Fehim TAŞTEKİN
Tahran’da İsmail Haniye’nin, Beyrut’ta Fuad Şükür’ün öldürülmesinin ardından İsrail ve müttefikleri aylak aylak beklemeyeceklerini anlıyor. Cumadan beri iptal edilen uçak seferleri, Beyrut’tan tahliye haberleri ve Tahran’dan düşmanı germeye ayarlı yanıltıcı mesajlar herkese “İşte bu gece geliyor gelmekte olan” dedirtiyor.
Tahran’ı vazgeçirme ya da sınırlamaya yönelik çabalar kifayetsiz kalmışa benziyor. Haliyle kaçınılmaz misillemenin bölgesel bir savaş çıkarmadan nasıl olacağına dair askeri, siyasi ve diplomatik düzlemde kalibrasyon çabaları ağırlık kazanıyor.
Nisanda Şam’daki konsolosluk binasına saldırıya karşılık 350 füze ve SİHA ile düzenlenen misillemenin caydırıcı olamadığından hareketle İranlılar bu sefer yanıtın farklı ve şaşırtıcı olacağı, bu farklılığı yaratmak için de kapıları müzakereye kapatmaktan bahsediyor.
Yapılan değerlendirmelerde şu vurgular öne çıkıyor:
- İran küçük düşürüldü, egemenliği ihlal edildi; buna yanıt vermezse itibarı zarar görecek ve hiçbir caydırıcılığı kalmayacak, dahası İsrail küstahça saldırmaya devam edecek. Sırada İranlı liderler de olabilir.
- Daha büyük savaştan kaçınmak için İran savaşa hazır olduğunu göstermek zorunda. Bunun yolu da İsrail’in canını yakacak bir cezalandırmadır.
- Geçen seferki gibi pazarlık yapılmayacak ve neyin ne zaman olacağı önceden ABD ve bölgedeki müttefiklerine iletilmeyecek.
Eğer tutum değişmez ve misilleme bu minvalde gelişirse İran’ın “stratejik sabır” siyasetini tamamen rafa kaldırdığını ve büyük bir savaşı göze aldığını gösteriyor.
***
İsrail’in Haniye suikastını resmen üslenmemesi, bakanlara konuşma yasağının getirilmesi ve saldırının nasıl olduğuna dair sızıntılar İran’ı etkilemeye ve tepkisini sınırlandırmaya dönük psikolojik harp stratejisini andırıyor. New York Times’ta başlayıp Daily Telegraph’ta devam eden sızıntılar Haniye’nin füze, SİHA ya da quadcopter ile değil önceden odaya yerleştirilen bombayla öldürüldüğü kurgusunu işliyor. Şükür suikastından farklı olarak Haniye cinayetinde ‘ne teyit ne inkar’ siyaseti gütmesi de bu kurgunun bir parçası gibi duruyor. Mossad’ın Devrim Muhafızları’na sızdığı, parayla içerden birilerinin satın alındığı ve güvenlik zafiyeti oluşturduğu algısı tartışmayı İran’ın içine itme amacı güdüyor. Yozlaşmış Devrim Muhafızları eliyle düzenlenmiş bir saldırı olduğu iddiası, olayın iki ülke arasındaki örtülü savaşın devamı olarak ele alınması beklentisine hizmet ediyor.
Diğer seçenekler saldırıyı ‘örtülü savaş’ kapsamının dışına çıkarıyor. Bu da İran üzerindeki misilleme baskısını artırıyor.
Devrim Muhafızları da kendi bulgusunu açıkladı: “Saldırı 7 kg patlayıcı taşıyan kısa menzilli bir mermi ile düzenlendi.”
Devrim Muhafızları kendisini kuşatan kuşkuları dağıtmaya çalışsa da kapsamlı bir soruşturma yürütülüyor. Mossad’ın onlarca suikast ve sabotaj eylemine ilaveten nükleer dosyaları çalıp İsrail’e götürmesi İran’a ne denli sızdığını zaten gösteriyordu. Füze ya da quadcopterin yakından geçen teleferiğin ikinci durağından atıldığı iddiası da var. Amwaj.media'ya konuşan İran güvenlik kaynaklarına göre mermi tam da telefonunun bulunduğu yere çarptı, Haniye’nin başını ve göğsünü parçaladı. Füze senaryosu da Mossad’ın sahada olduğunu gösteriyor. Fakat geçerli sayılan hikâye misillemenin yönünü tayin ediyor. Örtülü savaş kapsamında bir bombalı saldırı İran topraklarından fırlatılan balistik füzelerle yanıtı gerektirmeyebilir.
Yani New York Times’ın senaryosundan gidenlerin yürüttüğü mantık bir bakıma ‘Zaten İsrail’le örtülü savaş halindesiniz, misillemeni 300 füzeyle yapıp savaş riskini alma, vekil güçler zaten üç koldan vuruyor, onların saldırılarını kendi namına yaz ve hesabı kapat’ diyor. Bakınız, ABD Başkanı Joe Biden da İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’ya çok sinirlenmiş, sesini yükseltmiş, “Bana maval okuma. Başkanı çantada keklik zannetme" demiş. Hatta Netanyahu’dan daha önce de gerilimi tırmandıracak hamlelerden kaçınmasını isteyen Biden daha da ileri giderek İsrail’i nisandaki gibi koruyamayabilecekleri uyarısında bulunmuş. İsrail’in yılmaz koruyucusu İran için müttefikini de fırçalamış! Daha ne olsun…
Netanyahu suikast emrini Washington’dan dönüşte ayağının tozuyla verdi. Kongre üyeleri tarafından 57 kez ayakta, 22 kez de oturarak alkışlandı. Beyaz Saray’da ağırlandı. Bir de başkan adayları Kamala Haris ve Donald Trump’la görüşüp müstakbel yönetimlere çapa attı. Aldığı cesaretle dilediği gibi maval okuyor, kekliyor. Neden yapmasın ki? Sonuçta Biden adam yerine konulmadığını düşünse de Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) nisandaki gibi yine tüm savaş takımlarını Kızıldeniz ve Akdeniz’e sürerek İsrail’e kalkan pozisyonu almıyor mu? Tel Aviv’e giden CENTCOM Komutanı Michael Kurilla’nın yaptığı ortak hareket planlarını gözden geçirmekten başka bir şey mi?
Netanyahu’nun şimdilik alamadığı tek şey Lübnan ve İran’a topyekun savaş konusunda yeşil ışık. Biden yönetimi nisandaki misilleme sırasında İsrail’i koruyacağını ama İran’a saldırmayacağını belirtmişti. Haaretz muhabiri Amir Tibon’a konuşan bir Amerikalı yetkiliye göre, iki lider arasındaki gerilime rağmen ABD misillemelere karşı İsrail'e yardım etmeye hazırlanıyor ama çatışmanın kapsamını daha da genişletecek hamlelere Amerikan desteği olmayacak.
Amerikan güvencesi, Netanyahu’daki pervasızlığı teşvik eden en önemli faktör. Biden bile isteye istismar edilmeye müsait bir ikircik içinde. Bölgesel savaş çıkmaması için diplomasi yürütüyor ama Netanyahu’nun kendi siyasi bekası için savaş çıkarmaya namzet hamleleri karşısında caydırıcı durmuyor. İsrail Amerikan silahları, askeri koruması ve siyasi desteği sayesinde soykırım yapıyor. Haliyle gırtlağına kadar suça ortak bir Biden var. Ateşkes konusunda da Netanyahu’nun 10 aydır kendisine yalan söylediğini fark etmiş! Keklenmeye razı bir başkan!
İsrail Başbakanlık Ofisi’ne göre Netanyahu 1 Ağustos’taki görüşmede Biden’a ‘Amerikan siyasetine müdahale etmeyeceği, Amerikalılardan da İsrail siyasetine müdahale etmemesini beklediğini’ söyledi. Her şeyi borçlu olduğu yere aba altından sopa gösteriyor. Amerikan korumasındaki devamlılık olmasa bunu yapabilir mi?
Bir de ABD’yi İran’la savaşa soksa nihai hedefine ulaşmış olacak! Bu noktada misillemeyi şiddetle savunan İranlı yetkililer bile Netahyahu’nun tuzağına düşülmemesi gerektiğini söyleme gereği duyuyor.
***
Halihazırda çatışmanın içinde olan Hizbullah’ın olası misillemesi İran’ınki kadar bahislere konu olmuyor. Çok yönlü baskı altındaki Hizbullah normalde Lübnan’ı ateşe atmamak ve bölgesel savaşın müsebbibi olmamak için angajman kurallarını genişletmekten kaçınıyor. Ayrıca askeri taktik olarak fırlatma rampaları, tesisleri ve yeni silahlarını daha fazla açık etmek istemiyor. Bir eşiği aşacaksa sonuna kadar gitmek zorunda. Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah, Şükür’e suikasttan sonra yeni bir aşamaya geçileceğini söyledi. İsrail bunu ciddiye alıyor. Peki bu neye delalet ediyor?
Daha uzak menzilde yüksek bir askeri hedef mi? Rafineri ve kimya fabrikası gibi stratejik tesisler mi? Ya da hedef Tel Aviv mi? Yeni aşamayla yıpratma savaşının ötesine mi geçiliyor? Bölgesel savaş çıkmasın diyen kendini sınırlama stratejisi bitiyor mu?
El Cezire muhabiri Ali Haşim’in Beyrut ve Tahran’daki kaynaklara dayanarak geçtiği bilgiye göre arabuluculara büyük çaplı savaş dahil sonuçları ne olursa olsun etkili bir yanıt verileceği söylendi. Zamanlamayla ilgili de "Düşmanımız iyi hazırlanmış, biz de hazır olduğumuzda işi yapacağız" denildi.
Axios’tan Barak Ravid’e konuşan ABD'li ve İsrailli yetkililer misillemeyi bugün erken saatlerde beklediklerini söylüyor. Amerikalı yetkililer misillemenin 13 Nisan'dakinden daha kapsamlı olacağını ve Hizbullah'ı da içereceğini öngörüyor. 1 Nisan’daki konsolosluk saldırısına misilleme 12 gün sonra gelmişti.
Israel Hayom'un askeri analisti Yoav Limor’un öngörüsüne göre bu kez Direniş Ekseni’nin tüm parçaları birlikte saldırıya geçebilir; İsrail’e savaşın tavanını yükseltme bahanesi olmasın diye yanıt askeri ve stratejik hedeflerle sınırlı tutulabilir; ama Hayfa ve Tel Aviv gibi yerler vurulursa İsrail karşılık verebilir ve taraflar büyük savaşa sürüklenebilir.
BBC muhabiri Nafiseh Kohnavard’a göre İran “misilleme yapmaması” yönündeki taleplere yanıt vermeyi reddetti. Dışişleri Bakanı Ali Bageri Kani kendisini arayanlara “Bu kez müzakerelere veya hoşgörüye yer yok” dedi.
Bu arada Kuveyt gazetesi El Ceride bir Amerikan güvenlik heyetinin 1 Ağustos’ta Ankara’dan gizlice özel bir uçakla Kerec’deki Payam Havaalanı'na inip İranlılarla iki saat süren bir toplantı yaptığına dair ‘gerçeküstü’ sayılabilecek bir habere imza attı. İranlıların “Ben almayayım” diyerek prim vermediği haber güya İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi'nden üst düzey bir kaynağa dayanıyor. İddiaya göre Amerikalılar, ABD’nin Haniye'ye suikasttan habersiz olduğunu, Netanyahu'nun kontrolden çıktığını, tüm bölgeyi kapsamlı bir savaşa sürüklemeye çalıştığını, Tahran’ın bu oyuna gelmemesi gerektiğini ama saldırıya geçerse ABD’nin İsrail’i koruyacağını söyledi. Amerikalılar teşvik babından Netanyahu’nun ABD ziyaretinde Siyonist lobiye açık ettiği İran, Türkiye, bazı Arap ülkeleri yok edip dize getirmeyi amaçlayan ‘bölgesel Holokost’ planını paylaştı, İranlılara jest olarak 10 Mossad ajanının ismini verdi ve “Tel Aviv’e acı verici bir darbe olur” yorumu eşliğinde nükleer anlaşmaya dönmeyi vaat etti. Bu habere hayal ürünü demek için çok neden var. Normalde Amerikan-İran diyaloğu Umman aracılığıyla yürüyor. Ürdün Dışişleri Bakanı Eymen Safedi’nin ABD ve Fransa dahil çok sayıda ülkeyle temaslarının ardından dün Tahran’a gitmesi haberin asparagas değerini artırıyor! Safedi 9 yıl sonra İran’a giden ilk üst düzey yetkili. Ürdün 13 Nisan’daki misillemede füzeleri durdurmak için havalanan ABD ve İsrail uçaklarının hava sahasını kullanmasına izin vermişti. İran da ABD ile işbirliği yapabilecek ülkeleri uyarıyor. Amman’ın korkusu büyük ama Tahran’a ABD ve müttefikleri adına gittiği aşikâr.
Safadi’nin ziyareti fırtınadan önce son bir girişimi andırıyor. Kapalı kapılar ardında ne konuşuldu bilmiyoruz ama Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın dışa dönük yanıtı açıktı: “Saldırı karşılıksız kalmayacak.”
Basitçe bu sarmalı Gazze’de hızlı bir ateşkes durdurabilir. ABD bunu başarabilir mi?
Şimdilik gök zifiri karanlık; herkes yıldız niyetine akacak füzeleri bekliyor; ucunda dünya savaşı olan…
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları





























































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
28.01.2026
20.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
30.12.2025
26.12.2025
15.12.2025
8.12.2025
26.11.2025
11.11.2025