Akın ÖZÇER
u başlık, temel sorunu demokratik bir anayasa yapamamak olan Türkiye ile ilgili değil. Dün halkoyuyla kabulünün 35. yıldönümü (6 Aralık 1978) olan İspanyol anayasasının günümüzün koşullarına uygun biçimde değiştirilmesi gerektiğini dile getiren bir söz. Bu sözün sahibi eski başbakanlardan ve “demokrasiye geçiş” döneminin (transición democrática) mimarlarından Felipe González Márquez.
Bilindiği üzere Felipe González, Kral Juan Carlos’un orkestra şefliğini yürüttüğü bu mucizevî demokratikleşme sürecinin Başbakan Adolfo Suárez’ den sonraki üçüncü adamı. İspanya’yı bölünmenin eşiğine getirmiş katı merkezi Frankist devlet yapısını kendine özgü demokratik bir özerklikler devletine (estado autonómico) dönüştüren siyasi hareketin öncüsü Sosyalist İşçi Partisi’nin (PSOE), o dönemdeki Genel Sekreteri. Felipe González’in ana muhalefet lideri olarak 1978 Anayasası’na yaptığı katkı büyük kısacası. Bu vesileyle, ayrı bir tartışma konusu belki ama CHP’nin PSOE’den, Kılıçdaroğlu’nun da González’den almaları gereken dersler olduğunu belirtmekte yarar var.
Anayasalar değişmez metinler değil
Anayasalar geniş bir toplumsal mutabakatla benimsenen ve bu nedenle basit çoğunluklarla değiştirilememesi gereken metinler. Ancak toplumların zaman içinde geçirdiği değişime koşut olarak eskiyen anayasaların yeni toplumsal koşullara uygun olarak değiştirilebilir olması gerekir. Felipe González de öteden beri İspanya’nın değişen siyasi koşullarına uygun olarak anayasada değişikliklere gidilmesini savunan siyasetçilerden. 1978 anayasa referandumunun yıldönümü vesilesiyle Cuma günü El Paísgazetesine verdiği mülâkatta bu görüşünün altını kalın çizgilerle çiziyor. 1978 anayasasının geleceğinin ancak gerekli değişiklikleri yapacak siyasi iradeye bağlı olarak var olabileceğini söylüyor.
Federal sistemin bir adım gerisinde yer alan 1978 anayasası aslında ayrılıkçı olmayan çevresel milliyetçilerin, mesela bazı BDP’li siyasetçilerin altına imza atacak kadar benimsedikleri bir metin. BDP’nin demokratik özerklik önerisinin 1978 anayasasından esinlendiği kimse için bir sır değil. 35 yıl öncesinin İspanya’sında MHP çizgisindeki Türk milliyetçileri gibi özerkliğin ülkeyi böleceği görüşünü savunan ve bu nedenle mevcut anayasaya karşı çıkan çoğu Franco rejimine yakın siyasetçiler vardı. González, onları işaret ederek “o zaman bu anayasayı istemeyen siyasi şahsiyetler şimdi aynı sertlikle anayasa reformuna karşı çıkıyor” diyor ve bunun mevcut paradoksu çok daha karmaşık hale getirdiğinin altını çiziyor.
İspanya’nın mevcut anayasası, İspanyol milliyetçilerin 70’li yıllarda savunduğunun aksine bağımsızlık talep eden ve özerk parlamentolarında salt çoğunluğa ulaşan Katalan ve Bask milliyetçilerin önünde aşılması imkânsız bir engel oluşturuyor. Hem de anayasanın elvermesi nedeniyle (madde 150) merkezden özerk yönetimlere sürekli yetki devri yapıldığı ve bu nedenle özerklik düzeyi 78’de öngörülmeyen ölçüde genişlemiş olduğu halde. Hatta Alman Federal Yasası’ndan esinlenen 78 Anayasası’nın İspanya’yı henüz adı konulmamış bir federal devlete dönüştürdüğü öne sürülmesine karşın. Yapımı sırasında “bu anayasa İspanya’yı böler” diyen İspanyol milliyetçiler şimdi González’in altını çizdiği gibi “anayasa değişmesin” çizgisinde duruyor (Türk milliyetçileri ile ulusalcılarının bu konulardaki tutumlarını okurun takdirine bırakıyorum).
Çevresel milliyetleri İspanya ile bütünleştirmek
Aslında Felipe González de İspanyol milliyetçileri gibi ülke bütünlüğünü savunuyor ama onlardan farklı olarak anayasada değişiklik ihtiyacını ortaya koyuyor. Katalan sorununu yakından izleyenlerin bildiği gibi, Katalan özerk parlamentosunda salt çoğunluğa dayanan Generalitat (özerk hükümet) Başkanı Artur Mas, gelecek yıl sadece Katalan özerk topluluğu sınırları içinde 1978 anayasasının tanımadığı kendi kaderini belirleme hakkına dayalı bir referandum düzenlemek istiyor. Referandum yetkisi merkezi hükümette olduğu gibi Anayasa Mahkemesi’nin içtihadı da siyasi konulardaki referandumlarının özerk topluluklar temelinde değil, İspanya genelinde düzenlenmesi gerektiği yönünde.
Felipe González, Artur Mas’a devlete meydan okuma niteliğindeki tutumundan ötürü açıkça cephe almıyor. Anayasa değişikliği önerisinin temelinde özerk topluluklarla derilmemesine bir diyalog başlatılması var. González, Katalanların yeni Özerklik Statüsü’nün (Estatut) özde kabul edilmekle birlikte bazı maddelerinin bugünkü iktidar partisi PP’nin (Partido Popular) başvurusu üzerine Anayasa Mahkemesi’nce kısmen iptaline (2010) tepki göstermesinin anlayışla karşılanması gerektiği görüşünde. Nihayetinde özerk parlamentoda kabul edilmiş, bazı değişikliklerle Temsilciler Meclisi’nden geçmiş bir metne mahkemece dokunulmuş olması milliyetçi Katalanlarca kabul edilemiyor.
1978 Anayasası’nın en tartışmalı maddesi olan 2. maddesiyle ilgili tartışmalar sırasında Bask ve Katalan milliyetçiler metnin bugünkü haliyle, yani “milliyet/bölge ayırımıyla kabulü halinde daha ileri düzeyde bir özerklik talep etmeyecekleri” sözü vermişlerdi. Ama 2008’de Basklar, şimdi de Katalanlar referandum talepleriyle bu sözlerini tutmamış durumdalar. González, 35 yıl sonra böyle bir durumla karşılaşılacağını o zaman hiç aklına getirmediğini itiraf ediyor. Ama bunu bir zayıflık olarak nitelemiyor ve hiçbir anayasal kurumun “dayandığım çoğunluk böyle istiyor” diyerek anayasaya aykırı davranamayacağının altını çizerek Artur Mas’a aba altından sopa gösteriyor.
Aslında 1978 Anayasası’nın 155. maddesi, anayasa ve yasaların gereğini yapmayan ya da İspanya’nın genel çıkarlarına ciddi biçimde aykırı davranan bir özerk topluluğa yaptırım öngörüyor. Generalitat’a karşı bu maddenin uygulanıp uygulanmayacağı sorusuna karşılık, Felipe González, Artur Mas’ın anayasaya aykırı davranacağına inanmadığını söylüyor ve anayasa değişikliği öngörülürken dahi mevcut anayasaya uyulması gerektiğinin altını çiziyor.
Başından beri federal çözümden yana olan ancak anayasa görüşmelerinde uzlaşma sağlamak için mevcut sistemi savunan PSOE çevresel milliyetler sorununu aşmak için federal çözüm öneriyor. Aslında mevcut sistemin de federalizme doğru evrildiği dikkate alınacak olursa bunun kolay olacağını düşünüyor. González mevcut anayasa yapılırken çok tepki çekeceği için o zaman federal sisteme geçilmesinde ısrarcı olmadıklarını hatırlatıyor.
Federal çözümün bağımsızlık talep eden Katalan ve Bask milliyetçileri tatmin etmesi kolay değil. Çünkü onların istedikleri kendi kaderini belirleme hakkını içeren konfederal sistem. González daha çok âdem-i merkeziyetçilik diyor ve bunun finansal özerklikle sağlanabileceği izlenimi veriyor. Rajoy’la bu konudaki anlaşmazlığın Artur Mas’ı bağımsızlığı savunmaya kadar götürdüğü hatırlanacak olursa, sosyalistlerin önerisinin en azından Katalan krizini bir süre erteleyeceği düşünülebilir.
Buna karşılık iktidar partisi aynı dalga boyutunda değil. İki partinin liderleri arasında bu konuda görüşmeler olduğu basına yansıdı. Ancak PP lideri Başbakan Rajoy anayasanın ancak 1978 yılındaki geniş konsensüse varılabilirse değiştirilebileceğini ama böyle bir çoğunluğun olmadığını açıkladı. Aşırı sağı da içinde barındıran PP için çevresel milliyetçilere verilen tüm haklar mevcut anayasada var zaten; daha fazlasına gerek bulunmuyor.
González ise, bugün anayasa değişikliği için 1978’deki kadar geniş konsensüs olamayacağını imkânsız buluyor. O zaman diktatörlük rejimine karşı olanlarla o rejimin içinden gelenler bir araya geldiğine göre, bugün siyasi görüşler arasında o dönemdeki kadar büyük bir fark olması mümkün değil. İspanya farklı kimlikleri bir araya getiren bir ülke. Bunun İspanya’nın gerçeği olduğunun altını çizen González, bugün her zamankinden çok bu gerçeğe dayalı bir anayasa değişikliği yapmak gerektiğini vurguluyor.
http://serbestiyet.com/anayasa-degismezse-tum-kazanimlar-yok-olur/
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- Siyasi davalarla CHP ‘up’, Cumhur İttifakı ‘down’
2.02.2026 - Emeklide CHP in, Cumhur İttifakı out
26.01.2026 - Sefalet ücreti
15.01.2026 - Emekli için son çare sandık
12.01.2026 - Venezuela’da hortlayan “Büyük Sopa” politikası
5.01.2026 - 23 yılın en kötüsü
29.12.2025 - CHP, Özel ile doğru yolda
21.12.2025 - Harakiri Bütçesi
13.12.2025 - Kanun önünde eşitlik
6.12.2025 - Çözüm için ilk adım ne zaman atılacak?
1.12.2025
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları































































































































Ad Soyad Giriniz...
Paragraflar dolusu demogoji gun gibi acik olan gercegi ortemez. Ya bu yasiniza ragmen etrafta olan bitenden en ufak haberiniz yok, ya da bilmez ayagina yatiyorsunuz. Hangi saf bugun meselenin sadece askeri vesayetin bitirilmesi olduguna inanir? Niye israrla bir grup ultra-kemalistin elestirilerini cevapliyorsunuz? Gercek elestirisi baska bir yerden geliyor, niye duymamazliktan geliyorsunuz? Siz kemalistlerle polemige devam edin! Birakin geri kalanla polis ugrassin. Yerim ben sizin isbolumunuzu!
Demir
Bu yazı Emre Uslunun yazısı. Yanlış aktarılmış.
Ad Soyad Giriniz...
Sol/bolucu akimlarin etkisi sifirlanmadigi surece Tarafin misyonu bitmez. "Yetmez ama evet" gibi dahiyane bir kampanyaya imza atmis bir gazetenin yapacak daha cok isi var bence. Gazetede bu akimlari etkileme potansiyeli bulunan hala yeterince yazar var ama belki bir iki yeni isim mevcut tahribati onarabilir.
M Ali Haydar
mahruti beyne sahib bunaderler Allah yar ve yardimcin olsun