform” beklenebilir.
Buna ortağı Bahçeli’nin neden itirazı olsun, neden hır çıksın ki?
Diyelim ki herşeye rağmen MHP tabanı huzursuz, farzedelim ki MHP kan kaybediyor, Bahçeli ekonomik gidişattan rahatsız. MHP ortaklıktan çekilirse, “çekildi” diye bu kan kaybı duracak mı? Yıllardır iktidarın nimetlerine, kadrolaşmasına, nemalanmasına doyamayan MHP çekilip nereye gidecek?
Bunun cevabını ikna edici bir şekilde vermek gerekir.
Diyelim MHP çekildi. Olabilir. Ortaklığı bozma konusunda şu ana kadar hiçbir niyet işareti vermeyen (çünkü yok) Erdoğan, siyaseten perişan mı olacak?
Elbette ki, bir değil, birkaç adım ötesine hesaplı bir dizi hamleye kalkışır. Arkasındaki “uşak medya”nın rengi bir günde değişir, “Bahçeli MHP’si nasıl Erdoğan ve AKP’sini kandırdı, reforma nasıl engel oldu, nasıl zulüm dalgası üretti” hikayeleri başlar, kitleler ve reform masallarına teşne kesimler buna - inanmak istedikleri için - inanır, fatura MHP’ye kesilir, bunu bahane bilen Erdoğan, İyi Parti ve hatta CHP’ye hiç yüksünmeden yöneliverir.
Zemin olgun ne de olsa. Meral Akşener’in “Bizim HDP’yle herhangi bir yan yana gelişimiz söz konusu değil” sözleri, aslında, Millet İttifakı’ndan iyice soğuduğunu ve Saray’a kapıları açık tuttuğunu anlatıyor. Boşuna edilmedi o sözler. Ya CHP? Son zamanlarda “Sayın cumhurbaşkanı gelsin, konuşalım, biz açığız” diyerek partisinin kapılarını Saray’la müzakere zeminine açık tutan Kılıçdaroğlu değil mi?
Erdoğan bu iki partiye “gelin koalisyon kuralım, ‘memleket masası’ dediniz, gelin etrafında toplanalım ülke için eller taşın altına” der ise, bu iki parti de reddederse, Erdoğan’ın bunu “uşak medya”sı aracılığıyla seçmenine nasıl anlatacağını, onların gözünde nasıl büyüyeceğini tahmin etmek zor mu?
Kısacası Erdoğan ve ortaklığı açısından işler sanıldığı kadar zor da olmayabilir.
Peki dış politikadaki tıkanma? Birincisi, Karabağ olayı ardından Erdoğan - eğer işaretler doğru ise - Irak’ta PKK’ye karşı yoğun bir askeri harekatın eşiğine gelmiş görünüyor. An meselesi olabilir.
PKK’nin birkaç üst düzey yöneticisinin yakalanıp Türkiye’ye getirilmesi için Barzani ile anlaşıldığı iddiaları, gelen duyumlar arasında. Erdoğan ve Bahçeli bunu lehlerinde elbette ki kullanırlar, tabii eğer başarırlarsa.
Peki ya ABD yaptırımları? Burada da Erdoğan, S-400’ler de dahil, her türlü dış politika hamlesine açık kart ve tam destek vermiş olan merkez muhalefete güveniyor. İşler sarpa sararsa buradan da bir genişletilmiş acil durum koalisyonu hamlesi üretebilir.
Evet, bugünlük, uyandırma amaçlı “Şeytan’ın avukatlığı” yazısı buraya kadar.
Ha, bir tek bilinmeyen var: Ekonomi.
COVID eşliğinde yoksulluk ve açlığa savrularak büyüyen kriz, tepede sallanıp duruyor. Düşmeye hazır bir çığ gibi...
İşte o kısım meçhul.
Herkesi aşıyor çünkü.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları







































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
4.01.2022
10.11.2021
2.08.2021
13.07.2021
6.05.2021
28.04.2021
24.01.2021
20.01.2021
5.01.2021
25.12.2020