Cemil ERTEM
Türkiye-ABD arısındaki krizi doğru anlatabilmek için şu soruyu cevaplamamız gerekir: Yalnız Türkiye’ye dönük olarak değil, tüm dünyaya, Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) kurallarını da hiçe sayan, bu saldırıyı başlatan ABD’nin bu politikası Trump’ın iç siyasetteki zor durumu ile açıklanabilir mi?
Bugün Trump’ın, tıpkı Nixon gibi, istifa etmek zorunda bırakılacağı ya da azledileceği konuşuluyor. Geçen yazıda anlattığımız Nixon’ı götüren Watergate skandalını bile gölgede bırakan bir yasal sürecin Trump’ın ensesinde olduğu yazılıp çiziliyor. Bütün bunlar çok abartılı yorumlar olmasa bile, ABD’nin şu andaki “saldırı” politikasının Trump’dan ve Trump’ın iç politika sıkışıklığından bağımsız olduğunu düşünüyorum.
Esas olan; sistemin, ABD’nin inşa ettiği yolun sonuna gelmesi ve buradan çıkışın da, ABD’nin, özellikle yetmişli yıllardan beri tüm dünyaya dayattığı iktisadi paradigmanın tümüyle reddi ile başlayacağı gerçeğidir.
Yeni arayışlar...
Türkiye’nin ve daha bir çok ülkenin uzun zamandır yaşadığı dolara bağlı finansal şoklar, herkes için yeni arayışları ve çözümleri zorunlu hale getiriyor.
/* */
Öncelikle doların finansal dolaşım ve küresel ticaret için genel eşdeğer olmaktan çıkarılması bugün, yalnız ülkeler için değil, ülkelerin kendi aralarında kurdukları-BRICS gibi- ticari ve finansal birlikler için de önemli bir gündemdir.
Türkiye’nin de katıldığı son BRICS toplantısının en önemli gündem maddesi buydu. Aslında ülkelerin kendi yerel paralarıyla ticareti, ABD’nin gücünün gerilemesi ve öncelikle Pasifik Asya ülkelerinin bu boşluğu doldurmaya başlaması ile birlikte, uzun zamandır gündemdeydi. Bugün yalnız BRICS ülkeleri küresel rezervlerin yarısına erişmiştir. IMF benzeri bir BRICS kalkınma bankasının işlevlendirilmesi ve buraya Türkiye’nin katılması dolara bağlı para sistemini temelinden sarsacaktır.
ABD dolarının küresel rezervler içindeki payı, özellikle son on yılda, artan oranda düşmektedir. Dolar “krizi” yaşayan ülkelerin, başta enerji olmak üzere, temel emtiaların ticaretinde yerel paralara yönelmesi ve para takas anlaşmaları yapmaları bunda en büyük etkendir. Türkiye’nin yaşadığı son “saldırı” bu anlamda yalnız Türkiye için değil, başta BRICS ülkeleri olmak üzere, tüm dünya için çok önemli bir uyarı olmuştur.
Bu cümleden olmak üzere, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, son yıllarda her fırsatta dile getirdiği, “yerel paralarla ticaret, para takası anlaşmaları” ve bunlara bağlı olarak, BRICS gibi yapılanmaların bünyesinde oluşturulacak yeni düzenleyici katılım bankaları, Bretton-Woods kurumlarının ikamesi olarak, (IMF ve Dünya Bankası’nın) şimdi çok yakıcı olarak gündeme oturmuştur.
Ne yapmalı?
Türkiye, bundan sonra, yeni bir para sistemi arayışının merkez ülkelerinden birisi olacaktır. Hem dış politikamızı hem de içerideki ekonomi politikalarımızda bu arayışın resmi bir politik yol olarak içselleştirilmesi gerektiğini düşünüyorum.
Bu anlamda hem AB ile hem de diğer ülkelerle olan ekonomik ve ticari ilişkilerimizi daha da derinleştirmeliyiz ancak bunu yaparken de, yeni bir ticaret ve para sisteminin temellerini atacak kurumsal yapıları inşa etmeliyiz. Bu çerçevede Türkiye, önümüzdeki dönemde, AB ve İngiltere ile ( İngiltere ile Brexit süreci bağlamında da) daha sahici ve kurumsal, geleceğe dönük, ilişkiler geliştirecektir. Ancak öte yandan Türkiye, Rusya’dan başlamak üzere, kendi doğusu ile kalıcı ekonomik ve siyasi birlikler oluşturacak, mevcut olanlara katılma iradesi gösterecektir. Artık şunu kabul edelim; bu krizle birlikte (Trump’la birlikte diye de okuyabilirsiniz) Atlantik İttifakı tarih olmuştur, artık mutlak Amerikan egemenliği diye bir şey yoktur. Trump buraya, kaçınılmaz, son noktayı koymuştur ve iyi de olmuştur.
Buraya şunu da ilave edebiliriz; ABD’nin yetmişli yılların başında oluşturduğu petro-dolar sistemi ve OPEC’in burada fiyat belirleyen olması da geride kalmaktadır. Petro-dolar sisteminin bitmesi de dolara bağlı para isteminin bitişini hızlandıracaktır. Türkiye’nin burada bir enerji-hub’ı olarak öncü rol oynaması, enerji fiyatlamaları ve ödeme sistemlerinin yeni anlayışla ele alınması da önemli olacaktır.
Kriz değil, kazanım!
Bütün bunlardan ayrı olarak da; bu son saldırı, bizim eksiklerimizi daha ayrıntılı olarak görmemize yol açmıştır. Ve başkanlık sistemine geçişin zamanlamasının da ne denli harika olduğunu bize söylemiştir. Bugün Türkiye’nin ekonomi yönetimindeki dağınıklık, büyük ölçüde, ortadan kalkmıştır. Başta para ve maliye politikalarının uyumu olmak üzere, ekonominin temel yolu üzerindeki tüm politik açılımları ve patikaları senkronize edecek imkanlara belki ilk defa sahibiz.
Enflasyon, cari açık gibi temel sorunlarımızın işsizlikten, gelir dağılımı adaletsizliğinden ayrı çözülemeyeceğini ve bu temel sorunlarının nerden kaynaklandığını da biliyoruz artık. Buna bağlı olarak, kaynaklarımızı, dinamik, küresel rekabette iddialı, teknolojiyi yapan, inovasyonu şirket politikasına dönüştürmüş sahici girişimcilere kullandırmamız gerektiğini, onların uygun ölçekte olması için teşvik edilmesinin kaçınılmaz olduğunu da biliyoruz. Bununla birlikte, tekelci, rantçı yapıların artık ekonominin yakasından düşmesi gerektiğini de öğrenmiş olmamız gerekiyor.
Bu bağlamda, temel makro hedeflere ulaşma ve sürdürebilir-istihdam oluşturan, gelir dağılımı düzelten bir büyüme-kalkınma için yapılacaklar bellidir. Finansal sistemin derinliğinin ve açıklığının daha da güçlenmesi, ekonomiyi yalnız banka sistemi üzerinden değil de, sermaye piyasaları üzerinden de beslemek ve yatırım maliyetlerini hem vade hem oran olarak düşürmek, kaynak çeşitliliğine gitmek, finansal dışa açıklığı çok boyutlu olarak yenden inşa etmek, ihracata dönük, katma değeri ve teknoloji verimliliği yüksek alanlara daha fazla nitelikli kaynak ayırmak, son saldırının yaralarını sararken açığa çıkacak yeni kalkınma yolunun manifestosunun ilk maddeleri olmalıdır.
Bırakın IMF’yi, IMF’ci anlayışın bir kırıntısı bile bundan böyle kapımızdan içeri girmemelidir. Bu olursa işte o zaman gerçek bir çöküşle ve krizle karşıya kalırız.
Şunu bir kez daha yazmak istiyorum; Türkiye ekonomisine yönelik bu saldırı, yalnız bizim için değil, bütün gelişmekte olan ülkeler için şahane bir fırsattır.
Değişim ve yenilenmek için, yeniyi baştan inşa etmek ve eski tuzaklara düşmemek, yeni bir para ve ticaret sistemi inşa etmek için bir fırsattır.
Yazarlar
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları


















































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
25.10.2018
24.10.2018
18.10.2018
17.10.2018
25.09.2018
21.09.2018
18.09.2018
11.09.2018