Ümit KIVANÇ
Çatı adayı Ekmeleddin İhsanoğlu'nun akıl almaz gafı, sanırım "anca bizim burada olur" sınıfından bir işti. Kendisine karşı kırk değişik şekilde kullanılabilecek bir fotoğraf verdi, "Ekmeleddin'e neden evet?" kapaklı Türksolu dergisiyle. Anında dört bir yandan tepkiler yağmaya başladı. Bunlar iki ana grupta toplanıyordu: (1) Türksolu'nun sabıkalarını bilmiyor, adını gördü, sol sandı, alıp kaldırdı. (2) Bilerek yaptı, çünkü benzer kafada. Hangisi doğru ben bunları yazarken henüz anlayamamıştık. İlk ihtimale öncelik tanıdım, ikincisi olsa bile, İhsanoğlu'nun Türksolu ile "aynı kafada" olduğuna dayanarak akıl yürütemem; Türksolu ile aynı kafada olmak pek kolay değil.
Değil mi? Değil mi acaba? Tekrarladıkça insanı şüpheye düşüren sorulardan bu. Türksolu meselesine biraz farklı yerlerden bakmaya çalışacağım. Bu yazı için bazı Türksolukapakları seçtim. Hem bunlara göz atacağız hem de sohbet edip kendimize sorular sormaya çalışacağız. Bunu niye yapacağız? Çünkü İhsanoğlu'na canhıraş tepki gösteren insanların büyük çoğunluğuna göre Türksolu dergisi, su katılmamış faşist, ırkçı bir yayın organı. "Kürtlerden alışveriş yapılmaz, lahmacun dahi yemeyin" türü kampanyalarından ve başka pek çok marifetlerinden (Hrant öldürüldüğünde "hoş gidişler ola"; Cumhuriyet mitinginde "ordu göreve" kapağı-pankartı, Kürtlerle ilgili, her biri insanlık suçu kıvamında sayısız canavarlık) ötürü bu yargının doğruluğu ortada. Zaten benim dikkatinizi çekmek istediğim sorun da burada doğuyor: Su katılmamış faşist, ırkçı -üstelik darbeci- dediğimiz derginin adı "Türksolu". Nâçizâne, "Bize ne canım!" denip geçilemeyeceğini düşünüyorum. Çünkü bize kirletilmedik hiçbir şey bırakmıyor ve günahıyla hiç mi hiç orantılı olmayan, cılız bir tepki görüyor. Solcular Türksolu'na, dürüst ama ürkek İslâmcıların Akit'e davrandığı gibi davranıyor, onu sanki Allah'a havale ediyor.
Şu yukarıdaki kapakla başlayalım. Atila İlhan, "Sosyalist ve Kemalist Sol, Halk Cephesi kurmalı," demiş. Ricam şu: Hatırlayalım, Atila İlhan öldüğünde "bizden biri" ölmüş gibi mi hissettik, davrandık, yoksa "büyük şair ama…" kategorisinde biri mi? Olağanüstü şiirlerini bir tarafa ayırdık, siyasî görüşlerini unutmayı mı tercih ettik, ne yaptık? Korkunç -fakat sahici ve gerekli- soru şu: Şairin özellikle son döneminde temsil ettiği, hattâ, bu kadarcık demek haksızlık olur, militanlığını yaptığı siyasî çizgi nasıl bir şeydi? Su katılmamış ırkçı, faşist dergininkiyle ne kadar farklıydı? Önerdiği, cânım Deniz'in kapkaranlık bir derginin kapağında çoluk çocuğu kandırıp kötü yola sürüklemek için şeker niyetine kullanılmasından şüphesiz başka bir şey olmalıydı da neydi?
İlhan ve onun gibi düşünenlere göre, kalpaklı Mustafa Kemal'le Kuvayı Milliyecilerinin "emperyalizm ve gericiliğe“ karşı verdikleri Kurtuluş Savaşı'nı yenilemeyi amaçlayan bir Jakobenlik çizgisi bu - sosyalizmle hiç ilgisi yok. Ordu bunun için çağırılmadı mı göreve? Tıpkı çağdaş uygarlık düzeyini hedef olarak önüne koymuş genç Cumhuriyet'e karşı isyan eden gericileri bastırdığı gibi, bugünün çerçöpünü de temizlemesi için..? Bu gericiler, sadece gerici değil, başta İngilizler olmak üzere emperyalizmin çevirdiği dolapların da maşasıydılar, öyle değil mi? Meselâ Şeyh Sait! Sadece gerici değildi, bir de Kürtlük davası peşindeydi! Kabaca bu değil midir, anlatılan? Ricam, etrafınızda, kendini "solda" diye tanımlayan kaç kişinin aynen böyle düşündüğünü ("sandığını" da diyebilirdik) gözden geçirmeniz. Yani Türksolu'nun bu kapağının, kendini "solda" sayan kaç kişiyi rahatsız edeceğini, kendinden uzaklaştıracağını hesaplamaya çalışıyoruz. "Kalan itler" ibaresi günümüzün şartlarında pek çok insanı bu dergiden soğutacaktır muhtemelen; fakat "geliş yolu"nda pek sık karşılaşmalar görülecektir.
Türksolu'nun Kürtlere hıncı, kini, nefreti mâlûm. Buraya bunları ortaya döken birkaç kapak aldım. Bu kapaklara harf şekli verilerek basılmış kinli irinli kusmuklar, neyse ki, herkesin şu ya da bu şekil ve oranda milliyetçi olduğu bizim memlekette dahi kendine solcu diyen birilerinin yanına yaklaşacağı şeyler değil. Fakat, bırakın milyonla insanın oyunu, desteğini alabilen MHP'yi, hatırı sayılır bir gençlik kesimi üzerinde etkili ve örgütlü BBP'yi, bizzat PKK ile görüşmeleri başlatmış hükümetin destekçisi olmalarına rağmen bu mevzuda faşistlerden farksız bir kısım AKP'liyi, bizzat solcuların bir bölümünce doğal müttefik ve şöyle ya da böyle "sol" sayılan CHP'den pek çok siyasetçinin zihniyet ve hissiyatının çok da farklı olmadığını biliyoruz.
Bütün bu faşizan ahali, barış süreci için ortam yaratmak üzere sahaya sürülen "âkil adamlar"a saldırırken âdetâTürksolu dergisinin birden sayıları milyonlara ulaşmış militanları gibi davranıyordu. Cesetleri teşhir edilen iki gerillalı "Özlenen Fotoğraf" kapağı,Türksolu'nun kendi cürmüyle kıyaslanmayacak kadar büyük bir alanda yankı buldu muhtemelen. Bu faslı şöyle bir soruyla kapatmak istiyorum: Ahmet Türk'e o yumruk atıldığında, sonradan "Gezi'ciler" olacak ahalinin yüzde kaçının protesto için sokağa dökülme ihtimali vardı? Kendini "solda" sayanlar, "oh, iyi oldu" demeyecekti şüphesiz; ama kendilerini bu vesileyle protestoya çağırdığımızı duyduklarında çok şaşıracak olanlar pek küçük bir yüzde oluşturmuyordu muhtemelen.
Türksolu'nun, Tayyip Erdoğan'a gerilla kılığı giydirip PKK yıldızının önüne oturttuğu kapağı elimize alıp dolaşmaya çıksak. "Solda" diye tanıdığımız bildiğimiz insanlara göstersek. Solcuların çoğunun hâlâ "son tahlilde solcu" saydığı Kemalistlere, ülkenin son hızla sürüklendiği Ortaçağ karanlığına karşı doğum anından itibaren mücadele veren yeminli Atatürkçülere, her türden ateşli "anti-emperyalist"lere, esas solcuların "sandıkta ne yapmalı?" gibi tartışmalara girebildiği kim varsa onlara... Bu kapakta önemli bir mesele görmeyecek olanların oranı ne kadar çıkar? Yarı yarıya? Daha fazla? Abartılı mı bunlar? Denemesi kolay. Cumhuriyet gazetesinden rica edelim, bir okur anketi yapsın; CHP il-ilçe örgütlerinden rica edelim, üyelere sorsunlar; büyükşehirlerde iki tıkla yürütülebilir böyle bir anket. İzmir'den tulum çıkacağını sanıyorum. Ya poşulu Kılıçdaroğlu ve "BDP edilmiş" CHP kapağı (buraya almadım)? Kaç kişi daha yazıyorum buradan fiilî Türksolu sempatizanlığına?
Ve maalesef geldik en acayibine. Gezi meselesi. Biliyoruz ki, Gezi isyanı kalabalığı içerisinde pek azımsanmayacak miktarda ulusalcı, milliyetçi, hattâ askerci, darbeci vs. grup da vardı. Olabilir. İsyana rengini onlar vermedi. Genel olarak işleri istedikleri yöne sürükleyemediler allahtan. Ve benim gibi "eskilerden" gelen çoğu insanın meydanda, parkta, gençleri de ürkütmemek için kaşla gözle birbirimize ifade ettiğimiz korkumuz da boşa çıktı, bu kesimlerden herhangi bir provokasyon da gelmedi. Daha doğrusu, Kürtlere bulaşır mıyız diye şöyle hafifçe eşelenerek kalkıştıkları işe hiç kalkışmasalar daha iyi olacağını kısa sürede anladılar ve sonrasında düzgün davrandılar. Tabiî, kışkırtılıp müdahale etmesi sağlanabilecek askerler bir tarafta bekliyor olsaydı işler nasıl gelişirdi, tahmin etmek zor değil.
Gezi "hareketi", imkânsız bir koalisyondu; bunu bir kısmımız o sırada da biliyordu, bazılarımız sonradan düşündü… fakaaat!.. çok, pek çok insana göre orada biraraya gelenlerin birarada olması, zaten esas normal olandı! Solcular, vatanseverler, milliyetçiler, böyle birleşsek, gericilere aman vermezdik. Türkiye, "birleşince güzel" oluyordu… Mâkûl, ilkeli ve kendisinden bir gelecek beklenen toplumsal hareketler böyle gerçeküstü alaşımlardan oluşmaz ne yazık ki. Fikri, çıkarı bambaşka olan insanlar, belirli bir somut durumda, bir şey için veya bir şeye karşı biraraya gelebilirler elbet; geldiler de nitekim. Ama burada varlık tarzı sadece protesto veya tekil bir hedefe ulaşmak gayretinden ibaret olmayanlara düşen önemli bir iş var: kiminle ne için ne koşulla birarada bulunduklarını açıklamak. "Açık"lamak; yani bunun "açık" olması. Her şeyden önce, bahsedilen kimseler (ve elbette gruplar, hareketler) için. Bugün Türksolu dergisinin "Gezi ruhu yaşıyor" diye kapak yapmasından üstümüze yağan çok soru var. Etrafımızdakilerle yapacağımız anket, bu defa, bundan ne kadar rahatsız olduklarına ilişkin. Evet, soru şu: Türksolu'nun "Gezi ruhu"nu alıp kapağında kullanmasından rahatsız mısınız? Ayırt edilebilmeyi ister miydiniz? Onlar da oradaydılar, dolayısıyla Gezi kapağı yaparlar, normal. Peki nasıl olacak? "Dağa gideni de dağdan ineni de", hepsini (Kürtlerin) asacağız, diyen birileriyle..? "Türk sizin babanız olur" diyen birileriyle..?
Bu rahatsız edici yazı artık bitebilir. Ekmeleddin İhsanoğlu eline Türksoludergisi alıp poz verdi diye CHP-MHP "çatı adayı"na, yanındaki şuursuz danışmanlara, PR'cılarına, ona buna laf etmek kolay. Ben de kolayca ettim nitekim. Ekmel Bey bunu derginin ne idüğünü bilerek yaptıysa daha feci, diye haykırmak da kolay. Çünkü, işin ucunda bir seçimin olduğunu ve karşı taraftan da oy alabilmek gerektiğini varsayınca, fotoğraf düpedüz sabotaj niteliğinde. Seçim (oy toplama) taktiği açısından bir fecaat sözkonusu.
İşte ben de ortada Ekmel Bey ve PR ekibiyle sınırlı olmayan, başka ve daha büyük bir fecaat var mı acaba, diye sormaya çalıştım. Kısaca sorabilmeyi ben de isterdim, ama onlarca yılın tortusu, kolay aralanmıyor.
http://riyatabirleri.blogspot.com.tr/2014/07/ekmel-beyin-elinde-turksolu.html
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- Vatandaş olamama yangını
31.01.2025 - Öcalan’ın mesajı ve 'bişey çıkmaz' tavrı
30.12.2024 - Faşist enternasyonal yolunda Elon Musk...
24.12.2024 - El Kaide, DAİŞ, Nusra, HTŞ… /2
15.12.2024 - Yine mi “82 Halep” meselesi?
1.12.2024 - ABD seçiminden siyaset tüyoları
15.11.2024 - Sinvar’ın sopası, faşistlerin kibiri
21.10.2024 - Be hey melunlar!
7.10.2024 - Kirli işler dünyasına açılan ufak pencere
22.09.2024 - …ortaya atılan iddialar hk.
5.07.2024
Yazarlar
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları



















































































































Ad Soyad Giriniz...
Yorumunuzu Giriniz...
Ad Soyad Giriniz...
faşistlerden başka kim ilerici olduğunu söylüyorki zaten