Fehim TAŞTEKİN
Petrol, geçen ekimde Amerikan rejiminin Başkan Donald Trump’ı Suriye oyununa sabitlemek için masaya sürdüğü bir karttı. Trump, Suriye’den askerlerini çekip alanı Türkiye’ye bırakma kararını, önüne konulan hidrokarbon haritasına baktıktan sonra değiştirip ‘petrole bekçilik’ için bölgede sınırlı güçle kalacaklarını duyurmuştu.
Ardından Amerikalı şirketlerin Deyr el Zor ve Haseke petrollerine el atmasını istemişti.
Suriye’nin hidrokarbon zenginliğinin yüzde 90’ını barındıran bu bölge, Kürtlerin omurgasını oluşturduğu Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) elinde. Bugün onda birinin dahi çıkarılamadığı petrol, Kuzey ve Doğu Suriye Demokratik Özerk Yönetimi’nin giderlerini karşılıyor.
Nihayetinde petrol rezervlerinin işletilmesi ve satışı için ABD’li Delta Crescent Energy ile DSG Genel Komutanı Mazlum Abdi arasında bir anlaşma imzalandığı açıklandı. Trump’ın çekilme kararını değiştirmesinde etkili olan Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham, 29 Temmuz’da Senato Dış İlişkiler Komisyonu’nda, Abdi’nin kendisine telefonda ABD’li şirketle anlaşmayı imzaladıklarını söylediğini aktardı. Memnuniyetini “Bu, bölgedeki herkese yardım etmek için en iyi yol” sözleriyle dile getiren Graham, oturuma katılan Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’ya, “Bunu destekliyor musunuz?” diye sordu. Pompeo da, “Anlaşma beklenenden daha fazla zaman aldı. Uygulama aşamasındayız” yanıtını verdi.
Al Monitor’den Amberin Zaman’a göre, Delta Crescent Energy’nin Suriye’de faaliyet göstermesi için Hazine Bakanlığı’na bağlı Dış Varlıklar Kontrol Ofisi’nden (OFAC) lisans alındı.
Anlaşma çerçevesinde Fırat’ın doğusunda iki modüler rafineri kurulacak. Bunlar, rafineri ihtiyacının yalnızca yüzde 20’sini karşılayacak.
Anlaşma, özerk yönetimin, Suriye’nin canına okuyan Ceaser yaptırımlarından muaf tutulduğunu teyit ediyor.
***
Şam’ın hırsızlık olarak niteleyip şiddetle kınadığı anlaşma, Kürtlerle Amerikalılar arasındaki ilişkinin boyutunu değiştiriyor. Anlaşma özerk yönetimin Suriye’nin geleceğine dair tasavvurunu da etkileyebilir.
Amerikalıların petrol işine girmesi her şeyden önce Suriye devletini kendi petrolünden hepten mahrum bırakacaktır. Suriye hükümeti, bölgede kontrolünü yitirdiğinden beri Husam Katırcı gibi aracılar üzerinden petrolü satın alıyordu. Bu akış kesilecektir. Birincil amaç bu zaten. İkincisi Fırat’ın doğusundaki proje için istikrarlı bir finansman temin etmektir.
Kürtler anlaşmayı ‘siyasi tanınma’ olarak okuma eğiliminde. Askeri ortaklığa rağmen Amerikalılarla ilişkinin zemini hep kaygandı. Barış Pınarı Harekâtı’na yeşil ışık yakılması ortaklığın bir gece ansızın “vazgeçilebilir” hale gelebileceğini göstermişti. Petrolde ortaklık bu zemine sürüklenmeyi önleyecek küçük bir çapa atıyor. Ancak yine de özerk yönetimin tanınması talebini karşılamıyor.
ABD’deki seçimlerden sonra Suriye politikasının nasıl şekilleneceğini kestirmek zor ama şimdilik petrol, Amerikan askerlerinin kalış süresini uzatan bir etken.
Trump’ın gel-gitlerine rağmen Kongre’de önemli isimlerden destek gören, Pentagon, Dışişleri ve CIA’in tercihlerini yansıtan bir çerçeve var; Kürtler de bu çerçevenin sabitlenebildiği en önemli dayanak. Kürtler, Amerikalıların Afganistan, Irak ve Suriye’ye uzanan bütün müdahale süreçlerinde bulabildiği en organize ve disiplinli güç. Tek sorun PKK ilintisi. Kürtlerle ortaklık ABD’ye Suriye’de ayağına yer açma imkânı sundu. Şimdi Fırat’ın doğusunda elde ettiği kozla Suriye ve müttefiklerine kendi koşullarını dayatıyor.
***
İlişkiye petrol faslının eklenmesi Şam’a karşı kozun gücünü artırırken Kürtleri de kendi özgün alanından çekip ucu açık Amerikan planlarına zorlayacaktır. Bu ilişkinin boyutlanması Kürtlerin yerelde kurduğu ortaklıkları, Şam’la diyalog şansını ve geleceğe dair genel yol haritasını etkileyecektir. Amerikan varlığı Şam açısından çok temel bir tehdit. Bu yüzden ABD ile ilişkinin kesilmesi müzakerelerin ön koşuluna dönüşüyor. Kuşkusuz Şam ve müttefikleri, petrol anlaşmasını, Fırat’ın doğusunu koparma komplosunda yeni bir aşama olarak görecektir. Kürtlerin elini güçlendiren bir şey müzakereleri peşinen çökerten bir etkene de dönüşebilir.
Petrol meselesi sadece Suriye’nin geri kalanının Kürtlere bakışını biçimlendirmiyor aynı zamanda Kürtlerin yereldeki ortaklıklarını da teste sokuyor. IŞİD’e karşı Amerikan ortaklığı Kürtlerin Arap bölgelerine inmelerini sağladı. Fakat bir tarafta IŞİD tehdidi diğer tarafta Amerikan yardımı ile temin edilmiş bir Arap rızası yol ayrımına geliyor. Ve petrol Kürtlere karşı farklı düzeylerde bir bilenmeyi besliyor.
Anlaşmanın tetikleyici etkisi Şam ve Moskova’da da görülecektir. Rusya’nın Kürtlerle Şam arasında çakılı kalan müzakereleri daha ciddiye alması, Şam’a baskıyı artırması, Türkiye’nin uyarılarını da biraz görmezden gelmesi muhtemeldir.
Bunun normalde tetikleyeceği bir diğer cephe Türkiye. Türk-Amerikan pazarlığının neyi içerdiğini bilmiyoruz ama Ankara’nın Kobani’den başlamak üzere Kürt karşıtı koridoru Fırat’tan Dicle’ye kadar uzatmak istediği aşikâr. Bununla birlikte son zamanlarda başka bir pazarlığın döndüğünü de duyuyoruz. Ankara’nın anlaşmayla ilgili önceden bilgilendirildiği ve sessiz kaldığı aktarılıyor!
***
Amerikalılar ise Fırat’ın doğusundaki durumu hem Ankara hem Şam hem de yereldeki bozucu dinamiklere karşı sürdürebilir kılmak için farklı şeyler deniyor.
Özerk yönetime bütçe oluşturmak ve Şam’ı petrolden mahrum bırakmak bunun bir boyutu. Diğer boyutunda Kürtlerin Kürtlerle barışı yer alıyor. Kürdistan’ın diğer yakasından KDP lideri Mesut Barzani’nin himaye ettiği Suriye Kürt Ulusal Konseyi’ni (ENKS) özerk yönetime ortak etme yönündeki girişim sürüyor. Haziranda Duhok Anlaşması temelinde sağlanan ön mutabakattan sonra ikinci aşamaya geçildi.
Amerikalıların Kürtler arası barışa yüklediği anlam basitçe Kürtlerin birliğinden ibaret değil. İlk bakışta ENKS’nin dahliyle özerk yapının ‘Apocu’ karakterini seyreltme amacından söz edilebilir. Türkiye’nin itirazlarını aşağı çekmek için Amerikalıların aklına gelen ilk şey buydu. Ankara’nın kategorik tepkisi, “Her kim PYD-YPG ile ortak olursa terörist muamelesi görür” yönünde. Yine de bunun bir pazarlık konusu olma ihtimali dışlanamaz. KDP çizgisi ile PKK çizgisinin yakınlaşması aynı zamanda Güney Kürdistan ile Rojava’yı ortak bir geleceğe hazırlama perspektifi içeriyor. ABD, Fırat’ın doğusuyla istediğini elde edemez ve Suriye içinde çözüm imkânsız hale gelirse uzun vadeye yayılmış bir kopuşa pencere açan bir senaryo. Ancak koşullar bu tür bir kurgunun çok uzağında.
O yüzden kısa vadede ne var diye bakmak gerekiyor. Amerikalılar uzun viraja girmeden önce Fırat’ın doğusunu siyaseten uyumlu hale getirecek başka bir şey yapıyor. Kürtler arası diyalog da bunun bir ayağı. İkinci ayakta Kürtler ile Arapları aynı amaca koşullandırma çabası öne çıkıyor.
Kürtler arası diyalog özerk yönetime destek veren Arapları ve Süryanileri kuşkulandırıyor. Beri taraftan Suriye ve Rusya yönetimleri de aşiretleri ayartmaya çalışıyor. Bu iki nedenle Mazlum Abdi, 22 Haziran’da Tabka’daki aşiretlerle, 4 Temmuz’da Rakka’daki aşiretlerle, 15 Temmuz’da Deyr el Zor’daki aşiretlerle ve 18 Temmuz’da Bakara aşiretiyle bir araya gelip sorunlarını dinledi. Arapların kuşkularını gidermeye ve özerk yönetime bağlılıklarını temin etmeye çalıştı. Amerikan planlamasındaki üçüncü ayağı başka bir yerde görüyoruz. PYD-ENKS diyaloğunun ardından muhalif Kürtler, Araplar ve Süryaniler arasında alternatif bir yapı ortaya çıktı. Acaba ENKS’nin dönüşü son 9 yılda sahayı tamamen cihatçı unsurlara kaptıran, İstanbul-Doha ve Riyad-Kahire eksenleri arasında parçalanan ve Cenevre sürecinde ortak hareket edemeyen muhalif güçleri Fırat’ın doğusunda yeniden toparlamaya dönük bir planın öncü adımı mı?
Bu soruyu sordurtan şey Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu’nda (SMDGUK) yer almış bazı grupların Kamışlı’da “Özgürlük ve Barış Cephesi” ismiyle ortaya çıkmasıdır. Yeni cephede ENKS, Suriye’nin Geleceği Hareketi, Demokratik Asuri Örgütü ve Cizre-Fırat Arap Konseyi yer alıyor. Suriye’nin bütünlüğüne vurgu yapan bu girişimde öne çıkan isim SMDGUK’un eski başkanı ve Suudilerin adamı Ahmed el Cerba. Suriye’nin Geleceği Hareketi’nin de kurucusu olan Cerba birkaç yıldır SDG içindeki ‘Arap lejyonu’ rolünü oynuyor. Yani Türkiye’nin ‘Milli Ordu’ etiketiyle kendi gündemine koştuğu muhalif güçlerin dışında kalanlar için Kamışlı yeni bir üslenme alanı olarak öne çıkıyor.
Bunlar Amerikan garantörlüğünde Kürtlerle gündemlerini ortaklaştırabildikleri ölçüde belki bir karşı ağırlık oluşturabilirler. Fırat’ın doğusundaki gidişatta Türkiye ile Libya’da da hesaplaşan Suud-Emirlikler-Mısır ekseninin rolü önemli.
***
Sadede gelirsek; petrol ayartıcı bir zenginlik. Ama Orta Doğu için ‘kötü bir talih’ ve ‘farklı bir esaret’ olduğuna dair anlatının da kaynağı. Petrolden önce Kürtlerin de bir ‘üçüncü yol’ anlatısı vardı. Hangi anlatı galip gelecek? Öngörüleni görmek bazen bir geceyi bazen 1001 geceyi gerektirir. Ayrıca Amerikalılar Rojava’nın dışına çıkarak daha geniş bir konseptte hem Kürt hem Türk tarafıyla görüşmeler yapıyor. Onlar ne anlatıyor? PKK ile yeni bir barış süreci mi? PKK’ye Rojava’yı bırak baskısı mı? Suriye’de yeni bir al-ver süreci mi? Yine kritik gelişmelerin arifesindeyiz.
Yazarlar
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları





























































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
28.01.2026
20.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
30.12.2025
26.12.2025
15.12.2025
8.12.2025
26.11.2025
11.11.2025