Ümit KIVANÇ
Liberty'ye saldırı üzerine ABD Dışişleri Bakanı Dean Rusk sert tepki gösterdi. Bakanlığın hukuk danışmanı Carl Salans, İsrail’in masumane yanlışlık yaptığına inanmadığını ilan etti. Başka yetkililer de, böyle bir şeyi Ruslar veya Araplar yapsa nasıl tepki göstereceksek öyle yapalım, dediler. Mantıken, bir sonraki adımda, ellerinde kanıtlarla İsrail'in karşısına dikilmeleri gerekirdi.
Böyle olmadı. Başkan Johnson İsrail'in özürünü kabul etti. Deniz Kuvvetleri'nin kurduğu mahkeme de, saldırının planlı olduğunu reddetti, hattâ bu yönde konuşanları susturmaya çalıştı ve daha çok, Liberty personelinin tutumunu soruşturdu.
USS Liberty'nin sağ kalan personeli, yıllar boyunca kaç defa, saldırıyı soruştursunlar diye Kongre üyelerine başvurdu. ABD siyasetçileri bu konuda parmaklarını oynatmadıkları gibi, olayın nasıl cereyan ettiğine dair bilgileri duymak bile istemediler. Oysa ortada savaş suçu var ve savaş suçunu soruşturmamak kendi başına suç. 1949 tarihli Cenevre Konvansiyonu, bunu imzalamış olan ABD hükümetini, hükümet yetkililerine ihbar edilen savaş suçlarını soruşturma yükümlülüğü altına sokuyor. İstisnası yok. USS Liberty'nin sağ kalan personeli yıllardır, 8 Haziran 1967 günü kendilerine yapılanları ayrıntılarıyla anlatıyor. Bu, savaş suçunu hükümet yetkililerine ihbar etmek demek. Ama işe yaramadı. USS Liberty gazilerinden Joe Meadors, Kongre ve Senato'nun etik komisyonlarına, başvurularını dikkate almayan siyasetçiler hakkında şikâyetlerde bulundu. Bunlar da geri çevrildi.
ABD Donanması’nın, George Washington Üniversitesi'nde akademik çalışmalar yapan komutanlarından Walter Jacobsen, 1986 kışında, Naval Law Review dergisinde, Liberty'ye İsrail saldırısını hukukî bakımdan tahlil etti. Jacobsen'e göre saldırı birçok bakımdan Cenevre Konvansiyonu'na aykırıydı ve savaş suçuydu. Üstünde işaret bulunmayan uçakların kullanılması, suya atılmış kurtarma sallarının taranması, uluslararası acil yardım (telsiz) frekansının bloke edilmesi ve torpilleri atan hücumbot komutanlarının, tamamen hareketsiz bırakılmış ve savunmasız kalmış düşmana hemen yardım teklifi yapmaması, ayrı ayrı, uluslararası hukuk ihlalleriydi.
Ancak, işte, kimse bunlarla ilgilenmiyor, suç varsa suçlunun ceza görmesi gerekir, diye düşünmüyordu.
Aksine…
USS Liberty'nin süvarisi William Loren McGonagle, saldırı sırasında gösterdiği kahramanlık nedeniyle Kongre Onur Madalyası'na hak kazanmıştı. Bu, ABD'deki en yüksek resmî madalyaydı. Ama bu madalya USS Liberty'nin kaptanına, geleneksel âdâba uygun şekilde, Beyaz Ev’de başkan tarafından verilmedi. Washington’da Deniz Kuvvetleri’nde “sessiz bir törenle” takdim edildi. ABD tarihinde bu onura layık görülüp de madalyasını Beyaz Ev’de başkanın elinden almamış tek insan, USS Liberty'nin süvarisi.
Liberty gazilerinin sitesinde telsizci Richard "Rocky" Sturman'in mesajı var, madalya meselesiyle ilgili. ABD hükümetinin, Liberty süvarisine onur madalyası vermeden önce İsrail devletine, “Bu sizi rahatsız eder mi?” diye sorduğunu belirtiyor Sturman. “Böylece bize saldıranların kimliğinden de kimse şüphe duyamaz artık,” diyor.
Ama niye?
İsrail’in suçunu pişkinlikle geçiştirmeye çalışmasında alışılmadık taraf yok. Ama bu saldırıyı niye yaptığı büyük merak konusu elbette.
Yazar James Bamford’a göre İsrail suçunu gizlemek istemişti. ABD’nin Ulusal Güvenlik Ajansı’nın (NSA) o sıradaki başkan yardımcısı, saldırıdan iki hafta sonra şöyle demişti: “Emri muhtemelen USS Liberty’nin kendi faaliyetlerini gözetlediğini sanan bir üst düzey komutan verdi, Sina Yarımadası’ndan.”
Teğmen rütbesiyle USS Liberty'de bulunan, saldırıda yaralanan, Amerikan Deniz Kuvvetleri'nde 27 yıl hizmet ettikten sonra 1978'de emekliye ayrılan ve 1980'de, Assault on the Liberty adlı kitabında USS Liberty'nin öyküsünü anlatan James Ennes, İsrail ve Mısır basınında yeralan bazı bilgilere dayanarak, bu suçun ne olduğuna dair görüşünü yazdı.
İddiaya göre, İsrail ordusu 1967 savaşında 1000'den fazla Arap esiri katletmişti. İsrailli gazeteci Gabi Bron 1967 yazında askerdeydi. 8 Haziran sabahı İsrail askerlerinin Sina'daki Al Ariş şehrinde Mısırlı esirleri öldürdüklerini bizzat gördüğünü yazacaktı. Bron, Al Ariş havaalanında 150 kadar Mısırlı savaş esirinin elleri enselerinde, yerde oturduğunu görmüştü. Birkaç dakikada bir, askerler gelip, Mısırlı esirlerden birini İsrail ordusu üniforması giymiş iki kişinin önüne götürüyor, esir sorgulanıyormuş. Sonra adam, esirlerin tutulduğu hangarın arkasında bir yere götürülüyor, eline kazma veriliyor ve çukur kazdırılıyormuş. Bron anlatıyor: “Bir adamın onbeş dakika boyunca mezarını kazışını izledim. Sonra [İsrail askeri] (…) Uzi'sini ona doğrulttu ve iki defa tetiğe bastı, her defasında üçer dörder mermi attı.” Bron, getirilen esirlerin bu çukura sokulup vurulduğunu, üstüste yığıldıklarını, bu tür birkaç infazı izlediğini, sonra bir albayın kendisini oradan uzaklaştırdığını söylüyordu.
USS Liberty bu sırada Al Ariş'e 13 mil mesafedeydi. Ennes, şehrin camisini çıplak gözle görebildiklerini, dürbünle bazı binaları seçebildiklerini, eğer doğru yöne bakmış olsalar infazları da görebileceklerini söylüyor. “Acaba,” diye soruyor, “telsizcilerimiz bu cinayetlerden haberdar olmamızı sağlayacak birtakım görüşmeleri mi dinlemişlerdi? [İsrailliler] Bu kirli işlere dair haberleşmeyi kaydettiği için bir Amerikan gemisine saldırmayı düşünecek kadar deliye mi dönmüşlerdi?”
1967’de ordu için çalışmakta olan İsrailli askerî tarihçi Aryeh Yitzhaki, savaş esirlerinin öldürülmesiyle ilgili olarak yürütülen soruşturmada, bu işi bizzat yaptığını anlatan “onlarca” askerin ifadesini aldıklarını söylemişti. Savaş esirlerinin öldürülmesi konusu, ordusunun “ahlâkî üstünlük” iddiasıyla böbürlenen İsrail siyasetinde epey tartışmaya yolaçmıştı.
Reverdy S. Fishel’e göreyse, sorun Mısırlı esirlerin infazı değil, Golan Tepeleri’nin işgalini hedefleyen gizli plandı. Birleşmiş Milletler bütün gücüyle savaşı durdurmaya çabalıyordu, 9 Haziran’da ateşkes ilân edilmesi öngörülmüştü, ABD hükümeti de bu yönde baskı yapıyordu. Ve İsrail ateşkes yapılmadan önce Golan Tepeleri’ni ele geçirme peşindeydi. ABD’ye emrivâki yaparak.
Golan’a saldırının 8 Haziran günü saat 11.30'da başlaması öngörülmüştü. Bir an önce Suriye'ye taarruz için hazırlık yapan İsrail, başlamasına birkaç saat kala Golan saldırısını erteledi. Liberty’ye saldırı ile İsrail’in Golan planı arasında bağlantı kuranlara göre buna sebep, İsrail’in harekâta dair birtakım telsiz görüşmelerini Liberty'nin yakalayıp kaydettiğinden endişe duymasıydı. Liberty'nin yeri ilk olarak saat 06.00'da tesbit edilmişti. İsrail’in Golan planı ortaya çıkarsa ateşkes daha erkene çekilebilirdi.
Yani İsrail ordusu bu “pürüzü giderdikten”, istihbarat gemisi Liberty’yi devre dışı bıraktıktan sonra işgal harekâtına başlamıştı.
Fishel, “İsrail Savunma Bakanlığı bu savaşta pek az hata yaptı,” diyor.
Bu açıklamaya John F. Kennedy ve Lyndon Johnson dönemlerinde dışişleri bakan yardımcısı olarak görev yapan George Ball da katılıyor. Ball, 1992’de çıkan kitabında, ateşkesten önce Golan'ı ele geçirmek isteyen İsrail'in, Liberty'nin edineceği istihbaratın bu planına engel olmasından korkup vahşice ve kesin bir çözüme gittiğini ileri sürdü. Ball, ayrıca, ABD hükümetinin olayı nasıl örtbas etmeye çalıştığına, mürettebatı nasıl susturduğuna dikkat çekiyordu. “Herhangi bir üst düzey ABD yöneticisinin, İsraillilerin Liberty'ye ne yaptığını bilmemesine ya da bunun sahiden masumane bir yanlış olduğuna inanması mümkün müdür?” diye soruyordu. Ball’un ABD-İsrail ilişkilerini konu alan kitabı ana akım medya tarafından yok sayılmış, ABD'nin İsrail'e “tutkulu bağlılığından” yakınan Ball ile kitabı üstüne hiçbir görüşme yapılmamış, yayımlanmamıştı.
ABD istihbaratının, NSA’in üst düzey yetkilileri de, yüksek teknolojik donanımlı Liberty aracılığıyla ABD kritik haberleşmelerini dinlemesin diye İsrail’in bu saldırıyı gerçekleştirdiğinden emindiler.
Birçok ABD’li bürokrat, siyasetçi ve diplomatın zaman zaman, asla yüksek sesle olmamak kaydıyla, İsrail’in Washington’a çeşitli taktiklerle emrivâki yapmasından yakındığı bilinir. ABD-İsrail dengesi özellikle her ikisine de iyi gözle bakılmayan yerlerde çoğu zaman, biri ya da öteki lehine patronaj ilişkisi gibi görülür. Bizdeki gibi, dünyayı “emperyalistler” ve onların emirlerini yerine getiren tetikçilerden ibaret saymaya dayalı yaklaşımlar, hele tekil olaylarda, gerçeği bütün boyutlarıyla kavrama kapasitesine sahip değildir.
USS Liberty olayını, devletler dünyası hakkında daha fazlasını anlamak isteyenler için hiç eskimeyecek bir dönem ödevi sayabiliriz.
Yazarlar
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları











































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
31.01.2025
30.12.2024
24.12.2024
15.12.2024
1.12.2024
15.11.2024
21.10.2024
7.10.2024
22.09.2024
5.07.2024