Mehmet TIRAŞ
“Biz de bizi seçtiklerimiz yönetiyor biliyorduk”
Devlet hukuktan uzaklaşır, “mafya ile iş tutarsa”, o “devlet kendisi suç örgütüne dönüşüyor...”
Devletten hukuku çıkartınca “devletin başına” hangi siyasi erk gelirse gelsin, iktidarların “değişmez ortağı da mafya” oluyor.
Ülke olarak siyaseten tam bir aydır “mafyanın iktidar ortaklığını” tartışmıyor muyuz?
Bunları kimden öğrendik?
İçişleri bakanı Süleyman Soylu’nun karagün dostu “Organize suç örgütü lideri Sedat Peker’den.”
Sedat Peker’in bugüne kadar dış politikadan, iç politikaya uzanan olaylar ve siyasi cinayetler hakkında yaptığı açıklamalarını muhatapları, tekzip edebildi mi?
Edemedi..
Peker’in açıklamaları karanlıkta kalmış olaylar ve faili meçhul cinayetlerin üzerine bir ışık gibi düştü..
Devletle iş tutmuş, İçişleri Bakanı Soylu ile dostluk kurmuş, Mafyanın medya ayağını oluşturmuş ve iktidarın üçüncü ortağı olmuş; suç örgütü lideri Peker’in açıklamalarını gelin sıra ile tekrar hatırlatalım ve yanıt arayalım;
-Akp’li bir milletvekili Peker’i arıyor, bir milletvekilinin karakolda dövülmesini istiyor, Peker’de yerine getiriyor.
Yalanlanmadı..
-Yine aynı milletvekili olsa gerek Peker’den bunda da Hürriyet Gazetesinin basılmasını istiyor, bu görevi de Peker yerine getiriyor.
Bu da yalanlanmadı..
-Medya da “mafyanın medya ayağını temsil eden “Özışık kardeşlerin” kendisi ile Soylu arasında güvercin postacılığı yaptığını teşhir etti..”
Bu da yalanlanmadı.
-İçişleri Bakanı Süleyman Soylu tarafından kendine korumalar verildiğini, hatta korumalarının yurtdışında da, kendisine eşlik ettiklerini ve devlet adamı gibi korunduğunu açıkladı.
Peker’in bu açıklamalarını Bakan yalanlamaya kalktı ama belgeler Soylu’yu yalanladı.
-Peker uyuşturucunun rotasının değiştiğini.. Eski Başbakanlardan Binali Yıldırım’ın oğlu Erkan Yıldırım’ın Venezüella’ya uyuşturucu trafiğinin yönünü değiştirmek için gittiğini. Kolombiya limanında Türkiye’ye gönderilmekte olan 5 ton Kokainin yakalandığını açıkladı.. Kolombiya savunma bakanı bunu doğrularken, Kolombiyalı Bakan 5 ton kokainin piyasa değerinin 265 milyon dolar olduğunu açıkladı.
Bunları da iktidar çevreleri yalanlayamadı.
-Peker Susurluk’un baş aktörlerinden Korkut Eken’in, Kuzey Kıbrıslı Gazeteci Kutlu Adalı’nın öldürülmesi için, kendisinden adam istediğini...
Ben’de öz kardeşim Atilla Peker’i verdim diye açıklama da bulundu..
Korkut Eken’de bunu doğruladı.
Peker’in ağabeyi Atilla Peker Korkut Eken ile Kıbrıs’ta bir otele yerleştik Korkut abi bana “UZİ MARKA SİLAHIN” nasıl kullanılacağını öğretti diye açıklama yaptı.
6 Temmuz 1996 yılında Kutlu Adalı cinayetinde kullanılan silahın “Uzi Marka” olması tesadüf olabilir mi?
Atila Peker’den öğreniyoruz ki bu “uzi marka silahı” normal silah kullananlar kullanamıyor muş. Susturucusu nasıl takılır nasıl çıkartılır diye Korkut abi bana ayrıntılarını gösterdi diyor. Uzi marka silah “suikastlarda kullanılan özel bir silahmış” ve Türk ordusunda bulunmuyor muş.. Sadece emniyete bağlı “Özel Hareket” de varmış, bunun sayısının sadece 20 tane olduğu. Bu silahlardan 4 tanesinin özel hareketin envanterinde gözükmediği, bu silahlardan birinin Abdullah Çatlı’da olduğu Susurluk raporunda geçmişti, kimse de bunu yalanlamadı. Kumarhaneler Kralı Ömer Lütfi Topal cinayetinde de Uzi marka silah kullanıldığı ve bu silahın şarjöründe Çatlı’nın parmak izi ile örtüşmesi, düşündürücü değil mi?
-Peker Bodrum Yalı Kavak Marinasının Azeri iş adamından tehdit yolu ile alınıp; Susurluk olayının baş aktörü eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar’a nasıl devredildiğini açıkladı..
Mehmet Ağar’da Peker’i doğrularcasına, “biz bu marinayı almasaydık buraya mafya çökerdi” diye açıklama yaptı.. Hatta Ağar Bodrum Yalı Kavak Marinasının bir “döviz makinası” olduğunu da açıklıyordu.
-Peker Kürt İş adamlarının İzmit, Sapanca, Sakarya üçgeninde nasıl öldürüldüğünü... Uğur Mumcu cinayetini ve 1995 yılında Gazi Mahallesinde çıkan olaylarda ölen 22 Alevi vatandaşın öldürülmesinde; derin Mehmet’in adamlarının parmağının olduğunu açıklıyordu.
Peker’in eski dostu Süleyman Soylu, Peker’in bu iddiaları karşısında: ”Kime ayda 10 bin dolar veriyorsa gitsin bunları ona sorsun” demesi ise ülke gündemine bomba gibi düştü ve ülke gündemine oturdu.
Susurluk kazası ile ortaya çıkan “devletin içindeki mafya yapılar” aradan 25 yıl geçmesine rağmen güçlerine güç katarak iktidarlarını sürdürmüşler...Ve her gelen iktidarların da “değişmez ortağı olarak” karşımıza çıktığını Peker’in açıklamalarından öğrendik. Peker’in açıklamalarından Savcılar, sadece Kıbrıslı Gazeteci Kutlu Adalı cinayeti üzerinden harekete geçtiler ve Atilla Peker’i ifadeye çağırıp ifadesini alıp, adli kontrollü serbest bıraktılar..
Asıl sorgulanması gereken azmettirici Korkut Eken ve Korkut Eken’e bu görevi veren Mehmet Ağar hakkında Savcılar, neden harekete geçmiyor?
Bu mafya vari yapılar nasıl iktidarın ortağı olup, güç haline geldiler veya geliyorlar?
Soruları çoğaltabiliriz!..
Mafyanın değişmez para kaynağı “uyuşturucu ve kayıt dışı yoldan para kazanan kişileri” seçmesi ve tehditle elde ettikleri ortaya çıkıyor.
Türkiye’de uyuşturucu da dönen paranın 100 milyar dolar olduğu..20 milyar dolarının güvenlik güçleri tarafından yakalandığını,20 milyar dolarının uyuşturucu baronları tarafından ülkede bölüşüldüğü,60 milyar doların ise yurt dışına çıktığını ,güvenlik güçlerinden bunu bilmeyen yok gibi.
Mafyanın ikinci para kaynağı ise; kayıt dışı para kazanan, gayri meşru işler yapan kişilerden tehdit yolu ile elde ettiğini görüyoruz..
Bunlardan en önemlilerinden biri 1996 yılının 28 Temmuz günü, gece saat 23.30’da Yeniköy’de evine giderken, 34 BTG 96 plakalı lüks arabasının içinde, kaleşinkoflarla üç kişi tarafından çapraz ateşe tutularak öldürülen; kumarhaneler kralı olarak bilinen, Ömer Lütfi Topal cinayetidir.
Ömer Lütfi Topal kim:1942 Malatya Doğanşehir doğumlu..
Topal: “Türkiye başta olmak üzere KKTC, Polonya, Romanya, Azerbaycan ve Türkmenistan gibi ülkelerde emperyal kumarhaneleri ve beş yıldızlı otelleri ve onlarca şirketi olan...Dünyanın en zengin iş adamlarına kumar oynatan bir kişi. Topal’ın geliri dudak uçuklatan cinsten ve yıllık gelirinin bir milyar doların üzerinde olduğu ...” Azerbaycan devlet başkanı (o dönem devlet başkanı değil)İlham Aliyev’in Topal’a 500 bin dolar kumar borcu olduğu iddia edilmişti.
Ömer Lütfi Topal öldürüldüğünde dönemin İstanbul Emniyet Müdürü olan Kemal Yazıcıoğlu’nun Susurluk komisyonuna verdiği ifadesinden okuyalım: ”Topal’ı öldürenlerden birinin kesin Abdullah Çatlı olduğunu..1992 yılında Abdullah Çatlı “Şahin Ekli” adına düzenlenmiş sahte pasaportla yurtdışına çıkmak isterken yakalanır ve polis 10 parmak izini de alır. Bunu Ömer Lütfi Topal cinayetinde kullanılan ve terk edilen arabanın içinde bulunan silahlardan “uzi marka ”bir silahın şarjöründe ki parmak izinin Abdullah Çatlı’nın parmak izi ile, Yazıcıoğlu’nun tabiri ile “şap diye oturur.”
Mehmet Ağar Susurluk olayından 15 yıl sonra 2011 yılında Abdullah Çatlı’ya sahte isimle silah ruhsatı ve pasaport sağlamaktan suçlu bulundu..12 Ay ceza aldı ama jakuzili lüks bir cezaevinde yatıp çıktıktan sonra.. Tekrar bıraktığı yerden ara verdiği işinin başına döndüğünü görüyoruz.. Dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Kemal Yazıcı Topal cinayetini on beş gün içerisinde çözerim sözünü vermesine rağmen, görevden alınması ve Topal cinayetin üstünün örtülmesini; dönemin başbakanı ve içişleri bakanın kim olduğuna baktığımız da, her şey tüm çıplaklı ile ortada duruyor.
Peker’in açıklamalarından ortaya çıkan tabloya bakınca: “Mafya iktidar kim olursa olsun iktidarın öyle ya da böyle değişmez ortağı olmaya” devam ediyor.
Eğer Mecliste kurulan ve çok yönlü hazırlanan raporlardan: “Faili meçhul cinayetler raporu,”Susurluk komisyon raporu”, ”Kutlu Savaş’ın hazırladığı rapor ve “15 Temmuz darbe komisyonun raporları” Meclis Genel Kuruluna indirilmiş olup; yargıya siyasi destek verilseydi failler cezasız kalmaz, mafya da iktidarların değişmez ortağı olamazdı.
Hukuktan uzaklaşmış, “kendisi suç örgütleriyle ortaklık yapan bir iktidarın, bu olayları aydınlatabilir mi...?”
Bu konuya devam edeceğiz.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları

























































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2026
26.01.2026
19.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
29.12.2025
22.12.2025
15.12.2025
8.12.2025
1.12.2025