Mehmet TIRAŞ
İnsanı hayvandan ayıran özelliklerini sıraladığımızda;düşünmesi,ortaklık yapması,aşık olması ve konuşmasını ardarda söyleriz ama rüya görmesini pek söylemeyiz.
Hayvanlar rüya görür mü, rüya konuşan ve düşünen insana özgü bir duygu olsa gerek!.Hayvanlar konuşabilseydi bu sorunun bir anlamı olurdu,herhalde.
Her uyuyan rüya görmediğine göre.Mevsimlerin dönüşmesi de bitkilerin dinlenmesini yani bir yerde uyumasını gösterir ama bu bitkilerin uyuduğu mu yoksa dinlendiği mi anlamına gelir pek bu konu da bilimsel çalışmalar kısıtlıdır bizim ülkemizde ama dünyada böyle bir çalışmaların olduğunu bu çağda öğreniyoruz.
Gerçi insan rüya görüyor da ne oluyor,diye biliriz.Rüya uyumadan görülmüyor uyanmadan da anlatılmıyor.Rüya insanın yaşamına iradesinin dışında gördüğü, gördüğü rüyaya göre de saatlerce kendisine gelemediği anlar olur.Bazen de bu rüyasında gördükleri kabusa dönüşür.
Doğa,İnsanların ve hayvanların ortak kullandıkları mekanlardır..Doğayı en kötü kullanan ise insanoğludur,hiçbir yerde doğanın kullanılmaz ve işlevini görmez bir hal aldığı yeri hayvanlar yaratmamıştır.Keçilerin ormanların düşmanı olduğu,eşeklerin kavakları,ayıların,domuzların bitkilere zarar verdiğinin biliriz ama bu zamana kadar yanan kül olan ormanların,türü yok olan bitkilerin yüzde kaçı hayvanlar yok etmiştir,yüzde değil binde bile hesabı yapılmaz.
Hayvanlar ve insanların doğa ortak kullanma alanı olduğu gibi beslenme ve barınma alanlarıdır da aynı zamanda...Hayvanların yuvaları tek tip değildir; kanatlıların ve memelilerin yuvaları değişiktir,kimi kanatlılar ağaçlara yuva yapar, ağaçkakanlar vardır mesela öyle bir yuva yaparlar ki tornayla delmiş gibi yaparlar ama özellikle de yumuşak ağaçları seçerler; bu ağaçların başında da kavak gelir.Kanatlıların bazıları çatı kenarlarına,dal arasına yapar..Et yiyenler ise bunlar genellikle ormana ve kayalıklara, inlere yuvalarını yapar.İnsanların evleri sanayi toplumuyla tek tipleşmiş ve herkes kerpiç,beton ve ahşaptan olmak üzere standart bir hal almıştır.
İrlandalı bir yazar insanı iki tür değerlendirir; bir et yiyenler,bir de ot yiyenler diye;et yiyenlerin saldırgan,ot yiyenlerin ise uysal olduğunu iddia eder.Bu hayvanlar için de geçerlidir.Ayının dışında hem et yiyen hem de ot yiyen hayvan pek yoktur..İnsanoğlu hem et yiyen hem de ot yiyen bir hayvandır.
Et yiyenlerin hem saldırgan hem de çevik,refleksi yüksek olduğu;aynı zamanda güçlüdürler,etin beyinin gelişmesine protein olarak çok katkı sağladığı yaygın bir kanıdır.Hayvanların yani karada yaşayanın yüzlerce türü olduğu gibi denizde,göllerde ve ırmaklarda yaşayanların türünün sayısı hiç belli olmadığı gibi;günden güne artarken,sağ olsun insanoğlu tarafından suların kirlenmesiyle ve yanlış avlanmayla da türlerinde azaldığı da günden güne artmaktadır.Her bir canlı türünün azalması aynı zamanda doğanın dengesinin de bozulması anlamına geldiği tartışılmaz bir vakadır.
İnsanlar en çok kendilerini sevimli ve güçlü hayvanlarla ifade ederler aslan gibi, maşallah ekmeğini taştan çıkartır,kuzu gibi bir adam ensesine vur elinden ekmeğini al.Birde Bizim toplumumuzun soyadları ve ön isimler evlerinde evcilleştirmediği yırtıcı hayvan isimlerine yabancı değiliz;aslan,kaplan gibi.
Ceylan gibi bir kadın insanın baktıkça bakası geliyor Allah özenmiş bezenmiş yaratmış,sanki bir kalem kullanmış bu kadar güzellik bir kadında toplanır mı,diye de erkeler ve kadınlarda arasında çok yönlü anlatılır.Sevgilerini de flört edenler aşık olanlar kumrular gibi birbirimizi o kadar çok seviyoruz,kuş gibi de birbirimizi besliyoruz,diye..Ceylanlar, en çok su içmede avlanırlarmış;sürekli su da kendilerini seyretmeden çok büyük zevk alırlarmış.
Hayvanlar gündeme gelince azda fıkralar anlatılmaz.Ama Tilkinin kurnazlığı da hayvan fıkralarının içinde ayrı özel bir yer tutar..Tilki,bir gün ormanda dolaşırken bir de ne görsün, ağaçta asılı büyük bir dana budu, gözünü ovuşturur acaba yanlış mı görüyorum,diye bakar gerçekten dana budu, yakınına varınca bir kablo gözüne çarpar, hemen etrafı bir kolaçan eder, bir bomba düzeneği var hemen uzaklaşır tilki, dalda asılı budun karşısına oturur ve beklemeye başlar,bir de Kurt gözükür tilkiye selam verir dalda asılı budu görünce şaşırır ve tilkinin yemeyişini ve karşısında oturmasına anlam veremez,niye yemiyorsun bu eti,der Kurt..Tilki,”ben oruçluyum ondan” yemiyorum der Kurda.
Kurt, hemen buda bir dalar, patlamayla but bir tarafa kurt bir tarafa düşer kan revan içinde kalır gözünü bir açar ki kurt,tilki oturmuş budu yiyor..”Ulan şerefsiz” der Tilkiye hani oruçtun,der..”Duymadın mı top patladı” der Tilki..
Tilki bir gün aslana kralım sana bir sürpriz yapmak istiyoruz, ama der meraklandırır aslanı..
Aslan,neymiş sürpriziniz söyle der,tilkiye..Eğlence düzenleyip seni eğelendirmek istiyoruz ama bir eksiğimiz var,der Tilki.
“Eksiğiniz ney” der Aslan?
Bütün hazırlığımız tamam bir tek zurnayı çalacak olan yok,trampeti tavşan,davulu ayı, bende keman çalacağım ama zurnayı çalan yok; var da aramızda yok,der tilki..Aslan kim bu zurnayı çalıp ta aramıza katılmayan,der tilkiye..
“Eşek” kralım,der tilki.
Aslan, siz hazırlığı yapın hemen gidip eşeği alıp getiriyorum, deyip ormandan ayrılır,çayırlıkta eşek karnını doyurmuş, dere kenarında başını sallayarak kuyruğu ile konan sinekleri uzaklaştırıp, malafatını da çıkartmış pat pat,diye döşüne vurarak dinlenmekte.Eşek ormanlar kralını görünce kaçmak ister ama Aslan korkma eşek kardeş, sana işimiz düştü bu akşam ormanda bir eğlencemiz var seni davet etmek için geldim,der.
Eşek,birden sakinleşir lafımı olur kralım,der,neymiş benim yapmam gereken seni ayağıma kadar getiren,diye sorar?
“Zurna çalacaksın bu akşam eğlencede” der aslan..
“Emrin olur” kralım,der eşek.
“Bir dinlemek ister misin önce sana bir çalayım” der, eşek aslana.
“Zevkle dinlerim” der, Aslan.
Eşek, dön de kralım dinleteyim,deyip aslana yerleştirir ve gidip gelirken zevke gelen eşek,kralım dudağını ver de bir öpeyim,der..
“Ah ulan boynumu bir çevire bilsem senin ananı bellerim ama” deyip sözünü tamamlamadan bayılır aslan..Eşek işini bitirip aslanın bulamayacağı bir arazide kaybolur..
Aslan ayıktıktan sonra ormanın yolunu tutar, kralı sazlı sözlü karşılarlar;tilki, kralım hani zurna çalacak olan eşek kardeşimiz, nerede,diye?..Tilkiye ters ters bakar aslan..
“Götüne güvenen gider zurnayı dinler” der, aslan.
Erkeklerin cinsel güçleri de çok değişik fıkralara yansımıştır hayvanlar üstünden..
Çiftliklerinde karı-koca bir gün kahvaltı yaparlarken horoz çiftlikte ne kadar tavuk varsa hepsinin üzerinden geçer,kadının dikkatinden kaçmaz ve kocasına görüyorsun değil mi,bir horoz otuz tavuğu hallediyor, sen bir beni tatmin edemiyorsun,der..
“Benimde önüme o kadar çeşit koy” seyret beni,der adam karısına.
Hayvanların aşık olmadığını çiftleştiğini,rüya görmediğini;insanın ise, aşık olmasının rüya görmesinin büyük fark olduğu söylenir,aşık olanlar ömür boyu birbirlerini okşayıp, koklayarak hayatlarını sürdürüyorlar sanki.
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- BİZ YOKSULLAŞIYORUZ, ANKARA ZENGİNLEŞTİĞİMİZİ SÖYLÜYOR…
2.02.2026 - TÜRK USÜLÜ “SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİ…”
26.01.2026 - “81 İLDE 81 AŞEVİ “YOKSULLUĞU”…
19.01.2026 - MENN DAKKA DUKKA…
12.01.2026 - İKİ BÜYÜK TEHLİKE: “UYUŞTURUCU VE IŞİD” TERÖRÜ…”
5.01.2026 - YENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR…
29.12.2025 - KIRMIZI ALARM!
22.12.2025 - ABDULLAH ÖCALAN’ ın “REEL SOSYALİZMİ…”
15.12.2025 - AYM BAŞKANI AĞLIYORSA…
8.12.2025 - ZEHİRLENMELER “GIDA TERÖR” DEĞL Mİ?
1.12.2025
Yazarlar
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları


























































































































Hrac Madooglu
Dini kaybedeceksek ilerlemiyelim daha iyi, diyorsunuz. Bu gericilik degil de nedir? Keske Batili ulkeler de dini kaybetmeselerdi de, ne bilimde ileri gitselerdi, ne hukuk devleti kursalardi, ne de demokrasi ve insan haklari diye dinin etkisini azaltacak gelismeler yasanmasaydi. Hepimiz dinin dogmasi altinda ezilip kalsaydik. Tek derdimiz cennete kabul edilmek, tek eglencemiz ayran icip davul calmak, paskalyada yumurta boyamak olsaydi...Kabul edemediginiz gercekler var, Markar Bey. insanlarin dogruyu, yanlisi bilmesi icin dine ihtiyac yoktur. Din insanlarin elini, kolunu baglayan, birbirine dusman eden, bilimi ve sanati kisitlayan ve de tarih boyunca medeniyete ve insanliga buyuk zarar vermis bir dogmadir. Hiristiyan ulkelerin bircogu dinin etkisinden kurtulduklari icin hukuk devleti olabilmislerdir. Bugun insan haklarinin ve sosyal adaletin en yerlesmis oldugu ulkeler, ateistlerin nufus oranina gore en fazla oldugu ulkelerdir (isvec, norvec, danimarka, vs). Buna karsilik nufusun hemen hepsinin dindar oldugu ulkelerde, ic savaslar, mezhep catismalari, katliamlar, ayirimcilik, adaletsizlik devam etmektedir. Batili ulkelerde azinlik haklari, kadin haklari, esit vatandaslik, ifade ozgurlugu, gucler ayirimi, vs varken, dindar ulkelerde her turlu esitsizlik, baski ve tahammulsuzluk giderek artmaktadir. Fakat bu ulkelerde de dinin hegemonyasi ilelebet devam edemez. Herkesin herseyi gorup duyabilecegi ve mukayese edebilecegi bir cagda yasiyoruz.