Atilla Aytemur
Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) 22 Temmuz’da Diyarbakır’da “Onurlu Bir Barış İçin Demokratik Müzakere, Hemen Şimdi” adıyla miting yapması, bazı kesimlerde “şimdi bu miting de nereden çıktı” sorusuna yol açtı.
Kürt sorunu bağlamında gözlenen bazı gelişmeler yeni bir döneme girilmekte olduğunun işaretlerini veriyor. Bu bakımdan miting şaşırtıcı sayılamaz.
HDP’nin 31 Mart ve 23 Haziran seçimlerinde oynadığı kritik rolün ve geleceğe dair beklentilerinin ele alındığı 10 Temmuz tarihli Parti Meclisi toplantısının sonuç bildirgesi de yukarıda değindiğim yeni döneme dair bazı ipuçları sunuyor.
HDP yeni döneme hazırlanıyor
HDP, Türkiye’de Kürt sorununun çözümü için yeni bir başlangıç yapılmasını; bu arada Kuzey Suriye’de PYD/YPG ile yaşanan gerilim ve çatışmaların sona ermesini istiyor. Bu politikasını anlatmak ve şartları zorlamak için Van, İzmir, İstanbul ve Mersin gibi şehirlerde de miting kararı aldı.
Ayrıca, Millet İttifakı’nın, “demokratik çokluk” esasına dayalı yeni bir anayasa için mücadele edecek “Demokratik Anayasa İttifakı”na dönüşmesini istedi. Buna ilâve olarak, “demokratik siyasete ve düşünceye özgürlük” için bir kampanya başlatılmasını gündemine aldı.
HDP, seçim sonrası oluşan iklimin demokratikleşme yanlısı toplumsal ve siyasal güçleri öne çıkardığını tespit ediyor. Bu şartlarda, “barış ve çözüm” için yeniden adım atılabileceğini öngörüyor.
PKK’nın desteklediği PYD/YPG ile Türkiye arasındaki anlaşmazlığın, özellikle ABD’nin zorlamasıyla pek de uzak olmayan bir gelecekte uzlaşmayla sonuçlanabileceğini hesaba katıyor.
Bu beklentiyi besleyen gelişmelerden birkaçını sıralamak isterim.
Dikkat çeken gelişmeler
Öcalan’ın, seçimden hemen önce iktidar tarafından tuhaf bir akademisyen eliyle medyaya servis edilen mektubunda, Suriye anlaşmazlığında Türkiye’nin hassasiyetinin gözetilmesi mealindeki “tavsiye” cümlesi ister istemez hayli dikkat çekti.
Son dönemde ABD’den ve bizzat YPG’den sık sık, “YPG’lilerin Türk yetkililerle muntazaman görüştükleri” yönünde açıklamalar geliyor.
Türkiye’nin Kandil’e yönelik hava destekli Pençe operasyonları; “terör koridorunu ve garnizon devlet yapılanmasını önlemek” için gerekirse Fırat’ın doğusuna girme tehditleri; bu doğrultuda sınıra yaptığı olağanüstü askeri yığınak… masaya oturmadan önceki son taktik hamleler izlenimi veriyor.
Özgür Suriye Ordusu’nun (ÖSO) 60 bin kişilik bir kuvvetle operasyonda TSK’nın yanında yer almaya hazırlanması, aynı kurgunun bir parçası gibi görünüyor.
ABD ile “Güvenli Bölge” pazarlığı olağanüstü hız kazandı. Türkiye 450 km uzunluğunda ve 35-40 km derinliğinde bir bölgenin PYD/YPG’den arındırılması ve kendi askeri kontrolünde olmasını istiyor. Bunun ABD tarafından kesinlikle kabul edilmediği; yerine, 5 km derinlikte bir bölgenin yerli unsurlarla birlikte denetlenmesinin önerildiği anlaşılıyor.
Türkiye kendi teklif ettiği bölgeye, PYD/YPG kontrolü ele geçirinceye kadar orada yaşayan fakat daha sonra göç etmek zorunda kalan 500-600,000 Suriyeliyi yerleştirmeyi planladığını söylüyor.
PYD/YPG’nin ağır silâhlarının alınmasının da gündeme geldiği ama konunun belirsizliğini koruduğu belirtiliyor.
ABD, Suriye’nin yeniden yapılanmasında Kürtlerin önemli bir statü kazanmasında ısrarlı olduğunu her fırsatta gösteriyor.
Kürt nüfusun çoğunluğu teşkil ettiği kantonlar üzerinde yükselen, kendi kendini yönetmenin hayli ileri bir modelinde, PYD/YPG ile ABD arasında az çok bir fikir birliğinin oluştuğu ileri sürülüyor.
Süreç Suriye’de bitmişti; oradan başlar mı?
Taşları yerine oturtmak bakımından, sürecin nasıl tıkandığını hatırlamak faydalı olabilir.
21 Mart 2013’te başlayan ilk barış ve çözüm süreci, tarafların hazırlıksızlığına ve karşılıklı güvensizliğine, parlamentodaki muhalefetin devre dışında kalmış olmasına, devlet çarkının ağır işlemesine ve çeşitli acemiliklere rağmen ağır aksak ilerliyordu.
AK Parti’nin “HDP seçime girmesin, bağımsız adaylar çıkarsın” dayatması, ayrıca 400 milletvekili isteyip parlamenter sistemi başkanlık yönünde değiştirme ihtirası olumlu rol oynamadı. Gezi direnişi, Fetullah Gülen cemaatinin perde gerisinden organize ettiği KCK tutuklamaları ve 17/25 Aralık’taki iktidarı devirme hamleleri, inanılmaz ölçüde karşılıklı negatif birikime neden oldu.
PYD/YPG’nin IŞİD’e karşı mücadelede öne çıkması, bölgeye bakışta değişimleri beraberinde getirdi. Bu örgütün kuzeyde büyük bir alanı kontrolü altına alması ve yönetim mekanizmaları kurması, ABD ve başka bazı Batı devletleri indinde tercihleri şekillendiren faktör olarak görülmesini sağladı.
Türkiye bu gelişmeden ciddi rahatsızlık duydu. Bu rahatsızlık, içeride “barış ve çözüm” sürecine, Suriye’de ise dış politik tercihlere yansımaya başladı.
Kırmızı çizgi restleşmesi!
Ekim 2013’te dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, HDP Milletvekili Sırrı Süreyya Önder’i bir görüşme yapmak üzere davet etti. Üç saat süren görüşmede ikisinin dışında, süreçle yakından ilgili olan Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan da yer aldı. Bu görüşmenin ve 9 Kasım’da İmralı’ya giden Önder’le Öcalan arasında geçen tartışma, İmralı Notları isimli kitapta şöyle yer aldı:
“Önder: Başbakan devam etti: ‘Bana ne yapacağımı soruyorsun, söyleyeyim. Her şeyi yapacağım. Bir zamanı var ve bu konuda Apo ile de anlaşmışım. Tek bir kırmızı çizgim var, o da Suriye’dir. Orada Kuzey Irak benzeri bir yapılanmaya asla izin vermeyeceğim’ dedi.
“Öcalan (sinirlenerek): ‘Sen de ona söyle: Biz de merkezi Suriye devleti içinde Kürtleri asla eritmeyeceğiz. Bu da bizim kırmızı çizgimizdir!’” (Demokratik Kurtuluş ve Özgür Yaşamı İnşa. İmralı Notları, Abdullah Öcalan [Almanya: Weşanen Mezopotamya, Kasım 2015], s.178-179).
Görüldüğü gibi, Suriye’de anlaşmazlık kendini gösterdiğinde süreç çıkmaza girdi ve belirli bir sürüklenme halinden sonra noktalandı. Şimdi merak edilen şu: Suriye’de biten süreç, yeniden oradan başlar mı?
Yakın geçmiş hakkında ne düşünülüyor?
Şayet Suriye’de bir uzlaşma ihtimali doğmuşsa, Türkiye’de de “barış ve çözüm” için yeni imkânların doğmaya başlayabilir.
Türkiye’nin de, Suriye Kürtlerinin de barış içinde bir arada yaşamaya ihtiyacı var. Mevcut durum kimseye kazandırmıyor. Bu, sayısız can kaybı verilmesi ve ağır bedeller ödenmesiyle görüldü.
Devletin yanlışlarını şimdilik bir yana bırakıyorum.
HDP yeni bir sayfanın açılabileceğini düşünüyorsa, PKK’nin Türkiye’de Kürt sorununu silâhla çözmeye yönelik (ya da silâhı etkili bir araç olarak kullanan) politikalarının bıraktığı derin olumsuzluk izlerinin bir kalemde silinemeyeceğini, sürecin hiçbir şey olmamış gibi ele alınamayacağını hesaba katması gerekir.
Anlamsız ve gayri ciddi özyönetim ilanları, “yeni devrimci halk savaşı” saçmalığı, büyük yıkım ve can kayıplarıyla sonuçlanan hendek ve barikat eylemleri, hem Kürtleri, hem de batıda yaşayan yurttaşları çok kötü etkiledi.
Bunların gölgesi HDP’nin üzerine çöktü. Selahattin Demirtaş ve başka birkaç kişi dışında eleştirel bir ses çıkmaması hayal kırıklığı yarattı.
Şüphesiz son seçimlerdeki pozitif rol ve çaba, imajın onarılmasına katkı sağladı -- ama bu HDP için her şeyin yoluna girdiği anlamına gelmiyor.
Eğer yeni bir başlangıç için yola çıkılıyorsa, HDP’nin bu hususlarda ne düşündüğünü duymak ve bilmek başta Kürtler olmak üzere herkesin hakkıdır.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
28.11.2023
19.08.2023
6.05.2023
28.04.2023
17.04.2023
29.03.2023
22.03.2023
9.03.2023
15.11.2022
9.09.2022