Hüseyin ÇAKIR
Küreselleşme ve 4. Sanayi Devrimini anlamadan, bu süreçlerin içine girmeden, ne işletmeler, ne eğitim-öğretim, ne de siyaset alanında başarılı olmak zor ve imkânsız hale geliyor.
Dijital Dönüşüm dediğimiz şey 3. Sanayi Devrimini başlattı. 4. Sanayi Devrimi dijitalleşme temelinde en ileri teknolojileri üretim içinde derinlemesine yerleşiyor. Makine, ürün, sistemler, süreçler ve insanlar, sensörler ve uyarıcılar yoluyla birbirine bağlanıyor ve tüm süreç boyunca birbirleriyle iletişim kuruyorlar. Bütün bunlar nesneler interneti olarak tanımlanıyor. Hayatımızdaki bütün eşyalar ve kullandığımız bütün nesneler birbiriyle konuşuyor. Uzun uzun yapılan işlemler artık yapay zekâ ve makine öğretisine emanet.
Bu süreç Türkiye ve dünyayı olumlu ve olumsuz etkiliyor ve yönlendiriyor; birbiriyle çelişen kapitalizmleri ortaya çıkartıyor.
FARKLI KAPİTALİZMLER
Kapitalizm gelişirken, burjuvazi, ticaret, vergi hukuku para değeri ve bütün bunların devlet sınırları içinde standart olmasını istedi. Ulus devlet sınırları böylece çizilmiş oldu. Devlet ve devletlerarası hukuk, uluslararası ticaret hukuku, devlet yönetim sistemleri 1. 2.ve 3. Sanayi devrimlerinin gelişmesinin önünü açacak biçimde düzenlendi. Demokrasi, insan hakları, 3. Sanayi devrimiyle birlikte evrensel ilkeler haline geldi.
Küreselleşme ve 4. Sanayi Devrimi, üretim, ticaret, sermaye hareketleri alanında ulus devlet ötesi, küresel ağlar ilişki içinde hareket ediyor. Ulus devlet modelini aşan bu küresel faaliyetlerin ulus üstü, hukuk oluşumu sürüyor.
Bu süreç erken kapitalist ülkelerle geç kapitalist ülkeler arasında sistem farklılıklarını ortaya çıkarttı. Geç kapitalistleşen Doğu Asya, Avrasya, Latin Amerika, Kuzey ve Güney, eski Sovyet coğrafyasında, Çin ve Rusya’da olduğu gibi kontrollü demokrasi, kontrollü kapitalizm olarak tanımladıkları, otoriter, anti demokratik sistemle 4. Sanayi devrimini yakalayacaklarını düşünüyorlar.
16 Nisan referandumuyla Türkiye’de bu kategoriye direksiyonu kırdı.
Batı kapitalizmi bugün demokrasi, insan hakları, temel hak ve özgürlükler, hukukun üstünlüğü değerlerini“insanlığın değerleri” olarak savunuyor, bütün dünyanın bu değerleri savunmasını istiyor. Avrupa Birliği (AB) böyle bir düşüncenin gelişimi sürecinde ortaya çıktı. AB kriterleri, batı kapitalizminin geldiği en yüksek demokrasi ve demokratikleşme noktası olarak kabul ediliyor. Bu model sosyal ve demokrasinin kurum ve kurallarının kurulduğu ve işlediği bir model; bu modelin birçok unsuru biçimsel kaldı, dijital dünyanın gelişimine yanıt veremiyor. Bu nedenle Batı demokrasisi siyasal alan olmak üzere birçok alanda tıkanmış ve krize girmiş durumda. .
KAPİTALİZM GELİŞİYOR, SİYASET DARALIYOR
Sosyal demokrat, sol, sosyalist iktidarlar 50 yılda kapitalizmi, reformlar yoluyla demokrasinin geliştiği, sosyal devlet modeli haline getirdiler. Demokrasi, demokratik değerler, insan hakları, hukukun üstünlüğü, çoğulcu ve katılımcı demokrasi bu 50 yılda oluştu. Kapitalizm bu demokratikleşme dönemde çok gelişti, bu değerlerin savunucusu oldu. Kuşkusuz sosyalist ve kapitalist sistem rekabet ve çelişkisi bu gelişmede itici rol oynadı.
Bugün başta sosyal haklar, bireysel hak ve özgürlükler, temel eğitim hakkı, seçimli demokrasi, kimi zaman biçimsel de olsa hukuk devleti, gibi kurumlar ve haklar öyle veya böyle bütün devletler tarafından kabul edilmiş durumda.
Siyasal olarak, sosyal demokrat ve sosyalist partilerin ideolojileri, reformcu politikaları başta AB olmak üzere batı demokrasisinin bugünkü noktaya gelmesinde belirleyici olmuştur.
Kapitalizmin sosyalleşmesinde önemli rolü olan Alman Sosyal Demokrat Partisi (SPD) Programları enternasyonal nitelikli olmuştur. Sosyal demokrasi, sol ve sosyalist hareketin en gelişmiş programı kabul ediliyor. Uzun tartışmalardan sonra 2006’da Hamburg Programı kabul edildi. Program 21. Yy. şöyle tanımlıyor:
“21. yüzyıl tam anlamıyla küresel olan ilk yüzyıldır, insanlar dünya çapında birbirine daha önce hiç olmadıkları kadar muhtaçtır.
Dünya bütünleşiyor. Dijital iletişim araçları ve diğer teknik yenilikler mekânın ve zamanın anlamını kökten değiştirmiştir.
Tarihte ilk kez dünya çapında, insanoğlunun büyük bir kısmının dâhil olduğu bir iş bölümü yaşıyoruz. Küreselleşme, sınırların ve pazarların açılması yalnızca teknik yeniliklerin değil, siyasal kararların da sonucudur.
Küreselleşme açlığın, yoksulluğun ve salgınların üstesinden gelme olanağını getirir. Dünya ticareti çok sayıda insana yeni iş ve refah getirir. Fakat küresel kapitalizmin belirleyici özelliklerinden biri de demokrasi ve adalet eksikliğidir aynı zamanda.
Böylelikle özgür ve dayanışmacı bir dünyaya giden yolda bir engel oluşturur. Eski adaletsizlikleri körükler, yenilerini yaratır. Bu yüzden ülkemizde, Avrupa'da ve dünyada küresel kapitalizme sosyal bir yanıt verecek olan bir siyaset için mücadele etmekteyiz.
Küresel kapitalizm büyük ölçüde sermaye biriktirmesine karşın bu sermaye yoluyla mutlak bir refah artışına neden olmaz.
Zincirden boşanmış finans piyasaları, uzun vadeli sürdürülebilir bir ekonomiye ters beklentiler ve spekülasyonlar yaratır.
Hızlı ve yüksek bir rant tek hedef haline geldiğinde sıkça istihdam olanakları yok edilir ve yenilikler engellenir. Sermaye esasen katma değere ve refaha hizmet etmelidir.”
SDP, Hamburg Programı’nda “Fransız Devriminin temel talepleri özgürlük, eşitlik, kardeşlik, Avrupa demokrasisinin temelleridir.
Eşit özgürlük hedefi modern çağda adalet ile özdeş tutulduğundan beri, özgürlük, adalet ve dayanışma, özgürlükçü demokratik sosyalizmin temel değerleridir.
En büyük ulus devletler dahi küresel sermayenin yatırımları için yarışan basit birer şirket yerleşim yeri haline dönüşme tehlikesiyle karşı karşıyadırlar. Ulus devletler bu yüzden birleşmeli ve etkilerini birlikte artırmalıdır.
Avrupa bu yolu seçmiştir. Sosyal bir Avrupa dünyanın diğer kıtalarına da örnek olabilir.
Dünyada hiç bir zaman bu kadar bilgi bulunmamıştır. Teknik ilerleme inanılmaz bir hız kazandı. Biz sosyal demokratlar insanların geleceklerini barışçı, adil ve dayanışmacı bir biçimde düzenleyebileceklerine inanıyoruz.
İçinde yaşadığımız zamanın net ve gerçekçi bir analizinden yola çıkarak yaşamaya değer bir geleceğe ilişkin tasarımlarımıza varıyoruz. 20. yüzyılın ulus devletlerine ve eski sanayi toplumuna dönmenin bir yolu yoktur.
21. yüzyılın büyük görevi küreselleşmenin demokratik siyaset yoluyla şekillendirilmesi ve düzenlenmesidir.
Demokrasimiz bir güven bunalımı geçirmektedir. Geleneksel parti bağları zayıflamaktadır.”
Program tartışmaları başladığında dünya çok değişmişti, kabul edilişinden 10-yıl sonra değişim öyle hızlandı ki, programdaki ilkeler ve tanımlamalar eskimiş oldu.
İngiltere İşçi Partisi’nin 3.Yol programıyla girdiği dünyayı anlama arayışı da hüsranla sonuçlandı.
Özetle sosyal demokrat, sol sosyalist partiler başta işçi sınıfı hareketine dayanan Batı’da ve bütün dünyada, ideolojik, politik olarak evrimci-reformcu rollerini yitirdiler. Bu nedenle muhafazakâr ırkçı partiler yükselişe geçtiler. 4. Sanayi devriminin yaratacağı, sosyal, ekonomik çelişkiler yeni siyaseti ortaya çıkartacak. Sosyalizmin ve sosyal demokrasinin deneyiminden, yeni siyasetin yararlanacağı çok şey var.
Sonuç olarak dijitalleşme ve 4. Sanayi devrimini aynı hızda gerçekleştiremeyen ülkeler arasında eşitsizlik artacak, geride kalan ülkelerde rejimleri ve sistemleri otoriter yönetimleri üretmeye devam edecek.
Türkiye 24 Ocak 1980 kararlarından bu yana Batı kapitalizmi dünyasına entegre olma- olmama kavgasında gidip geliyor, bu aynı zamanda demokratikleşme ve otoriterleşme gidiş geliş kavgası. AB ve Batı dünyası kurumları ve değerlerinden koptukça, “öteki kapitalist” dünyaya doğru gidiyor.
Muhalefetin bir de bu gözle dünyada ve Türkiye’de olup bitene bakması, iktidara alternatif olabilmek için önce kendini yenilemesi ile işe başlaması gerekiyor diye düşünüyorum.
Yoksa “benim oğlum bina okur, döner döner yine okur” döngüsünde dönüp durulur.
Yazarlar
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları


















































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
21.05.2018
13.05.2018
6.02.2018
29.04.2018
22.04.2018
8.02.2018
1.02.2018
25.03.2018
19.03.2018
11.03.2018