Mehmet TIRAŞ
AKP’nin 20 yıllık iktidar süreci yüzüncü yılına giren Cumhuriyetin beşte bir ömrüne tekabül ediyor.
3 Kasım 2002 Tarihinde yapılan erken genel seçimlere 18 parti girdi.
Beklenmedik sürpriz bir sonuçla “AKP ve CHP” barajı aşarken 16 parti ise baraj altında kaldı.
AKP’e seçim sonucunda oyların yüzde 34.28’ni alarak parlamentonun yüzde 65’i gibi ezici bir çoğunluğunu elde ederek 363 milletvekili çıkarttı.
CHP ise yüzde 19.39 oy alarak 178 milletvekiline sahip olurken,9 milletvekili de bağımsız olarak Meclise girdi.
Kürtler parlamentoya girmesin diye ittifak eden seçim barajının yüzde 10’da kalmasını isteyen; MHP, ANAP, DYP ve DSP gibi partiler baraj altında kalırken, eştikleri kuyuya düştüler.
Yüzde “45 gibi çok büyük bir oy” parlamentoya yansımadı.
1946 yılından sonra ilk defa “AKP ve CHP” den oluşan iki partili bir parlamento ortaya çıktı.
AKP’nin hükümet programı bir “demokrasi manifestosu” gibiydi.
Bizde araştırmacı, fikri takip bir gazetecilik yapılmayınca, yapanında bertaraf edildiği veya hapislere atıldığı bir ülkede, her şey çok çabuk unutuluyor.
Gelin AKP iktidara geldiğinde topluma ne vaatte bulunmuş, hükümet programına ne yazmış, bunun bir kronolojisini yapıp, ülkenin nereden nereye savrulduğunu hatırlatalım.
Hükümet programı şu radikal sözle başlıyordu:
“Eğer bir tek parlamentoya AK Parti olarak biz girmiş olsa idi, parlamentoyu fesih edip tekrar seçim kararı alacaktık. Muhalefetsiz demokrasiyi kabul etmeyiz.
Bir kişi özgür değilse o toplum özgür değildir.
Milli iradenin dışında hiçbir gücü tanımıyoruz, tanımayacağız.
Sandık demokrasinin namusudur.
Bizim iktidarımızda üstünlerin değil hukukun üstünlüğü olacak.
Demokrasi hukuk çeşmesinden beslenir.
Demokrasinin kök salması ve boy atması için, merkeziyetçilikten Adem-i merkeziyetçiliğe geçeceğiz; yerel meclisler kuracağız, hatta Valilerin seçimle gelmesi için reformlar yapacağız.
Bizim iktidarımızda atanmışlar seçilmişleri yönetemeyecek.
Seçimle gelen seçimle gidecek.
AB üyeliği bizim olmazsa olmazımız ve devlet politikamız olacak.
AİHM’nin kararları Türkiye’deki yasaların üstündedir bunu herkes böyle bilsin.
Devlet vatandaşına format atmamalı.
Kimsenin yaşam tarzına müdahale edilmeyecek ve kadınların kılık kıyafetine karışılmayacak.
Gönüllü birlikteliği zina sayılmaktan çıkaracağız.
Bizim iktidarımızda vatandaş devletin değil, devlet vatandaşın hizmetkârı olacak.
İktidarımızda devlet vatandaşına garsonluk yapacak.
Kopenhag kriterleri yerine getirilecek.
Eşit vatandaşlık hukuku eksiksiz uygulanacak.
YÖK kaldırılacak.
Batı standartlarında yöneten ve yönetilen hesap veren bir demokrasimiz olacak.
Çoğunluk üstünden değil, çoğulculuk üzerinden siyaset yapacağız.
Kürt sorunu benimde sorunum diyor:
“Kürt sorunun üzerine Ana dilde eğitim vereceklerini… Güney Doğuda “Devlet”, PKK’dan farklı bir yol izlemiyor. Abdullah Öcalan’a bebek katili denilmemeli. Akil insanlar heyeti kuruyor ülkenin yedi bölgesinde toplantılar düzenliyor. Kardeş kavgasını bitireceğiz, akan kanı durduracağız, analar ağlamasın diye PKK ile görüşmeler yapılıyor.
28 Şubat 2015 Tarihinde Dolmabahçe’de Başbakanlık Ofisinde PKK adına HDP milletvekillerinden Pervin Buldan Sırrı Süreyya Önder,İdris Baluken katılırken, AKP adına İçişleri Bakanı Efkan Ala,Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan ve Mahir Ünal’dan oluşan heyet, 10 maddelik bir mutabakat anlaşması imzalıyorlar ve kamyona deklere ederken...21 Mart 2015 Tarihinde Diyarbakır’da Nevroz bayramında Abdullah Öcalan’ın mektubu meydana toplanmış yüzbinlerce insana “Kürtçe ve Türkçe okutulurken” TRT kanallarından da canlı yayınlıyorlardı.”
Biz her türlü milliyetçiliği ayaklar altına almış bir iktidar olacağız.
Uluslararası sözleşmelere sadık kalacağız.
Evrensel değerler olarak bilinen “temel hak ve özgürlüklerin pazarlık payı olmayacak.”
Yoksulluğu, yolsuzluğu yok edeceğiz ve yasakları da yasak hale getireceğiz.
Gelir dağılımında ki adaletsizliği bitireceğiz.
Parmağındaki alyansı göstererek benim tek sermayem bu,eğer bir gün zengin olursam bilin ki Recep Tayyip Erdoğan haram yemiştir.
Komşusu açken tok yatan bizden değildir.
Düşünce ve basın özgürlüğü önündeki bütün engelleri ortadan kaldıracağız, hiç kimse düşüncesinden, inancından ve kültüründen dolayı, hiçbir cezaya çarptırılmayacak diyen, böylesi özgürlükçü bir parti birden; “derin devletin fabrika ayarlarına” dümen kırdı.
2009 yılına kadar AB müzakereler sürecinde başta zinayı suç olmaktan çıkartmak üzere söylediklerini kısmi olarak yerine getiren Şahsım devletin sahibi;”milliyetçi,dinci,ırkçı ve devleti kutsayan, değerlerimiz,inancımız, geleneklerimiz,bayrak,toprak” söylemini sık dillendirmeye başladı.
Gezi olaylarından sonra iyice AKP zıvanadan çıkıp, yürürlükte olan yasaları yok sayarak, askeri darbelerde yaşanmamış hukuk tanımaz, siyasi bir korku iklimi yarattı.
Toplum olarak önceden Generallerin kaç lira maaş aldığını bilmiyorduk, Erdoğan buna Valilerin ve Hâkimlerin maaşını da gizledi.
Önceden söylediklerini unutturmaya, hükümet programında yazılı olanları yok saymaya, muhalefeti de rejim karşıtı gören bir yola girdi ama; bu program hala AKP’nin internet sitesinde duruyor.
TİRANLIK sisteme geçmesi ile şahsım devletin sahibinin dili de, yolu da değişti:
“Biz bu devleti sokakta bulmadık.
Bizim neslimizi bozdular dindar ve kindar nesil yetiştireceğiz.
AB bizi bölmeye çalışıyor.
AHİM kararlarını tanımıyoruz.
Demokrasi varacağın yere kadar bindiğiniz bir tramvaydır.
Dolmabahçe ofisimden bakıyorum Kadıköy vapurundan inen kadınların kıyafetinden rahatsız oluyorum.
Evlilik dışı birlikte yaşamanın bizim dini değerlerimizde ve kültürümüzde yeri yoktur.
Böyle yaşayanları Muhtarlarımız güvenlik güçlerine şikâyet etsinler.
Biz toplumun sosyal kültürünü değiştiremedik bu konuda daha çok çalışmalıyız.
Demokrasinin kuvvetler ayrılığı önümüzde engel oluyor.
Beni halk seçerek Meclisi dinlenme odasına aldı.
Anayasa Mahkemesi yerel mahkemeleri boğuyor..
AYM’nin kararlarına yerel mahkemeler direnmeli.
Bu ülke de bir yargı diktatörlüğü var..
Milli iradenin üstünde hiçbir güç olmamalı açıklamasından ardından, yargı iktidar talimatlı karar vermeye başladı.
Süreç ilerledikçe..
Kamu ihaleleri üzerinden Kendi zenginini ve kendi besleme medyasını yaratırken, yargıyı da muhalefete karşı sopa olarak kullanmaya başladı.
Şahsım devletin sahibi yargının verdiği kendisinin beğenmediği kararları uygulatmıyor, hatta tanımaz oldu.
Sandık demokrasinin namusu diyen kişi kendi adayının seçilmediği yerlerde, seçimi tekrarlatmaya gitti ve bunu ilk defa, İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkanlığı seçimlerinde yaşadık.
Kürtlerin seçtiği onlarca belediye başkanlarını ortada bir yargı kararı olmamasına rağmen görevden aldılar.
Yerlerine kayyım olarak Vali ve Kaymakamları atadılar..
Güya iktidarlarında seçilmişleri atanmışlar yönetmeyecekti
PKK ile görüşmeler yapmak ve mutabakata varmakta sakınca görmezken, 6 milyon seçmenin oyunu almış parlamentonun üçüncü büyük partisi HDP’yi,terör örgütünün meclisteki temsilcisi diye hedef göstermeye başladı.
Mutlak iktidar mantığı ile parti devletine dönüştürme yoluna girdi.
YARGI,YSK,TÜİK,RTÜK,AA,MB gibi kurumlar devletin değil de, iktidarın kurumları gibi kararlar vermeye ve açıklamalar yapmaya başladılar.
Yolsuzluk ve yoksulluk Cumhuriyet tarihinde görülmemiş boyutlara ulaşırken;AKP iktidara geldiğinde toplumun en varlıklı kesimi milli gelirin yüzde 39’nu alırken,2021 yılına gelindiğinde en varlıklı aynı kesim milli gelirin yüzde 54’nü alıyor ve bu makas gittikçe açılıyor.
20 milyon insan açlık sınırında yaşarken, 50 milyon insan da yoksullukla boğuşuyor.
Toplumda açlık ve yoksulluk kol gezerken…
Sermayem parmağımdaki alyansım, eğer bir gün zengin olursam bilin ki Erdoğan haram yemiştir diyen kişi,20 yıllık iktidarında dolar milyarderi oluyordu.
Şahsım devletin sahibi iktidara geldiğinde:
“Bir dolar 1.60 TL,1 litre motorin 1.83 TL, bir çeyrek altın ise 29 liradan işlem görüyordu. Asgari ücret 226 lira iken, bir asgari ücretli 7 çeyrek altın alıyordu.”
2022 yılının son ayına girdiğimiz süreçte, bir dolar 18.60 liradan,1 litre motorin 26 liradan, bir çeyrek altın ise 1.670 liradan alıcı bulurken… Bugün asgari ücret 5.500 lira, bir asgari ücretli ancak 4 çeyrek altın bile alamıyor. TL ise tüm para birimleri karşısında tarihinde görülmemiş kan kaybetmeye devam ediyor.”
Yasaklar ise askeri darbeleri aratır oldu:
2003 yılında cezaevlerinde tutuklu ve hükümlü sayısı 58 bin iken,2021 yılında cezaevlerinde tutuklu ve hükümlü sayısı 295 bin kişiyi bulmuş durumda.
Toplam 355 cezaevinin 196’sını AKP hükümetleri açmış ve cezaevlerini yatırım olarak görüyor.
RTÜK, İktidarın aleyhinde yayın yapan gazetelere resmi reklam vermeme, kanallara para cezası,ekran karartma, program yayınlatmama gibi cezalar keserken…
Yargıyı muhalefete karşı bir sopa olarak kullanırken,hedef gösterdikleri yazar,gazeteci ve akademisyenlerin yanında; hükümetin baskılarına boyu eğmeyen ve mücadele veren Barolar,TMMOB ve Türk Tabipler Birliği gibi meslek örgütlerine baskılar artarken,en son TTB ‘ligi Başkanı Prof.Dr. Şebnem Fincan Korucu’nun hukuksuz tutuklanması bunlardan biri.
Bu baskılardan hükümete muhalif olan işverenler de nasibini alıyor..
İktidarın ekonomik, sosyal ve hukuk politikalarını eleştirenleri tehdit ediyor.. Ya bir taraf olursun veya bertaraf olacaksın derken,bu işverenlerin iş yerlerine vergi operasyonları çekiyor.
YÖK ise üniversitelerde hükümet aleyhine yazı yazan, konuşan ne kadar akademisyen varsa üniversitelerden uzaklaştırıyor. YÖK’ün önerdiği Erdoğan’ın atadığı 60 üniversite rektörünün bilimsel bir tane makalesinin olmadığı,YÖK’ün 4 bin kişiyi profesör yaptığı basında haber oldu ama, bu haberi tekzip eden çıkmadı.
YSK ise milli irade gaspı yapan bir mahkeme durumuna geldi.
Anadolu Ajansı ise algı operasyonu yaparak inandırıcılığını yitirdi ama havuz medyasının kaynakçası olarak gösteriliyor.
Merkez Bankası ise bağımsızlığı elinden alınmış, asli görevi olan “faiz belirleme ve fiyat istikrarından sorumluluğunu” talimatla karar alır pozisyonuna geldi.
Uygulanan yanlış “ekonomi politikaları sonucunda” Türkiye dünyada enflasyon rekoru kıran ülke oldu.
Hukuktan uzaklaşınca…
Türkiye demokrasi liginden düştü…
“Uluslararası Hukuk devleti endeksinde 140 ülke arasında 116’cı sıraya gerilerken, basın özgürlüğü sırlamasında ise 180 ülke arasında 154’cü sıraya yerleştik.”
Köprüden önce son çıkış..
Tiranlık sistemi bertaraf edecek önümüzdeki yıl Haziran ayında yapılacak seçimlerde; vereceğimiz oylarımızla ya “yöneten ve yönetilen bir demokrasinin” hayata geçmesinin önün açacağız, veya daha zor karanlık günlere yol vereceğiz.
”Biz Cumhuriyeti demokrasi ile taçlandırmadığımız sürece iktidarlar değişse de hiçbir şey değişmiyor.”
AKP’nin 20 yıllık iktidar karnesi de bunu göstermiyor mu?
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları

























































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2026
26.01.2026
19.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
29.12.2025
22.12.2025
15.12.2025
8.12.2025
1.12.2025