Fehim TAŞTEKİN
Yeni yıla İran-Amerikan kapışmasına dair bahislerle girdik. ABD Başkanı Donald Trump giderayak halefi Joe Biden’a ‘savaş halinde bir Amerika mı bırakmak istiyor? Yoksa İran öldürülen Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani’nin intikamını almak için bir şeyler mi planlıyor?
Eğer rejimler değişip yeni dünyalar kurulmazsa bundan böyle her ocağın üçü, 1979 devriminden sonra Amerikan elçiliğinde 444 gün süren işgalle simgeselleşen İran-Amerikan düşmanlığının perde açacağı yeni bir gün olacak sanki. Malum 3 Ocak 2020, Trump’ın emriyle Süleymani’nin Bağdat’ta güdümlü füzeyle öldürüldüğü tarih.
8 Ocak 2020’de Irak’taki Ayn el Esad Üssü'nde 109 Amerikan askerinde beyin zedelenmesine yol açan balistik füze salvolarını yeterli görmeyen İranlılar, yönetim üzerinde intikam baskısını sürdürüyor. Pek çok kez dillendirildiği üzere İranlılar en iyi intikamın Amerikan güçlerinin Orta Doğu’dan çıkarılması olacağını düşünüyor. Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani de son açıklamasında "Bölgede olduğunuz sürece, intikamımız henüz alınmadı" diye seslendi. Koşullar ABD’yi buna zorlayacak güçte değil. Olacağa da benzemiyor. Fakat intikamın çerçevesi, Amerikan karşıtlığındaki devamlılığı temin ediyor. Bu, İran’ın dış operasyonlarını yürüten Kudüs Gücü’nün daha tehditkâr olacağı anlamına da geliyor. Bunun için ön cephe Irak. Elbette Irak siyasetinde Amerikan varlığını İran etkisine karşı elzem olarak görenlerin ya da Irak’ın Amerikan-İran kapışmasının ön cephesine dönüşmesine karşı çıkanların giderek güçlenmesi Tahran’ın harekat kabiliyetini sınırlıyor. Geçmişte Tahran’ın desteğine bel bağlamış önemli bazı Şii kanatların ‘milli’ duruş sergileyip İran’ın gündemine mesafe koyması önemsiz bir gelişme değil. Yine de ekonomik, dinsel, sosyal ve siyasal bağlara ilaveten Irak siyasetindeki aşırı bölünmüşlük ve ülkenin içinde bulunduğu girdaplar İran’a oyun alanı açıyor. Başbakan Mustafa Kazımi’nin Haşd el Şaabi’yi kontrol altına alma çabalarına rağmen bu yapı içindeki örgütlerin bazıları İran’ın yönlendirdiği ‘direniş ekseni’nde kalmakta kararlı.
***
Suikastın yıldönümü yaklaşırken düşmanlık yeniden depreşti. ABD’den intikam olasılığını ciddiye alan bazı adımlar geldi. CENTCOM ‘düşmana karşı ne kadar hazır ve hızlı olduklarını’ göstermek için B-52 nükleer bombardıman uçaklarını Kuzey Dakota’dan kaldırıp Orta Doğu semalarında birkaç kez gezdirdi. Nükleer denizaltı USS Georgia bölgeye gönderildi. 20 Aralık'ta ABD'nin Bağdat Büyükelçiliği'ne düzenlenen saldırı üzerine Beyaz Saray’da ekibiyle misilleme seçeneklerini tartışan Trump, “İran'a bir dost tavsiyesi. Bir Amerikalı ölürse bundan İran'ı sorumlu tutarım" diye diş gösterdi. Ruhani "Tarihte halklara savaş dayatan iki çılgın yaratık var. Biri Saddam, diğeri Trump" yanıtını verdi.
Pentagon bölgede bulunan USS Nimitz uçak gemisini de muhtemel bir saldırıdan etkilenmemesi için çekti. Amerikalı kaynaklar, Pentagon’da bölünme olduğundan bahsediyor. CNN’e konuşan savunma yetkililerinden birisi, Irak’ta Haşd el Şaabi’nin saldırı hazırlığına dair bilgiler olduğunu söylerken bir diğeri tehdidin abartıldığını, eli kulağında bir saldırıyı teyit eden istihbarat olmadığını ve USS Nimitz’i gerilimi düşürmek için çektiklerini belirtiyor. İkinci yetkili İran’a verdikleri mesajı şöyle özetliyor: “Biz sizi kışkırtmıyoruz siz de bizi kışkırtmamalısınız.”
Senaryo, olası Süleymani misillemesinin ötesine geçiyor. Malum 27 Kasım’da İran’ın nükleer programının öncülerinden Muhsin Fahrizade öldürülmüştü. Tahran’ın İsrail’i sorumlu tuttuğu saldırı, Trump’ın İran’ı vurma seçeneklerini masaya getirttiği bir güvenlik toplantısının ardından gelmişti. Bu suikastın işaret ettiği senaryo şuydu: Trump görev süresi bitinceye kadar İran'ı kışkırtıp Biden’ın önüne nükleer anlaşmaya dönemeyeceği mayınlar bırakmaya çalışıyor.
İranlılar en tepeden intikam yeminleri ederken yaratılan atmosfer her tür sahte bayrak operasyonlarına gayet elverişli. İranlılar bir yandan da oyuna gelmeyeceklerini söylüyor. Bu çerçevede Dışişleri Bakanı Cevad Zarif’in uyarısı çarpıcıydı:
"Irak'tan gelen yeni istihbarat, İsrailli ajan-provokatörlerin, Trump'ı sahte bir savaş nedeni ile karşı karşıya bırakmak için Amerikalılara karşı saldırılar planladıklarını gösteriyor. Tuzağa karşı dikkatli ol."
Hava puslu, hangi el nereden ne yapacak bilinmez. Misilleme denilince gözler ‘direniş ekseni’ndeki güçlere çevriliyor. Bu kritik süreçte "Evinizin içinde dahi bu işlediğiniz suçun karşılığını verecek kişilerin olması mümkündür" tehdidiyle gündeme gelse de Kudüs Gücü Komutanı İsmail Kaani bir süre önce Bağdat’ta Haşd el Şaabi liderlerinden şu sıralar Amerikan hedeflerini vurmamalarını istemişti. Hizbullah lideri Hasan Nasrallah da geçen hafta Trump çılgını gidinceye kadar dikkatli olmak gerektiğine işaret etmişti. Dün Bağdat’ta Haşd el Şaabi örgütleri Süleymani’yi anarken Ketaib Hizbullah’ın lideri Ebu Huseyin el Humeydavi “Bugün Amerikan elçiliğini işgal etmeyeceğiz” diye iğneledi!
Tehditkâr açıklamalarını sürdürse de Ruhani yönetimi, 20 Ocak’ta göreve başlayacak olan Biden’ın nükleer anlaşmaya dönme niyetini bozacak bir pozisyona düşmekten kaçınıyor. Yani Trump’ı savuşturuncaya kadar İran siyasetinin pragmatik yanını öne çıkarıyor. İran iç siyasetinde de 18 Haziran seçimlerinde muhafazakârlar karşısında reformcuların ezici bir hezimet yaşamaması açısından Biden’la 2017’ye dönüş önemli bir başlık olarak öne çıkıyor. Biden sözünü tutamasa bile İran ‘makul taraf’ pozisyonunda kalmayı önemsiyor. BM Güvenlik Konseyi’ndeki diğer üyelerle ilişkiler açısından da bu pozisyon önemli.
İran Meclisi nükleer anlaşmayla (JCPOA) gelen kısıtlamalardan aşamalı çekilmeyi, bu çerçevede uranyum zenginleştirmesini yüzde 20’ye çıkarmayı ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın habersiz denetimlerine son vermeyi öngören bir yasa tasarısını oyladı. Ancak Ruhani, bununla Batılı muhatapları üzerinde baskı kurmak istese de Biden’ın atacağı adımları görünceye kadar yasayı uygulama eğiliminde değil. Bu mülahazalarla İran’ın kendini tutma siyasetinde ısrar edeceği söylenebilir.
***
Birinci ölüm yıldönümünde Süleymani’nin müzakereci kanadı temsil ettiğine dair tespitlerin hem İran hem Amerika tarafında öne çıkması da manidar. Eski nükleer müzakereci Said Celili “Bazıları dış siyasette pragmatik olmamız gerektiğini söylüyor. Doğrusu Süleymani pragmatik biriydi” diyor. Amerikan Foreign Policy dergisi de Süleymani’nin reformcular ile muhafazakârlar arasında dikkatli bir çizgi izlediğini, iç siyasi kavgalardan uzak durduğunu, 2009’daki gösterilerden sonra Yeşil Hareket’in liderlerine desteğinden dolayı şeytanlaştırılan eski Cumhurbaşkanı Haşimi Rafsancani’yle kişisel bağlarını koruduğunu ve Rafsancani’nin 2017’de ölümünden sonra ailesini ziyaret ettiğini hatırlatıyor. Derginin hatırlattığı bir iki nokta daha var:
Süleymani 5+1 ile nükleer müzakerelere destek verdi; muhafazakârların hedefindeki Dışişleri Bakanı Zarif’i 2019’da istifa kararından döndürdü; yüksek popülaritesine rağmen Ruhani’ye karşı muhafazakâr kanadın adayı olmayı reddetti.
Ve bir şey daha: Maryland Üniversitesi’nin 2019’daki araştırmasına göre İranlıların yüzde 82’si Süleymani hakkında olumlu düşünüyordu. Ölümünden sonra popülaritesi daha da arttı. 2009’dan sonra uzun süre ev hapsinde tutulan muhalif lider Mehdi Kerrubi, ünlü romancı Mahmud Dovlatabadi, eski siyasi tutuklu Abdullah Mumeni ve oyuncu Navid Muhammadzadeh gibi sisteme ters düşen isimler de Süleymani için taziyelerini sunmuştu.
Atlantic Council’in yayımladığı “Süleymani suikastı, İran'a karşı 'caydırıcılığı' yeniden tesis edemedi” başlıklı yazıda da Süleymani’nin 2001’de Afganistan’da Taliban’ın devrilmesi için Amerikalılara yardımcı olduğu, Irak’ta IŞİD’e karşı savaşta Amerikalılar havadan bombalarken karadaki güçleri onun idare ettiği hatırlatıldı. Trump’ın azami baskı siyasetinin sonuç getirmediği, İran’ın petrol satmanın yollarını yine bulduğu ve Amerikan hedeflerini tehdit etme kapasitesini sürdürdüğü vurgulandı.
Hem Süleymani’nin ‘gizli’ diplomasideki yerine hem de suikastın perde arkasına dair bazı bazı bilgiler de dönemin Irak Başbakanı Adil Abdülmehdi’den geldi. El Mayadin TV’nin belgeselinde yer alan açıklamalarına göre Abdülmehdi suikasttan 3 gün önce Trump tarafından arandı. Trump “Amerikalılar İranlıları iyi tanımıyor ama Iraklılar onları iyi biliyor” diyerek arabuluculuk istedi. Abdülmehdi de İranlıların savaş istemediğini belirtip “Ya İranlılarla doğrudan görüşün ya da 2003’teki gibi zımni bir anlaşmaya başvurun” tavsiyesinde bulundu. Trump "Siz iyi müzakerecilersiniz. Bu konuda elinizden geleni yapın. Biz buna hazırız” diyerek kapattı. Trump müzakere için Bağdat’a gelecek İranlının Süleymani olduğunu biliyordu. Abdülmehdi’nin ifadesiyle; "Süleymani'nin istişare için Irak'a gelmesi konusunda resmi bir anlaşma ve davet vardı."
Abdülmehdi, suikast kararının iki gün içinde alınmış olamayacağını, Trump’ın önceden hazırlanan planın parçası olarak kendisini aradığını düşünüyor. Yani Trump, İran tarafında bulabileceği en etkili ve en pragmatik müzakereciyi ortadan kaldırmış oldu.
2003’te Irak’ta işgalle gelen korkunç yıkımdan sonra ABD ile İran’ın paslaşarak bir düzen kurmasına hizmet eden zımni anlaşmanın mimarı da kuşkusuz Süleymani idi. Daha önce Süleymani’nin Suudi Arabistan’la gerilimi düşürmeye yönelik girişim çerçevesinde Tahran’ın mesajını iletmek için Bağdat’a geldiği belirtilmişti.
***
Trump, İran’ın Orta Doğu’daki kollarını kesmeyi ana hedef olarak belirleyince kendince Süleymani’yi ortadan kaldırarak kestirme yoldan ahtapotun başını koparmış oldu. Doğrusu öyle olacağını zannetti ya da buna inandırıldı. Süleymani yeterince popüler olduğu İran kamuoyunda kahramanlaşırken suikast İran-Amerika ilişkilerinin seyrini etkileyen yeni bir yüke dönüştü. Kaygılı Amerikalılar bunu ABD açısından “Sonu gelmez bir bedel” olarak da görüyor. Irak’tan Suriye’ye, Lübnan’dan Filistin’e pek çok yerde Süleymani’nin posterleri artık duvarlarda. ‘Şehadet tablosu’ uzun bir süre bu şekilde asılı kalabilir. Süleymani İsrail-Amerikan karşıtlığında yeni bir bilenme gerekçesi olurken İran da Trump’ın istediği istikamete bir milim dönmedi. Kuşkusuz İran çok hırpalandı, ekonomik-siyasi baskı inanılmaz boyutlara ulaştı. Vekil güçler de bulundukları coğrafyalarda istim üzerinde duruyor. İran sonsuz bir savaşa sürüklenmemek, parçalanma senaryolarından kaçınmak ve içerde sosyal patlamayı tetiklememek için ‘stratejik sabır’ kavramıyla esneklik gösteriyor. Kötücül tabloya rağmen Amerikan stratejisinin sonuç getirmediği de ortada. Belki Atlantic Council’in çıkarımını tekrarlamak gerekiyor:
“Yalnızca diplomasi İran'ın nükleer faaliyetlerini kısıtlamada etkili oldu. İlerlemenin tek mantıklı yolu bu.”
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları





























































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
28.01.2026
20.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
30.12.2025
26.12.2025
15.12.2025
8.12.2025
26.11.2025
11.11.2025