Yıldıray OĞUR
Dün dünya gündemine İtalya’dan dikkat çekici bir haber düştü.
Sicilya'nın Palermo kentinde bir mahkeme, Ağustos 2019’da İspanyol kurtarma gemisi Open Arms’ın İtalya kara suları yakınlarında batan bir tekneden kurtardığı 164 göçmenle İtalya sahillerine girişine izin vermeyen, gemiyi Sicilya yakınlarındaki Lampedusa Adası açıklarında 20 gün bekleten İtalya eski İçişleri Bakanı ve aşırı sağcı Kuzey Ligi Partisi lideri Matteo Salvini hakkında “görevi ihmal ve adam kaçırmaktan” dava açtı.
20 gün istif halinde teknede bekleyen göçmenlerin bazıları denize atlayıp yüzerek kıyıya çıkmaya çalışmış, tepkiler üzerine nihayet 83 göçmenin Lampedusa Adası’na çıkmasına izin verilmişti.
Mahkeme kararı üzerine Salvini yine milliyetçi hamasetin dibine vurdu, ülkeyi savunmanın her İtalyan'ın “kutsal görevi” olduğunu söyledi, "Ülkemi savunduğum için mahkemeye mi çıkıyorum” diye atarlandı.
Akdeniz’de batan teknelerden göçmenleri kurtaran İspanyol bir sivil toplum kuruluşuna ait Open Arms gemisi ise karardan duydukları memnuniyet dile getirdi.
Türkiye hariç dünyanın gündeminde İtalya’dan bu haber vardı demek daha doğru olur.
Çünkü Türkiye sosyal medyasının gündeminde İtalya’dan başka bir haber vardı.
Daha doğrusu bir video.
İlk olarak “Gündeme Dair Her Şey” adlı bir internet mecrasının “İtalya Temsilciler Meclisi Üyesi Giorgia Meloni'nin Macron'a hitaben yaptığı konuşma sosyal medyanın gündeminde” mesajıyla paylaştığı video kısa sürede viral oldu.
https://twitter.com/gundemedairhs/status/1383354464929677316?s=20
Videoda şöyle diyor İtalyan politikacı:
"Emmanuel Macron'un sorumsuzluğuna yazıklar olsun. Libya'yı bombalayanlar onlar oldu. Çünkü İtalya'nın Kaddafi ile enerji alanında özel ilişkilerinin olması onları endişelendiriyor. Aynı zamanda bizi bu hale getiren göç dalgalarının önünde bulduk kendimizi. Bu arada Fransa, Afrika'yı sömürmeye devam ediyor. 13 ülkede para birimi bastırıp üzerlerine damgalıyor ve çocukları madenlerde çalıştırıp hammadde edinmeye devam ediyor. Fransa nükleer reaktörleri için kullandığı uranyumun yüzde 30'unu Nijer'den çıkarıyor. Ve hal böyleyken Nijer nüfusunun yüzde 90'ı elektriksiz yaşıyor. Bize ders verme Macron! Çünkü Afrikalılar senin politikan yüzünden kıtalarını terk etmek zorunda kalıyor. Çözüm Afrikalıların Avrupa'ya göç etmeleri değil, aksine Afrika'nın Avrupalılardan kurtulmasıdır. Sizden ders almayı kabul etmiyoruz."
En son baktığımda izleyici sayısı bir milyonu geçmişti.
Çok beğenilince videoyu Ahaber, Sabah, BeyazTv, T24 gibi sisteler de aldı.
Videoya yapılan binlerce yorumda “bravo”, “işte gerçekleri konuşan bir siyasetçi”, “helal olsun”, “Avrupa’nın gerçek yüzü bu” diyenler arasında her kesimden insanlar vardı: İktidarı destekleyenler, muhalifler, solcular, İslamcılar, Kemalistler, akademisyenler, gazeteciler, editörler, köşe yazarları...
Çok azı videoda konuşan kim, ne zaman konuşmuş, bağlam ne diye merak etti.
Dün bu video sadece Türkiye sosyal medyasında viral oldu.
Çünkü video yeni değil, üç yıllık, bu konuşma 2018’de yapılmıştı.
Yani “Gündeme Dair Her Şey” adlı mecra tarafından Türkiye sosyal medyasında gündem yapılana kadar “sosyal medyanın gündeminde” değildi.
Bu üç yıllık videonun içeriğine geçmeden önce İtalyanca konuşmaya Türkçe alt yazı yapıp sanki yeni bir videoymuş gibi yayan “Gündeme Dair Her Şey” hesabına biraz daha yakından bakalım.
Twitter hesabı ve sitesi gayet profesyonelce yönetiliyor. İtalyanca’dan Türkçe’ye çeviriler yapabiliyorlar, sokak röportajları yapıp yayınlıyorlar, profesyonel grafikerleri olduğu görülüyor, yani amatör bir mecra değiller. Ama ne ilginçtir ki bu kadar yatırımı bu mecraya kimin yaptığı, hangi gazetecilerin, editörlerin bu medyayı evirip çevirdiği hiçbir yerde yazmıyor. Herhalde çok mütevaziler. CHP haberlerinden, SİHA övgülerinden haklarında bir fikir sahip olmak mümkün. Türkiye’de hazır müşterisi olan “Kötü, iki yüzlü Batı” temasını da sık sık işleyecekleri anlaşılıyor. Danimarka’da ırkçı Generation Identitaire’ın billboardlara astığı “Artık güneşli Suriye’ye dönebilirsiniz” afişlerini Danimarka hükümeti asmış gibi haber yapmışlar.
Bunu burada bırakıp videoya geçelim.
Videodaki konuşma Eylül 2018’de yapılmış. 21, 22 ya da 23 Eylül 2018.
Zaten videoda konuşmayı yapan Meloni’nin arkasında toplantının adı yazıyor: Atreju18.
“Atreju”, aşırı sağ Fratelli d'Italia (İtalya’nın Kardeşleri) partisinin yıllık toplantılarının adı. Bu da 2018 yılında yapılanı.
Videoyu paylaşanların herhalde şüphe çekmesin diye “İtalya Temsilciler Meclisi Üyesi” demekle yetindikleri konuşmayı yapan Giorgia Meloni de bu partinin lideri.
Şu anda 44 yaşında olan Meloni, aslında siyasete Berlusconi’nin Forza İtalya’sında başlamış.
Berlusconi, 2008’de üçüncü kez başbakan olduğunda, 31 yaşındaki Meloni’yi Gençlik Bakanı olarak atamış. Ülke tarihinin en genç bakanı olan Meloni, 2011’de peş peşe patlak veren skandallar ve ekonomi kriz yüzünden istifa edene kadar Berlusconi kabinesinde yer almış.
O skandallar nelerdi hatırlayalım: Reşit olmayan bir kızla cinsel ilişkiye girmek, rüşvet, tehdit, yolsuzluk ve tabii Kaddafi’nin bunga bunga partilerindeki maceraları...
Meloni, 2012 yılında Fratelli d'Italia yani İtalya’nın Kardeşleri partisini kurdu.
Partinin adı İtalyan milli marşından geliyor.
Brüksel’e muhalif, AB-septik, göçmen karşıtı, İslamofobik, kürtaj karşıtı, anti-LGBT çizgisinde klasik bir aşırı sağ parti bu.
Ama Macron’a karşı söyledikleri Türkiye’deki hacı amcalara “Allah razı olsun, hakikati konuşmuş” dedirten Giorgia Meloni’nin aşırı sağcılığında esas uzmanlık alanı İslam karşıtlığı.
Meloni, 2016 yılında İtalyan parlamentosuna, radikal İslamcılığı suç kapsamına alan bir yasa tasarısı sunmuştu. Yasa tasarısında, 'İslami köktendincilik' temelli nefret vaazı verenler ve nefreti teşvik edenleri finanse edenlerin 6 yıla kadar hapse mahkum edilmesi öngörülüyordu.
Yasa için bir de imza kampanyası açan Meloni, üzerinde “Nefreti etkisiz hale getir” yazan bombalı afişle basının karşısına çıkıp “Dakka'daki teröristler eğitimli, refah içindeki kişilerdi, Bin Ladin gibi. Buradan çıkan sonuç, bizim de uzun zamandır söylediğimiz gerçeklik şudur: Maalesef İslami köktencilik İslam kültürünün bir parçasıdır” demişti.
https://twitter.com/giorgiameloni/status/753588203374927872

2019 yılında Marsciano’da açılması planlanan camiye karşı protesto gösterilerinde de en önde İtalya’nın Kardeşleri partisi ve Meloni vardı.

https://www.umbriajournal.com/politica/giorgia-meloni-a-marsciano-contro-il-centro-islamico-309463/
Başörtülü Suriye asıllı İtalyan gazeteci Esma Dachan’a Suriye savaşından yaptığı haberleri yüzünden İtalya Cumhurbaşkanı tarafından verileceği açıklanan şeref madalyasına “Bu jest radikal İslam’ın kabulü anlamına gelir, kararınızı yeniden düşünün” diye karşı çıkan yine Meloni’ydi.
Liste böyle uzayıp gidebilir.
Peki, dün Macron’a yüklendiği videosunu Ahaber, Sabah, Beyaz Tv’nin hararetle paylaştığı, Abdülhamitli, Osmanlı tuğralı, Reisli hesapları heyecanlandıran Giorgia Meloni, Türkiye ve Erdoğan hakkında ne düşünüyor acaba?
Pek iyi şeyler değil.
En taze iki tanesine bakalım.
Erdoğan’ın geçen sonbahar Macron’a “zihinsel tedaviye ihtiyacı var” çıkışından sonra şöyle yazmış:
“Sık sık pek çok konuda Macron'a katılmıyorum, ancak Erdoğan'ın ona karşı sözleri kabul edilemez ve Avrupa değerleriyle bağdaşmaz. Bu sözler, tüm özgür dünyanın kesin bir şekilde kınanmasını hak ediyor. Özgürlük için ayağa kalkmayı ve İslami köktendinciliğe karşı savaşmayı asla bırakmayacağız.”
https://twitter.com/GiorgiaMeloni/status/1320789781832454145?s=20
Ve son olarak geçen hafta İtalya Cumhurbaşkanı Draghi’nin Erdoğan’a diktatör demesinden sonra başlayan kriz hakkında çektiği videoda söyledikleri...
Ayasofya’nın camiye çevrilmesinden, Türkiye bölgedeki neo-Osmanlıca politikalarına kadar Erdoğan’ın İslamcı yayılmacılığının durdurulmasını isteyen Meloni şöyle demiş:
“Müslüman Kardeşler ile bağlantılı olan Erdoğan, siyasi İslam'ın taşıyıcısı haline geldi. Avrupa’da ikamet eden Türkleri ve Müslümanları çocuk sahibi olmaya teşvik ederek, kültür merkezleri ve cami inşaatlarını finanse ederek bizi sömürgeleştirmeye çalışıyor. Türkiye’nin Avrupa’daki siyasi İslam’ı finanse etmesine izin veremeyiz.”
Yani karşımızda dört dörtlük bir aşırı sağcı, İslamofobik, milliyetçi siyasetçi var.
Sömürgecilik kavramını da sevmediklerine karşı özgürce kullanıyor.
Ama yine de birileri, “Olsun, bu konuşmasında söyledikleri yanlış mı ” diye itiraz edebilir.
Bakalım doğru mu?
Giorgia Meloni’nin yüzde 4’ler düzeyinde oy olan aşırı sağcı partisi, seçimlere Salvini’nin aşırı sağ Kuzey Ligi partisiyle ittifak içinde giriyor.
Yani Meloni ile Salvini ittifak ortağı. Tabii büyük ortak Salvini.
2018’de Meloni’nin bu konuşmayı düzenlediği partisinin yıllık toplantısının başlığı “Avrupa Avrupa’ya Karşı”ydı.
2019’daki partinin yıllık toplantısının özel konuğu Macaristan’ın aşırı sağcı popülist Başbakan’ı Orban’dı.
Türkiye’de çok beğenilen konuşmanın yapılığı 2018’deki zirvenin özel konuğu kimdi peki?
Steve Bannon.
Trump’ın ırkçı, komplo teorisyeni, İslamofobik eski danışmanı. Dünyadaki aşırı sağ hareketlerin ideolog gözüyle baktığı Bannon.
O sırada da Le Pen, Alman AfD, Nigel Farage, Salvini ve Meloni’nin partilerini tek çatı altında birleştirmeye çalışıyordu.
Bu yüzden çok takdir ettiği Meloni’nin partisinin yıllık toplantısına katılmıştı.
Macron, onların kökten karşı olduğu, temsil ettikleri değerlerin tam tersini temsil eden bir siyasi figür.
Ama Meloni’nin 2018’in Eylül ayındaki bu konuşmasında Macron’a yüklenmesinin sebebi bu değildi.
Türkiye’de bu konuşmayı beğenenlerin zannettiği gibi Afrika’daki Fransız sömürgeciliğine duyduğu tepki de değildi.
Bu hararetin sebebi, 2018 Haziran’ında Fransa ile İtalya arasında kopan Aquarius gemisi kriziydi.
Fransız Sınır Tanımayan Doktorlar sivil toplum kuruluşuna ait olan Aquarius gemisi, Akdeniz’de batan gemilerden mültecileri kurtarıyor.
300 kapasiteli gemi, 7 Haziran günü de İtalya açıklarında batan mülteci gemilerinden 11 çocuk ve yedi hamile kadının da içinde olduğu 629 mülteciyi kurtarmış ve onları en yakın kara olan İtalya’ya çıkarmak isteyince bu kez karşısında İtalya hükümetini bulmuştu. En başta da İtalya’nın aşırı sağcı İçişleri Bakanı Salvini’yi.
Gemiye bütün limanlarını kapatan İtalya’ya bütün dünyadan ve Avrupa ülkelerinden sert tepkiler geldi.
İtalya’ya en sert tepkiyi ise Macron gösterdi.
“Bu dramatik insani durum karşısında İtalyan hükümetinin takındığı tavırda utanmazlık ve sorumsuzluk var” dedi. Macron'un partisinin sözcüsü Gabriel Attal ise ''İtalya'nın aldığı pozisyon midemi bulandırıyor.''
Bu sözler İtalyanları çok kızdırdı. Fransa’nın Roma Büyükelçisi Dışişleri Bakanlığı’na çağrıldı.
İtalya’nın geri çevirdiği göçmen gemisini ise en son sosyalist partinin iktidarda olduğu en yakındaki İspanya kabul etti.
İşte Giorgia Meloni, bir kaç ay sonra Eylül 2018’de yaptığı Türkiye’de meşhur olan konuşmasında Macron’un bu çıkışına tepki gösteriyor.
O günlerde İtalya’nın göçmenlere yönelik tavrına kızanlar, haberini “Avrupa’nın utancı”, “İnsanlık ölmüş” başlıklarıyla verenler şimdi de aşırı sağcı göçmen karşıtı İtalyan politikacının konuşmasından yine emperyalist, kötü Avrupa sonucuna vardılar.
Göçmenlerin haklarını savunan Macron’a karşı bu göçmen karşıtı, İtalyan milliyetçisi siyasetçinin hamasi konuşması beğeni rekorları kırdı.
Halbuki, Afrikalı göçmenlerin Avrupa’ya, kıtaya en yakın Avrupa kara parçası olan İtalya üzerinden geçmeye çalışmasının sebebi
Fransa’nın Libya’yı bombalaması ya da Nijer’den uranyum alması değil.
Libya’da tarihsel olarak hak iddia eden bir İtalyan milliyetçisi ve Kaddafi’nin yakın dostu Berlusconi’nin bakanlarından biri olarak Fransa’nın 2011’de Libya’yı bombalayıp Kaddafi’yi devirmesinden rahatsız olması normal. Ama oluşan otorite boşluğu dışında Libya’nın bombalanmasıyla Afrikalı göçmenler arasında bir ilişki yok.
Nijer de dünyanın en büyük uranyum yataklarına sahip ülkesi, bu uranyumu aralarında Türkiye’nin de olduğu satma isteyen herkese satarak ekonomilerini çeviriyorlar. Elde ettikleri paraları yolsuzluklarla, kötü yönetimle çarçur etmelerinin sorumlusu da Fransa değil.
Zaten Meloni’nin derdi de emperyalizmle değil. “ İtalya'nın Kaddafi ile enerji alanında özel ilişkilerinin olması onları endişelendiriyor” diyor. Bir nevi bizdeki “Almanlar bizi kıskanıyor” bu. Sömürgecilik ve işgalcilik hevesleri İkinci Dünya Savaşı’nda kursaklarında kalmış İtalyan milliyetçilerin argümanları bunlar.
İtalyan kara sularının göçmenlere tamamen kapatılmasını savunan Meloni’nin Afrikalılar da pek umurunda değil.
Ayrıca Fransa’nın çok kötü bir sömürgecilik geçmişi olsa da, Cezayir, Ruanda ve diğer ülkelerde Fransa’nın işlediği suçlar için özür dileyen, araştırılması için arşivleri açan Macron, herhalde bu sömürgecilik tarihinden sorumlu tutulacak son Fransız olurdu.
Ama Türkiye sağıyla soluyla içinde Batı karşıtlığı, emperyalizm geçen her konuşmaya bayılıyor.
Ayrıntılarla ilgilenmiyor.
Ama günün sonunda Avrupa’nın en geri, en ırkçı, en aşırı sağcılarının hamasi konuşmaları Türkiye’de beğeni rekoru kırıyor.
İslam’dan ve Müslümanlardan nefret eden bir İtalyan siyasetçi, hacı amcaların Whatsapp gruplarında dolaşabiliyor. Türkiye’de en milliyetçiden farksız bir dünya görüşüne sahip birinin, Afrikalı göçmen gemilerini denizin ortasında bırakmayı savunmak için attığı hamasi nutuk, insanlık, hümanizm, anti-emperyalizm övgüleri alabiliyor.
Galiba Türkiye bu tadı seviyor...
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları






























































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
7.02.2026
2.02.2026
29.01.2026
25.01.2026
22.01.2026
19.01.2026
17.01.2026
13.01.2026
10.01.2026
7.01.2026