Kadri GÜRSEL
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump’a neden gidiyor?
13 Kasım’da Beyaz Saray’da Trump’la birlikte fotoğraf vererek, Amerikan yerleşik düzeninde ve kamuoyunda kendisine ve Trump’a karşı ‘Barış Pınarı Harekatı’ nedeniyle görülmemiş seviyelere tırmanan olumsuz reaksiyonları daha da kışkırtıp, bu nedenle Türkiye aleyhinde başlatılan yaptırım süreçlerinin ateşine odun taşımak için mi?
Zannetmiyorum.
Ancak gözden kaçmasın: Trump’ın bir hayli dürtüsel, delibozuk ve öngörülemez bulunan dış politikası ABD Kongresi’nin Cumhuriyetçi üyeleri arasında infiale neden oluyor ama bunun negatif siyasi enerjisi dönüp Erdoğan’a yansıyor. 29 Ekim’de Temsilciler Meclisi’nden 16’ya karşı 403 oyla geçen yaptırım yasa tasarısı, Erdoğan ve Türkiye’yi külliyen cezalandırma arzusundaki büyük kabarmanın işareti.
Kongre’deki Yahudi lobisi ve Evanjelist Cumhuriyetçiler, Barış Pınarı Harekatı’na yeşil ışık yaktığı için Trump’a kızgınlar. Çünkü bu harekat, ABD’nin ve müttefiki YPG-PKK’nın Suriye’deki varlığını istikrarsızlaştırdı, Şam rejiminin Fırat’ın doğusundaki mevcudiyetini artırdı, İran’ı rahatlattı; böylece de İsrail’in çıkarlarına zarar verdi. Diğer taraftan Kongre’deki bu gruplar azil sürecinde aynı Trump’ın arkasında kale gibi duruyorlar. Dolayısıyla bu tutumları, Trump’ı harekata yol verdi diye hedef almalarını önlüyor. Bu nedenle de Trump yerine nişan tahtasına Erdoğan’ı ve dolayısıyla Türkiye’yi koyuyorlar.
Temsilciler Meclisi’nden Demokrat ve Cumhuriyetçi üyelerin büyük desteğiyle geçen ‘Türkiye kaynaklı çatışmaya karşı koruma’ (Protect Against Conflict by Turkey – PACT Act) adlı yasa tasarısının kapsamı siyaset dilinde ‘nükleer’ diye tarif edilebilecek türden.
‘PACT Act’ın menzili, Barış Pınarı Harekatı’yla ilgili üst düzeyli asker ve sivil karar vericileri hedefe koyan yaptırımlar ve harekatta kullanılan askeri teçhizata ambargo uygulanmasının çok ötesine geçiyor. Yasa tasarısını hazırlayanlar, Türkiye’deki iktidarın karar ve eylemleriyle ilgili rahatsız oldukları başka ne varsa yaptırım paketine almışlar.
Rusya’dan tedarik edilen S-400’ler nedeniyle Türkiye’ye yaptırım uygulanmasının yanı sıra İran’a karşı ambargoyu deldiği iddiasıyla Halkbank’ın da cezalandırılması isteniyor. Temsilciler Meclisi’nin meselesi gerçekten de Barış Pınarı Harekatı ise S-400 ve Halkbank yaptırımlarının pakette ne işi var diye sorulabilir. Cevap, “Trump ve Erdoğan arasındaki yakın kişisel ilişkilere duyulan tepki dolayısıyla” olacaktır. Temsilciler Meclisi, Trump’ın Erdoğan’a olan zaafı nedeniyle görevini bihakkın yapmadığını düşünüyor ve yürütmede teşhis ettiği boşluğu böylece doldurmaya soyunuyor. Kısacası, Trump ve Erdoğan arasındaki muhabbet, Türkiye’nin dünyadaki yalnızlığını artırıyor.
Dahası var, Temsilciler Meclisi aynı yaptırım yasa tasarısında Erdoğan ve ailesinin mal varlığının araştırılmasını da isteyerek tehdidin boyutunu kritik biçimde kişiselleştiriyor.
Hasılıkelam, bu tasarı Senato’dan da Temsilciler Meclisi’nde olduğu gibi Trump’ın veto yetkisini işe yaramaz kılan üçte ikilik çoğunluğun desteğini alarak geçerse, Türk-Amerikan ilişkileri üzerinde bir ‘nükleer bomba’ etkisi yaratacaktır. Bu durumda ikili ilişkiler, dünyanın bugünkü halinde onarılmayacak şekilde berhava olur. Yıkımın ‘radyoaktif serpintisi’ Atlantik’in doğu kıyısına ulaşmaz mı? Elbette ulaşır, ABD bu ‘nükleer etki’den mutlaka büyük zarar görür.
Amerika’daki hangi siyasi akıl, Erdoğan Türkiye’sinin dış politikasına karşı duyulan öfkenin tüm nedenlerini birer yaptırım silahına dönüştürüp ikili ilişkilerin üzerine tek seferde bir nükleer bomba olarak atmayı tercih edebilir?
Bu ancak, öfkeden gözü karardığı için neredeyse kızdığı Trump kadar sorumsuzlaşmış, iki adım sonrasını düşünmeyi ihmal eder hale gelmiş bir ‘akıl’ olabilir.
Aynı şekilde sakatlanmış bir ruh hali, ‘Türkiye’den kaynaklanan çatışmaya karşı koruma’ yasa tasarısının Temsilciler Meclisi’nde onaylandıktan sonra oylanmak üzere gönderildiği Senato’ya da hakim olmuş mudur?
Açıkçası, sanmıyorum.
Şimdilik Cumhuriyetçi çoğunluklu olan Senato, Beyaz Saray’a daha yakındır. Geleneksel olarak senatörler dış politika konularına Temsilciler Meclisi üyelerine nazaran daha hakimdirler. Senatörlerden bu yaptırım yasa tasarısının yaratacağı nükleer sonuçları öngörme hususunda daha yetkin olmaları beklenir.
Diğer taraftan, varsayılan bir salim akıl, mevcut koşullarda Kongre’nin Türkiye’ye yaptırım uygulama arzusunu ortadan kaldırmaz, en fazlası parçalara ayırır. Ezcümle, yaptırımlar bahse konu yasa tasarısında olduğu gibi külliyen değil de, dilimlere bölünmüş olarak gelebilir.
Bütün ya da parçalar halinde, nasıl gelirse gelsin, bu yaptırım süreçlerini ABD-Türkiye ikili ilişkilerinin kaderini belirler olmaktan çıkarmak da mümkün.
Erdoğan, Trump’a bu amaçla gitmiyorsa hiç gitmesin, Türkiye için daha iyi.
Trump, Amerikan askerlerini Suriye’den çekmeye çalışan ama yerleşik düzenin direnişi nedeniyle bir türlü çekemeyen bir Başkan. Elli Amerikan askeri Barış Pınarı harekatı bölgesinden çekilmişti ama sonuçta Amerikan ordusu Fırat’ın doğusundaki diğer mevkilerde ateş gücünü artırdı. Bu örnek bile artık sadece Trump’la iş tutarak sorun çözmenin imkansızlığını göstermek için yeterli.
Böyle liderle arka planı boş bir fotoğraf çektirmenin, yaptırımlar sath-ı mailinde Türkiye’ye faydadan çok zarar getireceği kesin gibidir.
Yaptırımlar dinamiğinin önünü kesmenin yolu, sorunun kaynağına inmekten geçiyor.
Dolayısıyla başlıktaki sorunun cevabına geliyor sıra…
S-400’lerden kurtulmak için değilse, Erdoğan neden Trump’a gidiyor?
Çünkü krizin kaynağında S-400’ler var. Barış Pınarı Harekatı sadece ‘taşma noktası’.
Cevabın ipucunu, 7 Kasım’da Macaristan’da Başbakan Orban ile düzenlediği ortak basın toplantısında bizzat Erdoğan vermiş.
Bir gazeteci “Trump ile bir araya geleceksiniz, bu görüşmeden beklentiniz nedir? Patriot ve F-35 konusunda yeni bir adım atılmasını bekliyor musunuz?” diye sormuş.
Erdoğan’ın verdiği cevap da şu olmuş:
“Doğmamış çocuğa don biçilmez. Her şeyden önce görüşmemizde ikili ilişkilerimiz başta olmak üzere bölgesel sorunları, bunları ele alacağız. İkili ilişkilerde özellikle S-400, Patriot ve F-35 konusu, bunlar da görüşme içerisinde yer alacak konulardır.”
Erdoğan’ın cevabındaki anahtar sözcük ‘S-400’.
Çünkü gazeteci S-400’leri sormamış ama Erdoğan S-400’leri de ele alacaklarını söylemiş.
Altı çizilmeli.
Erdoğan’ın aynı basın toplantısının devamında dediği gibi “ABD’nin vermediği Patriot’lara alternatif olarak S-400’lerin alınmasıyla iş bittiyse”, S-400’lerle ilgili konuşulacak ne kalmış olabilir?
Yoksa ‘S-400 işi’ henüz bitmedi mi?
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları


























































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
11.03.2020
5.03.2020
26.02.2020
20.02.2020
17.02.2020
4.02.2020
19.01.2020
9.01.2020
6.01.2020
3.01.2020