Fehim TAŞTEKİN
İsyan hakkı isyan ahlakıyla bağını kopardığında sular bulanıyor. ‘İnsani müdahaleci’ ve ‘demokrasi şampiyonu’ batılı tayfa, kendi siyasal sınırları içinde olsa fikren, vicdanen, belki hükmen mahkum edeceği figürleri ötekiler için demokrasi kahramanına dönüştürmede tereddüt etmiyor. Zaman zaman aklımızı zorluyor, vicdanımızı darda bırakıyorlar. Gürcistan’da, Ukrayna’da, Rusya’da faşizmin kodlarından beslenen liderler sırf Rus düşmanlığının bir eseri olarak, batılı siyasi çevreler ve ana akım medyanın omuzlarında yükseliyor. İsyanın kutsallığı ve saflığına sığınarak bütün zorbalara dair sözlerin en keskinini söyleme hakkına sahibiz. Kendi zorbalarımıza, ötekilerin zorbalarına…
Şimdi Rusya’da hafta sonu dondurucu soğuğun altında Federasyon Başkanı Vladimir Putin’e “Hırsız”, “Git” diye meydan okuyan Ruslar bu tayfayı epey heyecanlandırmışa benziyor. Yıldızı parlatılan eski blogger Aleksey Navalnıy.
Geçen yaz Tomsk’tan Moskova’ya uçtuğu sırada uçakta fenalaşıp hastaneye kaldırılmış, tedavi için Putin’in izniyle Almanya’ya sevk edilmişti. Alman yetkililer Navalnıy’nın noviçok ile zehirlendiğini duyurmuş, Şansölye Angela Merkel olayı ‘susturma amaçlı bir suç’ olarak nitelemiş, böylece Aleskander Litvinenko ve Sergey Skripal gibi isimlerin ardından gizemli vakalara bir yenisi eklenmişti. Kremlin suçlamaları reddedip bilgi paylaşımı istemiş ama talep karşılık bulmamıştı.
Daha önce 3.5 yıllık hapis cezası alan Navalnıy şartlı tahliye kurallarını ihlal ettiği gerekçesiyle tutuklanacağını bile bile döndü. Beklendiği gibi bir aylığına hapse gönderildi. İyi planlanmış bir dönüştü. Navalnıy’nın çağrısı üzerine 23 Ocak’ta 50’nin üzerinde kentte gösteriler düzenlendi.
Navalnıy’nın zehirlenmesi, ABD’de Demokratların iktidara dönüşüne paralel olarak Rusya’ya dönmesi, bir rezidans görüntüsünün “Putin’in sarayı” diye servis edilmesi gibi birbirini tamamlayan silsile, Kremlin’e bir komplo çıkarma fırsatı sunsa da iktidara karşı toplumsal hoşnutsuzluğun bir çıkış noktası aradığı da ortada.
Dün Hazal Yalın, Duvar’da, önceki günlü eylemlerin 2017’de Navalnıy’nın başını çektiği yolsuzluk karşıtı gösterilere kıyasla farklılaştığına değindi; belli şehirlerle sınırlı ve orta burjuvaziye dayalı liberal tabandan kırsalı da içine alacak şekilde coğrafi genişleme kazandığını ve iktidara sessiz rıza üreten emekçileri içine aldığına dair tespitlerini aktardı.
Rusların öfkesini bir magmaya çeviren nedenleri görmezden gelebiliyor miyiz? Ekonomik, siyasi ve özgürlüklere dair ağırlaşan tabloyu. Hayır. Zaten bir süredir farklı bölgelerde öfke kendini gösteriyordu. Şaşırtıcı olan bu öfkenin Navalnıy ile birlikte bu ölçekte kendini açığa vurmasıydı. Birikimini küçümseyemeyeceğimiz Rus siyasetinin Putin’li yıllar boyunca alternatif olarak Navalnıy’den başkasını çıkaramamış olması bir trajedi değil mi?
***
23 Ocak’taki manzaradan ‘kar beyazı’ bir devrim havası koklayanlar az değil. Aynı koku Kremlin’i sarsaydı herhalde durum farklı olurdu. Tutuklanmasının bir protesto dalgasını tetikleyebileceğini Putin gibi bir istihbarat gurusunun kestirememesi mümkün mü? Bir seçenek olarak Putin Navalnıy’nın dönüşünü görmezden gelip onu kendi halinde bırakabilirdi. Aksini yaptı. Belki onu tutuklamamayı bir güç zafiyeti olarak gördü. Ya da Navalnıy’nın iktidara karşı biriken öfkeyle balonunu şişirmesine izin vermeyi seçti. Sonradan kolayca patlatabilecek bir balon. Nasıl olsa Batı'nın yaklaşım tarzı Putin’in muhalefeti itibarsızlaştırma operasyonlarına müthiş malzemeler sunuyor.
Putin’in şu anda üzerinde durması belki işine gelmez ama insan Batılılara “Kimi parlattığınızı biliyor musunuz” diye sormadan edemiyor. Navalnıy aşırı milliyetçi, aşırı sağcı ve göçmen karşıtı ‘Rus Yürüyüşü’ne destek veren; “Büyük Rusya” ve “Yasadışı Göçe Karşı Hareket” gibi gruplarla ittifak kuran biri. Daha önce Yabloko Partisi'nde birlikte çalıştığı Azerbaycanlı bir kadına "kara kıçlı" lakabını takan, 2008’deki savaş sırasında Gürcülere “kemirgenler" deyip Rusya’dan sürülmelerini isteyen, Kafkasyalıları temizlenmesi gereken “hamamböcekleri” olarak gören, diş hekimi kılığında propaganda filmi çekip göçmen işçileri ‘diş çürükleri’ olarak gösteren, Orta Asyalı göçmenlere düşmanlığını gizlemeyen, Moskova’ya çalışmak için gelmiş farklı etnik kökenlerden Rusya vatandaşlarını kovmaktan bahseden yontulmamış bir ırkçı. Bu haliyle kimi Rus gazeteciler tarafından ‘kaba’ ve ‘maço’ olarak görülen, hatta Putin karşıtlarına “Rusya’nın geleceği bu adam olamaz” dedirten biri.
Yabloko’dan Engelina Tareyeva, Navalnıy’nın ilişkilerini insanların etnik kökenlerine göre temellendirdiğini ve sürekli ırkçı hakaretler savurduğunu söylüyordu. Liberal çizgideki Yabloko da sonunda çareyi Navalnıy’yı kovmakta buldu.
Navalnıy, Rusya’nın endemik bir meselesi olan yolsuzluk sadece Kafkasya’nın sorunuymuş gibi “Kafkasya’yı Beslemeye Son” sloganını kullanıyordu. Bu slogan altında düzenlenen gösterilere katılıp konuşmalar yapıyordu. Putin, Çeçenya’daki ikinci savaşla Kafkasya’da korku rejimini inşa etmişken Navalnıy bunu da yeterli görmüyordu. Resmettiği Kafkasya aynen şöyleydi: “Kuzey Kafkasya’da haydutların gelip Lezginka dansı yapacağı, dışarıya çıkıp havaya ateş edeceği, insanları kaçırıp öldüreceği, sonra ceza almadan geri döneceği ‘offshore’ bölgelerin yaratılmasına izin vermeyecek kanun ve düzen olmalı.”
Birkaç olumsuz örnekten hareketle Kafkasya’ya dair kriminal bir profil çizip akıl veriyordu: “Kafkasya’dakiler başka dinlere hoşgörünün olduğu laik bir Avrupa devletinde yaşamak istediğimizi anlamalılar.”
Tabii bu kadar Büyük Rusya'cı olup da Putin’in Abhazya, Güney Osetya, Ukrayna, Kırım ve Transdinyester’de yürüttüğü politikalara karşı çıkacak değil ya! Malum Batılılar bu konularda Rusya’ya ambargo dayatacak kadar hassas. Ukraynalılara tavsiyesi de şuydu: “Kırım Rusya’nın parçası değil diyerek kendinizi kandırmayı bırakın.”
***
Elbette Rusya’da yolsuzlukları ifşa etmek önemli bir cesaret. Ölümün kenarında dolaşmak gibi bir şey. Öyle fakat kendisi de yönettiği vakfın kaynaklarından zimmetine para geçirmekten mahkum! Taraftarları “siyasi karar” deyip geçiyor. Oligarklar arasındaki çatışmadan yararlandığına dair yorumlar var. Yolsuzluk dosyalarının başka türlü çıkması ne mümkün! Anti-Oligark olarak nam salıyor ama özel uçak ve hastana masraflarını karşılayan kişi Boris Zimin; babadan devamla bir oligark.
Neyse Navalnıy takdir edilesi cesaretiyle 2013’te Moskova Belediye Başkanlığı için yarışıp yüzde 27 oy aldı. 7 yılda bu yüzdenin artmış olması gerekir. Ama anketlere bakılırsa ülke genelindeki desteği hâlâ tekli rakamlarda. Levada’nın geçen kasımda yaptığı ankete göre Navalnıy’nın desteği yüzde 2. Katılımcıların yüzde 39’u Putin’i, yüzde 6’sı Vladimir Jirinovski’yi, yüzde 2’si Gennadi Zyuganov’u destekliyor. Aynı ankette “Önümüzdeki pazar seçim olsa kime oy verirsiniz?” sorusunu yanıtlayanların yüzde 55’i “Putin” diyor. Navalnıy yine yüzde 2’de. Taraftarları ise 2018’de başkanlık adaylığı için 1 milyon imza toplatıldığını belirtip anketin gerçeği yansıtmadığını savunuyor. “Sistemin dışına atıldı, yarışa sokulmadı, yasaklandı, siyaset yapıp örgütlenemedi” diye izah getirenler var ama yasaklı olmayan liderlerin Putin karşısındaki durumu da pek çaresiz. Yine Levada’nın “2020 Yılın Kişisi” anketinde Putin yüzde 33 ile birinci gelirken Navalnıy yüzde 5 ile beşinci sırada kalmış. Evet videolarını milyonlar izliyor, sosyal medyada çok görünür lakin iş liderliğe gelince göstergeler tersine gidiyor. Soru “Navalnıy’nın faaliyetlerini destekliyor musunuz?” diye sorulduğunda durum biraz değişiyor. Zehirlenme olayının ardından eylülde yapılan ankette Navalnıy’nın faaliyetlerini onaylamayanların oranı yüzde 20 idi. Ama yüzde 50 de onaylamıyor. Faaliyete ‘Evet’ ama oy vermeye gelince ‘Hayır’. Üstelik Rusların üçte biri zehirlenme olayının gerçek olduğuna bile inanmıyor.
Şimdi halk desteğini biraz yukarı çekebilecek iki yeni faktör var: Biri siyasi tutuklu haline gelmesi. Sokakta görüş bildirenlerin sözlerine bakılırsa Navalnıy’yı felaket olarak gören ama tutuklanmasına karşı çıkanlar da vardı. İkincisi Navalnıy tutuklanırken ekibinin yayımladığı bir video ciddi bir etki yaptı. 70 milyonun üzerinde izlenen videoda Putin’in Gelincek’te 1.3 milyar dolara saray yaptırdığı öne sürülüyor. Farklı kaynaklar ise devlet arazisine Kremlin’den torpilli bir oligark tarafından yaptırıldığını söylüyor. Resmi kanaldan “Ne Putin’e ait ne devlete” denilse de korona ile ekonomik sıkıntılar katlanmışken, yolsuzluk artan oranda gündem olmuşken Kremlin’den onaylı devlet arazisinde saray insanlara çok gelmiş olmalı.
Sokakta Navalnıy’nın çekebileceğinden çok fazla kalabalık oluştu. Bu kadarı Putin’in de öngörüsünü aşan bir sonuç olabilir.
Yine de Navalnıy’nın hesabına yazılan bir yükseliş, Putin’e gerçek bir rakip olması için yeterli gözükmüyor. Putin zaten küçümsüyor, adını bile anmayıp “blogger” deyip geçiyor. Putin, Navalnıy’ı dünyanın en ünlü siyasi mahpusu yaparken bu şekilde sanki üçüncü bir alternatifin çıkmasını önlüyor. Putin her şeye rağmen büyük bir kesim için devlete bağlılığı ve dizleri üzerine düşmüş Rus gücünün geri dönüşünü temsil ediyor. Navalnıy milliyetçiliğine rağmen bu toplumsal reflekse hitap edemiyor. Alternatif deyince ilk akla gelen Komünist Parti yıllarını ölü taklidi yaparak geçirdi. Putin onların halinden çok memnun. O yüzden Putin’in hesabı her ne ise de Navalnıy’nın yükselişi muhalefet güçleri açısından bir trajedi.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları





























































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
28.01.2026
20.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
30.12.2025
26.12.2025
15.12.2025
8.12.2025
26.11.2025
11.11.2025