Pelin CENGİZ
Geçen haftaki dolar rallisi herkesin başını döndürdü.
Kısaca hatırlayalım...
Dolar/TL kuru, 4.92'yi geçerek tüm zamanların rekorunu kırdı, çarşamba günü TL'nin gün içindeki değer kaybı bir ara yüzde 5'i aşarak, son 10 yılın en büyük günlük düşüşünü kaydetti.
Merkez Bankası Para Politikası Kurulu, TL'deki sert ve hızlı değer kaybının ardından olağanüstü bir toplantı yaptı, geç likidite penceresi borç verme faiz oranını 300 baz puan artırdı. Ancak, sonraki gelişmelerden bunun da TL'deki değer kaybına deva olmadığı hızla görüldü.
Yılbaşından bu yana Türk Lirası'nın dolar karşısındaki değer kaybı yüzde 25'lere yaklaştı.
Belli ki, mesele sadece kur artışı değil. Mesele, kur artışını çoktan aşmış durumda.
Türkiye ekonomisinin öteden beri gelen yapısal sorunları, reform gerektiren hamleler yapılmadığı için devam ediyor. Bunların dışında AKP iktidarları döneminde mevcut sorunları derinleştiren başka çok kritik uygulamalar var ki, dolar kurunun artışıyla hepimizin geleceğini ipotek altına aldıklarının gerçek fotoğrafı orada saklı.
Basitçe anlatmaya çalışalım...
Türkiye ekonomisi, 2008'den beri yoğun bir borçlanma döngüsü içinde.
Türkiye'nin şu anda kamu ve özel sektörden kaynaklı 453 milyar dolar toplam borcu var. Türkiye'nin GSYİH'sı 850 milyar dolar. Yani, bir yılda üretilen tüm mal ve hizmetlerin değerinin yarısı kadar ülkenin borcu var. Türkiye'de özel sektörün borcu artarken, kamu da hızla artan bir borç yükü altında. Ekonomi, tamamen borçlanmaya dayalı bir politikaya oturduğu için Türkiye bugün bunları yaşıyor.
Burada yaygın kullanımıyla yap işlet devret, son dönemde kullanılan haliyle kamu özel işbirliği (KÖİ) projelerine bakmak lazım.
Yap işlet devret projeleri, Turgut Özal döneminde acil yapılması gereken projeler için çıkarılmıştı. Ama zamanla kamu kaynaklarının özel sektöre transferi için kullanılmaya başladı. Kaynak aktarma mekanizmasının adı uzun yıllar yap işlet devret diye anıldıktan sonra ismi KÖİ oldu.
Türkiye'de toplam 130 milyar dolarlık KÖİ projesi yürütülüyor. Bunların içinde karayolları, havalimanı, yat limanları, gümrük tesisleri, demiryolları, şehir hastaneleri var.
Bunların sözleşme değerlerine göre toplamı 130 milyar dolar, yatırım değerleri ise 59 milyar dolar. Devlet, şirketlere bunları 59 milyar dolara yaparsan, 20-25 yılda işletirsen, gelirini buradan elde edersin diyor.
Sözleşme değeri ile yatırım değeri arasında ciddi bir fark var.
Bu şu demek: Devlet yapsa ve kendisi işletse 130 milyar dolar gelir elde edecek ama KÖİ modeliyle bundan vazgeçiyor, bu geliri özel sektöre havale ediyor.
Türkiye'de bankaların verdiği kredilerin yüzde 65'i bir yıl ve altı kısa vadeli kredilerden oluşuyor. Verebilecek gücü bu kadar, geri kalan kısmını da yurtdışından borçlanarak bulabiliyor.
Türkiye'deki şirketlerin büyük çoğunluğu kredi bulabilecek durumda değil. KÖİ projelerinde o sebeple Hazine devreye giriyor, bütün kredilere garanti veriyor. Yetmiyor, bu şirketlere gelir garantisi veriyor.
Birkaç örnekle devam edelim...
YAVUZ SULTAN SELİM KÖPRÜSÜ
Mayıs 2012'de III. köprü inşaatını (daha sonra Yavuz Sultan Selim Köprüsü adı verildi) yap-işlet-devret modeliyle yapmak üzere Karayolları Genel Müdürlüğü ile İçtaş Astaldi Ortak Girişim Grubu sözleşme imzaladı.
İçtaş Astaldi Ortak Girişim Grubu 10 yıl 2 ay 20 gün bu köprüyü işletecek.
İhalenin yapıldığı tarihteki dolar kuru ortalama 1.80 TL.
III. köprü Ağustos 2016'da devreye girdiğinde köprü ücreti 9.90 TL olarak açıklandı.
Köprünün ulaşıma açıldığı tarihteki dolar kuru ortalama 2.95 TL.
Günde 135 bin araç garantisi verilen III. köprüden geçmeyen her araç için devlet, özel sektöre 3 dolar+KDV ödüyor.
Ancak, özel sektörün işlettiği III. köprüden geçen araç sayısının Hazine garantisinin altında kalıp kalmadığını öğrenemiyoruz, veriler şeffaf bir şekilde kamuoyu ile paylaşılmıyor.
AVRASYA TÜNELİ
Yap işlet devret modeliyle yapılan bir diğer proje olan Avrasya Tüneli, 20 Aralık 2016'da açıldı, 31 Ocak 2017 itibariyle kesintisiz hizmete girdi. Tüneli, Yapı Merkezi ve SK E&C şirketleri ortaklığında kurulan Avrasya Tüneli İşletme İnşaat ve Yatırım A.Ş. 25 yıl 28 gün süreyle işletecek.
Garanti edilen günlük geçiş sayısı 68 bin 500.
Tünelin tam kapasite devreye girdiği tarihteki ortalama dolar kuru 3.78 TL.
Sözleşmedeki araç başına geçiş bedeli otomobiller için 4 dolar+KDV, minibüsler için 6 dolar+KDV.
İşletici şirkete verilen garanti yıllık 25.6 milyon araca denk geliyor. Tünelin işleticileri bu yılın başında verdikleri bir röportajda, tünelen geçişin 2017'de 15.6 milyon olduğu, 10 milyon araçlık eksik geçiş için garanti kapsamında devletten 123 milyon lira alacaklı olduklarını belirtmişti.
2018'de ve gelece 23 yılda da 68 bin 500 aracın geçmediği her günün aradaki geçiş parasının farkının işletici şirkete Hazine garantili olarak devlet tarafından ödeneceğini tekrar edelim.
OSMANGAZİ KÖPRÜSÜ
İzmit Körfez geçişini sağlayan ve 2009 yılında gerçekleştirilen Türkiye'nin en büyük otoyol ihalelerinden biri olan Osmangazi Köprüsü, Temmuz 2016'da ücretli geçişe açıldı.
Köprüyü Nurol-Özaltın-Makyol-Astaldi-Yüksel-Göçay şirketleri ortaklığında kurulan Otoyol A.Ş. 22 yıl 4 ay süreyle işletecek.
Günlük garanti edilen geçiş sayısı 40 bin.
Sözleşmedeki otomobil geçiş bedeli 35 dolar+KDV.
Köprünün ulaşıma açıldığı tarihteki dolar kuru ortalama 2.95 TL.
Verilen garantiler kapsamında köprüden 14.6 milyon araç geçmesi gerekiyordu. Bu yılın başında CHP Kocaeli Milletvekili Haydar Akar, 2017'de köprüden geçen araç sayısının toplam 8.5 milyon olduğunu, geçiş ücretinde yapılan indirim farkının da Hazine'den çıktığını açıklamıştı. Hazine'nin geçen araçlar için 578 milyon lira, araç garantisi nedeniyle geçmeyen araçlar için ise 811 milyon 300 bin lira ödeceği hesaplandı. Köprünün Hazine'ye 2017 için bir yıllık maliyeti 1.3 milyar TL oldu.
Yani, hem geçmeyen araçların ücreti, hem de geçiş ücretine yapılan yüzde 20 indirimin farkı Hazine'nin sırtına bindirildi.
Burada çok daha vahim Hazine garantilerine sahip olan ve henüz devreye girmediği için burada yer vermediğim üçüncü havalimanı projesi ile çok başka boyutlara sahip şehir hastaneleri var ki, onlar da ayrı bir yazının konusu olsun.
Çok uzattım, toparlayalım...
Görüldüğü üzere aslında KÖİ projelerinin tamamının yükü devletin üzerinde.
Şirketler sözleşmelerdeki taahhütlerini yerine getiremediğinde, projeleri işletemediğinde ya da iflas ettiğinde tüm yükümlülükleri devlet tekrar üstlenecek.
Bu haliyle kamu özel işbirliği projelerinin kamuya maliyeti, görünenin çok çok ötesinde.
Üstelik bunlar bütçeye borç olarak yazılmıyor, bütçeye bakıldığında devletin üzerinde sanki hiç borç yokmuş gibi görünüyor.
Sadece 2018 bütçesinde geçilmeyen otoyol ve köprüler, gidilmeyen hastaneler için mega proje müteahhitlerine ödenmek üzere 6.2 milyar lira ayrıldı.
Bu paraların tamamı vatandaşın devlete ödediği vergilerden karşılanacak.
Son bir not: Bu projelerde 1 Ocak tarihindeki dolar kuru esas alınıyor, TL'ye çevriliyor ve bu bir yıl boyunca geçerli oluyor.
Bu yılın başında ortalama dolar kuru 3.76 TL'ydı. Şu anda dolar kuru 4.70. 1 Ocak 2019'da kur nerede olur, Allah bilir...
24 Haziran'da sandığa giderken, vergi ödeyen herkesin, sizlerin, hepimizin cebinden yıllarca ödenecek rantın maliyeti de aklınızın bir kenarında olsun...
Yazarlar
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMABD’de bir şeyler oluyor: Nick Fuentes 30.11.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Ali TürerÇÖZÜM, BARIŞ VE KARDEŞLİK GETİRECEK Mİ? 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP modernizmi ve faşizmi... 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYAİmamoğlu'na istenen 23 asırlık tarihi ceza: Roma İmparatorluğu kurulduğunda hapse girseydi hala ceza 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDEN"Arananlar" zulmü ne zaman son bulacak? 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunYazmak, ciddi bir iştir 28.09.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNÖcalan, Erdoğan’a “Seni yine başkan yaptırırız” sözü mü veriyor? 11.09.2025 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANTürkiye’de ve Yunanistan’da Aleviler – Yeni Bir Tablo 1.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakKadife eldiven zamanı 10.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Selami GÜREL“Adı belirsiz” süreç hızlı ilerliyor 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları





































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.03.2025
29.12.2024
14.10.2024
27.09.2024
23.08.2024
26.07.2024
21.05.2024
13.02.2023
10.02.2023
15.11.2022