Yusuf Ziya DÖGER
- İnsan, başkaları tarafından oluşturulmuş ve standartlaştırılmış yapıların arkasına sığınarak varoluşunu gerçekleştirebileceği vehmine kapılan ilginç bir varlıktır.
- İnsan, dünyasını ve ahretini iradesiyle inşa etmek yerine, kirletilerek inşa edilmiş bir dünya ve ahreti tercih etmeye yatkın olmaya meyilli bir varlıktır.
- İnsan, karşılaştığı düşünce ve fikirler karşısında söyleyecek sözü olmadığında kolay olan yolu seçerek düşünceye saldırı hakkını kendisinde gören zavallı olmanın ötesinde tekâmülünü tamamlayamamış bir varlıktır.
Bu nedenle hakkaniyete uygun olmayan bir düşünce ve bakışın sakatlığını belirtmeye çalıştığınızda;
- Grupsallaşmış yapılar tarafından iğfal edilmiş zihinler hemen saldırı pozisyonuna giren tetikçiler gibi etrafınıza üşüşmeye başlarlar.
- Kendinizi ifade eden ve düşünsel kurgunuzu ortaya koyan sayfalar dolusu yazarsınız tık yok.
- Hak, hukuk ve ahlaki ilkeleri ortaya koyarsınız etrafta sinekler uçuşmaya başlar.
Müslüman olma kategorikleşmiş gruplara müntesiplik sağlamış olmayla eşdeğer değil, bireysel düşünce ile örülmüş hakkı üstün tutan duruşa sahip olmaktır.
İslam’ın öngördüğü bu duruşa sahip olabilmek için bireysel aklı öncelemek gerekir.
Oluşturulmuş kategorik toplulukların inşa ettikleri akıl biçiminin toplumsal değişime katkı sunması mümkün değildir.
Biraz açıkça ifade edelim, adının başında Müslüman kelimesini getiren insanların ikiyüzlü yapılarına, gizletilmiş ve kisvelere büründürülmüş maskeli yüzlerinden söz ettiğim Ehl-i İnsaf Sahiplerine... başlıklı yazıma verilen karşıt tepkilerden hareket edelim.
Tepkilerin merkezine
- Dinden çıktığım ve mürtetleştiğim için dine yeniden dönmem için tövbeye davet edilmem konulmuş.
- PKK cephesinde savaşmaları için Kürt gençlerine çağrı yaptığım konulmuştur.
- Kardeşim üzerinden ajitasyon yaptığım ve rant sağlamaya çalıştığımı belirtmiş.
- Asabiyet /kavmiyetçilik yaptığım ve Kürtlük için kendimi heba ettiğim belirtilmiş.
- Müslümanlara iftira atığım dolayısıyla kardeşimin etini çiğnemekle suçlanmışım.
Uzatılabilir ama önce şunu belirteyim. Benim Müslümanlığımın cetvel testi hiç kimsenin haddi değildir. Çünkü o yiğit insanı yetiştiren kişiyim. Buna rağmen gitmesine hiçbir zaman taraftar olmadım. Ki aile olarak İslami terbiye ve tedrisatı kendimi bildim bileli hala da kendi anlayışımızla sürdürüyoruz. Ha söyleyeyim 1983’ten itibaren de şu Müslüman gruplarınızı tanıyorum ve uzun süre de içlerinde kaldım. Hem de en radikallerinin içinde.
Ama bireysel kavrayışa vardığım andan itibaren ilişkim selam düzeyindedir. Ağabeylerinizin hepsini sizden iyi tanırım merak etmeyin. Boşuna yazmadım ben o yazıyı çünkü geçmişlerini de bugünlerini de iyi bilirim. Eğer Cip takıntım olsaydı bundan emin olun onu alabilecek kadar ajitasyon yapmasını da bilirim.
Çünkü şunu biliyordum insanlar gidip uğruna savaştıkları toplumların ortaya koydukları tavır duruş herkesin malumu olduğu gibi hiçte İslami değil bilakis kabile çatışmasına dönüşmüştür.
İnsaf sahibi olan her insan kim olursa olsun hangi kategorik gruba intisap etmişse etsin yazının içeriğini dikkatlice incelediğinde bu yargıların benim açımdan geçerli olmayacağı sonucuna muhakkak ulaşacaktır.
- Kürt toplumun çok önemli bir kesimi tarafından saygıya değer bir şahsiyet olarak kabul gören ve içinde bulunduğu siyasi organizasyonda politikaya başlamadan önce Türkiye’de faaliyet gösteren Kategorik Müslüman grupların çoğunluğu tarafından da aynı saygıya mazhar olmuş Altan Tan’a yöneltilen öfke patlamasının asılında onun şahsında Kürtlere yöneltildiğini açıkça ortaya koymuştum.
- Kardeşimin 13 yıllık mücadelesiyle hak ettiği ve o bölgede kendisinin tanınmasında ve tanımlanmasında kullanılan Kürt etnik kökeninin Türkiye’de kendisini Müslüman olarak tanımlayanlarca nasıl değiştirildiğini ifade etmiştim.
- Bir de bu gençlerin mümtaz mücadelelerinden pay devşirmeye çalışanların niçin bu tür mücadele alanlarında boy göstermediğini dile getirmiştim.
Şimdi soruyorum bu kategorik anlayışlara bir insanın saygın ve doğru yolda olması acaba sizinle aynı anlayışa sahip olup olmasıyla mı ölçülür.
İslami bir yaşam sadece sizin karanlık dehlizlerde oluşturup mutlak din budur anlayışıyla dayattığınız mantıktan ibaret midir?
Önce alın şu başınızı ellerinizin arasına ve sorun kendinize bizimle aynı anlayışa sahip olmayan ötekilerin hepsi namussuz ve mürtet mi diye? Eminim alacağınız cevaba uygun davranırsanız bu insanların tümünden özür dileme ihtiyacı duyacaksınız.
İslam la kendilerini özdeşleştiren bu kategorik insanlar acaba İslam’ın mazlumdan yana tavrını ve en yakın mazlumdan yana tavır konulması gerektiğini önceleyen emirlerini hiç mi göremiyorlar?
İşte bu nedenle İslam’ın bütünselliğinin kavranması gerektiğini vurguluyorum. Mealden ezberlenilen birkaç ayetle hüküm vermeye kalkışmakla bu bütünselliğin kavranılamayacağını ileri sürüyorum.
Ben bu şekilde örülmüş bir mantığın çıkmaz sokak olduğunu ilan ederek Şehit olmuş kardeşimin mücadelesine saygı istiyorum diye mürtet ve ırkçı ilan ediliyorum. Bu saptırılmış anlayışın neresinde İslam’ı göreyim varın siz düşünün eğer bulursanız ben buradayım.
Kardeşimin 13 yıllık mücadelesi döneminde bir ALLAH’IN bir kulu kalkıp diyebilir mi ki onun rantını yiyordu desin alnından öpeyim. Şahadetinin üzerinden İki yıl geçti bir gün dost sohbetlerinde dahi bu konuyu eğer konuşmuşsam şahit olan kalksın ve bana sen şunu demiştin desin. O zaman bu grupların hepsinden özür dileyerek sonsuza kadar susma orucu tutacağım.
Ajitasyon meselesi ise işin tam garabet noktası, kendimle ve ailemle ilgili kime yakarmışım ki ajitasyon yapmış olayım. Acımı yaşama izin vermeyen bu mantık düşünsün kim ajitasyonla uğraşıyor. Eğer bunu yapmış olsaydım 15 yıllık süreç içersinde yapmayı çok iyi bilirdim ama bunu kendime ve aileme karşı bir zul olarak kabul ettiğim için yapmadım ve yapmayacağım.
Ha unutmayayım ailede çocuklarımıza bile şunu söyledik “olur ya bir yerde konu açılırsa kesinlikle şunu söyleyin amcamız İradesiyle imanı ile bu yola çıktı her zaman onu içimiz de yâd ediyoruz ama kullanılmasını istemiyoruz.”
İftira konusu ise muhataplarım bellidir. Biri kalsın desin ki bu böyle değildi. O zaman kamuoyuna delilleriyle konuşacağım. O zaman hangi eti çiğniyorum varın siz karar verin. Gerçi vermişsiniz.
Önce asabiyet ve kavmiyetçilik nedir sorusunu sorun kendinize sonra beni suçlayın. Niye Mücadele alanları dediğiniz yerlere gidiyorsunuz. Çünkü algınız gereği onlar zulme uğruyorlar da yardım için. Ben de diyorum ki aynı zulmün altında Kürtler yüzyıldır inim inim inliyor. Peki, konu Mazlum ve Müslümanlar ise Kürtler Müslüman ve mazlum değil mi? cevabını kendiniz verin.
Ama maalesef bu kategorik ve kirletilmiş zihinler ne had biliyor ne de vefa biliyor. Ben kimseye iftira da atmıyorum bildiklerimi yazarsam girecek delik bulabileceklerini sanmıyorum. Durun İslam hatırına bunlar ben de kalsın.
Vurguluyorum, gençlerimizin samimi ve hüsnü niyet ile gidip mücadele ettikleri ve şahadete nail oldukları tüm bölgeleri gözden geçirin hangisinde İslami bir uygulama görüyorsunuz. Kabile ve iktidar mücadelesiyle birbirini doğrayanlardan başka ne var.
Kaba ve ilkel milliyetçi reflekslerle konumlandırılmış bu bölgelerdeki insanlar hangi İslami ve ümmet vahdaniyetini önceleyen anlayışlar ortaya koymuşlar. Sadece kandan beslenen mantıklarının ümmete kattığı ne var. Oysa gençlerimiz bunların kurtuluşu için kendilerini feda etmişlerdi.
İnsanların temel hakları insaf sahibi her insan için mutlaka kutsal kabul edilmelidir. Bu sebeple onların önemsenmemesini değil evimizin içindeki insan haklarını hiçe sayan yangının görülmesi gerektiğini vurguluyorum.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları



















































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
29.05.2018
21.02.2018
13.10.2017
24.09.2017
27.03.2017
27.02.2017
16.02.2017
31.01.2017
28.01.2017
22.01.2017