Murat BELGE
Bu kaçıncı? İnsan gene de alışamıyor, kanıksayamıyor. Tekrar ettiğinde gene şaşırıyor.
“Çatlama, patlama” edebiyatından söz ediyorum. Alışamıyoruz, çünkü bu üslupta konuşan kişi bir “Cumhurbaşkanı” ve biz Tayyip Erdoğan’ın böyle konuşmasında alışmış olsak da cumhurbaşkanlarının böyle konuşmasını yadırgıyoruz. “Hayat bilgilerimiz” arasında böyle bir şey yok.
Bir cumhurbaşkanının böyle konuşması yeterince sorunlu bir durum, ama aynı zamanda bu üslup “bulaşıcı”; belirli kesimlerde zaten yerleşik olan bu tarz en tepeden toplumun üstüne (her Allah’ın günü) boca edilince olağanlığının dışına çıkıp erişilmek istenen bir standart haline geliyor. Bir “konuşma üslubu” olarak da kalmıyor, bir “davranış tarzı” olmaya başlıyor. Çünkü siz “Şunu bana verir misin?” denmesi gereken yerde “Şunu versene ulan!” diye konuşursanız, topluma şiddeti de aşılamış olursunuz. Nitekim bunların hepsi oluyor. Olmasından sakınılacak bir şeyden değil, olağanlaşmış bir durumdan söz ediyorum.
Dünya, bir tuhaf dünya oldu. “Dünyada ‘partili’ cumhurbaşkanları da var. Ama onlar muhaliflerine karşı böyle bir üsluba başvurmuyor” desem, Donald Trump olgusunu ne yapacağız? En azından Donald Trump’a kadar böyle bir şey olmadığını söyleyebiliriz belki.
Öyle anlaşılıyor ki Tayyip Erdoğan, oldukça uzun bir süre olduğu gibi değil, olmadığı gibi görünmek zorunda kaldı. Şimdi böyle devam etme gereğini görmüyor. Geçen o zamanı telafi etmek ister gibi bir hali var.
Ama bu yalnızca bir “kendine gelme” ferahlaması da değil sanki. Bu bir siyaset: Gerilimi yüksekte tutma siyaseti. “Tehlikeler”, “tehditler”, “düşmanlar” ve “komplolar”la dolu bir dünyada var olduğumuza inanmamızı istiyor, çünkü dünyanın böyle bir dünya olması ona ve hükümetine uyguladıkları akıldışı politikaları meşrulaştırma mazeretini kazandırıyor. Bunun için ayrıca dünyada herkesle ilişkimizin de gergin olması gerekiyor ve bunu da büyük bir başarıyla gerçekleştiriyoruz. Sanırım Rusya’dan başka sorunsuz, kavgasız olduğumuz ülke kalmadı. Cumhurbaşkanı özellikle de Batılı ülkelere ve politikalarına her gün “çatlayın, patlayın” mesajları veriyor.
Atatürk Kültür Merkezi adını verdiğimiz binanın yıkılmasına karşı çıkanlar oldu. Olur. Dünyanın her yerinde böyle bir muhalefet olabilir. Binanın ne kadar sağlam olduğu şimdi yıkılışının zorluğundan belli. Yerine yapılacak olan daha güzel, daha uygun da olabilir, ama bu binayı yıkmak, yok etmek için nasıl bir “mücbir sebep” olduğunu anlamış değilim. Bu yerinde kalabilir, başka bir yerde de o öteki, “daha güzel” bina yapılabilirdi.
Cumhurbaşkanı, “çatlayın, patlayın” edebiyatı yaptığı konuşmasında, “Cumhuriyet tarihi boyunca bir tane eser ortaya koyun be!” demiş ayrıca.
Şimdi, inatlaşmaya gerek yok. Cumhuriyet döneminde bu ülkede büyük mimari eserler verilmediği, verilen eserlerden de İstanbul’un payına çok bir şey düşmediği doğrudur. Aslında nesnel olarak bakıldığında, Cumhurbaşkanı’nın “çatlayın” diyerek yıkmakta olduğu bina o az sayıda eserden biridir. Sırf bunun için de ayakta kalması iyi olurdu.
Birinci ve İkinci Milli Mimarlık akımları o yılların “yerli ve milli” olma çabasıyla oluşmuşlardı. O yıllarda dünyanın pek çok yerinde mimaride benzer arayışlar görülüyordu, çünkü “modernleşme” çağında mimaride de büyük dönüşümler olmuştu ve herkes kendini bu teknolojik değişime adapte etmeye çalışıyordu. Bu toplumda mimarinin eski görkemini kaybetmesi de son analizde buna bağlıdır ve Cumhuriyet’ten önce başlamıştır. Bütün on dokuzuncu yüzyıl boyunca yapılmış, gösterişli, iddialı binalar, “yerli ve milli” üsluplarda yapılmıştır. Taksim Kışlası da bunlardan biridir; “oryantalist” tarzdadır ve bu adın gösterdiği gibi “şark”ta üretilmemiş bir “şark”ın ürünüdür.
Cumhuriyet mimarisi deyince ilkin Ankara’da Ulus çevresini kapsayan İkini Milli Mimari’yi görüyoruz. Şimdi gene Cumhurbaşkanlığı’na bağlamaya çalıştıkları Ankara Palas bunların arasında. Ellilerde tamamlanan Anıtkabir de öyle ve kolay yabana atılır bir yapı değil. Projesini Nevzat Erol’un yaptığı, Şehzadebaşı “Belediye Sarayı” da öyle. Florya’daki Deniz Köşkü, Bilgi Üniversitesi’nde şimdi Hukuk Fakültesi olan bina, Ankara’da İller Bankası ve başka eserleriyle tanıdığımız Seyfi Arkan da önemli bir “Cumhuriyet dönemi” mimarıdır. Seyfi Arkan fazla “yerli ve milli” merakında değildir ama Sedat Hakkı Eldem öyledir. İstanbul’da da epey çok eseri bulunur.
Bunlar çok zengin bir birikim anlamına gelmeyebilir. Biraz bakış açısına beklentiye bağlı. Ancak yakın zamanlarda en büyük çoraklığın dini binalar anlamında görüldüğü Cumhurbaşkanı’na hatırlatma gerektiği anlaşılıyor. Bu da on sekizince yüzyıl sonundan başlamış bir süreç. Olanların en iyileri (Nuriosmaniye’den Dolmabahçe’ye) Rum ve Ermeni mimarların elinden çıkmış ve onlar da açık bir şekilde Batı’dan esinlenen sanatçılar.
Edirne’deki Selimiye planını betonarme olarak uygulamak (Ankara, Kocatepe) gibi, mimari başarı değildir. “Yaratıcı” bir girişim hiç değildir. Cumhurbaşkanı’nın “devr-i iktidar”ında Çamlıca’da ve Taksim’de inşa edilen camiler için de aynı şeyleri söyleyebiliriz. Taş üstüne taş konarak yapıldığı zaman “şaheser” olan binaların betonarme kopyalarını dikmek, mimarlık sanatını ileriye taşımaz.
Söyledikleri uzun boylu bir birikime ya da estetik duyarlılığa dayanmasa da, Cumhurbaşkanı’nın yaratıcılık eksikliği üstüne düşünmeye başlaması iyi bir şey. Başlanan işi devam ettirdiği zaman, örneğin yaratıcılıkta özgür düşüncenin rolü gibi konulara da gelme ihtimali artıyor.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları














































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.12.2025
1.12.2025
24.11.2025
25.08.2025
6.08.2025
1.08.2025
28.07.2025
22.07.2025
30.06.2025
16.06.2025