Yıldıray OĞUR
3 Eylül 2019’da HDP Diyarbakır İl başkanlığı önünde çocukları PKK ‘da olan ailelerin başlattığı “evlat nöbeti” 1000. gününe girdi.
Bu 3 yılda 301 aile oturma eylemine katıldı, 35 aile ise çocuklarına kavuştu.
Siirtli Sedat Dağtekin’in ailesi de o 301 aileden biriydi.
2015 yılında Siirt’te lise son sınıfta okurken PKK katılmış ya da ailesine göre kaçırılmıştı.
2020 yılında oğulları için Diyarbakır’daki nöbete katılan aile, bu iki yıl boyunca Anadolu Ajansı, Sabah, Yeni Şafak’ın aralarında olduğu onlarca medya kuruluşuna konuştu, televizyonlara röportajlar verdi.
Baba Aydın Dağtekin, arkasında Türk bayrağı yerleştirilmiş fotoğrafını elinde tutarak oğlunun HDP tarafından kaçırılarak, Suriye’ye götürüldüğünü anlattı:
“Belediyede staj görüyordu, kaçırdılar onu. Öğrendiğimize göre Suriye’ye götürmüşler. O günden bu yana bir haber alamadık. Ölü müdür sağ mıdır, bilmiyoruz. Tek isteğim evine, anne ve babasının yanına gelsin. Sedat; neredeysen gel teslim ol, devlete sığın. Herhangi bir ceza yok, kimse seni tutuklamayacak. Eylemimi sonuna kadar devam ettireceğim. 10 yıl da olsa, 20 yıl da olsa Sedat gelene kadar bu eylemi sürdüreceğim. HDP binasının önünden oğlumu almadan ayrılmayacağım. Ben Siirt’ten kefenimle geldim buraya, oğlumu almadan buradan ayrılmıyorum.”

Bu röportajdan 25 gün sonra gazetelerde başka bir haber çıktı:
“Zap’ta PKK’ya ağır darbe: Biri suikastçı, ikisi bombacı üç terörist öldürüldü”
“Pençe Kilit operasyonunda PKK’ya ağır darbe vuruldu. Terör örgütünün “Hezen Taybet” adlı sözde özel güç yapılanması içinde yer alan suikast ve sabotajcı üç terörist öldürüldü. Metina Vadisi’nde terör örgütünün kamp alanı olarak kullandığı 4 üslenme alanı Mehmetçiğin kontrolüne geçti.”

Haberin altında öldürülen üç suikastçı ve sabotajcı PKK’lının kimlik bilgileri ve fotoğrafları vardı. Onlardan biri:
“Hüseyin Dağ” kod adlı Siirt doğumlu Sedat Dağtekin…”di.

Diyarbakır’da toplanan aileler daha önce de böyle haberler aldılar.
https://www.karar.com/yazarlar/yildiray-ogur/peki-siz-bu-meseleyi-nasil-cozeceksiniz-1588791
Eğer Sedat Dağtekin, bu operasyondan bir süre önce örgütten ayrılsaydı, diğer 35 kişi gibi onun ailesine kavuştuğunu İçişleri Bakanı açıklayacak, Vali’nin huzurunda ailesine kavuşacak, ona iş sözü verilecek ve bütün bu anlar da TRT ve Anadolu Ajansı tarafından yayınlanacak, ertesi gün bütün gazetelerde de “evladına kavuşan anne” başlıklı haberler çıkacaktı.
Ama bu kez o “evlatlar”dan biri operasyonda öldürülen tehlikeli bir terörist olarak haber oldu.
Bu olay bir kere daha karşı karşıya olduğumuz meselenin klişelerle, sloganlarla anlaşılmayacak kadar karmaşık olduğunu söylüyor.
Kod adlı tehlikeli bir terörist ile ailesinin beklediği bir evlat arasında ince bir çizgi var. O çizgi muğlak, devlet istediği an çizginin yerini değiştirebiliyor.
2013 çözüm sürecinde iktidarla müttefikken, 2015 7 Haziran’ında, 2019 Mart’ında muhalefete seçim kazandırırken PKK’lı olmayan HDP ona ihtiyaç kalmadığı hissedildiğinde bir anda tekrar PKK’lı ilan edilebiliyor.
O yüzden 2016’da PYD’lileri ağırladığı için PKK’ya destekle suçlanan İsveç, 2014’de Türkiye’nin Salih Müslim’i Ankara’da ağırladığını hatırlatıyor.
2013’de TRT’nin canlı yayınladığı Nevruz’da Öcalan resim önünde konser verirken barış için şarkılar söylediği yazılan Niyazi Koyuncu, 2022 yılında bu yüzden konser iptali yaşıyor.
10 yıl önceki fotoğrafları yüzünden, 10 yıl önce seçme hakkı olmayan sınırlı bir Kürt dinleyici grubuna seslenen, siyasi bir derdi olmayan, PKK’nın fazla etliye sütlüye karışmaz bulduğu dünya çapında bir sanatçı olan Aynur Doğan’ın konserleri 10 yıl önceki Türkiye atmosferi hesaba katılmadan iptal edilebiliyor.
40 yıldır Türkiye Kürt meselesinin her şeyini konuştu ama bugün sanki bütün bunlar hiç bilinmiyor, hiç yaşanmamış gibi bir cehalet perdesi arkasından konuşuluyor.
Abartılı bir üslupla da olsa barış için İmralı’yla görüşülmesini isteyen bir HDP yöneticisi, muhalifler tarafından bunu söyleyerek iktidara hizmet etmekle suçlanıyor.
Halbuki bundan altı yıl öncesine kadar o HDP yöneticisinin söylediği devletin resmi politikasıydı.
Bir HDP’linin barış için Öcalan’la görüşülmesini istemesi bile artık muhalefetin kaldıramayacağı bir yük.
O yüzden kim olduklarını 1991’den beri herkesin bildiği HDP’den takiyye yapması isteniyor.
Kürt meselesinde Türkiye’nin aştığı zannedilen eşikler siyasette o kadar aşağıya düşmüş durumdaki kayyumlar, HDP’lilere yönelik tutuklamalarla Kürtlerin desteğini kaybetmiş AK Parti, çözüm süreci, Andımız, kamuda Kürtçe kullanımı gibi tartışmalı konularda hala Millet İttifakı’nın iki büyük aktörü CHP ve İYİ Parti’nin önünde.
CHP, Kürt masasına bile ancak Doğu Masası diyebildi. İYİ Parti’den henüz Kürt kelimesini duymak nasip olmadı.
Yıllarca çözüm süreci karşıtlığı yapmış, Kürt meselesinin varlığını inkar etmiş, en büyük iktidar hayalleri TC’leri, Andımız’ı geri getirmek olan muhalif kitleler için ise Kürt meselesinde hayat 2010’larda durmuş durumda.
Aynur Doğan’ın konserine gidip onunla fotoğraf çektirdiği için Sezgin Tanrıkulu, Dersim’de Fazıl Say Konseri’nden “”Dersim dört dağ içinde” diye fotoğraf paylaştığı için İsmail Küçükkaya çoğunluğu muhalif olan kesimler tarafından sosyal medyada linç edildi.
Anketlerde en önde çıkan Mansur Yavaş, partisi CHP’nin genel başkanı açıkça Demirtaş’ın özgürlüğünü savunurken, Van’da kendisinden Demirtaş’ı isteyen bir vatandaşa “İnşallah” demediğini anlatmaya çalışıyor günlerdir.
Meğer Demirtaş konusu mahkemelerin ve hukuk devletinin işiymiş!
Hatta Yavaş’ın danışmanı milliyetçi çevrelerden Yavaş’ın “İnşallah”ına gelen eleştirilere cevap için uzun bir ironik ‘suç listesi’ yaptı:
“Çözüm süreci adı altında ülkeyi uçuruma sürüklüyordu da zor kurtulmuştuk. Çözüm sürecini halka benimsetmek için ‘Akil adamlar’ heyetini o kurmuştu. İçine sözde aydın, demokrat, sanatçılarla birlikte, ipten kazıktan kurtulmuş radikalleri ve bölücüleri doldurmuştu”
Çözüm sürecini, Akil İnsanları, Aynur Doğan’a destek vermeyi ve Tunceli’ye Dersim demeyi, Demirtaş hakkındaki AİHM kararının uygulanmasını savunmayı bile kaldıramayan bu muhalif insanlar HDP’ye oy vermiş yüzde 10’un ağzını açmadan muhalefetin adayına oy vermesini bekliyorlar.
Ama bunun için kendi mutlak doğrularından bir Dersimlik taviz bile vermeye hazır değiller.
Muhalefetin Kürt sorunu konusunda hassas olan sol ve liberal kanadı da her akşam televizyonlardan konuştukları muhalif kitleleri dönüştürmek, bu mutlak hakikatlerini zorlamak gibi riskli işlere pek girmiyor.
Bunun en azından bir matematiksel zorunluluk olduğunu muhalif kitlelere anlatmak yerine, bu iktidardan kurtulmak isteyen, zaten ekonomik sorunlarla da beli bükülmüş Kürt seçmenlerin sessizce bir kenarda bekleyip seçim günü zorunlu olarak oylarını muhalefetin adayına vereceğinden çok eminler.
Hatta Kürtlerin oyunu o kadar cepte görüyorlar ki ittifaktaki muhafazakar partilere bile arada “size ihtiyacımız yok” diye parmak sallıyorlar.
Bu aşırı özgüven, “hep bana hep bana” anlayışı, kendi ezberlerine tutkuyla bağlılık seçime bir yıl kala muhalefetin başına büyük bela olabilir.
HDP, muhalefeti belki sıkıştırmıyor, ülkedeki mevcut iktidara tepki öncelik sırasını çok değiştirmiş durumda ama altılı masa herhalde seçimlere kadar bir bildirisinde bir kere Kürt demeyi düşünüyordur?”
Kimseden Erdoğan gibi Kürt sorunu benim sorunumdur demesi, Dersim için özür dilemesi, barış görüşmeleri için plan açıklaması, beklenmiyor da en azından 1991’de DYP-SHP iktidarının Başbakan’ı Demirel’in Kürt realitesini kabul etmesi gibi matematiksel olarak bile olsa bir Kürt realitesini kabul ettiklerini küçük bir işaretle de olsa göstermeleri beklenebilir.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
7.02.2026
2.02.2026
29.01.2026
25.01.2026
22.01.2026
19.01.2026
17.01.2026
13.01.2026
10.01.2026
7.01.2026