İbrahim Karagül
Türkiye’den, yakın coğrafyadan, Afrika’dan müthiş bir yeni yükseliş dalgası, yerlileşme dalgası, yenilenme ve kendine dönme dalgası, tarihi tersine çevirecek bir güç arayışı başladı.
Türkiye’nin inşa ettiği politik dil, kendini merkeze almakla kalmadı, Orta Afrika’dan Pasifik kıyılarına kadar ortak bir dile, arayışa, bir siyasi hedefe dönüştü.
Bu yönüyle Türkiye, yüzyıllardır dünya sistemini biçimlendiren bütün ezberleri bozdu, güç haritalarını altüst etti, sömürge geleneğine çok ağır darbeler indirdi.
YÜZLERCE YILIN HESAPLAŞMASI VAR ÖNÜMÜZDE. ÖFKENİN SEBEBİ BU.
Ülkemize yönelen öfkenin, Batılı saldırıların, intikam çığlıklarının temelinde bu vardır. 15 Temmuz’un da, terör saldırılarının da, güneyden çevreleme girişimlerinin de temeli budur.
Çok büyük, yüzlerce yılın hesaplaşması var önümüzde. Ama Türkiye’nin sadece Türkiye olmadığını, bu hesaplaşmada bütün ayrıntıları ile görüyoruz. Afrika’dan, yakın coğrafyamızdan, Hindistan, Malay dünyasından bu sinyalleri alıyoruz.
YENİ ŞEYLER SÖYLEMEYE ÇALIŞIYORUM. BU DİL, BU AKIL DÜNYAYI DEĞİŞTİRECEK.
Yeni bir şeyler söylemeye çalışıyorum. Küresel güç yapısındaki sarsıcı değişimlerin bize neler vadettiğini, bizim o boşluğu nasıl doldurmaya çalıştığımızı, Türkiye’nin öncülük ettiği tarihi derin aklın ve inşa ettiği yeni siyasi dilin dünyayı nasıl değiştirdiğini, değiştireceğini görmeye çalışıyorum.
Maalesef kurumlarımızın başında olan bazıları bunu irrasyonel bir şey sanıyor. İşte onlar, Türkiye’nin büyük mücadelesini hem anlamıyor, hem da paylaşmıyor.
Maalesef bu tür kişi ve çevreler, Türkiye’yi yavaşlatıyor, bir şekilde o büyük yürüyüşü zora sokuyor. Bu “kavrayışsızlığın” mutlaka önüne geçilmesi zorunluluktur.
TÜRKİYE YÜZ YIL ÖNCE UMUT VERDİ, YÜZ YIL SONRA GÜÇ İNŞA DAĞITIYOR.
1. Dünya Savaşı’ndan Osmanlı siyasi otoritesi çökertildikten, coğrafya paramparça edildikten sonra, Atlantik’ten Pasifik kıyılarına kadar bütün “orta kuşak” çok büyük bir yıkım yaşadı. Umutlarını, gelecek inançlarını kaybetti. Müslümanların yaşadığı bütün topraklar işgal edildi, sömürgeleştirildi.
İşte Anadolu’dan yükselen İstiklal Mücadelesi, iki okyanus arasındaki topraklarda çok güçlü bir umut yeşertti. Bu umut 20. yüzyıl boyunca devam etti. Mücadele de yüz yıldır devam ediyor.
Ama artık yeni bir aşamaya geçildi. Umut, güçle sınanıyor, besleniyor. Yine Türkiye, 20. yüzyılın başında İstiklal Mücadelesi ile umut dağıttığı bütün coğrafyayı 21. yüzyılın ilk çeyreğinde aynı şekilde etkiliyor, umuttan sonra bir yol, yöntem, siyasi dil öneriyor.
Afrika’da sömürgecilik dönemine başkaldırı her alana yayılma eğilimi gösteriyor bugünlerde. Özellikle Fransa’ya karşı, para biriminden milli marşa kadar birçok şey değiştiriliyor, sömürge döneminde kurulan kurum ve kuruluşlar değiştiriliyor. Orta ve Batı Afrika’daki bu değişim dikkate değer.
ARAP DÜNYASI S. ARABİSTAN, BAE VE MISIR ÜZERİNDEN BİR KEZ DAHA REHİN ALINDI
Pakistan’dan Malay dünyasına kadar, Arap olmayan Müslüman ülkelerde büyük bir hareketlilik var. Batı ile ilişkilerini yeniden sorguluyor, yükselen yeni güçlere ilgi gösteriyor, oluşan güç boşluğundan sıyrılıp yükselmeye çalışıyorlar.
Arap dünyası rehin alınmıştır. Özellikle Arap Baharı’nın sabote edilmesinden sonra, Suudi Arabistan, Mısır yönetimi, BAE (Birleşik Arap Emirlikleri) üzerinden sert, acımasız bir müdahale dönemi başlatıldı. Yeni tür sömürgecilik bu ülkeler üzerinden yürütülüyor.
Ama sokakta, Arap milletinde, ülkelerde çok yoğun stres birikimi gizlenebilir değil. Bu nasıl patlar, öngörebildiklerini sanmıyorum.
BATI, COĞRAFYAYA VE TÜRKİYE’YE BU ÜÇ ÜLKE ELİYLE SALDIRIYOR.
Batı bu üç ülke eliyle Libya’yı bölüyor, Sudan’da darbe yapıyor, Yemen’i bölüyor, coğrafyayı yeni işgallere, iç savaşlara sürükleyecek adımlar atıyor. En önemlisi de, bu üç ülke üzerinden Türkiye’ye karşı örtülü bir bölgesel saldırı yürütülüyor.
Saldırıların ana sebebi ise, işte Türkiye’nin öncülük ettiği yeni politik dilin güç inşasının, yerlileşmenin coğrafyaya yayılmasının önüne geçmek. Yüz yıl önce kimler hangi mevzide ise bugün herkes aynı mevzide. Yüz yıl önce kimler özgürlük, bağımsızlık için vuruşuyor, kimler sömürgeciler için seferber oluyorsa, bugün hepsi aynı yerde.
BİZ ‘SAVUNMA KALELERİ’ KURUYORUZ, ONLAR ‘DALGAKIRANLAR’ İNŞA EDİYOR..
Ama tarih değişti, güç haritası hızla değişiyor. Coğrafya da değişecek. Türkiye kendi savunma kalelerini kuruyor, onlar da hem ülke içinde hem bölgede dalgakıranlar inşa ediyor. Aynı durum, “Orta Kuşak” dediğimiz bütün coğrafya için de geçerli.
Doğrudan işgal edenler, doğrudan sömürenler, daha sonra vekâlet üzerinden bunu yapar oldular. Bu tür yönetme biçimi sadece yukarıda adını andığım üç ülkede kaldı.
Diğer ülkelerde bu yöntem işe yaramaz olunca, “İslami kimliği” kullanan terör örgütleri kurup, onlar eliyle müdahaleler yaptılar. Bunu yaparken sivil alanda liberalleri, demokrasi nutukları çekenleri kullanıyorlardı.
Şimdi terör örgütleri de işe yaramaz oldu. Türkiye ve coğrafyadan beslenen dalga o kadar güç kazandı ki, özgürlük dalgasını kırmak için yeni yöntemler ve kullanışlı çevreler aramaya başladılar?
BU RÜZGÂRI KIRAMAZLAR. NE YAPSALAR KIRAMAZLAR. O İKİ PRENS DE KIRAMAZ!
Sömürgeciler eski yöntemlerle coğrafyaya giremez oldu. Ama bu özgürlük, yükseliş dalgasını kırmak için mutlaka bir şeyler yapmaları gerekiyordu.
Bu yüzden de bazı “muhafazakâr” yapıları devreye almaya başladılar. Direnç kalelerine karşı dalgakıran olarak onları harekete geçiriyorlar. Son büyük oyunu kuruyorlar.
Ama o kadar güçlü bir rüzgâr esiyor ve Türkiye o kadar büyük bir değişime öncülük ediyor ki, BAE ile, S. Arabistan ile, terör örgütleri ile, Muhammed bin Selman ile, Muhammed bin Zaid ile, onlar üzerinden servis edilen darbe ve müdahalelerle, kullanılan muhafazakâr yapılar ile önlenmesi, engellenmesi mümkün değil.
ÇÖKÜŞ DEĞİL, YÜKSELİŞ KODLARI KONUŞUYOR: ERDOĞAN’I 2. ABDÜLHAMİT’E BENZETMEYİN.
Tarihin bu dönemi, Erdoğan’ın öncülüğü ile biçimleniyor. Türkiye, küresel iktidar alanını sarsıyor, silkeliyor.
Artık yükseliş döneminin kodlarıyla konuşuyoruz, çöküş döneminin kodlarıyla değil. Bu yüzden, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 2. Abdülhamit’le eşleştirilmesinde çok ciddi sorun olduğunu düşünüyorum. 2. Abdülhamit çöküş döneminin lideriydi. Biz yükseliş dönemkinden söz ediyoruz.
Öyleyse, tarihi de, liderleri de ona göre tanımlamak zorundayız. Erdoğan yükseliş dönemi lideridir. Bazıları algılamakta zorluk çekebilir ama coğrafya devrimi, tarihi tersine çeviren süreç onun öncülüğünde gerçekleşiyor.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.09.2021
26.07.2021
28.06.2021
17.06.2021
14.06.2021
10.06.2021
4.06.2021
31.05.2021
20.05.2021
17.05.2021