Levent Gültekin
Suriye-Irak tezkeresine İYİ Parti’nin ‘Evet’ CHP’nin ise ‘Hayır’ oyu vermesi üzerine başlayan bir tartışma var.
Kimilerine göre millet ittifakını oluşturan bu iki partinin tezkere oylamasında farklı davranmış olması ittifakta sorun yarattı.
“Millet ittifakı dağılıyor mu?” “Dış politikada bu kadar farklı düşünen iki parti ittifakı sürdürebilir hatta ülkeyi yönetebilir mi” gibi sorular üzerinden yürütülen bir tartışma.
Bana göre yanlış bir tartışma.
Çünkü millet ittifakının amacı Türkiye’yi birlikte yönetmekten daha çok ülkedeki tek adam rejiminin siyasette neden olduğu kilitlenmeyi açmak.
Yani tek adam rejimini değiştirmek, siyasetin zeminini yeniden kurmak, kurumlara işlerlik kazandırmak, kısaca Türkiye’yi normalleştirmek.
Bu nedenle her konuda aynı düşünmeleri gerekmiyor.
Bir anlamda zorunluluktan doğan bir ittifak bu.
Aynen cumhur ittifakını oluşturan AK Parti ve MHP’nin birbirine muhtaç olması gibi.
Çünkü sistem değişmediği, siyasetin zemini yeniden kurulmadığı sürece mevcut partilerden hiç biri tek başına bir şey yapamıyor.
Yüzde 50+1 almadıktan sonra kaç oy aldıklarının bir anlamı yok.
CHP’nin iktidara talip olabilmesi için sistemin değişmesi gerekiyor.
İYİ Parti’nin etkili bir varlık gösterebilmesi için sistemin değişmesi gerekiyor.
HDP’nin sonuç alıcı işler yapabilmesi, DEVA, Gelecek gibi yeni partilerin toplumdan ilgi görmeleri, dahası siyasette anlam kazanmaları için sistemin değişmesi gerekiyor.
Bu nedenle önce kilidi açmak, siyasetin zeminini kurmak ve mevcut partilerin/aktörlerin her birinin kendi politikalarıyla halkın karşısına çıkacak olanağı bulması gerekiyor.
Yukarıda da dediğim gibi bu gerçeklik göz ardı edildiği için “Millet ittifakı dağılıyor mu” tartışması yapılıyor.
Esasında tam da bu, yani kimilerince bu zorunluluğun göz ardı edilmesi, millet ittifakında muhtemel bir çatlağın en temel nedenlerinden biri olduğu/olacağı kanaatindeyim.
Adaylık tartışmalarının da bunu körüklediğini düşünüyorum.
Ne demek istiyorum?
Anlatayım.
Türkiye’de tek adam rejiminin neden olduğu bir kilitlenme yaşanıyor.
Öncelikle bu kilidin açılması gerekiyor.
Bu nedenle kilidi açacak olan ile ülkeyi yönetecek olan kişinin, partinin aynı kişi, aynı parti olmadığını görmemiz gerekiyor.
Bir partinin toplumda biriken Erdoğan karşıtlığını kendi hanesine yazdırma gayreti, “Artık biz iktidara geliyoruz” hayaliyle hareket edip diğer partileri de kendisine destek verme mecburiyetinde görmesinin millet ittifakı için en temel sorunlardan biri olduğunu gözlemliyorum.
Aynı durum aday tartışmalarında da var.
Herkesin kendi gönlündeki veyahut kendi partisindeki kişiyi ülkeyi yönetmeye layık en doğru kişi görmesi onun lehine propaganda yapması, dahası ona karşı çıkanlara öfke duyması millet ittifakı için sorunların başında geliyor.
Hem İYİ Parti lideri Meral Akşener hem de DEVA lideri Ali Babacan ile yaptığım sohbetlerde fark ettim ki en temel meselelerden biri bu.
Meral Hanım ‘muhalefetteki adaylık yarışının tabanı da böldüğünü, muhalefet partileri arasında rekabet yarattığını ve bunun çok ciddi sorun olduğunu bu nedenle cumhurbaşkanı adayı olmadığını ve başbakanlığa talip olduğunu açıkladığını’ söylüyor.
Dahası “İkinci bir Erdoğan seçmiyoruz” deyip önceliğin ülkeyi yönetmek değil sistemi değiştirmek olduğunun görülmesini istiyor.
Ali Babacan ise haklı bir soru yöneltiyor: “Diyelim ki muhalefetin cumhurbaşkanı adayı seçildi ama Meclis çoğunluğu alınamadığı için sistem değişikliği yapılamıyor, bu durumda ne olacak?” Babacan bunu net olarak ortaya koymadan ittifak konuşmanın doğru olmadığını düşünüyor.
Bütün bu endişeler ve tartışmalar bir konuda zihnimizi netleştirmemizi zorunlu kılıyor.
2023 seçimlerini ülkeyi kimin yönetip yönetmeyeceğinin belirlendiği bir seçim olarak mı görüyoruz yoksa tek adam rejiminden kurtulup demokrasiye, hukuka, işlerlik kazandıracak, siyasetin zeminini yeniden kuracak bir seçim olarak mı görüyoruz?
Bu ikisi çok farklı çünkü.
Birincisindeki aday profili ile ikincisindeki aday profili aynı değil.
Birincisindeki parti motivasyonu ile ikincisindeki parti motivasyonu da aynı değil.
Özellikle de bazı partilere, bazen açıktan, bazen üstü kapalı olarak yöneltilen “Destek olun biz kazanalım sizi de Erdoğan’dan kurtaralım, zaten başka seçeneğiniz de yok” yaklaşımı bu partilerde ciddi rahatsızlık yaratıyor.
“Kilidi açacak olan ile ülkeyi yönetecek olan kişi farklı” dedim.
Çünkü kilidi açacak kişinin, belli ilkeler etrafında tüm partileri bir masa etrafında toplayacak, sistem değişikliğini organize edecek ve hızlıca ülkeyi erken seçime götürüp normalleşmesini sağlayacak yetkinlikte biri olması gerekiyor.
Ülkeyi yönetmek üzere seçilen kişinin durumu ise bana göre çok daha farklı.
O kişi daha çok topluma verdiği sözleri yerine getirmek, sorunları çözmek, kendi politik görüşü doğrultusunda politikalar, yaklaşımlar belirlemek durumunda.
Böyle biri cumhurbaşkanı olduğunda diğer partilerin durumu ne olacak?
Yani sorumlu olanla yetkili olan açmazı çıkıyor karşımıza.
Bu açmazı da diğer partilerin kolaylıkla kabul edeceklerini sanmıyorum.
Diyelim ki CHP’li bir siyasetçi ortak aday oldu ve ülkeyi yönetmek üzere seçildi.
Bu durumda ülke yönetimindeki politikaları belirleyecek olan da o kişi ve o parti.
Bu sistemde tek yetkinin cumhurbaşkanında olduğunu da göz önünde bulundurmamız gerekiyor.
Peki böyle bir durumda İyi Parti ne yapacak, HDP, DEVA ya da Gelecek kendi seçmenlerine tam olarak ne diyecek?
Muhtemel CHP’li bir aday ve CHP’nin yönetimde olduğu bir durumda o yönetimin hatalarının sorumluluğunu diğer partiler alacak mı? Alacaksa ne karşılığında alacaklar?
Bir iki bakanlık? Cumhurbaşkanının tek yetkili olduğu bir sistemde sizce partiler buna razı olur mu?
Aynı soru İYİ Parti ve Meral Akşener’in seçilmesi durumunda da geçerli.
Meral Hanım cumhurbaşkanı seçildiğinde partisi de iktidar partisi olmuş olacak.
Peki bu durumda CHP ve diğer partiler bu sorumluluğa ortak olabilecekler mi?
“Ama belediyelerde oldu, gayet de güzel oldu” dediğinizi duyar gibiyim.
Ülke yönetimi ile belediye başkanlıklarının aynı olmadığını görmemiz gerekiyor.
Özetle şunu söylemek istiyorum: Millet ittifakı için sorun tezkere oylamasında partilerin farklı tutum almaları değil, her partinin ve her adayın kendini ülke yönetimine en layık görüp diğer partileri de mecburi destekçi görmeleri.
Bu nedenle kendi partisi için iktidar hayali gören, gönlündeki kişinin cumhurbaşkanı olup ülkeyi yönetmesi hayalini kuran herkesin ülkenin yararı için bu heveslerini 2023 sonrasına ertelemesinde yarar olduğu kanaatindeyim.
Aksi taktirde hem hayalini kurdukları o iktidarı görmeyecekler hem de Türkiye’nin daha fazla tahrip olmasına neden olacaklar.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları






























































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
7.09.2023
19.08.2023
19.08.2023
14.08.2023
6.08.2023
8.07.2023
3.07.2023
27.06.2023
23.06.2023
19.06.2023