Yıldıray OĞUR
Altan Öymen, 93 yaşında vefat etti. Konuşmasıyla, üslubuyla, giyimiyle artık örnekleri azalan eski bir Türkiye beyefendisiydi.
Mizacı gereği radikal değildi, katı fikirleri de vardı ama konuşulabilir bir insandı.
Siyasi olarak çizgisi sol Kemalizme yakındı. Sol Kemalizm, devletçi Kemalizme göre demokrat eğilimliydi. Hatta zaman zaman o devletle karşı karşıya da gelmişlerdi.
İfade hürriyeti, basın hürriyeti, sendikal haklar, sol hareketler konularında klasik devletçi Kemalizmi aşmışlardı. Biraz daha geç versiyonları milliyetçiliğe karşı mesafe almış, Kürt meselesinde de devletçi Kemalizmden ayrışmıştı.
Ama esas olarak onları Kemalizme ve resmi ideolojiye bağlayan ana hat laiklikti. Kemalizmin özü esas olarak milliyetçilik değil, laiklik oldu.
Sol Kemalistler de “mürtecilere”, “yobazlığa” karşı her zaman diğer Kemalistlerle, orduyla ve devletle birlikte hizalandı.
Dindarları bir sosyal gerçek olarak görmek yerine bir tehdit olarak görmekten vazgeçmediler. Onu vatandaşlık öncesi aşılması gereken ön ilkel form olarak kabul ettiler, böylece dindarlara karşı demokratik ve hümanist bir sorumluluk duymamayı, onların hakları ve özgürlüklerine karşı pozisyon almayı meşrulaştırdılar.
Altan Öymen de tartışmalarda her zaman nazikti ama dindarlara karşı demokrat değildi. 28 Şubat dönemindeki yazıları, 27 Nisan ve başörtüsü tartışmalarındaki tutumu çok sertti, yasakçı baskıcı politikaları savunmuştu.
Ama bütün bunlar dışında Altan Öymen’in esas üzerinde konuşulmayı hak eden esas özelliği Türkiye’de siyaset ile gazetecilik ilişkisinde durduğu sembolik pozisyondu.
Arkasından yazılanlara bakılırsa bir gazeteci neslinin “Altan Abisi”ydi. Merkez medyada önemli pozisyonlarda yer almış pek çok kişi mesleği ondan öğrendiklerini anlatıyor.
Herkesin “Altan Abisi” değildi ama benzer fikri duyarlılıkları, kültürel ve sosyal arkaplanları olan kuşaklar arasındaki bağlantı noktalarından, kültür, kimlik, ideoloji taşıyıcılarından biri olduğu açık.
CHP milletvekili Hıfzırrahman Raşit Beyin oğluydu. Hıfzırrahman Raşit Bey milletvekili olmadan önce Cumhuriyetin ilk Milli Eğitim politikalarını belirleyen isimlerden biriydi. Öğretmen okulunda öğretmenken, yaşadığı bir sakatlık yüzünden devlet onu Viyana’ya tedaviye göndermişti. Orada Alman eğitim literatürünü keşfetti ve Türkçe’ye çevirdi.
Baba Hıfzırrahman Raşit Bey Trabzonlu dindar bir aileden geliyordu ama Cumhuriyet değerlerine mesela öztürkçeleştirmeye öylesine sıkı sıkıya bağlıydı ki soyadı olarak kendisine o ana kadar olmayan “fikir adamı” demek olduğunu söylediği “Öymen” kelimesini seçmişti.
Çocuklarına da bilinmeyen öz Türkçe adlar koymuştu: Altan, Örsan, Gülden. Altan, “iki dağ arasından doğan tan” demekti ve belki de ilk Altan, 1932 doğumlu Altan Öymen’di.
MEB’in ilköğretim dergilerini hazırlayan baba Öymen, hazırladığı Alfabe kitabındaki küçük çocuğa oğlunun adını vermişti.
Bir nesil “Topu Altan’a at” okuyarak Türkçe öğrendi.

Baba Hifzurrahman Raşit Bey, yabancı okullara karşı mücadele eden, doğuda üniversite kurulması için uğraşan bir Cumhuriyet neferiydi.
Trabzonlu olmasına rağmen Trabzon’da kontejan olmadığı için 1943’de eş durumundan Bolu’dan Meclis’e girdi. Sonra tekrar 1948’de…
CHP’nin doğu illeri müfettişi oldu. Tunceli, Diyarbakır, Van, Urfa onun müfettişlik sahasına giriyordu.
1947 belediye seçimlerinde DP’li Adnan Menderes’e seçim usulsüzlükleriyle ilgili üzüntülerini bildiren bir mektup göndermişti.
1950’de CHP ile birlikte o da seçimi kaybetti.
Oğlu Altan’a referans oldu ve 1950’de CHP’nin resmi gazetesi Ulus’ta muhabir olarak başlamasını sağladı. Ulus, milletvekillerin köşe yazarı olduğu, Bülent Ecevit’in sayfa sekreteri olarak çalıştığı bir parti gazetesiydi.
Sonra bir ara yine milletvekili olan Cihad Baban’ın Tercüman’ı, sonra tekrar Ulus, Akis ve Kim gibi sert CHP’li dergilerde yazarlık…
27 Mayıs 1960 darbesinde bizzat asker olarak darbenin içindeydi. Çünkü yedek subaydı. Darbe haberini alınca üniformasını giyip sokaklara çıkmış, Ankara caddelerinde tebrikleri kabul etmişti.
1960 darbesinden sonra darbecilerin Kurucu Meclis’ine “gazetecilik” kontejanından giren üç gazeteciden biriydi. (Diğerleri; Oktay Ekşi ve İlhami Soysal)
1961 Anayasa’sını yapan Kurucu Meclis’te 27 Mayısçı subaylarla birlikte mesai yapmıştı.
Kurucu Meclis’in işi bitince de askeri yönetim onu Bonn’a basın ateşesi olarak atamıştı. Görevlerinin başında Avrupa’da 27 Mayıs’ı ve yeni Anayasa’yı anlatmak vardı.
Sonra tekrar gazeteciliğe döndü.
Anka Haber Ajansı’nı kurdu. Bildiğimiz bütün bir zamanların meşhur gazetecileri o ajansta çalıştılar. ( Uğur Mumcu, Hasan Cemal…)
Sonra tekrar siyasete döndü. 1977’de CHP’den milletvekili oldu.
Sonra 1979’da CHP Genel Sekreter Yardımcılığı yaptı hatta kısa bir süre bakan oldu.
Sonra 12 Eylül’den sonra yeniden gazeteciliğe döndü.
Milliyet Gazetesi Genel Yayın Koordinatörlüğü, yazarlığı…
1995’de yeniden milletvekili seçildi. Milletvekiliyken gazetedeki köşesi de açıktı. 28 Şubat’a destek yazıları yazdı.
1999’da CHP Genel Başkanı seçildi. İki yıla yakın CHP’nin lideri olduktan sonra kurultayda Baykal’a yenildi.
Peki ne yaptı?
Tekrar gazeteciliğe ve köşe yazarlığına geri döndü.
Altan Öymen biyografisi o yüzden çok ilginç. İki bölüm var hayatında; Gazetecilik ve siyasetçilik.
İkisi sürekli birbirini izliyor, hatta bazen ikisini aynı anda yapıyor. Birini seçmiyor ya da kimse ondan böyle bir seçim yapmasını beklemiyor.
Çok doğal biçimde gazetecilikten siyasete, siyasetten gazeteciliğe geçişler yapıyor.
Aslında siyaset yerine CHP demek daha doğru.
CHP ile gazeteciliğin içiçe geçtiği, çizgilerin birbirine karıştığı, mesafenin aranmadığı bir kesişim noktasındaydı.
Aslında tam da bu bir geleneğin devamıydı.
Gazetecilerin zaten CHP’li olması, sıradan ve normal bir durumdu. Başkası mümkün değildi. O yüzden siyasetten gazeteciliğe, gazetecilikten siyasete geçişleri yadırganmadı.
Aslında hepsinde siyaset yapıyordu.
Gazeteciler zaten siyasi aktörlerdi.
İşte tam bu nokta çok kritik bir geleneğe işaret ediyor.
Türkiye’de aslında gazetecilik, siyasetin devamı ve parçası olageldi.
Bu yüzden bağımsız bir gazetecilik ekolü oluşmadı veya oluşamadı.
Köşe yazarları zaten milletvekilleri kadar güçlü siyasi aktörlerdi. Gazetecilerin de ideolojik öncelikleri her zaman mesleki ilkelerine ağır bastı.
CHP’li gazeteci profili, AK Partili gazeteci profilinin atasıydı. Ama CHP’li gazeteciliğin daha uzun bir tarihi, birikimi insan sermayesi olduğu için o bu kadar göze batmadı. Orada belli standartlar yakalandı.
Ya da CHP’li gazeteci zaten işin doğası gibi görüldüğü için o kadar göze batmadı hatta şimdilerde bile batmıyor.
Altan Öymen, bu ekolün duayen bir ismiydi. Nezaketi ve birikimiyle hem siyaseti hem de gazeteciliği belli standartlar ve prensipler içinde yaptı.
O yüzden hem siyasetin hem de gazeteciliğin duayen ismi olarak saygıyla uğurlandı.
Ama yine de bir insanın hem siyasetin hem de gazeteciliğin duayen ismi olmasının tuhaf olmasını pek kimse sorgulamadı. Kimsenin aklına bile gelmemiştir.
Çünkü biz bu derya içindeki balıklarız, başka bir dünya da bilmiyoruz.
Altan Öymen’e rahmet yakınlarına da başsağlığı diliyorum.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
7.02.2026
2.02.2026
29.01.2026
25.01.2026
22.01.2026
19.01.2026
17.01.2026
13.01.2026
10.01.2026
7.01.2026